Tag Archives: Ekhona

Yıldızlar Beşiği: Dilmedeniyetin Beşiği Baş-language — Işık Barış Fidaner

nebula1

Başlangıçta herşey toz ve gaz bulutuydu.

NASA’nın yeni James Webb teleskobundan gelen fotoğraflar o meşhur toz ve gaz bulutunu bize gösteriyor [1]. Evren tahminlere göre 13.7 milyar yaşında ve teleskobun erişebildiği en uzak ve eski nokta 13.1 milyar yıl öncesine ait. Yeni teleskopla görülemeyen ilk 600 milyon yılda ise şunlar yaşandı:

Okumaya devam et →

14 Yorum

Filed under Şey

Balık (hayvancık): Göl, Deniz, Umman — Işık Barış Fidaner

balikBalık hem güçlü dalışlar yapar hem de dalgınca etrafta dolaşır:

1) Suda balık gibi olmak, bir yere iyice uyumlanmak veya bir işte iyice ustalaşmak demektir.

2) Sudan çıkmış balığa dönmek ise aksine yaşam şartlarına hazırlıksız yakalanmak veya dış dünyaya gafil avlanmaktır.

Su balığın hem güç kaynağıdır hem de zayıf noktasıdır, hem Arşimet kaldıracıdır hem de Aşil topuğudur [1].

Balığın yüzdüğü su farklı ölçeklerde olabilir:
1) Göl, kişisel gölgeyle barışmaktır (Can Gölü Canavarı).
2) Deniz, şu veya bu topluluk ruhuna aidiyettir: Kimlerdeniz?
3) Umman, jenerik anlamda senin ummanda benim de ümit bulmamdır [2].

Balığın Latincesi Pisces, ruhsal alanları niteleyen Psiko‘yu akla getirir. Psikoloji, psikanaliz, psikodrama, psikotarih… Bunların hepsine atıf yapan Yunanca Ψ (psi) harfi ise Ummanlar Tanrısı Poseidon‘un üçlü mızrağını akla getirir (trident: 🔱, ki o da Neptün’ün simgesidir: ♆) [3]. Okumaya devam et →

102 Yorum

Filed under Şey

NASA ve Diyanet: Hilafet ve Öteki Arz Plüton’un Fısıltısı — Işık Barış Fidaner

sema-nasa-k

NASA yeni James Webb teleskobuyla binlerce galaksiyi gösteren bir fotoğraf çekip yayınladı.

Nas’a bakalım o zaman biz de:

De ki: İnsanların kalbine sinsice fısıldayan Şey’in şerrine karşı Tanrı’ya sığınırım; insanlardan da gelse, cinlerden de gelse.

Okumaya devam et →

12 Yorum

Filed under Şey

Boğa (hayvancık): Muhafaza, Çöküş, Topraklama

boga

Boğa olmak toprağa yakın durup haki-kat zemininde yürüme isteğidir [1].

Yürüyebilmenin epitopu iki kıstası vardır:
1) Bir ayağını altındaki zemine sağlam basabildin mi?
2) Öbür ayağını ileri doğru güzelce savurabildin mi?

Bunlardan yalnızca birine bakılırsa uç haller oluşur:
1) Muhafazakarlık, sağlamcılık, garanticilik.
2) Sonradan yere devrilip toprağa gereğinden fazla yaklaşmak.

Boğalar genelde sağlamcı/muhafazakar sayılır ama birçok devrimci boğa da vardır, bazılarını sayalım: Shakespeare, Cromwell, Marx, Lenin, Freud, Robespierre, Che Guevara, Atatürk (?), Malcolm X, Ho Chi Minh, Hitler, Saddam Hüseyin, Pol Pot (devrimciliği teknik anlamda kastettik tabi ki).

Okumaya devam et →

93 Yorum

Filed under Şey

Başak (hayvancık): Hasat — Işık Barış Fidaner

basak

Başak hasat edilir. Hasat berekettir ama öncelikle haset-şükran dengesidir [1]. İyiliklerin bereketine şükran duyarız ama kötülüklerden dolayı haset duymaktan da kaçınamayız. Hasatta iyi nesneyi içeri alıp kötü nesneyi dışarı attığımız için Kleincı anlamda “arada derede” kalırız (ne paranoyak-şizoid ne de depresif oluruz).

Başak tarihtir. Avcı-toplayıcı göçebe halkların neolitik devrimle tarımcılık ve yerleşik hayata geçmesiyle tarih başlar. Tarihi hep kazananlar yazar ve hazmedebildikleri / hazzedebildikleri kadarını anlatırlar; o halde Başak aynı zamanda Freudcu Haz İlkesi ve Hazım İlkesidir [2].

Haz/hazm arasındaki denge veya muğlaklık “has-at / has-et” ikiliğinde görülür: Karşımıza çıkan bir hayvanı asil bir at gibi binek yapıp kültürümüze mi katacağız, yoksa kurbanlık koyun gibi bir kazığa bağlayıp sonra da kesip yiyecek miyiz? [3]

Okumaya devam et →

98 Yorum

Filed under Şey

Yasa berisi — Franz Kafka

Yasa berisinde eşik başı durur. Köyden gelen adam eşik başına gelir ve yasaya erişim izni ister. Ama eşik başı şu anda ona erişim veremeyeceğini bildirir. Adam düşünür ve daha sonra girip giremeyeceğini sorar. “Mümkündür” der eşik başı, “ama şu anda olmaz.” Yasa geçidi her anki gibi o an da açıktır, eşik başı kenara çekilince adam eğilip kapıdan içeriye göz atar. Eşik başı onun bu haline güler ve şöyle der: “Kendini tutamıyorsan yasağıma rağmen girmeyi dene bakalım. Ama bil ki ben güçlüyümdür, en alt eşiğin başı olduğum halde. Odadan odaya hep daha güçlü eşik başları dizilmiştir. Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Çeviri

İkizler (hayvancık): Kara Kuğu — Işık Barış Fidaner

ikiz

İkizler Prometheus’un ciğeridir [1]:

Ciğerler astrolojik literatüre göre İkizler burcuna denk gelmekte (beden astrolojisi) ve İkizler burcu konuşmak, düşünmek, yaratıcı fikirler, kendini ifade etmek ile ilgili bir sembol. Aynı zamanda insanların kaygı, korku, suçluluk duygularının tetiklendiği anlarda ilk yaptıkları şey farkında bile olmadan nefeslerini tutmaktır.

İkizlerin derdi Hazım İlkesinin ötesinde Solum İlkesidir [2]:

Hazım ilkesinin hazzetmediği konu midesizliktir: fazla katlanabilenlere fazla katlanamaz. Eleştiri son kertede bir memnun edilme talebidir. Solum ilkesini tıkayan konuysa ciğersizlik yani korku ve kaygıdır; devası da bir malumatın solgusuyla bir başka malumata soluk vermektir. Analiz son kertede bir duruma isabetli bir müdahaledir.

Okumaya devam et →

92 Yorum

Filed under Şey

Terazi (hayvancık) ve Sokrat — Işık Barış Fidaner

teraz

Terazi (Libra) hayvancık işareti mitolojide kime aittir? Adalet Tanrıçası Themis’e.

Adalet kavramımız hangi filozoftan gelir? Devlet‘i (-375) yazan Platon’dan.

Platon’un atıf noktası kimdi? Felsefi müzakere yöntemini geliştiren Sokrat’tı.

Sokrat’ın atıf noktası kimdi? Mahkeme savunmasında şahit gösterdiği Delfili kahineydi:

Ey Atinalılar, rica ediyorum sözümü kesmeyin saçmaladığımı düşünseniz de. Zira size aktaracağım söz bana ait değil. Size haysiyetli bir şahit göstereceğim ve ne anlamda bilge olabileceğimi anlatacağım – o şahit Delfi tanrısıdır [Apollon, ondan önce Themis]. Kayrefon’u tanırsınız; eski dostumdur, sizin de dostunuzdur, halkla birlikte sürülüp geri dönmüştür.

Okumaya devam et →

92 Yorum

Filed under Şey

Anka

anka küllerinden doğar
yanınca müşküllerinden duyar
ancak her külkedi neden duvar?
herkül kendinden doğar
herkülken dinden doyar
her külken din, ten doğa

🤖🌈

IBF (tşk: Fİ)

Bkz “Küllerinden doğan Feniks” William Shakespeare, “Feniks’in mür topağı” Herodot, “Hülya Espri”, “Hülya Espri: Pir, Anka, Zenci”, “Hülyakışan Espireva”, “Yıldızlar Beşiği: Dilmedeniyetin Beşiği Baş-language”, “Herkül felekten anlamazsa melekten anlar!” ChatGPT

image_2022-04-30_024113772

Mantıku’t-Tayr: Kuşlar bir araya gelip her ülkenin padişahı olduğu kendi ülkelerinin de bir padişahı olması gerektiğini tartışırlar. Daha sonra içlerinde en bilge görülen Hüdhüd (ibibik) onlara padişahlarının ancak ve ancak Simurg (anka, phoenix) kuşu olduğunu aktarır.

Bkz “Dırdırcı Özne ile Kar Tanesi Egolar”, “Herkül’ün Acısı”, “Yengeç (hayvancık)”, “Erguvantasyon: Zenon paradoksları/saçmantıkları” Slavoj Žižek
herkul

12 Yorum

Filed under Anti-şiir

Gözüme batan güneş, Gün eşe değen nazar ~ René Magritte

Göz ve nazar – bizim için dürtünün görsel alan düzeyinde tezahür ettiği bölünme budur. (Lacan, Seminer 11)

Jesse and Celine Shall Bring Us the Horns of Wilmington’s Cow

There is no Other jouissance but only the Othering of jouissance

7 Yorum

5 Temmuz 2022 · 7:25 am