Tag Archives: Narsızlık etmeyin!

Üç Tarz-ı Rivayet: Binyılcı Nergis Ne Yapacak? — Işık Barış Fidaner

🧵⚙️💪🏻 TEZGÂH 🧵⚙️💪🏻

X, Y, Z kuşakları denince aklınıza ne geliyor? Şöyle de diyebiliriz: Binyılcılar (Y: millennials), öncekiler (X) ve sonrakiler (Z). Birkaç uyumsuz yaklaşımı yan yana koyarak vaziyeti özetlemeyi deneyelim:

1) Önceden işler fena gitmiyordu da bu binyılcılar aşırı narsisist çıktı, sonrakiler de bozuldu gitti.
2) Önceden işler bulunabiliyordu da binyılcılar iş edinip topluma katılamadı, sonrakiler daha da zorlandı.
3) Önceden işler çok sıkıcıymış da bu binyılcılar çok kafa adamlarmış, sonrakiler daha da keyifli oldu.

Okumaya devam et →

22 Yorum

Filed under Şey

Ekholoji, Ekhosistemler, Ekhosit — Işık Barış Fidaner

echo

Psikanaliz bir egoloji değildir. (Lacan, Seminer 3)

‘Ekoloji’ ve ‘çevre’ atıflarının her yeri sarmasıyla ilgili sorunun aynısı nedeniyle Lacan biyolojideki Innenwelt ve Umwelt mefhumlarına itiraz etmişti. Seminer 9‘da Lacan bu iç-dış ikiliğinin topoloji itibariyle ‘küresel’ olduğunu söyler: Kürenin yüzeyi iç hacmi dış uzaydan ayırarak tözlü bir merkez düşlemi uyandırır. Bu düşlemden yola çıkan kaba maddecilik öznenin oluşunun çevrenin oluşundan yalıtık olduğunu hayal eder. Bu görüş ego-eko arasındaki ilişki veya müdahilliğin onların uyum veya çatışmasına ikincil kalan üçüncül bir öğe olduğunu hayal eder. İşte bu yüzden ‘ekolojik’ hayal dünyasının temel stratejileri ego’yu eko’ya daha çok uydurmak ve ego’yu eko’yla daha az çatıştırmaktır. Okumaya devam et →

25 Yorum

Filed under Şey

Ego, Ekosit (Çevrekırım) Öncesinde Ekhosittir (Yankıkırım) — Işık Barış Fidaner

Narcissus-Caravaggio_(1594-96)_edited

Psikanaliz bir egoloji değildir. (Lacan, Seminer 3)

Narsisizm imgeselde/hayallerde gerçekleşir ama özsel belirlenimi başka bir yerdedir.

Yunan efsanesi genelde şöyle özetlenir: Narkissos havuzdaki yansımasına aşık olmuş ve böylece güzel imajına ölene dek bakakalmaya mahkum olmuştur. Kıssadan hisse de şöyle verilir: Egonuz tehlikeli bir tuzaktır! Aşırı öz-sevgiden hep kuşku duymalısınız!

Okumaya devam et →

23 Yorum

Filed under Şey

Yansı ve Yankı, Koyuş ve Konuş — Işık Barış Fidaner

Konuşma kavramını harfiyen okuyarak iki boyuta ayıralım [1]:
— Koyuş: Konum almanın arzu ve dürtü boyutudur, bir işe koyulmaktır.
— Konuş: Konum almanın simgesel dolayım boyutudur, bir yere konulmaktır.

Bu süreçleri besleyen iki malzemeyi ayırt edelim:
— Yansı: Yinelendikçe yenilenen görüntüdür. Aynadaki yansımadır.
— Yankı: Yinelendikçe yenilenen duyumdur. Duvardan gelen yankıdır.

Bunları bileştirerek dört süreç tanımlayalım:
1) Yansı-koyuş
2) Yankı-koyuş
3) Yansı-konuş
4) Yankı-konuş
Şimdi bunları tek tek ele alalım. Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Lethe Nehri ve Mnemosyne Havuzu: Hakikatimsilik → Hakikatim Silik — Işık Barış Fidaner

Untitled

“Dante ve Lethe Nehri”, Gustave Dore

The Matrix‘te (1999) Morpheus’a adını veren antik Orfizm öğretisinin insanlara nasihati şöyledir:

Canını kaybetmek istemiyorsan sakın unutkanlık nehri Lethe’nin suyunu içme! Onun yerine bilgi havuzu Mnemosyne’in suyunu iç!

Filmle bağlantısını kurarsak, Lethe nehri mavi haptır (simülasyonun hayali zenginliğine kapılıp gitmek), Mnemosyne havuzu ise kızıl haptır (acı gerçeğin çölüne bakmaya cesaret etmek).

Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey