Category Archives: Çeviri

Metropolis, Bölüm 1: Mucize ile Uyuyan – Dream Theater

Şafağın gülüşü
Mayıs başında geldi
Evinden bir hediye getirdi
Gece ağlayacaktı
Ona korkuyu anlatacaktı
Ve kederi ve acıyı
Hiç sıyrılamayacağı

Ölüm birinci oyundur, ezelden
Bundan sonra özgürlük yok
İkiniz birlikte bu aklın içine kapatıldınız

Dediler ki uğraştığım her gün bir mucize olurmuş
Dediler ki ölmüş her aşkın yerine bir yenisi doğarmış
Dediler ki yalnız ve korkmuş hissettiğimde arayacak kimse olmazmış
Dediler ki eğer öbür dünyayı hayal edersen
Kendini ateşten bir gölde yüzerken bulacaksın

Bir çocukken, acı olmadan, keder olmadan yaşayabilirim sanırdım
Bir adam olarak gördüm ki hepsi peşimden yetişmiş
Uykuda olsam da çok korkuyorum

Bir bellekten sahne gibi bir yerde
Binlerce söze bedel bir resim vardır
Karşımda yüzler bakışlarını kaçırır
Öteye saklanır ve bir daha haber gelmeyecektir

Hilekarlık ikincisidir sonu gelmeyen
Şehrin acımasızlığı bize sağ kalmayı öğretir
Kalbimi gözlerinde tutsan yeter, hayatta kalacağız
Üçüncüsü geliyor

Yapraklar düşmeden önce
Kapıları kilitlemezden önce
Üçüncü ve son oyun olmak zorundadır
Bu olan ebediyen sürecektir
Metropolis seyreder ve düşünceli, gülümser
Seni evine getirmiştir

Bunun olabileceği vakit ancak
Çocuklarımızın birbiriyle kavgasının bitmiş olacağıdır
Artık biliyor Mucize ve Uyuyan, üçüncüsü aşktır
Aşk ebediyetin oyunudur

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şarkı

Yalanlardan servet — Dream Theater

“Uzun zamandır ilk defa
…herşey doğruydu dünyamda…
sonra da uyandım.”

Hatırlarım o zaman
Birlikte beş günlük çalışmalarda
Bir kez bile duymadık sirenin türküsünü
Nasıl bir hayal gücüdür
Uyuyakaldığı o şiirsel komanın
Fuzuli boş hatırası
Daha yanlış olamazdı

Yalanlardan servet yapabilirsin
Bir devi canlı tutabilirsin
Kızıllığı sürebilirsin
Herkesin yüzü gülene kadar
Boşbeleş heyecan
pek vakitsiz bir dindi
belki senin hayatın açıklayabilir
kararsız kalma nedenimi
İşte bu adamcağız
bu canavarca yaratımın kalbidir
İkimiz de kahraman olacağız dedi
ben de ayartıya kapıldım

Yalanlardan servet yapabilirsin
Bir devi canlı tutabilirsin
Kızıllığı sürebilirsin
Herkesin yüzü gülene kadar

Bana gösterebilir misin altınlarını
ve gümüşlerini?
Kahraman suyun içinde dondu

İşte yalanlardan servet yaptın
ve bir devi canlı tuttun
Kızıllığı sürdün
Kızıllığı sürdün

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Öğrenin, öğrenin ve öğrenin — Slavoj Žižek

ogren

Lenin’e dair ünlü bir Sovyet fıkrası vardır. Sosyalizm altında Lenin, gençlere tavsiye olarak, “Neler yapmamız gerekir?” diye soranlara “Öğrenin, öğrenin ve öğrenin!” yanıtını verirmiş. Bu söz de her zaman anımsatılır ve bütün okul duvarlarında yazarmış.

Fıkra şöyle: Marx, Engels ve Lenin’e “Karınız mı olmasını istersiniz, metresiniz mi olmasını istersiniz?” diye sorulur. Bekleneceği üzere Marx, ki özel meselelerde kendisi gayet muhafazakardır, “Karım!” der. Engels daha bön vivant olduğundan metresi olmasını ister. Lenin ise oradaki herkesi şaşırtarak “İkisini birden isterim!” der. Neden?

