Tag Archives: Duvarış

Duvarış — derleme

UntitledYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Duvarış) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Bilişsel İşçi: Robot Maymun Mucizesi

— Kavramlarımızı Yazım Kurallarından Koruyalım

— Neden = Reason, Sebep = Cause

— Ama gibi yar olmaz

— Güden Beyan: Duvarış ve İlanihaye

— Taş Düşebülü Ayı Çıkabülü Kıyamet Kopabülü

— 8 Mart’ın Rahmini Alma Girişimi ve Hoşgeldin Öfke Bebek

Diğer derlemeler

墙 : duvar

Yorum bırakın

Filed under Kitap

Ama gibi yar olmaz — Işık Barış Fidaner

Amasız fakatsız (bu duygusallığa) teslim ol!

Bu çağrıda şunlar duyulmalıdır:
1) Amanı belleyeceğiz (memorize).
2) Amanı ağlatacağız (network).
3) Amanı dikeceğiz (suture).
4) Amanı dikeceğiz (mount). Okumaya devam et →

12 Yorum

Filed under Şey

Taş Düşebülü Ayı Çıkabülü Kıyamet Kopabülü — Işık Barış Fidaner

Alain Badiou’nun İslamın put kırıcılığından şikayet etmesi dikkat çeker:

Kuşku yok ki müphem özne zaman-dışı bir fetişe çağrı yapar: Bu çürümez ve bölünmez üst-beden, Şehir, Tanrı veya Irk olabilir. Benzer şekilde aşkta Kader, sanatta imgelenmesi reddedilen Sahilik, bilimde Açığa Vurma, üç tip müphem özneye tekabül eder: sahiplenici kaynaşım, put kırıcılık, müphemcilik.

Müphem öznenin gayesi, bu fetişi, gizlenmesi istenen şimdinin çağdaşı kılmaktır. Örneğin tezgahçı İslamcılıkta Tanrı’nın tek işlevi halkın akılcı özgürleşme politikasının şimdisini gizlemek için militanların beyan-beden birliğini bozmaktır. “Batılı” güçlere karşı verdiği bu yerel üstünlük savaşında [tezgahçı İslamcılık] politik icat olarak hiçbir katkı sunmaz…

Müphem özne esas olarak put kırıcıdır. (Dünyaların Mantıkları)

Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Şey

Güden Beyan: Duvarış ve İlanihaye — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Ören Beyan)

Ören beyanın eşleniği güden beyandır, ikisi birlikte örgüt olurlar: ör-güt. Ören beyanla kurulan sözlü dolayımların hiçbiri güden beyanın dolaysız etkisinden geçmeden edemez. Güden beyan dürter, iter veya çeker, çarpar ve büyüler, seslenir ve çağırır, özendirir veya kovar, toplar veya dağıtır, kart gibi karar, nefes keser veya nefes açar, soluk anıdır (slogandır), ses tonudur, hemsedadır, Kulning’dir [1]. Dört tarzda olabilir:
1) Tözgüdüm
2) Özgüdüm
3) Sözgüdüm
4) Közgüdüm
Şimdi bunları tek tek ele alalım. Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey

Bilişsel İşçi: Robot Maymun Mucizesi — Işık Barış Fidaner

Bu yazıda Türkiye’ye özgü ekonomik/bilişsel bir mucizeyi ele alacağız: Koskoca sermaye gruplarını arkasına almış yayıncı şirketler nasıl oluyor da dünyanın en ağır teorik metinlerinin çeviri ve editörlük işlerini meraklı ve uzman kalabalıklar arasından seçtikleri üç beş kişiye fındık fıstık atarak halledebiliyorlar? [1]

Kuruyemiş tüketerek insanın akıl yetisinin sınırlarında dolaşan bu bilişsel işçi, bu mucizevi varlık nasıl mümkün oluyor? Bu neyin ideolojisidir veya neyin psikolojisidir? Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey

Neden = Reason, Sebep = Cause — Işık Barış Fidaner

1) Neden = Reason
2) Sebep = Cause
Felsefeyle uğraşan kimilerinin tersine çevirdiği bu eşleşmeyi netleştirelim [1].

1) Neden böyle? What is the reason?
2) Sebebi ne? What is the cause?
Birinci soru yaşanan hadisenin makul (reasonable) bir izahla netleştirilmesini talep eder. İkinci soru ise tezahür eden fenomenin kaynaklandığı tekil unsurun tespit edilmesini ister; yani suç işlenmişse suçlunun, sorun çıkmışsa arızanın, rahatsızlık varsa böceğin (bug) peşindedir. Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Kavramlarımızı Yazım Kurallarından Koruyalım — Işık Barış Fidaner

“Bugün” ile “bu gün” arasındaki anlam ve kullanım farkı o kadar nettir ki kimse çıkıp “Bugün hep bitişik yazılır” veya “Bu gün hep ayrı yazılır” diye bir yazım kuralı icat edemez. Aradaki farkın bu kadar açık ve net olmadığı tabirlerde ise uzman veya yetkili birileri buna kural koymaya veya varolan kuralı keyfince değiştirmeye kalkabilir. Yazım kuralı koyanların yaptığı “iş”lerden birisi (ne yazık ki) literatüre yerleşmiş bazı bileşik kelimeleri muhafaza ederken diğer bazı bileşik kelimeleri bölüp parçalamaktır [1]. Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Şey

8 Mart’ın Rahmini Alma Girişimi ve Hoşgeldin Öfke Bebek — Işık Barış Fidaner

Slavoj Žižek’ten okuduğum cümleler arasında beni en afallatanı herhalde şuydu:

Erkeğin heteroseksüel aşkı aslında homoseksüeldir, kadının kadın kılığına girmiş bir erkek olduğu düşlemi ile ayakta tutulur. (Kendini Tutamayan Boşluk)

Yıllar önce Türkiye’de kadın cinayetleri aralıksız sürerken karşıma çıkan bu cümle epey kafamı karıştırmıştı. Oysa mesaj çok basitti: Erkeğin aşık olduğu kadın, gerçek kadının kendisi değildir, hayalindeki fallik kadındır [1]. Toplumsal varlığını fallusuyla ispatlayan erkeğin karşı cinste yine aynı şekilde bir fallus araması (ağır sorunlara gebe olmakla birlikte) çok doğal değil miydi? Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Şey