Niçe hakikatle varoluşu Dayanısoslamak, Sevfelek budur işte! — Friedrich Nietzsche

Beni ikrara götüren yol. Bugüne dek anlayıp yaşadığım kadarıyla felsefe, bile isteye varoluşun en horlanıp aşağılanan yanlarına yönelmektir. Bu buzullu ve kumullu uzun yürüyüşten edindiğim tecrübe sayesinde bugüne kadarki felsefelere farklı bir gözle bakmayı öğrendim: Felsefenin saklı tarihi, o büyük isimlerin halet-i ruhiyesi bana malum oldu.

Nice hakikate dayanabilir bir ruh, nice hakikate cüret eder? İşte benim asıl değer kıstasım bu oldu. Savrulmak korkaklıktan gelir. Bilebilginin her başarısı cesaretten gelir, kendine karşı elini korkak alıştırmayıp temiz tutmaktan gelir. Beni yaşatan deneysel felsefe en köklü hiççilik mümkünatlarına bile feraset gösterir; tabi o inkârcı anda, olmazlıkta, hayır’da, nah’ta mıhlanmak için değil. Onun derdi karşı yakaya geçmektir, dünya halini Dionysoslayıp olumlamaktır, eksiltmeden, istisnasız, seçmecesiz. Sonsuz devredir: Aynı şeylerdir, birbirine dolanıp düğümlenmiş hep o aynı mantık ve saçmantıktır. Bir filozofun erebileceği en üstün hal, varoluşu Dayanısoslamaktır; işte ben buna sevfelek diyorum (amor fati).

O zaman anlarsınız ki bugüne dek inkâr edilen varoluşlar lüzumlu olmanın yanısıra arzunuza da layıktır: Ve bu liyakat yalnızca bugüne dek olumlanan yanlar bakımından olmayıp (onları tamamlayıcı veya koşullayıcı olmayıp) kendinden menkuldür, onlar varoluşun daha güçlü, daha verimli, daha sahi yanlarıdır, iradeyi netleştiren yanlardır.

Elbette varoluşun bugüne dek olumlanan yegane yanını gözden geçirmek de bu işe dahildir; o değerlenişin kaynağını algılamak ve Dionysoslu değerleniş kıstasını neredeyse hiç bağlamadığını anlamak: Orada sahiden neyin ikrarı varsa çekip aldım ve algıladım (bir yanda zahmetçilik içgüdüsü, öbür yanda sürüleşme içgüdüsü, bir de istisnalara karşı çoklaşma içgüdüsü).

Bana sorarsanız, daha güçlü bir insan türü, insanların süregiden yükseliş ve gelişimini bir başka yönden tasavvur etmek zorundadır: Üstün varlıklar, iyiliği ve kötülüğü aşmışlar, zahmetçilik ve sürüleşme ve çoklaşmadan türediği inkar edilemeyecek değerleri aşmışlar. Bu karşı-ülkülerin başlangıcını tarihte aradım (‘pagan’, ‘klasik’, ‘asil’ terimleri yeni baştan keşfedilip sunulacak).

Güç İradesi’nden

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Bkz Beş Amel (derleme)

niet

5 Yorum

Filed under Çeviri