Başak hasat edilir. Hasat berekettir ama öncelikle haset-şükran dengesidir [1]. İyiliklerin bereketine şükran duyarız ama kötülüklerden dolayı haset duymaktan da kaçınamayız. Hasatta iyi nesneyi içeri alıp kötü nesneyi dışarı attığımız için Kleincı anlamda “arada derede” kalırız (ne paranoyak-şizoid ne de depresif oluruz).
Başak tarihtir. Avcı-toplayıcı göçebe halkların neolitik devrimle tarımcılık ve yerleşik hayata geçmesiyle tarih başlar. Tarihi hep kazananlar yazar ve hazmedebildikleri / hazzedebildikleri kadarını anlatırlar; o halde Başak aynı zamanda Freudcu Haz İlkesi ve Hazım İlkesidir [2].
Haz/hazm arasındaki denge veya muğlaklık “has-at / has-et” ikiliğinde görülür: Karşımıza çıkan bir hayvanı asil bir at gibi binek yapıp kültürümüze mi katacağız, yoksa kurbanlık koyun gibi bir kazığa bağlayıp sonra da kesip yiyecek miyiz? [3]
Okumaya devam et



Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (

































