Sağanak yağmur dinmezse bu set çökecek
Sağanak yağmur dinmezse bu set çökecek
Bu set çökerse yatacak yerim kalmaz
Huysuz ihtiyar settir beni ağlatıp inleten bana hissettiren
Huysuz ihtiyar settir beni ağlatıp inleten bana hissettiren
Dağlı adamı evinden kaçırmak gelir bu setin elinden
Öyle ya, öyle ya, öyle ya, öyle
Sana da kötü hissettirmez mi
Evin yolunu bulmaya çalışırken
Ne yana döneceğini şaşırmak
Güneye insen yapacak iş yok
Kuzeye Şikago’ya gitsen…
Ya, ya, ya, hey
Ağlamak yaramaz ki, duadan da hayır gelmez
Ağlamak yaramaz ki, yok, duadan da hayır gelmez
Bu set çökerse taşınmak zorundasın anacım
Dün gece sabaha kadar o sette oturup inledim
Dün gece sabaha kadar o sette oturup inledim
Yavuklumu ve mutlu evimi özledim
Ohoo!
Ya, ya, ya, öyle
Ya, ya, ya, öyle
Ohoo!
Gidem
Şikago’ya gidem ben
Şikago’ya gidem
Yok gelemezsin ki benle sen
İnem, ineyim hadi
İnem, iniyorum bak
İnem, ineyim
İnem, ineyim
Hadi…
İnem, ineyim haydin
İnem, ineyim haydi
İnem, ineyim hadi
İniyom bak, indim, in- in- in- indim bak
Ohoo!
(When the levee breaks)
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
his-settir kaygıyı zaptetmek için






























Geri bildirim: Arzumman — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Termodinamik üzerine — Jacques Lacan | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Özne analizde olsa olsa menüsünü düzenleyebilir — Jacques Lacan | YERSİZ ŞEYLER