Uğuldama — derleme

unti

Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Uğuldama) okunabilir.

İçindekiler

— Uğuldama ~ (Grup Yorum)

— Ağlara –yok– Bağlara Gel ~ (Grup Yorum)

— Acem olan ayda ~ (Grup Yorum)

— İşte Hendek İşte Dede ~ (Barış Manço)

— Cennet Şehrine (Guns N’ Roses)

— O bluzun bende hâlâ (Gary Moore)

— Benimsin tatlı çocuk (Guns N’ Roses)

— Kahromantik (David Bowie)

— Yakında boks

— Kastırmasyon (eril savgı, masculine protest, männlicher Protest)

— Domuzlar (üç farklı çeşidi) (Pink Floyd)

— Kalbim onu bekleyecek (PJ Harvey)

— Piyano çalan o kızlar

Diğer kitaplar

呤 : fısıltı

Yorum bırakın

Filed under Anti-şiir, Çeviri, Kitap

Kastırmasyon (eril savgı, masculine protest, männlicher Protest)

Kastırmasyon veya eril savgı Alfred Adler’in tarif ettiği bir kavramdır (masculine protest, männlicher Protest). Kadınlarda kendi dişil şartlarına itiraz şekline bürünür, aile veya kültürel çevrenin kızları değersizleştirmesi üzerine kendi hayat kurgularına eril bir ideali rehber edinmeleridir. Erkeklerde ise üstünlük taslama şekline bürünür (superiority complex).

Sosyal İlgi: İnsanoğluna Bir Davet kitabında Alfred Adler şöyle yazdı:

Bir kız eğer oğlana dönüşebileceğini farzediyorsa bunun nedeni dişil rolün ona eril rolün dengi gibi sunulmayışıdır. Kız onu sürekli aşağılayan bir nazara isyan eder. Freudcular bu durumu kastrasyon/iğdiş kompleksi kavramıyla yorumladılar. (1933/1938)

Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Çeviri

Yakında boks

Kut ulu Jak, kut ulu Jak
Uyudun mu? Uyudun mu?
Sallandı makine! Sallandı makine!
Bam güm bom… Bam güm bom…

(Frère Jacques)

yy: IBF

jack-in-the-box: kutulu Jak

Bkz “Ve jak prize girer…”

1 Yorum

Filed under Laf sal atası, Şarkı

Acem olan ayda ~ Grup Yorum

Ağların yücesinde ateş yanar
Etrafta dönenir hemsedalılar
Hâlâ kaptan kaba sakalanır
Acem olan aya inse dahi

Yalıyar… Yalıyar…
Yalıyar… Yalıyar… Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Anti-şiir, Laf sal atası, Şarkı

Uğuldama ~ Grup Yorum

Birikenden yanlışlık çektiği zaman
Uykusunda bir kuş daha ölür ecelsiz
Bu daha başlan gıç, sen de bilirsin
Uzuvlar felç, bilgisayar dilsiz

İyiyse veda, kışı anıp yollanabilen
Bilesin bu yollanan ağlar dolanık
Yalıyara varmadan yorulma sakın
Varırsan sesinin yankısı kalır Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Anti-şiir, Laf sal atası, Şarkı

Ağlara –yok– Bağlara Gel ~ Grup Yorum

Başına bir hal geldi ya hani canım
Ağlara gel ağlara
Anonim kalabalık benimserse canım
Ağlara gel ağla yara

Biz bu sarmaşığa düşeli canım
Aşkınsı ve psişeli
Baksana bağlar üzüm vermiş canım
Bağlara gel bağlara Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Anti-şiir, Laf sal atası, Şarkı

İşte Hendek İşte Dede ~ Barış Manço

Gaia kuyusuna geldim
Rüya’ya varam diye
Nasıl sinyali almışsa
Ata ecdat hepsi orda

Dedeler sözü alsın:
Bırak o kızı ulen esin
İki çift lafımızı işitesin
Her neyse art niyetin

İşte hendek işte dede
Ya düşecek ya geçecek
Köprü yoksa vazgeçecek
Çiğneme ağzında sakızı

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Anti-şiir, Laf sal atası, Şarkı

O bluzun bende hâlâ — Gary Moore

Ne kolaydı eskiden
Kalbini verivermen
Ama zormuş anladım ki
Bir bedel ödemen gerekli
Bu aşk demek ki
Dostum değildi
Eh bilemedim işte
Hiçbir seferinde

Çok oldu, uzun zaman geçti ama
Bil ki o bluzun bende hâlâ Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Domuzlar (üç farklı çeşidi) — Pink Floyd

(domuz böğürtüleri)

Dev adam, domuz adam
Haha foyan ortada baksana
Vuhu!
Seni kalantor büyükbaş
Haha foyan ortada baksana
Elin kalbinde şeref sözü verdiğinde
Amma gülünesi ve şakacısın sen öyle

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şarkı

Jaklakanya Seyrüseferi 2: Sizi Öcüleştiren Domuzcuklara (Yerliş Eleştirmenlere) Yem Olmayın — Işık Barış Fidaner

浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞

(öncesi: Jaklakanya Seyrüseferi 1: Jak’la kan kızılı)

19’uncu “…yahut daha beteri” seminerini önceleyen “tuğladan duvarlara konuşmasında” Lacan şöyle der:

Bir bilgi zemini var ki sanki psikanalist oraya hiç tesir edememiş gibidir. Sonuçta düzen böyledir. Bilgi zeminleri öyle akşamdan sabaha değişmez ki! Gelecek Tanrı’nındır, dedikleri gibi, yani şansı yaver gidenlerindir, onlara köşeyi döndüren bir ilhamla beni takip edenlerindir. İşte onlar bir yere varacak, yeter ki domuzcuklara yem olmasınlar. İyi talih dediğim budur (bonne chance). Geri kalanlarınsa talihle hiçbir alakası yok. Onların işlerini otomatizm kararlaştıracak, o da talihin tam tersidir, iyi olsun kötü olsun.

Fransızca bir halk deyimi olan “yeter ki domuzcuklara yem olmasınlar” ifadesi İngilizce çeviride “yeter ki öcülere yem olmasınlar” yapılmış:

si les petits cochons ne les mangent pas
so long as the bogeyman doesn’t get them

Bu ifadeye başvuran Fransız halkı belki sahiden de öcüleri kastediyordur ama konuşan Lacan olunca bu “domuzcuk” imleyenini hafife alamayız. Üç domuzcuk masalını hatırlayın: Orada öcüleşen taraf domuzcuklar değildir, onların evlerini yıkan kurttur (“…yahut daha beteri”).

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey