Niteliklerin Koşullu Sayılması

Bilindik iki mahpus tertipi iki farklı mantığı temsil eder:
1) Oyun Kuramında Mahpusun İkilemi (Mİ)
2) Jacques Lacan’ın incelediği Üç Mahpus (ÜM)
Aradaki farklar Nicelik ve Nitelik diyalektiği ile ilgilidir: Mİ’de nitelikler sabit bir düzenlemeye sahiptir ve nicelikler Oyun Kuralları olarak ön-belirlenmiştir; ÜM’de ise nicelikler ancak niteliklerin koşullu sayılması yoluyla ortaya çıkar. Mİ sabit bir yapı altında “puan” sayar; ÜM ise koşullu varoluşları sayar. Bağlamları nadiren kesişir: Google’da aratıldığında Mİ 507000, ÜM 345000 sonuç verirken Mİ+ÜM birlikte sadece 1310 sonuç vermektedir. Aralarında açıkça mantıksal bir ayırı/çatlak bulunmaktadır. Burada geliştirdiğimiz biçimleştirme bu iki tertibi saymanın iki şekli olarak temsil etmek içindir.

Yapısal sayma olağan küme kuramı temsillerinden oluşur:
0 = {}
1 = {0} = {{}}
2 = {0,1} = {0,{0}} = {{},{{}}}
3 = {0,1,2} = {0,{0},{0,{0}}} = {{},{{}},{{},{{}}}}
Artırımlar: n ∪ {n} = n+1

Koşullu sayılar bunların “açılması” ve “noktalanması” ile elde edilir:
0′ = ·
1′ = · {·}
2′ = · {·} { · {·} }
3′ = · {·} { · {·} } { · {·} { · {·} } }
Artırımlar: n’ n = (n+1)’

“Açıklık”ları saymanın henüz tamamlanmamış olduğunu, varsayımlardan oluştuğunu belirtir. “Nokta”ları ise imkanları dağıtarak belirsizliklerini temsil eder. Bu koşullu sayıların her birisi farklı bir nicel durumu imler:
0′ birselliktir: Slavoj Žižek’in ünlü kitabındaki “hiçten az”ı imler.
1′ bağımsız tekil bir varoluştur: “birden az”ı, olmak ya da olmamak’ı imler.
2′ bir ikilemdir: “ikiden az”ı, bu veya o veya başka’yı imler.
3′ “üçten az”dır ve sayma sonsuza kadar sürer.

Bu makalede koşullu saymanın biçimsel yordamını tarif etmekte ve bu yordamı kullanarak ÜM’yi temsil etmekteyiz, böylece ÜM’nin (Mİ’nin kabul görmüş “kanonik örnek” statüsü karşısındaki) “paradoksal” statüsünü çözümlendirmekteyiz.

(ingilizcesi ve detaylar)

9 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim, Programlama

GCAS Demokrasi Yükseliyor Konferansı

!!! Mekan değişikliği yapılmış. İngilizce metne bakınız. !!!

posterTasarlayan: Stavroula Drakopoulou

SERBEST & KAMUYA AÇIK

Gelişmiş Çalışmalar için Küresel Merkez

İlk Dünya Konferansımızı Duyurur

“Demokrasi Yükseliyor”

Tarih: 16-19 Temmuz 2015, Atina, Yunanistan

Konferans Selamları: Alain Badiou (GCAS Başkanı) Gabriel Sakellaridis (Yunanistan Hükümeti Merkezi Sözcüsü) Aristides Baltas (Yunanistan Eğitim Bakanı).

Genel Konuşmacılar: Tariq Ali, Maria Aristodemou, Bruno Bosteels, Jodi Dean, Costas Douzinas, Stathis Kouvelakis, Paul Mason, Maria Nikolakaki, Leo Panitch.

Özel Konuşmacılar: Athena Athanasiou, Peter Bratsis, Alex Callinicos, Aris Chatzistefanou, Creston Davis, Paolo Gerbaudo, Stathis Gourgouris, Sigrid Hackenberg, Srecko Horvat, Azfar Hussain, Athina Karatzogianni, Kostis Karpozilos, Theodore Koulouris, Claudia Landolfi, Spyros Marketos, Sandro Mezzadra, John Milios, Aamir R. Mufti, Rodrigo Guimaraes Nunes, Neni Panourgia, Julie Resche, Jerome Roos, Gabriel Sakellaridis, Lola Sánchez, Helena Sheehan, Lenart Skof, Angeliki Spiropoulou, Stavros Stavrides, Igor Stiks, Bhaskar Sunkara, Kenneth Surin, Peter Thompson, Giovanni Tusa, Kees van der Pijl, Leonidas Vatikiotis, Christoforos Vernadakis, Katarina Peović Vuković, Hilary Wainwright, Vio.Me İşçileri, Syriza ve Podemos’tan özel konuklar.

