
If we don’t get it shut it down!
Bizim olmayacaksa kapat gitsin!

What do we want? Justice!
When do we want it? Now!
Ne istiyoruz? Adalet!
Ne zaman istiyoruz? Şimdi!


If we don’t get it shut it down!
Bizim olmayacaksa kapat gitsin!

What do we want? Justice!
When do we want it? Now!
Ne istiyoruz? Adalet!
Ne zaman istiyoruz? Şimdi!

1) Sigmund Freud’un Traumdeutung [Rüyaların Yorumu] Kitabının Kullanımları: Fotoğraflı Kılavuz (Web tasarımı + Broşür)
Instagram geleneklerine uygun çok çeşitli fotoğraflar içeren kılavuzun amacı yaratıcı yaklaşımlarla Traumdeutung kitabının olası ve muhtemel kullanımlarını örneklemektir. Hazırlanacak broşürde kitabın her tarihsel ortama uyduğunu gösteren retro ve fütüristik fotoğraflara da yer verilmeli.
~~~
2) Reich’ın Orgon Biriktiricisi. Odanın içinde küçük bir lambayla Slavoj Žižek’in Mutlak Geritepme kitabı da var. (Fiziki kurulum + Vidyo)

Bir sergi kapsamında böyle birimler bulundurulabilir.
~~~
3) Lacancı su pompası (Ürün tasarımı + Şablonlar)

