Press, Özgür Gündem gazetesinin 90lı yıllardan beri yaşadığı sıkıntıları anlatıyor. Başrolde Aram Dildar’ın canlandırdığı Fırat, ne biz izleyenlerin alışık olduğu film kahramanlarına, ne de filmdeki karakterlerin alışık olduğu kahramanlara benziyor. Mekanik becerisi ve hevesi ile ona Kürt bir hacker diyebiliriz. Fırat bu yeteneğiyle Vizontele’deki Deli Emin’i andırıyor. Biz de bu benzerlikten yola çıkarak iki filmin yaklaşımlarını yan yana koyacağız.
Category Archives: Makale
Süreçler Kuramı
Gerçekliğimizi genelde madde-hareket ikiliği üzerine kurarız. Yani bir hareket ile onun öznesi olan madde parçasını birbirinden ayrı tutarız. Oysa o hareketin öznesi olan parça, geçmişte diğer parçalarca belirlenmiştir ve gelecekte de diğer parçaları belirleyecektir. Dolayısıyla, madde parçasının hareketi, bütünsel maddenin bütünsel hareketinin bir parçasıdır aynı zamanda.
Aile ve özel mülkiyet
Önceki yazıda kapitalizmin gelişimiyle ailenin mülkiyetle ilişkisinin bireyler üzerinden dolaylanmak zorunda kaldığını söylemiştik. Bu ilişki, emekçi sınıfı ailelerinde basit meta mübadelesi, burjuva ailelerinde ise sermaye biçiminde kurulur.
Evlilik ve sevgililik, ailenin kendini yeniden üretim süreci
Evlilik, beraber karı-koca yaşantısı sürdürme, toplumla bu şekilde ilişkilenme, çocuk yapıp büyütmeye dair bir anlaşmadır. Evlilik “aşk” da ister, ama zorunlu tutmaz, sadece çocukları büyütmek bile evliliği “ayakta tutabilir”. Bu anlaşmanın gerekleri yerine gelmediğinde evliliği “kurtarmak”, “yürütmek” için her şey yapılır, olmuyorsa son çare boşanmaktır. Boşanma hakkı, toplumsal biçimiyle “yürümeyen”, yani varsayılan gereklilikleri sağlamayan evlilikleri bitirme hakkıdır.
Yazılım ve toplumsallaşma
Sanayi kapitalizmi verimli fabrikalarıyla alt üst etmeden önce eşya-makine üretimi atölyelerde usta-çırak ilişkileri altında yapılıyordu. Bugün fiziki ürünlerde bu üretim ilişkisi yerini büyük ölçüde fabrikalardaki patron-işçi ilişkisine bırakmıştır.
Filed under Makale
Esneklik, yaşam, sosyalizm
Sosyalizm, patronsuz esnek çalışmadır. Esnek çalışma, üretimin toplumsallaşmasının fordist üretimden sonraki adımıdır. Çalışma koşullarının kuralsızlaştırılması, aynı zamanda burjuva hukukun geçerlilik alanlarının daralması, tek tek patronların varlıklarını ve kazançlarını sürdürmesi için patronların bütünleşmiş bir sınıf olarak yavaş yavaş üretimin iplerini elinden kaçırmasıdır.
Uzak ve yakın nesneler üzerine
Nitelikler, nesnelerin hafızamızda birbirine karışarak aldıkları biçimdir. Bu biçim, sürekli bir gelişim içindedir, yaşamımıza girip çıkan nesneler ve onlarla kurduğumuz farklı türden ilişkilerden etkilenerek zaman zaman dönüşümler geçirir. İlişkide bulunduğumuz nesnelere yönelmemizi ve uzaklaşmamızı yöneten de, esas olarak onların nesnel varlıkları değil, bizim öznelliğimizde, hafızamızda aldıkları bu biçim olan nitelikler bütünü ve onun kendi içindeki gelişim çizgisidir.
Devlet
Sistem (sermaye, neoliberalizm, vb.) bir özne olarak varolmaz, bir tek ana özne olarak kavranamaz. Kocaman bir nesnellik, dokunulmaz bir “realite”, aşılmaz sınırlar olarak yaşantımızı biçimlendirir. Onun amaçlarını tespit edip, karşımıza alıp konuşamaz, tartışamayız. Onu ancak belirli unsurları aracılığıyla kavrayabiliriz. Kendimiz de onun bir unsuru olduğumuz ve bu durumun farkına vardığımız ölçüde sistemin nesnel gerçekliğinin dayanması gereken başlıca yanılsamalarımızı tespit edip buna göre bir mücadele geliştirebiliriz.





























