Dokunduğun herşey ve gördüğün herşey
Tattığın herşey ve hissettiğin herşey
Sevdiğin herşey ve tiksindiğin herşey
Güvenmediğin herşey, biriktirdiğin herşey
Verdiğin herşey ve sözleştiğin herşey
Monthly Archives: Nisan 2022
Tutulma — Pink Floyd
Zaman — Pink Floyd
Boş günü oluşturan anlar geçer gider
Harcar saatleri fütursuzca sarfeder
Tepinip durursun kendi memleket parçanda
Sanırsın ki biri gelir sana rehberlik eder Okumaya devam et
Gözyaşı — Massive Attack
Sevmek, sevmek bir fiil
Sevgi sözü işler bilfiil
Tüyler var soluğumda
Nazik bir tahrik
Sarsar beni ve hafifletir
Tüyler var soluğumda
Gözyaşı düşer aleve Okumaya devam et
Melek — Massive Attack
Meleğimsin sen benim
Ta tepelerden gelmiş
Sevgi getirmişsin
Gözleri
Yüzü saklı o kadın
İğdiş eder
Kim adam kalmışsa meydanda Okumaya devam et
Atalet sürünür — Massive Attack
Toparla beni canım, dudağına kaldır
Egolar aç kalmış, dört döner baldır
Sıkı tutun bana, ölçeğim kaygandır
Nasıl soluyacaksın buna dayanamazsan?
Ruh işleri beden işlerine karışır Okumaya devam et
Koyuşuyorsan koyuşuyorsun — Reggie Watts
Koyuşuyorsan o halde muhtemelen koyuşuyorsun
Koyuşuyorsan o halde muhtemelen koyuşuyorsun
Koyuşuyorsan o halde muhtemelen koyuşuyorsun
Koyuşuyorsan o halde muhtemelen cinsel münasebettesin
Koyuşmuyorsan o halde herhalde koyuşuyor değilsin
Koyuşmuyorsan o halde katiyen koyuşuyor olamazsın
Koyuşmuyorsan o halde koyuşmuyor olman yüksek ihtimal
Koyuşmuyorsan o halde cinsel münasebette değilsin canım Okumaya devam et
Direnç, Israr, Direşim — Jacques Lacan
2’nci seminere göre (19 Mayıs 1955) direnç analiste ait bir yanılsamadır, asıl konu öznedeki semptomun/arzunun ısrarıdır (resistance → insistence):
Size demin açtığım perspektifte direnci siz kışkırtırsınız. Demin duyduğunuz anlamda direncin, yani direnen direncin, direnmesinin tek nedeni sizin üstüne basmanızdır. Özneden yana direnç yoktur. Semptomdaki ısrarı serbest bırakmaktır söz konusu olan… (s. 284)
Tek bir direnç vardır, o da analistinki. Neyle uğraştığını anlamadığı zaman direnir analist. Yorumlamayı, özneye filanca cinsel nesnede neyi arzuladığını göstermek sandığı zaman, neyle uğraştığını anlamıyordur. Yanılıyordur. Nesnel olmak sandığı şey düpedüz soyutlamadır. Eylemsizlik ve direnç durumunda olan analisttir.
Oysa özneye, tam anlamıyla varoluşun berisinde olan ve bu yüzden ısrar eden şu arzuyu adlandırmayı, dile getirmeyi, varoluşa çıkarmayı öğretmektir söz konusu olan. Arzu adını söylemeye cesaret edemiyorsa, özne henüz o adı su yüzüne çıkarmamış olduğu içindir. (s. 285, çev. Savaş Kılıç)
“Çalınmış Mektup” seminerine göre (26 Nisan 1955) semptomatik ısrarın nüvesinde direşim veya direşkenlik vardır (insistence → persistence):
Aslında sadece simgesel zincirin lüzumlarına dayanan (ve tanımsızca askıda kalan) korunum örnekleri, yani yukarıda verdiğim gibi örnekler, bilinçdışı arzunun yok edilemez direşkenliğinin nerede konumlandığını kavramlaştırmamıza müsaade eder; kulağa ne kadar paradoksal gelirse gelsin, bu direşkenlik Freud’un kendi öğretisinde en büyük ısrarla öne sürdüğü özelliklerden birisidir. (kaynak)
Bkz “The Sisterhood of Humanity”, “Direniş ve Direşim: Horgörgü/Hoşgörgü ve Haysiyetmezlik”
Aklım nerde benim? — Pixies
Aaa – Dur!
Bacakları kaldır ve başını yere koy
Dene bu numarayı hadi çevir bakalım
Başın göçecek, içinde bir şey yok ki
Ve soracaksın kendine
Aklım nerde benim?
Aklım nerde benim? Okumaya devam et
Fırtınayı sürenler — The Doors
Fırtınayı sürenler
Fırtınayı sürenler
Doğduğumuz bu eve doğru
Atıldığımız bu dünyaya doğru
Kemiksiz köpek gibi, kiralık aktör gibi
Fırtınayı sürenler Okumaya devam et





