Standart pompalar gibi giriş-çıkış yerleri de olabilir, Klein şişesi gibi tek yüzeyli bir topoloji de tercih edilebilir.
~~~
4) TINA (Çizim + Animasyon)
Kurgusal dişi bir organizma. Kadın gibi, kedi gibi ya da siborg gibi, sincap gibi bir karakter. Transgender da olabilir. TINA ismi “There is no alternative” yani “Hiçbir alternatif yok” sloganını temsil ediyor. Küresel gençlikle savaşan austere bir yaratık olacak. Çizgi roman ve manga karakterleri örnek alınabilir.
~~~
5) Büyük Veri Pastası (Fiziki kurulum + Fotoğraf)
Büyük renkli bir pasta. Düğün pastası gibi ama sadece geekler için. Hiçbir şey hiçbir şeyle evlenmediğinden pasta üzerinde kendi kendisini kesebilen bir chindōgu bıçak mekanizması bulunmalı.
~~~
6) Zaten-Halihazırda Sigorta Şirketi bütün sigorta ihtiyaçlarınıza yanıt veren Lacancı “Quote”lar sağlar (Web tasarımı + Broşür)
Duy Duy Sigorta da onun rakip şirketi olabilir.

Montenin kaynağı bilinmiyor.
— Hiç kusuruma bakmamanızı rica ediyorum.
— Rica etmezseniz kusurunuza bakarım.
***
Kusurunuza bakmamamı rica ediyorsunuz.
Rica etmeyin ki kusurunuza bakabileyim.
Filed under Şey
Çok özlense de çağımızda afford edilemiyen nayifliğimizi anmak için 2016 H03‘ü (Kamualev) düşünüp sahilli ya da çimenli herhangi bir yolda ileri-geri yürüyelim.
Bir şey buldum sessizlikte
Adı yokmuş, çağırılmazmış
Köşe bucak dolanırken
Varlığından habersizmiş
İzler var izler her yerde
Bilmem kendi kendi nerde
İzliyor durduğu yerde
Uğraşma anlamaz seni
Söyle aklına eseni
İzler var izler her yerde
Bilmem kendi kendi nerde
İzliyor durduğu yerde
İzler var izler her yerde
Bilmem kendi kendi nerde
İzliyor durduğu yerde
Bekliyor durduğu yerde
Bkz Beş Dakika Daha Şarkı Sözleri (ChatGPT), Beş Dakika Daha (Sakareller)
Sonra kaldığımız yerden nayifliği tasfiye etme işine aynen devam edelim.
I found something in silence
It has no name, it is not called
It wanders every nook and canny
Seeming unaware of its existence
Traces are there, traces everywhere
I don’t know it itself is where
It stays, it’s tracing there
Don’t try, it won’t understand you
Say whatever comes to your mind
Traces are there, traces everywhere
I don’t know it itself is where
It stays, it’s tracing there
Traces are there, traces everywhere
I don’t know it itself is where
It stays, it’s tracing there
It stays, it’s waiting there
Note: The English translation of the lyrics of a 2009 song that we had rehearsed with Sakareller but never performed for an audience. It was a bit too folksy. Uğur had been threading it with human noise but then he left.
Faydacı yaklaşımla yazı okunmayıp doğrudan son paragraflara atlanabilir.
Başınızın ağrıması mutsuz, stresli olduğunuzu ya da “hayatınızın” iyi gitmediğini göstermez. Demin gördüğünüz bir şeyden inanılmaz etkilenip huşuya kapıldığınızı, ona yapışıp kalmanızın artık bir zaruret olduğunu da göstermez. “Başınıza gelen” şey her neyse ona katlanamadığınızı ve derhal “hayatınızdan” çıkarmak zorunda olduğunuzu da göstermez. Artık mutlaka “doktor”a gidip ilaç almaya ihtiyacınız olduğunu, beyinde hicrelerin birbirini yiyip damar damar üstüne bindiğini de göstermez. Böylesi bir cehalet karşısında okuyup “hoca” olmak suretiyle halkı aydınlatma vazifesiyle yüklendiğinizi de göstermez.
Niye bir örneklemin standart sapması s‘yi hesaplarken kareler toplamını (aynı örneklemin ortalamasını hesaplarken yaptığınız gibi) N‘e bölmek yerine N-1‘e bölersiniz?

“Örneklem standart sapması, düzeltilmiş” (Wikipedia)
Niyesi şu:
Çünkü s‘nin hesaplanması için N öğeli bu örnekleminiz
A = { x1, x2, …, xN }
varolmayan ama varsayılan tek öğeli şu örneklemle kıyaslanır:
B = { x̄ }
yani bu N öğenin sadece orta noktasını içeren bir kümeyle kıyaslanır.
Nasıl ki paydaki xilerin her birinden x̄‘ı çıkarmak zorundaysak, paydada da xilerin sayısı olan N‘den x̄‘ın sayısı olan 1‘i çıkarmamız gerekir.
Başka bir deyişle, saymaya standart sapmanın tanımsız olduğu 0 öğeli boş kümeden başlamayız, standart sapmanın tanımı gereği sıfır olduğu 1 öğeli* kümeden başlarız.
Dolayısıyla da standart sapmanın daha genel bir denklemi şöyle olur†:

Bunu kimin yazdığını öğrenin: Işık Barış Fidaner
İyi günler.
*: Lacancı okuyucular Esas-İmleyen’le aradaki paralelliği fark edecekler.
†: Her aklı başında insan bu noktada kare ve karekökün kaynağını sormalıdır.
Teyzemin doğum günüm vesilesiyle yazdığı yazı. Bana “çok bilmiş” demeye cüret ettiği için yazdığı her şeyi reddediyorum.
1982 sonbaharıydı, o kadar net hatırlıyorum ki! Her şeyi unutan ben, annemlerin salonunda, etrafında yıllardır kimbilir kaç insanın yemek yediği, konuştuğu, kavga ettiği, sır paylaştığı, kutlamalar yaptığı oniki kişilik yemek masasının başında ablamın, “2,5 cm’lik bir yeğenin var” duyurusundan sonraki heyecanım, sorduğum onlarca soru ve sonra doğruca Kızılay’a gidip, Selanik caddesinde bir oyuncakçıdan, sana ilk armağını, peluş arslanı alışım dün gibi geliyor.
Ben de avukatlık stajı yeni bitmiş, çiçeği burnunda bir avukattım sanırım. Hıdır yoktu hayatımda henüz, Sera da bir yerlerde gülümseyerek sırasının gelmesini bekliyordu. İşim, arkadaşlarım ve ailemden oluşan yaşamımda sen gerçekten çok önemli bir değişimdin. 10 haziran 1983’de doğdun, 33 yıl önce. O zamanlar hazır bezler yoktu, o kadar eski, düşün, bezler yıkanır, tüplerin üzerinde tenekede kaynatılırdı. İki doktorun, üstelik yoğun çalışan, işlerinde çok iyi iki doktorun oğlu olarak doğmuştun.
Çok ayrıntı hatırlamıyorum ama çok oynardık, çok gezerdik, sürekli kitap okur, çok şarkı söylerdik birlikte: “Do bir külah…
View original post 816 kelime daha
Filed under Şey
Türkçe altyazıları hazırlayan Türkiye Korsan Partisi Hareketi’ne teşekkürler.