Category Archives: Şey

Lacancı Torusta Talep ve Arzu — Işık Barış Fidaner

浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞

Lacancı torus bileşimsel dünyadışının (unworld) 3B uzamsal yakınsamasıdır, bunu önceden göstermiştim [1]. Bu metinde bu fikri talep ve arzu bakımından inceleyeceğim. Şu şemadan yola çıkacağız (Lacan’ın 9’uncu seminerindeki şeklin bir versiyonudur, bkz [1]):

torus5

Bu şemada üst üste binen iki şey görürüz:

1) Bir torus.

2) Kesişen üç küme: A, B, C.

Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Şey

Fırsatçı Medya Ekolojisinde Anonim Kalabalık Fetişi — Işık Barış Fidaner

Amaçsızlık ile amaçlılık, keyfiyet ile lüzumdur, yani jouissance ile onun iğdiş edilmesidir [1]. Aslında töz olarak sadece amaçsız keyfiyet vardır ama görüntü olarak keyfiyetlerden bir tanesi öne çıkıp kendisini Lüzum gibi sunar ve amaçlılık taslayıp diğer keyfiyetler üzerinde hegemonya kurarak onları iğdiş etmeye başlar. Bu fenomenin en uç örneği dindeki Tanrı’dır.

Okumaya devam et →

15 Yorum

Filed under Şey

Sinthome olarak Terrabayt — Işık Barış Fidaner

Lacan’ın öğretisinin geç döneminde ‘semptom’ kavramının yerine ‘sinthome’ kavramını geçirerek paradigma değişikliği yaptığı ve psikanalitik kavrayışı ‘güncellediği’ anlatılır.

Semptom kavramı klasik anlamda Freudcudur ve bilinçdışı arzuları imleyenler yoluyla dinlemek ve yorumlamak ile ilgilidir. Freudcu yoğuşturma ve yerdeğiştirmeye tekabül eden dilsel mecaz ve mecaz-ı mürsel mekanizmaları yoluyla semptom deşifre edilir [1]. Lacan’a göre semptom “gerçek’ten gelen” ve “yanlış giden” bir şeyi adlandırır ve analiz edilecek dilsel bilinçdışı oluşumu teşkil eder.

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Dinamistik ve Dinamistiksel Belirginlik — Işık Barış Fidaner

Ekoloji’den Ekholoji’ye geçilmesi şu anlama gelir [1]:

1) Çevreye ilişkin taleplerimiz birbirini yankılar.

2) Taleplerimiz arasındaki yankılaşım bizi içinde barındığımız çevreye semptomatik olarak dahil eder (ve bizi onunla dolaşık kılar).

Yankılaşan talepler arası iç-eylem’e (Barad: intra-action) psikanalizin verdiği bir ad var: Ona arzu deniyor. Arzunun hareketi her talepte bulunan sevgi talebine (veya muhatap alınma talebine) tutunur [2].

Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey

Fırsatçı Medya Ekolojisinde Emsal Vaka: “Ben böyle uygun gördüm” — Işık Barış Fidaner

Önceden kısaca değindiğim bir emsal vakayı şimdi fırsatçı medya ekolojisi çerçevesi içinde mercek altına alacağım [1]. Kısaca özetleyelim:

Durum: Yazar yayınladığı yazısının giriş paragrafında şöyle bir cümleye yer verir: “Şunu başından ifade etmeliyim, X değil bana göre.” Bu cümleye bakan okuyucu nazarında X ile simgelenen ilintinin nereden çıktığı belirsizdir. X yazarın kendi aklına mı gelmiştir, yoksa bir başkasının öne sürdüğü fikre mi itiraz etmektedir? Okuyucu burada bir muamma ile karşılaşır. Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey

Fırsatçı Medya Ekolojisi Hukukun Yerini Almıştır — Işık Barış Fidaner

GettyImages-573106795

Charles Darwin’in Türlerin Kökeni‘ni yayınlamasından daha yedi yıl geçmişken Ernst Haeckel varoluş mücadelesi bilimi olarak Ekoloji’yi tanımlamıştır [1]. Onlarca yıl sonra ampirik bir bilime dönüşmeden önceki bu ilk tanımında bile Ekoloji varlığın çeşitlenerek serpilişini “doğallıkla” açıklamaya yönelik bir ideolojiydi.