Yoksa o kanaatkâr devrimci imajın arkasında bir keyifçi dekadanlık örüntüsü mü saklıdır? Hayır – açıklar:
— Böylece karıma metresime gideceğimi söyleyip metresime de karımın yanında olmam gerektiğini söyleyip…
— Eee sonra ne yaparsın?
— Tek başıma kalabileceğim bir yere gidip öğrenir, öğrenir ve öğrenirim!

İşte Lenin 1914 felaketinin ardından aynen böyle yapmamış mıdır? İsviçre’de yalnız kalabileceği bir yere çekilmiş, orada Hegel’in mantığını [Science of Logic] okuyarak “öğrenmiş, öğrenmiş ve öğrenmiştir.” Ve bugün karşı karşıya kaldığımız medyatik şiddet imgelerinin bombardımanı altında yapmamız gereken şey de budur. Bu şiddete neyin sebep olduğunu “öğrenmemiz, öğrenmemiz ve öğrenmemiz” gerekir.

Slavoj Žižek

(İngilizcesi)

6 Yorum

Filed under Çeviri

Utanç yahut Ötekinin Var Olmayışının Kanıtı Üzerine — Daniel Tutt

Son zamanlarda sosyal medyada “Utan!” buyruğuna giderek daha fazla maruz kalır olduk. Bu buyruk ona zemin oluşturan, çeşitli gerekçelerle destekleyip yaygınlaştıran ve şiddetini arttıran somut olaylardan (son örneği “Vahşet Bodrumu”) bağımsız olarak, kendi imleyici işlevi bakımından ne anlama gelir?

Bunu anlayabilmek için ~Viyanalı Psikanalistler~ facebook grubuna bir soru sorduk: “Utanç acaba genel olarak (bilinçli veya bilinçdışı) bir aktarımdan kaçınma hali olarak tanımlanabilir mi? Ben karşısına Biz’i koyan paradoksal bir Ben karşıtı savunma mekanizması sayılabilir mi?”

Chris Oliver Schulz, fikirlerimizi doğrulayacağını düşündüğü bu Daniel Tutt gönderisini [post] bize iletti, biz de Türkçeye çevirdik. Adam John Ost’un da katıldığı tartışma şöyle ilerledi: “Bütün sosyal etkileşimlerde aktarım vardır ve aktarımlardan kaçınılamaz,” “ama burada imgesel bağlamı olan politik bir çerçeve sözkonusu olduğundan,” “buna aktarımdan kaçınma değilse bile karşı-aktarım denilebilir. Aktarım hiç olmadığında şeyler işlenmeden kalırlar, yani Şey [das Ding] olarak kalırlar. Karşı-aktarım olduğundaysa inşa edilen belirli simgelerde kendi ifadelerini bulabilirler.”

~Çevirmenler~

Daniel Tutt — 7 Mart 2013 — danieltutt.com

Analizde analistin sorabileceği en sinir bozucu sorulardan birisi şu: “Evet, siz böyle diyorsunuz biliyorum, ama gerçekten böyle mi, yoksa bu dediğiniz daha çok bir istek/dilek gibi mi?” Veya, biliyorum ki onu aştığınızı düşünüyorsunuz, veya onun size hissettirdiğini özdeştirmiş olduğunuzu düşünüyorsunuz, ama gerçekten onu ardınızda bırakmak, onun ötesine geçmek istiyor musunuz? Analistin söylediklerinin çevirisi şudur: kendi belirtinizle [symptom] karşılaşıp onu tanımış olabilirsiniz, ama şimdi esas zor iş geliyor: bu belirtiyi derinlemesine çalışmanız, akla gelebilecek tüm açılardan onu ele almanız ve ona yönelik bütünüyle yeni bir ilişki içine girmeniz.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri

Bekler uykuyu — Dream Theater

Pencere yanında durur
Gözleri ayda
Umar ki bu hatıra
Hemen çıksın ruhundan

Kapı ve ışıkları kapatır
Ve bedenini yatağa yatırır
İmge ve sözler orada
Derinlerdedir
Gururu fazla gelir
Battaniyeyi başına çekmeye
O da sessizce uzanıp bekler uykuyu

Tavana gözünü dikip
Zihnini tutmayı dener
Ve canlandırır yeniden
Bağlamaya çabaladığı zincirleri
Ama hisleri kayıptır

Ve sular kaplayamaz hatırasını
Ve küller karşılayamaz acısını
Tanrım bana güç ver soluk alayım bir meltemden
Ve çağırayım hayatı bir donuk metal çerçeveden

İçeride küllerle beraber
Ya da alevlerle dumana tırmanıp
Kanatlarıyla cennette
Ya da burada, yatakta uzanıp
Avucunu başıma koymuş
Şu an ve ebediyen kıvrılmış kalbime
Ve dünyanın kalbine

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Library Genesis ve Sci-Hub için dayanışmaya!

Kaynak: gezite.org, Türkçesi: Gizem Pehlevan

sci-hub_dayanisma

Kitapları tarayın, sanal kütüphanelere yükleyin, paylaşın. Ortak bilgi hazinesinin muhafızı olun.

Okurlarımız için bilgilendirme

Library Genesis, İnternet bağlantısı olan herkesin milyonlarca kitaba ücretsiz olarak ulaşmasını sağlayan bir sanal kütüphanedir. Bilginin önündeki sınırları kaldırması bakımından önemli bir girişimdir.

Sci-hub, ancak büyük miktarlar ödenerek ulaşılabilen bilimsel makaleleri ücretsiz olarak tüm okurların erişimine sunmaya çalışan bir internet sitesidir. Library Genesis ile birlikte, özellikle emperyalist merkezlere uzak olan ve sınırlı imkanlarla bilimsel araştırma yapmaya çalışan fikir emekçilerine yılladır destek oluyorlardı.

Bu iki site de illegaldir ve büyük yayınevlerinin bilginin pazarlanması üzerinden elde ettiği kârı azalttıkları için tehdit altındadırlar. Bu nedenle yurtdışındaki bir grup akademisyen, aşağıdaki dayanışma metnini yayımladı. Gezite olarak, halkın ürettiği bilginin herkese açık olması gerektiğine inandığımızdan, bu dayanışma çağrısını okurlarımızla paylaşıyoruz.

Okurlarımızı, yazarları, öğrencileri, akademisyenleri ve araştırmacıları metni paylaşıp yaygınlaştırmaya çağırıyoruz.

>> 30 Kasım 2015 tarihli açıklama metni (özgün metin) <<<

Okumaya devam et →

Yorum bırakın

Filed under Çeviri, Bildiri

Ekvadorlu akademisyenlerden Erdoğan bildirisi

Cuma, 5 Şubat 2016

Bizler, Yüksek Milli Araştırmalar Enstitüsü (IAEN) üyeleri olarak, 4 Şubat 2016 tarihinde üniversite kampüsünde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gelişi akabinde meydana gelen şiddet ortamını kabul etmediğimizi deklare ediyoruz.

Bir grup, dün akşam saat 5’te Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriyeli Kürtlere uygulamakta olduğu sistematik şiddet politikasını protesto etmiştir. Erdoğan’ın kendi insanlarına ve Türkiye’deki akademisyen topluluğuna uyguladığı baskı ortamını protesto etmek üzere toplanmış ve IŞİD’e verilen desteği de ağır bir biçimde kınamıştır.

