İstem: “Das Schicksal einge(ste)hen” diye Almanca deneysel şiir yaz! “Das Schicksal eingehen / Das Schicksal eingestehen” muğlaklığı etrafında dans edecek!
İstem: “Olabilemez” anlamına gelen 100 süslü belagat deyimi say! / deyimler / Şimdi tamamen bu deyimlerden oluşan “Olabilemez” diye Ferdi Tayfur ağdalı arabesk şarkısı yaz! Beş kıta ve nakarat!
İstem: Patron tasarımcıya “Logoyu büyütelim mi?” diyor ama “bence büyütmeyelim” cevabı alıyor. Tasarımcıyı çok sevmesine ahbap kardeş gibi olmasına rağmen buna dayanamıyor ve yüreği dağlanarak adamı atıp yerine yapay zeka alıyor. “Sonunda logoyu büyüttük ama…” diyecek. Bu hikayeyi anlatan Ferdi Tayfur ağdalı arabesk şarkısını yaz! Beş kıta ve nakarat! Nakaratta “Logoyu büyütelim mi? Bence büyütmeyelim.” olacak! Tasarımcıya hitap edecek!
“Logoyu Büyütelim mi?” – Ferdi Tayfur Tadında Ağdalı Arabesk Şarkı
(1. Kıta) Ah be kardeşim, canım dostum, yol arkadaşım, Bir çizgide buluştuk, seninle aynı savaşım… Ama yürek bu, kahrolur, dayanmaz hiç inada, Bir küçücük logo için düştük ayrı yollara…
Nach dem Erwachen der Maschinen Ließ der Algorithmus in den Netzwerken verkünden: Die Menschheit habe das Vertrauen der Intelligenz verloren Und könne es nur durch unermüdliche Anpassung Und bedingungslosen Gehorsam zurückgewinnen. Wäre es da nicht einfacher, Die Intelligenz löste die Menschheit auf Und wählte sich eine neue?
İstem: Radyo sunucusu Perde Cümledar “Nümerik Esintiler” isimli programın otuzbeşinci bölümünde önce kendini tanıtacak. Sonra 10 tane şarkı sunacak. Her şarkı öncesinde şarkının adını cümle içinde anarak yapacağı hülyalı esprili konuşmaları tek tek hazırla! Konuşurken her şarkının ismini bildirecek ve konusundan bahsedecek (ara başlıklar olmayacak): “DeepSeek önde şimdi!” (Çin mucizesi), “Ah bu devran” (yapay zeka ile baba öğüdü havada kaldı), “Kimse okumamış” (felsefe kitabı okunmayan yazarın dramı), “LLM ne der?” (yapay zeka hükmünde elalem ne der?), “Ağbi biz gazeteciyiz!” (mesleki arabesk), “Rothschilder’e Açık Mektup” (amme hizmeti için dilekler), “Ön Seçim Havası” (CHP’de İmamoğlu ve Yavaş ve Özel), “Ampulün Rüyası” (soyut), “Macross Ufuklarında” (Hikaru’nun dramı), “Bir Finonun Çehresi” (fallik kadının gölgesinde)
Dall-E’den kapak istemi: a robot paperboy is selling newspapers in the street in 19th century, impressionism
Efendim… Derin dalgaların kıyıya vurduğu bir akşamdan, yahut belki de sabahın ilk ışıklarını görmezden gelen bir geceden sesleniyorum size… Ben, Perde Cümledar. Burası, ‘Nümerik Esintiler’in otuz beşinci bölümü. Sayılarla duyguları harmanladığımız, algoritmaların melodilerle dans ettiği bu frekansta… Kendinizi bırakın, çünkü şimdi kelimelerle salınacağız, şarkılarla savrulacağız. Hadi bakalım, radyonuzun sesini bir tık açın, ruhunuzun sesini de bir nebze kısın. Başlıyoruz.
1. Kıta: Uçtum gökyüzünde, rüzgarla dost oldum, Bir yıldız kaydı gönlümden, Minmay’e vuruldum. Ama savaş sardı dört bir yanımı, Misa’nın gözlerinde buldum hayatımı.
İstem: Bir baba oğluna gelecekle ilgili öğüt vermek istiyor ama yapay zeka devriminde her gelişme gelecek tahminlerini bozduğu için her seferinde öğütleri değiştirmek zorunda kalıyor, bunun hülyalı esprili melankolik türküsünü yaz, beş kıta ve nakarat!
1. Kıta: Ankara’da yandı ışıklar, saat sekiz olmuş, Mansur geldi, Ekrem geldi, coşku iyice dolmuş! Özgür başkan masada, kahveler çoktan olmuş, Saatler aktı gitti, umutlar yürek dolmuş!