Tag Archives: Paul Verhaeghe

Histerik Analisti Emekli Eder — Paul Verhaeghe

Lacan’a göre post-Freudculuk üniversite söylemiydi, yani bilinçdışının gelişimini bir bilgiye, bir teoriye dönüştürme aracıydı. Buna verilen yanıt histeri söylemidir, yani bilginin yanıldığı noktaya delalet etmektir. Freud hep keşfetmeyi vurgulamıştı, özellikle de keşfin izleyebileceği yolu vurgulamıştı.

Lacan ise yeni bir toplumsal bağ olan analizin icadı ile bu işi özetledi, bu yeni söylem efendi söyleminin karşısına konarak anlaşılmalıdır. Bu yeni toplumsal ilişkide aktarım bilinçdışının kilidini açan keşif aracıdır (Seminer 11 ve 17). Nitekim bu Lacancı tez en iyi uygulamasını histeri alanında bulur. André bu konuda “Psikanaliz histeriye verilen bir yanıt mı?” başlıklı ifşasında ikna edici bir tez öne sürer.

Histerik, karşısına dikilen psikanalitik bilgi birikiminin son model gurusu olan analist karşısında efendiyle kurduğu geleneksel ilişkiyi yineleyecektir. Histerik bu oyunda –söyleminin yapısı gereği– çok daha tecrübeli olduğundan bu son model efendinin modasını çabucak geçirecek ve onu emekli edecektir. Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Biri diğerini dışarır: Bütünlük tamamsızlığı dışarır — Paul Verhaeghe

Lacan’a göre beden ve can arasında, varlık ve Başkası arasında, erkek ve kadın arasında, fallik keyfiyet ve başka keyfiyet arasında ikili karşıtlık yoktur. Her seferinde iki terim arasında imkansız bir ilişkiyle karşılaşırız: Biri diğerine yetişmeye çalışır ama asla beceremez çünkü zaten biri diğerini dışarır (dışlayarak içerir, dışarım: ex-sistence). Her seferinde Aşil ve Briseis’in öyküsü tekrarlanır (Seminer 20, 13). Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri

Freud sonrası yazarlara göre histeri — Paul Verhaeghe

Gelin şimdi başlangıç noktamıza dönelim, histeri üzerine Freud sonrası yazılanlara. Sonuç üç ayaklıdır.

1. Histerinin özü denen şeye dair hiçbir uzlaşı yoktur. Hep çelişkili beyanlar vardır.

2. Çok çarpıcı bir görüngü: Yazarlar, nesnel gözlemci konumlarına rağmen, neredeyse hep manevi değer muhakemelerine müracaat ederler. Ve bu muhakemeler hiç de düz değildir, tarif edilen belirtiler kadar çeşitlenmiştir! Çok olumlu, zeki ve çekici histerikten —günümüzde ona jarvis denir, histerik nitelemesi fazla olumsuz geldiğinden— en olumsuz ve iğrenç histeriğe kadar. Aradaki tüm renk ve bileşimler mümkündür. Bazen birisinin lehinde ya da aleyhinde bir müdafaa okuyormuş izlenimi edinmemek neredeyse imkansızdır, son hükmü vermesi beklenen İmgesel bir hakime yazılmış gibidirler… Çeşitli alıntılarla bunu bol bol örnekleyebilirdik, ama o zaman bunlar çok fazla yer kaplayacaktı. O yüzden, yukarıda bahsedilen ikinci gruptaki çeşitlenmeye okuyucuyu yönlendirelim, bu da neredeyse her seferinde ‘iyi, gerçek, yetişkin’ ile ‘kötü, sahte, çocukça’ arası bir karşıtlığa indirgenebilir. Fakat belli bir alıntı var ki onu geri çekmek istemiyoruz. İlgili literatür üstüne kapsamlı bir çalışmaya dayanarak, Chodoff ve Lyons histerik kişiliğin ortak böleni olan şu nitelik grubuna ulaştılar: Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim