Fotoğraf Boston‘dan (2016), animasyon lisans bitirme projesinden (2005).
(Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü)
Category Archives: Resim
Piyano çalan o kızlar
Yenileyerek yineleyen: Hüray Fidaner
Pierre-Auguste Renoir, Jeunes filles au piano
Sınırhattı — derleme
Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Sınırhattı) okunabilir.
İçindekiler
— Aksiseda ile Narkisve (Yunan efsanesi)
— Patolojik Narkissos Çağımızın Toplumsal Mecburi Öznellik Tipidir (Slavoj Žižek, çev. Özcan Esentürk, Işık Barış Fidaner)
— Validevi Yutucu Kuş (Slavoj Žižek)
— Neyse ne = Nesne: Olmaklık ile noktalamak tehlikeli bir vurgu üretir (Jacques Lacan)
边 : kenar, sınır
Tosbağalar Hocası — Osman Hamdi Bey
Keşke’li fukara
Keşke lifi kara
Keşke külü fokura
Ney? Üff!
(Vikipedi)
Havalanan Şato: Sur ucunda An karadır (M. C. Escher)
Yuva-havuç peşinde koşan tavşan ile ev-semptomu dinleyen kaplumbağa
Koç (hayvancık): Tosbağa, Kıstas, Şofar
Hermes’in Lir Çalıp Apollon’u Tavlaması ~ (Hermes’e Homerik İlahi)
Havalanan Şato: Sur ucunda An karadır — M. C. Escher
M. C. Escher “Havalanan Şato” eserini yaparken Kayıp Prenses masalından ilham almış (1928, ağaç baskı).
Masalda bir Prens akıllı küçük bir köpeğin yardımıyla kızkardeşi Prenses’in şatoda hapsedildiği odayı bulur ama ummanın ortasındaki bir kayaya halatla tutturulmuş bir şatodur bu.
Oradan kaçmaya çalışırken bir sürü sıkıntı yaşarlar ama son anda bir deniz kaplumbağası gelip onları düştükleri zor durumdan kurtarır.
Sonunda şato havalanarak bulutlara doğru uzaklaşıp gözden kaybolur
(kaynak)
Tosbağalar Hocası (Osman Hamdi Bey)
Yuva-havuç peşinde koşan tavşan ile ev-semptomu dinleyen kaplumbağa
Koç (hayvancık): Tosbağa, Kıstas, Şofar
Hermes’in Lir Çalıp Apollon’u Tavlaması ~ (Hermes’e Homerik İlahi)
Gözüme batan güneş, Gün eşe değen nazar ~ René Magritte
Göz ve nazar – bizim için dürtünün görsel alan düzeyinde tezahür ettiği bölünme budur. (Lacan, Seminer 11)
Jesse and Celine Shall Bring Us the Horns of Wilmington’s Cow
There is no Other jouissance but only the Othering of jouissance
Angelus Novus — Walter Benjamin, Slavoj Žižek
Kanadım hazır savrulmaya
Artık geri dönsem ya
Süregidersem zira
Küseceğim şansıma
(Gerherd Scholem, Melekten Selamlar)
Klee’nin Angelus Novus resmindeki melek sanki dikkatle incelediği bir şeyden uzaklaşmak üzeredir. Gözleri dikmiş, ağzı açık, kanatlar havada. Tarihin meleği işte böyle olmalı. Okumaya devam et
Eryazgı (predestination) — Slavoj Žižek
🌀🎭💢 Raumdeutung 🌀🎭💢
Birinci ölüm: Biyolojinin gerektirdiği ölüm.
İkinci ölüm: Öznenin huzur içinde ölmesi (yası tutulması), hesaplarının görülmesi, hatırasına dadanan simgesel borçların kapatılması.
İkinci ölüm mefhumuyla Wagner’in şu iddiasını yerli yerine oturtabiliriz: Kendi çöküşüne gönüllü olan Wotan trajedinin doruğuna varmıştır:
İnsanlık tarihinden öğrenmemiz gereken sadece budur: Kaçınılmaz olana gönüllü olmak ve bizzat onu yerine getirmek.
“Ey Yoldaşlar! İki gün sonra Marx retrodan çıkınca Kışlık Sarayı basıyoruz!”
Wagner’in bu isabetli formülü harfiyen okunmalıdır, getirdiği saçmantıkla (paradoks) birlikte: Eğer bir şey kendi içinde kaçınılmazsa, ona fiilen gönüllü olmamız ve onu gerçekleştirmeye çalışmamız neden gereksin ki?
Okumaya devam etSanata devam — Slavoj Žižek
Devam etmelisin. Devam edemiyorum. Devam edeceğim.
(Samuel Beckett, Adlandırılamaz)
Geleneksel sanat ile modern sanat arasındaki kırılmayı tespit etmenin en aydınlatıcı yollarından biri bunlar arasında “kaybolan aracı” rolünü oynayan bir resme atıf yapmaktır: Gustave Courbet’nin ünlü/bednam L’origine du monde (dünyanın kaynağı, insanların kökeni) eserinde utanmazca açılıp saçılmış, çıplak ve uyarılmış başsız bir kadın gövdesinin cinsel organı tasvir edilmiştir; bu resim yüz sene ortadan kaybolduktan sonra pek münasiptir ki Lacan öldükten sonra onun eşyaları arasında bulundu. L’origine geleneksel gerçekçi resimlerin çıkmaz sokağı olur, bu resimlerin nihai nesnesi (asla doğrudan ve tam olarak gösterilmese de hep ima edilen, en azından Albrecht Dürer’in Verweisung‘undan beri örtük bir atıf noktası olarak hep mevcut olan) elbette eril arzu ve bakışın nihai nesnesi olan çıplak ve aşırı cinselleştirilmiş kadın bedeniydi… Okumaya devam et
Hançerli Psykhe ve solgu (aphanisis) — Jacques Lacan
Gördüğüm resmin adı Amor ve Psykhe’dir (Jacopo Zucchi); burada Amor Cupido’dan (Eros) başkası değildir. Psykhe’nin bir süredir geceleri hiç görmeden aşk yaşadığı Cupido’ya küçük lambasıyla ışık tuttuğu klasik sahnedir.
Okumaya devam et




