Okumaya devam et →

14 Yorum

Filed under Şey

Turing Makinesi ve Lacan: Yazma ve Durma — Işık Barış Fidaner

浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞

(Lacan ve Turing Makinesi: Yazma ve Durma)

tm

Turing makinesi (TM) bilgisayarı soyut olarak temsil eden matematiksel bir modeldir. TM teorisi genel olarak tüm bilgisayarların işleyişini ilgilendirir. TM kendisine bellek hizmeti gören sonsuz bir bant üzerinde simgeler (mesela 1 ve 0) okuyup yazabilir.

Okumaya devam et →

21 Yorum

Filed under Şey

Histeri şikayetten şikayetten şikayettir — Işık Barış Fidaner

Histeri Efendi’nin adlandırması karşısında öznenin yaptığı sorgulayıcı şikayet ile tanımlanır [1]:

“Bana böyle diyorsun ama neden bana dediğin şey olayım ki?”

Yani özne histeriktir çünkü kendisine tayin edilen imleyenden şikayetçidir. Ama histeriyi salt bir “şikayet” olarak tanımlamak yetersiz kalır, çünkü öznenin tek derdi mevcut imleyenin kendisi değildir, daha derin bir sorgulama söz konusudur.

Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Şey

Mecaz Hakikatin Köprüsüdür, Mecaz-ı Mürsel Sahiliğin Elçisidir — Işık Barış Fidaner

浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞

Tasavvufla özdeşleşmiş anonim bir söz var: Mecaz hakikatin köprüsüdür (el-mecazu kantaratu’l-hakîka). Burada mecaz ile kastedilen metafordur; yani dar anlamıyla benzetme, geniş anlamıyla bir kelimenin alışılmadık bir rol üstlenmesidir. Örnek: “Aşk güneşte gülen bir çakıltaşıdır.” (Lacan, Écrits) Metafor yoluyla bir simgede birden çok anlamı yoğuşturabilirsiniz; aynı mekanizma rüyalarda da işler (Freud: Verdichtung, condensation). Bu simge Tanrı, İnsan, Sevgi, Çakıltaşı veya başka herhangi bir şey olabilir. Böylece kendi hakikatinizi üretmiş olursunuz. Mecaz hakikaten köprüdür: Dilde yeni geçitler açarak kendi seçtiğiniz simgelerle işaretlemenizi sağlar.

Okumaya devam et →

26 Yorum

Filed under Şey

Rektör Ataması ve Lacan’da Dört Söylem — Işık Barış Fidaner

⚠️⏳🚪 GEÇİŞ KRİZİ ⚠️⏳🚪
浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞

(Diploma Krizi ve Lacan’da Dört Söylem)

Lacan’ın en temel kavramlarından biri “imleyen”dir (Fidaner, 2020, 6 Temmuz). İmleyen sözdür, söylenen bir şeydir. “İmleyeni kim kime söylüyor?” sorusunu sorduğumuzda “muhatap” kavramına ulaşırız. İmleyenin muhatabı veya sözcüsü olan fail, Lacan’da “Öteki” adıyla anılır (Fidaner, 2020, 19 Eylül). Her birimiz Öteki ile imleyen alışverişini sürdürürüz, böylece imleyenler bizim aracılığımızla Simgesel Düzeni teşkil ederler. İmleyenler aynı “mem”ler gibi onları birbirlerine ileten insanlar aracılığıyla kendi kendilerini çoğaltan enformasyon parçalarıdır (Dawkins, 1976) ki mem kavramının kaynağı Leo Tolstoy’a kadar gider (Žižek, 2020, 18 Mart).

Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey