Category Archives: Şey

Bizim olmayacaksa kapat gitsin!

tmp_1922-Screenshot_2016-07-10-20-19-08-511538349.png

If we don’t get it shut it down!

Bizim olmayacaksa kapat gitsin!

tmp_1922-Screenshot_2016-07-10-20-43-52598576002

What do we want? Justice!
When do we want it? Now!

Ne istiyoruz? Adalet!
Ne zaman istiyoruz? Şimdi!

tmp_1922-Screenshot_2016-07-10-21-17-46-1488171027

1 Yorum

Filed under Şey

Altı sanat projesi

1) Sigmund Freud’un Traumdeutung [Rüyaların Yorumu] Kitabının Kullanımları: Fotoğraflı Kılavuz (Web tasarımı + Broşür)

Instagram geleneklerine uygun çok çeşitli fotoğraflar içeren kılavuzun amacı yaratıcı yaklaşımlarla Traumdeutung kitabının olası ve muhtemel kullanımlarını örneklemektir. Hazırlanacak broşürde kitabın her tarihsel ortama uyduğunu gösteren retro ve fütüristik fotoğraflara da yer verilmeli.

~~~

2) Reich’ın Orgon Biriktiricisi. Odanın içinde küçük bir lambayla Slavoj Žižek’in Mutlak Geritepme kitabı da var. (Fiziki kurulum + Vidyo)

2a

Bir sergi kapsamında böyle birimler bulundurulabilir.

~~~

3) Lacancı su pompası (Ürün tasarımı + Şablonlar)
3b

Standart pompalar gibi giriş-çıkış yerleri de olabilir, Klein şişesi gibi tek yüzeyli bir topoloji de tercih edilebilir.

~~~

4) TINA (Çizim + Animasyon)

Kurgusal dişi bir organizma. Kadın gibi, kedi gibi ya da siborg gibi, sincap gibi bir karakter. Transgender da olabilir. TINA ismi “There is no alternative” yani “Hiçbir alternatif yok” sloganını temsil ediyor. Küresel gençlikle savaşan austere bir yaratık olacak. Çizgi roman ve manga karakterleri örnek alınabilir.

~~~

5) Büyük Veri Pastası (Fiziki kurulum + Fotoğraf)

Büyük renkli bir pasta. Düğün pastası gibi ama sadece geekler için. Hiçbir şey hiçbir şeyle evlenmediğinden pasta üzerinde kendi kendisini kesebilen bir chindōgu bıçak mekanizması bulunmalı.

~~~

6) Zaten-Halihazırda Sigorta Şirketi bütün sigorta ihtiyaçlarınıza yanıt veren Lacancı “Quote”lar sağlar (Web tasarımı + Broşür)

Duy Duy Sigorta da onun rakip şirketi olabilir.

7 Yorum

Filed under Şey

“Hiç kusura bakmamanızı rica ediyorum”

tmp_12075-IMG_20160704_143623-1702133153

Montenin kaynağı bilinmiyor.

— Hiç kusuruma bakmamanızı rica ediyorum.

— Rica etmezseniz kusurunuza bakarım.

***

Kusurunuza bakmamamı rica ediyorsunuz.

Rica etmeyin ki kusurunuza bakabileyim.

Yorum bırakın

Filed under Şey

İzler

Çok özlense de çağımızda afford edilemiyen nayifliğimizi anmak için 2016 H03‘ü (Kamualev) düşünüp sahilli ya da çimenli herhangi bir yolda ileri-geri yürüyelim.

Bir şey buldum sessizlikte
Adı yokmuş, çağırılmazmış
Köşe bucak dolanırken
Varlığından habersizmiş

İzler var izler her yerde
Bilmem kendi kendi nerde
İzliyor durduğu yerde

Uğraşma anlamaz seni
Söyle aklına eseni

İzler var izler her yerde
Bilmem kendi kendi nerde
İzliyor durduğu yerde

İzler var izler her yerde
Bilmem kendi kendi nerde
İzliyor durduğu yerde

Bekliyor durduğu yerde

Bkz Beş Dakika Daha Şarkı Sözleri (ChatGPT), Beş Dakika Daha (Sakareller)

Sonra kaldığımız yerden nayifliği tasfiye etme işine aynen devam edelim.

I found something in silence
It has no name, it is not called
It wanders every nook and canny
Seeming unaware of its existence

Traces are there, traces everywhere
I don’t know it itself is where
It stays, it’s tracing there

Don’t try, it won’t understand you
Say whatever comes to your mind

Traces are there, traces everywhere
I don’t know it itself is where
It stays, it’s tracing there

Traces are there, traces everywhere
I don’t know it itself is where
It stays, it’s tracing there

It stays, it’s waiting there

Note: The English translation of the lyrics of a 2009 song that we had rehearsed with Sakareller but never performed for an audience. It was a bit too folksy. Uğur had been threading it with human noise but then he left.

5 Yorum

Filed under Şey

Ayar yürüyüşü

Faydacı yaklaşımla yazı okunmayıp doğrudan son paragraflara atlanabilir.

Başınızın ağrıması mutsuz, stresli olduğunuzu ya da “hayatınızın” iyi gitmediğini göstermez. Demin gördüğünüz bir şeyden inanılmaz etkilenip huşuya kapıldığınızı, ona yapışıp kalmanızın artık bir zaruret olduğunu da göstermez. “Başınıza gelen” şey her neyse ona katlanamadığınızı ve derhal “hayatınızdan” çıkarmak zorunda olduğunuzu da göstermez. Artık mutlaka “doktor”a gidip ilaç almaya ihtiyacınız olduğunu, beyinde hicrelerin birbirini yiyip damar damar üstüne bindiğini de göstermez. Böylesi bir cehalet karşısında okuyup “hoca” olmak suretiyle halkı aydınlatma vazifesiyle yüklendiğinizi de göstermez.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey

Çevirenin önsözü — Işık Barış Fidaner

İlk yayınladığım çeviri derlemesine yazdığım önsözün güncel versiyonudur.

Bu e-kitap yersizseyler.wordpress.com’da yayınlanmış dört McKenzie Wark çevirisinden oluşuyor. Çevrilecek makale seçimi, çeviri yaparkenki sözcük seçimine benzer. Sözcüklerin dilleri dikişleyecek olması gibi, çevrilen yazarın ismi de diller arasında bir köprü olacaktır.

Bu çeviriler, yabancı bir kaynağın Türkçe konuşan insanlara ulaştırılmasından ziyade, İngilizce tasavvurumuzla Türkçe tasavvurumuz arasında kanallar açma çabasıdır. Yabancılık konuşulan dilin yabancı dil ya da anadil olmasında değil, bu dillerin birbirlerine çevrilmeyi reddetmelerinde, birbirlerini susturmalarında, dışarmalarındadır. Ama konuşmayı susturan, sözü dışaran şey, aynı zamanda konuşmayı gerektiren şeydir, tasavvur ettiren şeydir, dildeki anlamın kendisidir.

Demek ki çeviride karşılaşılan zorluk, psikanalizdeki belirti [symptom] gibidir: hem direnç gösterir, hem de bu direnç yardımıyla gidilecek yöne doğru iter. Biri yokken bir diğerinin konuşması gibi, ya da biri konuşurken bir diğerinin beklemesi gibi; bir dildeki sessizliğe başka bir dilde ifade vermek, hatta ona el koymak, ve bunun gibi, bir dilin döküldüğü çukurdan başka bir dilde kaçmak ve geri çekilmek mümkündür.

Bu el koyma ve bu geri çekilme, içine düştüğümüz oyunlara kapılıp gitmeyeceksek, bu oyunlar artık geçmiş olacaksa, onun yerine kendi çizdiğimiz büyülü çemberler geçerli olacaksa, mümkün olmanın yanısıra zorunludur da.

İyi günler.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Şey

Standart sapmada niye N-1?

Niye bir örneklemin standart sapması s‘yi hesaplarken kareler toplamını (aynı örneklemin ortalamasını hesaplarken yaptığınız gibi) N‘e bölmek yerine N-1‘e bölersiniz?

“Örneklem standart sapması, düzeltilmiş” (Wikipedia)

Niyesi şu:

Çünkü s‘nin hesaplanması için N öğeli bu örnekleminiz

A = { x1, x2, …, xN }

varolmayan ama varsayılan tek öğeli şu örneklemle kıyaslanır:

B = { x̄ }

yani bu N öğenin sadece orta noktasını içeren bir kümeyle kıyaslanır.

Nasıl ki paydaki xilerin her birinden x̄‘ı çıkarmak zorundaysak, paydada da xilerin sayısı olan N‘den x̄‘ın sayısı olan 1‘i çıkarmamız gerekir.

Başka bir deyişle, saymaya standart sapmanın tanımsız olduğu 0 öğeli boş kümeden başlamayız, standart sapmanın tanımı gereği sıfır olduğu 1 öğeli* kümeden başlarız.

Dolayısıyla da standart sapmanın daha genel bir denklemi şöyle olur†:

Bunu kimin yazdığını öğrenin: Işık Barış Fidaner

İyi günler.

*: Lacancı okuyucular Esas-İmleyen’le aradaki paralelliği fark edecekler.

†: Her aklı başında insan bu noktada kare ve karekökün kaynağını sormalıdır.

(İngilizce)

3 Yorum

Filed under Şey

Nice yıllara Işık Barış!..

Teyzemin doğum günüm vesilesiyle yazdığı yazı. Bana “çok bilmiş” demeye cüret ettiği için yazdığı her şeyi reddediyorum.

nuray sirin goktas adlı kullanıcının avatarıYol Hikayeleri

image

1982 sonbaharıydı, o kadar net hatırlıyorum ki! Her şeyi unutan ben, annemlerin salonunda, etrafında yıllardır kimbilir kaç insanın yemek yediği, konuştuğu, kavga ettiği, sır paylaştığı, kutlamalar yaptığı oniki kişilik yemek masasının başında ablamın, “2,5 cm’lik bir yeğenin var” duyurusundan sonraki heyecanım, sorduğum onlarca soru ve sonra doğruca Kızılay’a gidip, Selanik caddesinde bir oyuncakçıdan, sana ilk armağını, peluş arslanı alışım dün gibi geliyor.

image

Ben de avukatlık stajı yeni bitmiş, çiçeği burnunda bir avukattım sanırım. Hıdır yoktu hayatımda henüz, Sera da bir yerlerde gülümseyerek sırasının gelmesini bekliyordu. İşim, arkadaşlarım ve ailemden oluşan yaşamımda sen gerçekten çok önemli bir değişimdin. 10 haziran 1983’de doğdun, 33 yıl önce. O zamanlar hazır bezler yoktu, o kadar eski, düşün, bezler yıkanır, tüplerin üzerinde tenekede kaynatılırdı. İki doktorun, üstelik yoğun çalışan, işlerinde çok iyi iki doktorun oğlu olarak doğmuştun.

image

Çok ayrıntı hatırlamıyorum ama çok oynardık, çok gezerdik, sürekli kitap okur, çok şarkı söylerdik birlikte: “Do bir külah…

View original post 816 kelime daha

Yorum bırakın

Filed under Şey

İnternet’in Öz Evladı: Aaron Swartz’ın Hikayesi

Türkçe altyazıları hazırlayan Türkiye Korsan Partisi Hareketi’ne teşekkürler.

1 Yorum

Filed under Şey

Çantanın dışarması meselesi

🪞⚔️👁️ Post-Feminizm 🪞⚔️👁️

Çanta, sosyosomatik bir nesne olarak, içindeki herşeyi içerdiği kadar dışındaki herşeyi de “içerir” – ya da “dışarır” diyelim.

Çantadaki bu ~dışarma~ işlevini Hegelci yadsımanın “açıklayıcı örneği” sayarsak (ki hiçbir feminist zavallı çantamızı “açükleyici”lik ya da mizojiniyle suçlayamayacaktır) tekil isimleri böyle çantalara benzetebiliriz: Marx, Freud, Lacan, Žižek gibi.

Okumaya devam et →

13 Yorum

Filed under Şey