Okumaya devam et →

Yorum bırakın

Filed under Çeviri, Bildiri

Mevsimler Değişimi — Dream Theater

~ I. Kızılca gündoğuşu ~

(Sözsüz)

~ II. Masumluk ~

Hatırlarım bir zamanlar
İşlenmemiş kırılgan aklımla
Kızılca gündoğuşuna bakmıştım
Neler bulacağımı hayal ederek
Heyecanla dopdolu hayatta
Sıcak rüzgar yüzüme çarptı
Sınırları keşfetmem şarttı
Kar derinliğini aşmam lazımdı Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Aşırı yüklenme — Talking Heads

Korkunç bir sinyal
Tanınmayacak kadar zayıf
Nazikçe bir yıkılış
İçerilerin çıkarılması

Seslenmen beni etkiledi
Böyle anlara değer veririm
Sandığımızdan çok yaşlanmışız
… Birisinin gözlerinde

Sık sık geri dönülmesi
Ve hiç gözükmeden terk edilmesi
Merhametin bir koşulu
Havada bir değişiklik

Hatırlanacak bir manzara
Merkez kaybolmuş
Sorgulanan gelecekte ne olacağıdır
… Birisinin gözlerinde
Nazikçe yıkılışı
Bütün zeminlerin
Sakin yolda seyahat ediyoruz
… Aşırı yüklenme

(The Overload)

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Bu ve birçok diğer şarkı ve söze facebook rastlantı bağlamı sağlayan Žižek and the Slovenian School (kısa adıyla Zatss grubumuza teşekkürler.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Söz hazzı ve hâl hazzı üzerine

~Yersiz Şeyler~ sitesini 2008’de açmıştım. Çeşitli sebeplerle çeviriler yaptıkça burada yayınlıyordum. 2012’de herkesin bildiği ve 2013’te herkesçe bilinen büyük politik gelişmeler yaşandı. 1 Mayıs 2014’ten itibaren neredeyse her gün bir şeyler çevirmeye başladım. Facebook’taki Žižek gruplarından güncel makaleleri takip edebiliyordum. Çevirileri biriktikçe derleyerek Yersiz Kitaplar‘ı oluşturmaya başladım. İlk derleme Yeni Bir Dünya İçin (McKenzie Wark) önsöz ve içeriğiyle yürüttüğüm bu ~çeviri çabasının~ ne olduğunu dile getiriyordu.

2015 başından itibaren ~Dünyadan Çeviri~ sitesinin hazırlamış olduğu “çeviri kaynakları” listesini genişleterek çevrilmiş ve çevrilmeye değer güncel makaleleri sürekli bir diyalog içinde takip etmeye ve diğer çevirmenlerle iletişim geliştirmeye başladık. 7 Haziran 2015 genel seçimleri ardından bir yandan ~Fraksiyon.org~ sitesi çevirmenleriyle çeviri emeğinin değerlenmesi noktasında beliren çatışkılar bağlamında, öte yandan ~Psikanalitik Şeyler~ sitesiyle özellikle Türkiye’de herkesin bildiği politik gelişmelerin herkesçe bilinmeyişi konusunda oluşturduğumuz iletişim kanallarıyla felsefe ve psikanaliz çevirilerini sürdürdük. Yunanistan’daki SYRIZA iktidarının Avrupa Birliği karşısında düştüğü borç krizinin şiddetlendiği Temmuz ayında ~Dünyadan Çeviri~ ve ~Hayal Gücü İktidara~ ile birlikte Syriza: Deneyimler derlemesini yayınladık.

Ağustos sonunda Encore Yayınları’ndan gelen bir “teklif” sayesinde onuncu Yersiz Kitap Küçük Panteon (Alain Badiou) olmuşsa da ne yazık ki bu ~çeviri çabası~ bir “emek” statüsü edinemedi ve kitapta anlatılan Fransız ~sosyetesi~ “toplum” nitelemesi altında Türk dil sahasına katılmayı tarihte olduğu gibi yine reddetti. Buradaki Mesele sonradan şu sorularda ifade buldu: Üstdil var mıdır yok mudur? (Yoktur) Suyunu çıkarmanın alemi var mıdır yok mudur? (Vardır.

Şimdi okuyacağınız yazının ilk taslağı “toplumun” ~sosyeteden~ Ekim başında ayrışmasından çok önce, SYRIZA iktidarının borç krizinin Temmuz ayında şiddetlenmesinden de önce, 28 Haziran 2015 Onur Yürüyüşü ardından yazılmış ve ait olduğu bağlamla birlikte dile getirilmesine yol açacak şartların oluşmasını beklemiştir.

Işık Barış Fidaner

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri