2017’nin Gelişi — Franco ‘Bifo’ Berardi

bifo1

Sergei Eisenstein’ın Ekim (October: Ten Days that Shook the World (1928)) filminden bir kare. Sahne 1917 Ekim Devrimi’nde Kış Sarayı’ndaki baskını betimliyor.

Franco ‘Bifo’ Berardi — Aralık 2016 — e-flux.com

Türkçesi: Selime Göç

Bitmek Bilmeyen Çöküş

Sovyet Devrimi’nin yüzüncü yıldönümü küresel çöküşle çakışacağa benziyor. O hep duyurulan toparlanma gelmiyor ve sağcı dalganın ırkçı fısıltıları tırmanıyor.

Yeni bir öznellik ortaya çıkmadıkça ve farklı bir sosyal model gelişmedikçe kapitalizmin çöküşü bitmek bilmeyecek ve inanılmaz yıkıcı olacak. 19. yüzyılda işçi hareketlerinin ortaya çıkışıyla kendisini gösteren öznellik, bugün o kadar parçalanmış durumda ki bizim için yakın gelecekte muhtemel bir yeniden birleşme hayal edilmesi bile güç.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Makale

Başa çıkacağız — Joan Baez

Başa çıkacağız,
Başa çıkacağız,
Başa çıkacağız, bir gün.

Ah, kalbimde derinden
İnanıyorum ki
Başa çıkacağız, bir gün.

El ele yürüyeceğiz,
El ele yürüyeceğiz,
El ele yürüyeceğiz, bir gün.

Ah, kalbimde derinden
İnanıyorum ki
Başa çıkacağız, bir gün.

Barış içinde yaşayacağız,
Barış içinde yaşayacağız,
Barış içinde yaşayacağız, bir gün.

Ah, kalbimde derinden
İnanıyorum ki
Başa çıkacağız, bir gün.

Hepimiz özgür olacağız,
Hepimiz özgür olacağız,
Hepimiz özgür olacağız, bir gün.

Ah, kalbimde derinden
İnanıyorum ki
Başa çıkacağız, bir gün.

Yoktur korkumuz,
Yoktur korkumuz,
Yoktur korkumuz, bugün.

Ah, kalbimde derinden
İnanıyorum ki
Başa çıkacağız, bir gün.

Başa çıkacağız,
Başa çıkacağız,
Başa çıkacağız, bir gün.

Ah, kalbimde derinden
İnanıyorum ki
Başa çıkacağız, bir gün.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Kıskanç aşık — Rainbow

Kayıp ve yalnız, güneş buluta girince
Dışarıda otoyolda, koş koşabildiğince
Soğuk boş geceler, şeytanlar zihnimde
Bir şey olmuş bana, canım sen ne dedin de?

Ve zordur kabullenmesi
Kıskanç aşık olduğunu herkes gibi
Çok ağır gelir düşününce
Kıskanç aşık olduğunu sahiden de
Ah kız, istemem, olmasın başkası

Gölgesi kızıl, yeşildir gözleri
Bekletiyor beni, yok arada birisi
Soru sorma ki sana yalan söylemeyeyim
Sen devam et zannetmeye cennette olduğunu

Ve zordur kabullenmesi
Kıskanç aşık olduğunu herkes gibi
Korkmuş muyum sana göre?
Bu işler böyleymiş, demek öyle!

Gündüzleri hep aynı, yüzler ve adlar
Oyuna devam ediyorum ama daha ne kadar?
Ben de gece uğruna yaşıyorum, tuz ve ışıklar
Seni hemen sevmeliyim yoksa yarın onlar…

Valla zordur yüzleşmesi
Kıskanç aşık bulamaz senin gibisini
Ve derler ki hayat böyle işte
Kıskanç aşıklarda bulunmaz benim gibisi

Kıskanç aşığım ben
Kıskanç aşık
Gerekmez hiç, gerekmez hiç
Gerekmez hiç başkası
Kıskanç aşık, evet
Kıskanç aşık, ah
Kıskanç aşık

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Şarkı

Letter Revolution — Nekropsi

If a cow bought from a fire worshipper
Doesn’t let its new owner milk it
The new owner may masquerade as a fire worshipper
— Well said god bless you professor!

What’s going on, what does it mean?
Do explain!

The coming revolution was
Being popularized bit by bit

It’ll gradually turn into
A language, thought revolution
Letter revolution

Professors!
The cow is the contemporary civilization!

Liberating the young brains
From the effects of a
Bankrupt, outdated
Uncivilized thought

The bad one goes
The good one comes

It’s rich with vowels:
A E O Ö U Ü I İ

It’s the unbelievable taking place

Those low voices even
The deaf king of Egypt hears
Do listen to another voice

(Harf Devrimi)

English: Işık Barış Fidaner

Bkz “Efesli Artemis: Mamilla Hasetine Kapılarak Sanal Ağa’nın Veri Memesi Olmak”, “Jesse and Celine Shall Bring Us the Horns of Wilmington’s Cow”

— ateşe tapan bir kimseden satın alınan bir inek
Yeni sahibine kendisini sağdırmazsa
Yeni sahibi ateşe tapanların kılığına girebilir

— bravo yaşayın hoca efendi
— ne oluyor ne demekmiş bu açıklayınız !

Gelmekte olan devrim halka yavaş yavaş sevdiriliyordu

Giderek dil devrimine düşünce devrimine dönüşecek
Harf devrimi

Efendiler!
İnek çağdaş uygarlıktır!
Genç beyinleri
İflas etmiş, çağdışı kalmış bir düşüncenin etkisinden kurtarmak

Kötüsü gider
İyisi gelir

Ünlülerce zengin: aeoüuüıi
Ünlülerce zengin: aeoüuüıi

~~~

5 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

AKVARYUM MÜDÜRÜ (ARKAPLAN: MAKİNE UĞULDAMASI)

AKVARYUM MÜDÜRÜ (ARKAPLAN: MAKİNE UĞULDAMASI): “Ben [“patron”unuzun adını buraya yazınız] Burada [iş yerinizin adını buraya yazınız] her şey iyi, yani elbette şehirde bir sürü sorunlar yaşanıyordu ve bizim bu binaya girmemiz bayağı zor olmuştu, ama bütün hayvanlar iyi, hayat destekleri süper işliyor, ve bina gayet iyi iyi halloluyor, yani çok olumlu bakıyoruz, ilerleme gösteriyoruz ve sıkıntılar yaşamayacağız, ve ŞAHANE BİR EKİBİMİZ VAR VE BIDI BIDI BIDI BIDI…” #PrayForTheSmokies [#DumanlılaraDuaEt]

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey

Yazarlar Başkanlık Öncesi Boston Halk Kütüphanesi’nde Protesto Planlıyor — Mark Shanahan

ç.n: Biz de Boston Lacan Çalışma Grubu’ndan can yazarı arkadaşlarla bu halk kütüphanesindeki okumalara katılacağız. Hoşgeldin Donald Trump. Güle güle Işık Barış. Selametle.

Mark Shanahan — 23 Aralık 2016 — bostonglobe.com

Kömür madencileri ve milyonerler gibi kimi seçmenler Donald Trump’ın başkan olmasından heyecan duyuyor. Yazarlar ve daha başkaları ise pek öyle hissetmiyor.

İşte böyle kaygılı olan bir dolu edebiyatçı 15 Ocak günü — Trump’ın yemin etmesinden beş gün önce — bir araya gelerek demokrasi ve serbest konuşma ideallerine dair tarihî ve güncel yazılar okuyacak. “Yazarlar Direnişte” sloganıyla Boston, New York ve ABE’nin her yanında yapılacak buluşmalara, başkalarının yanısıra eski ABE Lovratı Şairler Robert Pinsky ve Rita Dove, Cheryl Strayed, yarı zamanlı Provincetown sakini Michael Cunningham, Jacqueline Woodson, Luis Alberto Urrea, Jason Reynolds, Alexander Chee, Colum McCann, Francine Prose, ve Mary Karr katılacak.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri

Miras — Gone Jackals

Aralık ’61
Babamın ücreti hafif
Maaşı gene aynıyken
Dördümüz güzel uyurduk

Sen de şimdi artık
Aynı kuyudan su içeceksen
Şansının yaver gitmesi lazım
Dolaplı otelde yatak bulmak için

Miras mıdır böyle
Az verip fazlasını
Almak?
Böyle miras nice
İyi adamları
Dize getirir

“Büyük toplum”un
Fena beton kafesi
Ölü ve boş yatar şimdi –
Yağmur girmez en azından

Bütün köşeler kırılmıştır
Çatlaklar açılır ve yakınlaşır
Biraz nakit birikmiş dediler
Ama nereye gittiği net değil

Bu kez kim düşecek bilmem
Hiçbir şey bilmiyorum artık
Geleceğin mirası
Catafalque‘ta yatar
Tecil edilmeyi bekler

Hep inandım ki bir adam düştüğünde
Onu kaldırmak için elinden geleni yaparsın
Ama nasıl damlayacak iyilik sütü
Hortumlanıp bardak aldatılırken?

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı, Şey

Fırtınalı yoğun hava şartları geçiren İsveç yarım milyon kWh rüzgâr gücüyle rekor kırdı — Andrew Griffin

Son günlerde İsveç’in enerjisinin çok büyük bir kısmı rüzgâr gücünden geldi

windfarm

İsveç’le Finlandiya arasındaki Mariahamn adasındaki rüzgâr dolapları

Andrew Griffin — 28 Aralık 2016 — independent.co.uk

İsveç rüzgâr gücünden önceden hiç olmadığı kadar enerji üretti.

Ülkenin “Urd Fırtınası”nın etkilerinden ve güney kesimdeki yoğun hava şartlarından faydalanmasıyla yaklaşık 5.7 milyon kWh rüzgâr gücü üretildi. Bu rakam neredeyse tam bir yıl önce kaydedilen rekoru yarım milyondan fazla kWh ile ezip geçti.

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Çeviri

Laboratuvardaki herkes — Aslı Erdoğan

Bu araştırma merkezi, beni çökerten son darbe olmuştu, içten içe çürümüş bir ağacı deviren fırtına gibi. Böyle bir yere kabul edilmenin boş gururu kısa zamanda aşınmış, kaskatı gerçeklikle yüzleşmek zorunda kalmıştım. Burası, fizikçi jargonunda denildiği gibi, bir gettoydu ya da bir manastır. Bizden istenen üç şey vardı: Çalışmak, çalışmak, çalışmak. Hastalanmadan, üzülmeden, bunalıma girmeden, aşık olmadan, hiç teklemeyen bir jet motoru gibi çalışmak. Haftanın yedi günü, günde on dört, deneyler başladığında on altı, saat çalışmak; bir sonraki toplantıya, yetiştirilmesi ve kesinlikle hatasız olması gereken raporlar, yerin yüz metre altında, küçük, kapalı odalarda tutulan vardiya nöbetleri, bilgisayarın başında çabucak biten geceler. Aldığım eğitim sonucu çalışmaya, kendimi işime adamaya alışıktım, ama burada, en tembellerden ve kaytarıcılardan biri olup çıkmıştım. Ne kadar istesem de -istemiyordum da- o Çin’den, Japonya’dan, Hindistan’dan gelmiş, sürekli, hiç yorulmadan çalışan, bilgisayar ekranından yalnızca üç-beş saatlik bir uyku için ayrılan, hırslı, “süper-zeka” doktora öğrencileri gibi olamazdım. Çünkü yaşamaya katlanabilmenin bazı koşulları vardı: Okumak, öykü yazmak, arada bir dans etmek, sokaklarda başıboş dolaşmak gibi. Bunların bedeli de çok pahalıydı, maaşım kesilmiş, kariyerim bitme noktasına yaklaşmıştı.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Buzlu kum

tmp_11010-screenshot_2017-01-29-12-27-161773895429

Bir, İki, Üç, Dört, Beş, Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Şey