25. kitapta Barış ve Bilgisayar yazılarını derlemeye karar verdim. Ama önce işte bu notu yazıp iliştireceğim. Anlatacağım olayın travmatik bir özelliği olduğunu zannediyorum ama öyle korkunç ya da dayanılmaz bir şey olması anlamında değil.
İmleyenden yoksun kalması anlamında. Lacan’a ve Lacancılara “Kadın yok. Zaten büyük öteki de yok. O da yok, bu da yok…” dedirten anlamda. Yani “Bu niye böyleymiş ki?” diye gelip soracak hiçbir iradenin meydanda bulunamaması anlamında. Diyelim ki acınası arşiv pratiklerinden dolayı fırça yiyen fMRI araştırmacılarının beslediği böcekler gibi bir anlamda.






































