1997’den 2007’ye kadar, ben, Ahmetrıza Celalî, İran’da Doğal ve Teknolojik Kriz Yönetimi alanında bir araştırmacı, hoca ve planlayıcı olarak çalışıyordum. İşyerim sağlık bakanlığıydı, sonra doğal felaket araştırma Enstitüsüne taşındım, ama hem askerî hem de sivil alanlara bağlı çok sayıda akademik araştırma merkeziyle işbirliğim vardı. 2008’de İsveç Stockholm’de Karolinska Institutet’de doktora seviyesinde çalışmaya başladım. Kabul ve vize sorunlarını Dr. Gunnar Ohlen ayarladı, acil tıp bölümünün başkanıydı. Doktora çalışması döneminde zaman zaman ders vermek, araştırma projeleri önermek ve kriz yönetimi programlarına danışmanlık yapmak için İran’a davet edildim. Doktora derecemi almamdan birkaç ay sonra, 2012’de, İran’dayken, askerî merkezden bir kişi benimle irtibat kurdu ve İran’da kalıp pasif savunma ve kontr-terörizm konularını ele alan askerî bir üniversiteye girmem için bir teklif sundu. Öneriyi reddettim ve ona kriz yönetiminde doktora sonrası araştırmacı olarak AB’deki kariyerime devam etmek istediğimi söyledim. Ekim 2012’den 2016’ya kadar İtalya Upo Üniversitesi’nde CRIMEDIM’de doktora sonrası araştırmacıydım. Çeşitli eğitim ve araştırma programlarına katıldım, projelerden üçünü Belçika Brüksel AB araştırma komisyonu vermişti. Bu üç proje, AB ülkelerinde (mesela İtalya, İspanya, Fransa, BK, Almanya, İsveç, vb.) kriz yönetimi, eğitim, kontr-terörizm ve CBRNE [kimyasal, biyolojik, radyolojik, nükleer ve patlayıcılar] konularında sağlık sistemiyle ilgiliydi. Buna koşut olarak, kriz yönetimi ve pasif savunma programlarına katkı yaparak İranlı Üniversite ve araştırma merkezleri ile hâlâ işbirliklerim vardı, bunların hepsi kamusaldır ve güvenlik açısından sınıflandırılmamıştır.
Category Archives: Çeviri
İranlı bilimciye ölüm cezası verildi — Michele Catanzaro

Casusluktan mahkûm edilen araştırmacı Ahmetrıza Celalî’ye 21 Ekim’de ceza verildi. Fotoğraf: Vida Mehrannia
Michele Catanzaro — 23 Ekim 2017 — Tabiat
Felaket tıbbı araştırmacısı Ahmetrıza Celalî’nin ölüm cezasına karşı temyize başvurmak için 20 günü var.
Tahran’da bir yargıç İranlı araştırmacı Ahmetrıza Celalî için ölüm cezası emri verdi, karısına ve İtalya’dan diplomatik kaynaklara göre.
Celalî İsveç Stockholm’de Karolinska Enstitüsü ve İtalya Novara’da Doğu Piedmont Üniversitesi’ne bağlıdır. Ailesiyle İsveç’te yaşayan Celalî, Nisan 2016’da Tahran’a yaptığı akademik bir ziyaret sırasında tutuklandı ve “düşman bir hükümetle işbirliği yapmak”la suçlandı. Celalî, silahlı terörizm ve radyolojik, kimyasal, biyolojik tehditler karşısında hastanelerin vereceği acil tepkilerin iyileştirilmesi konusunda çalışır.
İran devrim mahkemesi yargıcı Abolqasem Salavati’nin yürüttüğü duruşmayı takiben Celalî casusluktan mahkûm edildi ve 21 Ekim’de ölüm cezasına çarptırıldı, Celalî’nin karısı Vida Mehrannia’ya ve İtalya’dan diplomatik kaynaklara göre. Dediklerine göre cezaya karşı temyize başvurmak için 20 günü var.
Ahmetrıza Celalî için Çağrı — 75 Nobel Lovratı
Sör Richard Roberts
Baş Bilim Memuru
1993 Nobel Lovratı
Fizyoloji veya Tıp
17 Kasım 2017
Büyükelçi Gholamali Khoshroo
Birleşmiş Milletler İran Misyonu
622 Üçüncü Bulvar, 34’üncü Kat
New York, NY 10017
Re: Ahmetrıza Celalî için Çağrı
Sayın Büyükelçi Khoshroo:
Alfred Nobel’in iradesine göre insanlığa en büyük faydayı sağlamaya derinden adanmış bir insan (ve örgüt) grubunun üyeleri olarak, bizim gibi sadık bir araştırmacı olan İranlı felaket tıbbı bilimcisi Ahmetrıza Celalî ölüm cezasıyla tehdit edilirken sessiz kalamayız.
Uluslararası haftalık bilim dergisi Tabiat’taki (23 Ekim 2017) raporlara https://www.nature.com/news/iranian-scholar-sentenced-to-death-1.22875 ve diğer kaynaklara göre, Ahmetrıza Celalî 20 Ekim günü düşman bir hükümetle işbirliği yapmakla suçlandı ve ölüm cezasına çarptırıldı.
Hayat hayattır — çeviri derlemesi
Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Hayat hayattır) okunabilir.
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
İçindekiler
— Mutlu Kimyasallarınızı Hacklemek: Dopamin, Serotonin, Endorfinler & Oksitosin (Thai Nguyen)
— İlişkisizliğin kabullenilmesi (Alenka Zupančič)
— Bir şeyin bilinçsizliğinde olmak (Alenka Zupančič)
— Bilmek ve cinsel ilişkinin yokluğu (Alenka Zupančič)
— Kadın sorunu, tam keyif ve lathouse’lar (Slavoj Žižek)
— İşaret Değeri Üzerine (Slavoj Žižek)
— Bir Leninist gözüyle işaretler (Slavoj Žižek)
— Hayat hayattır (Laibach)
— Bitkiler Mantarlarla Eşyaşam İçinde Olduğunda Daha Dayanıklı Oluyor
— Mikorizalar bitkilerinizin beslenmesine yardım eder (Greg Quinn)
— Kendi Başınıza Mikoriza Yaratmak (Aaron Miller)
— Devlet (Laibach)
— Bu akıl hastası BE bunağını ateşle terbiye edeceğim (Kim Jong-un)
— Kuzey Koreli Dışişleri Bakanına Göre Trump Ülkesine Savaş İlan Etti (Hamish Macdonald)
— Savaş (Laibach)
— Etkileşimlerde Enformasyon Karmaşıklığı (Dr. Işık Barış Fidaner)
Mutlu Kimyasallarınızı Hacklemek: Dopamin, Serotonin, Endorfinler & Oksitosin — Thai Nguyen

Thai Nguyen — 14 Ekim 2014 — Ütopyacı Hayat
Para ağacınız olmayabilir ama mutluluk ağacınız olabilir. Dopamin, Serotonin, Oksitosin ve Endorfinler mutluluğunuzdan sorumlu olan dörtlüdür. Birçok durum bu nöroileticileri tetikleyebilir, ama yolcu koltuğunda oturmaktansa bilerek onların akmasına sebep olmanın yolları vardır.
Bir Leninist gözüyle işaretler — Slavoj Žižek
Kriz & Eleştiri dergisinin 7 Kasım 2017’de yayınlanan “Bolşevik devriminin yüzüncü yılı” sayısında Slavoj Žižek’le yaptığı röportajdan küçük bir kısım.