Tarif: Margaret Thatcher’ın “Hiçbir alternatif yok” sloganı, demokratik ve kamu-temelli projeleri 30 yıldan uzun süre aşındırmış ve sistemlice boşa çıkarmış neoserbestici politika dehşetlerini kuran bir savaş beyanıydı. 2008 yılındaki küresel mali kriz, zirvedeki 80 kişisi bugün dünyanın yarı nüfusundan zengin dokunulmaz oligarşik sınıfın yükseliş yolunu açan neoserbestici politikaları ifşa etmiştir. Bugün apaçıktır: neoserbesticilik hem radikal eşitsizliği ivmelendirmiş, hem de başımıza daha büyük felaketler gelecek diyerek dünyayı kendi sorgulanmaz anti-demokratik politikalarına uyumlanmaya zorlamıştır. Hiçbir alternatif bulamayanların bir dizi ayaklanması 2011’de Occupy hareketinden Tunus’a, Mısır, Bahreyn, Yemen, İspanya’ya, İrlanda ve Yunanistan’a kendi koşulları içinde ortaya çıkmaya başlamıştır. Syriza’nın yakın tarihsel zaferiyle, yurttaşların kendi geleceklerini kararlaştırma zorunluluğu mesajı öne çıkmıştır. Politikanın önceliğinin tekrar savlanması böylece dünyada yeniden gerçekleşmektedir. Syriza’nın zaferi ve dünyaya göre ifadelendirdiği umudun şafağında, demokrasinin doğum yeri Atina’dan (Yunanistan) akademisyenler ve aktivistlerle bir konferans önermekteyiz. Konferansın amacı demokrasi ve geleceği üzerine düşünmek ve stratejik alternatifler önermek için entelektüel ve aktivistleri biraraya getirmektir.

Temalar: Kapitalizm Altında Feminist Mücadeleler; Uzam ve Kapital; Latin Amerikada Sınıf Mücadeleleri; Müşterekler İçin Mücadeleler; Hapsetme, Kapitalizm ve Irk; Prekerler ve Prekarya; Çevreci-sosyalizm, Küresel Adalet ve İklim Değişimi; Marksist Tarihler ve Kuramlar; Kapitalist Kriz: Kuramlar ve Deneyimler; Neoserbesticilik ve Tutumsallık Tedbirleri; Felsefe ve Politik Mücadeleler; Küresel Borç Krizi; Kapitalizm & Eğitim; Demokrasi & Aktivizm; Avrupa Birliği & Avro-Bölge; Avrupada Faşizmin Yükselişi; Neoserbesticilik ve Küreselleşme; İşçileri Entelijansiya ile Birleştirmek; Sol Yönetişim Umudu; İspanyada Podemos’un Yükselişi; Yerelce & Küreselce Örgütlenmek; Eşitsizlik & Demokrasi.

Netice: Columbia Üniversitesi Yayınlarında Ayaklanmalar Dizisi Editörleri bildirilerin yayınlanmasını desteklemeyi düşüneceklerdir. Bazı makaleler GCAS Yayınları aracılığıyla GCAS’ın yeni Dergisi için ve ayrıca Bilgi Kültürleri Dergisi için de düşünülecektir.

Yer: Atina Tarımcıl Üniversitesi (Agricultural University of Athens — AUA). Gazi Meydanı metro durağına dakikalar mesafesindeki AUA, Atina şehir merkezinde uygunca yerleşiktir. gcas1Atina Tarımcıl Üniversitesi (AUA) Yunanistanın en eski üçüncü üniversitesidir. 1920’den beri tarımcıl bilimlerde yürüttüğü temel ve uygulamalı araştırmalarla, hem ürettiği yüksek nitelikli mezunlar hem de bıçak sırtı bilimcil bilgisiyle Yunanistan ve Avrupanın tarımcıl ve ekonomik gelişimine değerli katkılar yapmaktadır. Üniversite, Akropolis yakınında antik Zeytinliğin kalbindeki tarihsel Iera Odos’un (antik çağın Kutsal Yolu) iki ayağı üzerinde duran 25 hektar yeşil kampüste konumludur. Onaltı binasında şunlar bulunur: oditoryumlar, 41 tam donanımlı laboratuvar, çağdaş kütüphane, bilgisayar odaları, kapsamlı tarımcıl tesisler (botanik bahçe, üzüm bağı, deneysel tarlalar, çiçek bahçesi, seralar, inek ahırı, koyun ağılı, tavuk kümesi, papatya kurulumları, su kültürü tankları), müzeler, öğrenci merkezi, spor salonu ve spor sahaları. Bu nezih muhitte öğrencilere on dönem süre boyunca Tarımcıl Bilimin ilkeleri öğretilmektedir. gcas2Örgütlenme Komitesi: Creston Davis, Maria Nikolakaki, Anghelos Palioudakis, George Souvlis, Bob Drury, King Evi Zevgiti, Steven A. Panageotou, Michael D Wassell, Salim Nabi, Katerina Anastasiou, Kimon Markatos.