IBF
Kriz & Eleştiri: Tarihsel maddecilik genelde her bir tarihsel dizilişin maddeci temelinin eleştirel analizini yapmakla ilgilenir, devrimci eylem imkanını açacak toplumsal çelişkileri arar. Ama toplumsal-tarihî durumların maddeci belirlenimlerinin analizi her bir konjonktürdeki tarih tecrübesinin –yani şu veya bu tarihsel döneme özgü imkansızlıkların– analizini de içermelidir, çünkü yeni (olası) politik öznelerin ortaya çıkması verili bir devrimci özneleşme imkanını faaliyete geçirmeye yetmez. Geç kapitalist söylemin hegemonyasının ve “tarihin sonu” ideolojisinin ötesinde, Rus Devrimi’nden sonra tarihsel zaman tecrübemizin değiştiğine dair işaretler var mıdır? Bu devrim hakiki bir tarihsel kırılmayı ve kopuşu temsil eder mi? Öyle ki günümüzde tüm özgürleştirici politik faaliyet ve stratejide dikkate alınmak zorunda mıdır? Okumaya devam et
Kendi Başınıza Mikoriza Yaratmak — Aaron Miller
Aaron Miller — 28 Mart 2014 — motherearthnews.com
Bu makaleyi yazmak için oturduğumda toprak besin ağının derinlerine dalmak istedim. Farklı bakteri ve mikorizaların bitki ve ağaçlarla birlikte çalışarak onların kendi daha iyi ve güçlü versiyonlarını çıkarmalarına yardım etmelerini baştan aşağı ele almak istedim. Kendim ilham aldığım gibi size de ilham vermek istedim. Sonra fark ettim ki böyle yapmakla ortalıkta zaten bulunan bilgileri tekrar etmiş olacaktım. Bu harika bilginin kaynaklarına atıf yapmakla ve kendi sesimle yeniden yazmakla kalacaktım. Benim için de sizin için de sıkıcı olurdu bu.
Mikorizalar bitkilerinizin beslenmesine yardım eder — Greg Quinn
Greg Quinn — finegardening.com

Toprağınızda olabilecek en değerli organizmalardan birisi Yunanca’da “mantar kök” anlamına gelen mikoriza adıyla bilinen mantardır. Mantarın tam adı gelecek kokteyl partinizde iyi bir izlenim verecektir: vesiküler-arbüsküler mikoriza (VAM), her bahçıvanın yakından tanıması gereken bu mantarın süslü adı.
Mikorizalar çoğu bitki köküyle incelikli eşyaşam ilişkileri kuran mantarlardır. Sebze, çiçek, funda ve ağaçların köklerini işgal eder; onları birbirlerine bağlar; ve hyphae denen ipliklerini kolonize ettikleri köklerden 200 kat daha uzak topraklara gönderir. Mikorizanın bu daha geniş alanda daha iyi su ve besin (özellikle de fosfor) toplayıp köklere geri götürme yeteneği vardır. Bitki bu hizmet karşılığında mantarın gereksindiği glukoz ile ödeme yapar.
İlişkisizliğin kabullenilmesi — Alenka Zupančič
What is Sex? kitabından küçük bir kısım.
IBF
Özgürleşme çoğu zaman kendimizi (toplumsal) ilişkisizlikten kurtarmak olarak –ya da İlişki İdeali’ne (ulaşılamaz da olsa) yakınlaşmak olarak– kavransa da, Lacan bize çok farklı bir bakış açısı sunar. İlişkisizliği ortadan kaldırma (ve onu bir İlişki’yle değiştirme) amacı aslında tüm toplumsal baskıların alametifarikasıdır. Cinsel fark ve kadınların ezilmesi bunun çok iyi örnekleridir. En ezici toplumlar her zaman cinsel ilişkinin varoluşunu aksiyom olarak ilan eden (dayatan) toplumlar olmuştur: “ahenkli” bir ilişkinin önkoşulu (bu ilişkiye karışan) özlerin ve bu özlere bağlı rollerin tam olarak tanımlanmasıdır. Eğer bir ilişki olacaksa, kadınların şöyle şöyle olması gerekir. Yerini bilmeyen bir kadın ilişki imajını (mesela birbirini tamamlayan iki öğenin bütünlüğü, ya da başka türden bir “kozmik düzen”) tehdit eder. Buna karşılık psikanaliz, kadının aslında bu ezici düzenlerin ona atfettiğinden daha başka bir şey olduğunu söylemez, çok daha farklı ve çok daha güçlü bir iddia ile yanıt verir: Kadın varolmaz. (Daha sonra, cinsel fark ya da bölünme üstüne tartışmamızda buna döneceğiz.)






