Bilimcil Komite: Alain Badiou (GCAS Başkanı), Azfar Hussain (GCAS asbaşkanı ve profesörü), Maria Nikolakaki (Peloponnese Üniversitesi & GCAS profesörü), Creston Davis (Yönetmen). gcas3Özel Faaliyetler: Atinada yapılacak özel turlar Demokrasi için mücadele olaylarını izleyecektir, diğer seyahat şansları da olacaktır. Bu olaylar zaman içinde gönderilecektir.

Barınma: Her katılımcı kendi konaklamasından sorumludur.

Harcamacılar: InfoWar Productions, RedNotebook, Roar Magazine, Solidarity4All, The Jacobin Magazine, University of Primorska: Institute for Philosophical Studies, E-Dromos, To Periodiko, Institute Nikos Poulantzas, Barikat.GR, Vio.Me.

EN

3 Yorum

Filed under Çeviri

Nişan Altında Bedenler: Canlı Kalkanları Anlama Çabası

Bir süre önce Judith Butler Canlı Kalkanlarla ilgili tarihi bir konuşma verdi. Çeviri metin içinde Butler’ın konuşmasının bağlantısını bulabileceksiniz. Kısaca, Butler konuşmasında devletin ve organlarının sadece savaş ve çatışma bölgelerinde değil aynı zamanda olağan hal bölgelerinde de sivilleri nasıl hem sivil zaiyat hem de canlı kalkan olarak “değerlendirdikleri”ne dikkat çekiyor. Butler çatışma ortamlarında işine geldiğinde sivil zayiattan, yine işine geldiğindeyse canlı kalkan kullanımından faydalanan askeri zihniyeti ile şehir sokaklarında sivillere ateş eden polis zihniyeti arasındaki neoliberal koşutluğu vurgularken siyasi ve ekonomik hesaplamalar dahilinde bazı hayatların diğerlerine kıyasla daha önemli olduğuna yönelik gerçeklikle bizleri yüzleştiriyor. Ana akım medyada bu haberlerin aktarımı sırasında oluşturulan söylemselliğin her insanın eşdeğerliğini göz ardı etmeye yol açacak bir insanlık ihlali olduğunu vurguluyor.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri

Signorelli — Sigmund Freud

…

1898’de çözümlemek üzere ele aldığım örnekteki anımsamak için boşuna çabaladığım ad, Orvieto katedralindeki o görkemli “Son Dört Şey”* fresklerini yapan sanatçının adıydı. Aradığım adın — Signorelli — yerine başka iki ressamın — Boticelli ve Boltraffio‘nun — adları aklıma geliyor ve bunlar anında yanlış yargısıyla kesin bir şekilde geri çevriliyordu. Doğru adı bir başkasından öğrendiğimde, hemen ve hiç düşünmeden anımsamaya çalıştığım adın bu ad olduğunu kabul ediyordum. Signorelli yerine Boticelli ve Boltraffio adlarını ortaya çıkaran çağrışım yollarını ve bu sürecin etkilerini araştırdığımda, şu sonuçları elde ettim:

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri

Görce — çeviri derlemesi

gorce-kapak(93 sayfa — PDF — LaTeX)

İçindekiler

— Sekseninci Doğumgününde Sigmund Freud’a Mektup (Kolektif)

— Charlie Hebdo Üzerine (Jacques-Alain Miller)

— Arzu : Dürtü = Hakikat : Bilgi (Slavoj Žižek)

— Ben Üzerine Bazı Yansımalar (Jacques Lacan)

— Makine ve Yapı (Félix Guattari)

— Dikiş (imleyenin mantığının öğeleri) (Jacques-Alain Miller)

— İlelebet Savaşı (Led Zeppelin)

— Kalbin yasası ve kendini-beğenme deliliği (G. W. F. Hegel)

— Ágota Kristóf’un Büyük Defter’i içimde soğuk ve acımasız bir tutku uyandırdı (Slavoj Žižek)

— Jacques-Alain Miller’e yanıt (Alain Badiou)

— Simgesel: Yeni Uyum (Slavoj Žižek)

— Kurtarılmış Bir Bilgisayar Dili İçin Notlar (Radikal Yazılım Grubu)

— Enterferans (Erwin Schrödinger)

Diğer kitaplar

11 Yorum

Filed under Çeviri, Kitap

Dresden — Ulrike M. Meinhof

Günümüzden yirmi yıl önce, 13 ve 14 Şubat 1945’te, Karnaval Salısı’nı Kül Çarşambası’na bağlayan gece Müttefik bombardıman uçaklarının İkinci Dünya Savaşı’nda bir Alman şehrine yönelik en büyük hava saldırısı gerçekleşti: Dresden bombardımanı. Şehir, 14 saat içinde üç kez bombalandı. İlk sorti 22:13’ten 22:21’e kadar sürdü. İngiliz bombardıman uçakları şehrin semalarını terk ettiklerinde, arkalarında 80 kilometre ötede bile gökyüzünü yakıp tutuşturan bir alev denizi bıraktılar. İkinci sorti 1:30 ile 1:50 arasında meydana geldi. Uzaklaşan İngiliz bombardıman uçakları, ateşi 300 kilometre öteden görebiliyorlardı. Üçüncü sortiyi Amerikan bombardıman uçağı filosu ertesi sabah 12:12 ile 12:23 arasında yaptı.

Okumaya devam et →

Yorum bırakın

Filed under Çeviri

Kalbin yasası ve kendini-beğenme deliliği — G. W. F. Hegel

G. W. F. Hegel — 1807 — Ruhun Görüngübilimi

367. Gereklilik, öz-bilinçte hakikaten ne ise, öz-bilincin bu yeni biçimine göre de odur; burada kendi benliğini gereklilik ilkesi olarak bilir. Yasanın evrenselini dolaysızca kendi içinde taşıdığını bilir, ve bilincin benliğe-göre-oluşunda bu yasa dolaysızca mevcut bulunduğundan, buna kalbin yasası denir. Bu biçim bireysellik olarak kendisini, önceki biçim gibi öz olarak alır; ama yeni biçim daha zengindir çünkü benliğe-göre-oluş ona göre gereklilik veya evrensellik karakteri taşır.

368. Yasa, bu yüzden, dolaysızca öz-bilincin kendi yasası olarak, veya kalp olarak (gerçi içinde yasayı taşır), öz-bilincin gerçekleştirmeye başladığı Akıbettir. Gerçekleşiminin bu Mefhuma tekabül edip etmediği, ve yasasının öz doğası olduğunu bu gerçekleşimde bulup bulmayacağı, görülecektir.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri

Çevirmenin Görevi — Walter Benjamin

Yazko Çeviri 14, Eylül-Ekim 1983
Çeviri Kuramı ve Çeviribilim, Hazırlayanlar: Yurdanur Salman, Ahmet Cemal, Özcan Özbilge
Almancadan çeviren: Ahmet CEMAL

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri

Ben Üzerine Bazı Düşünümler — Jacques Lacan

Jacques Lacan — 1953 — Uluslararası Psikanaliz Dergisi

Freud’un Ben [ego] üzerine görüşlerinin gelişimi onu görünüşte çelişkili iki formülasyona götürmüştür. Ben, narsisizm kuramındaki nesnenin karşısında taraf tutar: libidinal ekonomi kavramı. Libidinal yükün kişinin kendi bedenine bağışlanması hipokondriyasis acısına yol açarken, nesnenin yitimi intiharla bile sonuçlanabilecek depresif bir gerilime yol açar.

Öte yandan Ben, algı-bilinç sisteminin işleyişinin topografik kuramındaki nesnenin tarafını tutarak O’na [id] direnir, yani salt haz-ilkesince yönetilen dürtüler bileşimine direnir.

Burada bir çelişki varsa da, gerçeklik-ilkesinin naif kavrayışının dışına çıkıp şu olguya dikkat ettiğimizde çelişki yok olur – ki bu noktada Freud net olsa da beyanları bazen net değildi: düşünceyi öncelese de, gerçeklik, öznenin onla uğraşma yordamlarına göre farklı biçimler alır.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri

Gözümüzü Açalım İhtilâl Var — Hikmet Kıvılcımlı

4 Mart 1967

İnsanın kendi yapıp kendi taptığı aygıt, günümüzün en korkunç ihtilâlcisi oldu. 20 yıldır “komünistlerin” bir yerde ihtilâl çıkardıkları görülmedi. Bütün dünyayı ihtilâle veren (atom-sesaşırı) uçak gibi teknik yeniliklerdir. Bunlardan deccal gibi ortalığa çıkanı, Anglosaksonların “Data Processing” (veri yordamı), frenklerin “Ordinatuer: BUYURUCU” yahut “İnformatique: DUYURUCU” dedikleri elektronik hesap ve akıl makineleridir. Buyurucu, dek bilgin yapıyor. Çocukların imam-hatip yetiştiren sınavından, en yüksek keşif ve icatlara varıncaya dek, her işimiz için özel buyurucular yapılıyor.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Makale