Category Archives: Şarkı

İnceleme — Ağrı

Seni ilk gördüğümde
Kan yürüdü beynime
Hızlandı kalp atışım
Fazlasıyla safmışım

Seni incelemeliyim (4)

Yanıma geldiğinde
Elimi tuttuğunda
Beni ilk öptüğünde
Para yoktu cebimde

Seni incelemeliyim (4)

Ama zaman geçtikçe
Çok banaldın kendimce
Artık senden soğudum
Zaten birini buldum

Seni incelemeliyim (4)

Examination

When I first saw you
Blood marched to my brain
My heartbeat quickened
I was too much naive

I have to examine you

When you came beside me
When you held my hand
When you first kissed me
I’d no money in my pocket

I have to examine you

But as time passed by
I think you were too banal
Now I got away from you
Found someone else anyway

I have to examine you

October 23rd 1999, Evrensel Kültür Merkezi, İzmir

Ağrı (Ache), İzmir Fen Lisesi

2 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Traces — Sakareller

I found something in silence
It has no name, it is not called
It wanders every nook and canny
Seeming unaware of its existence

Traces are there, traces everywhere
I don’t know it itself is where
It stays, it’s tracing there

Don’t try, it won’t understand you
Say whatever comes to your mind

Traces are there, traces everywhere
I don’t know it itself is where
It stays, it’s tracing there

Traces are there, traces everywhere
I don’t know it itself is where
It stays, it’s tracing there

It stays, it’s waiting there

(Turkish)

English: Işık Barış Fidaner

Note: The English translation of the lyrics of a 2009 song that we had rehearsed with Sakareller but never performed for an audience. It was a bit too folksy. Uğur had been threading it with human noise but then he left.

1 Yorum

Filed under Şarkı, Şey

Kusursuz yabancılar — Deep Purple

Hatırlıyor musun adımı benim
Akıp geçerken hayatından
Bin tane okyanus aşmışım
Ve soğuk buz ruhlarını
Ömrüm boyunca
Geçmişinin yankısıyım ben

Zamanda bir anın yankısını geri getiriyorum
Parlıyor uzaktan yüzler
Bin tane savaşçı tanımışım
Ve gülüyorum ruhlar belirdikçe
Ömrün boyunca
Başka bir günün gölgeleri

Ve şayet rüzgarda konuştuğumu işitirsen benim
Anlaman gerekir ki
Böyle kalmalıyız biz
Kusursuz yabancılar

Bu sessiz acı kuyusunun içinde kalmam gerektiğini biliyorum

Bir tel gümüş gökyüzünden sarkıyor
Gördüğünden fazlasına dokunuyor
Zihninde çağların sesi
Gecenin körüyle ağrıyor
Canı kıymetli
Gözyaşların kayboluyor yağan yağmurda

Ve şayet rüzgarda konuştuğumu işitirsen benim
Anlaman gerekir ki
Böyle kalmalıyız biz
Kusursuz yabancılar

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Marş — Leonard Cohen

Kuşlar ötüştüler
şafak sökerken
Baştan başla
dediklerini duydum
Takılıp kalma
geçmiş olana ya da
henüz olmayana.
Ah o savaşlar
gene verilecektir
Kutsal kumruyu
gene yakalayacaklar
alıp satacaklar
ve gene alacaklar
o kumru hiç özgür olmadı.

İmkanı olan çanları titretsin
Kusursuz teklifini sal gitsin
Bir çatlak var
Çatlak var herşeyde
Işık işte böyle girer içeriye

İşaretler istedik
işaretler gönderildi:
ele verdi doğum
tükendi evlilik
Ve elbette dulluk
her bir hükümette —
herkes görebilir işaretleri.

Koşturamam artık
bu kanunsuz kalabalıkla
katiller yüksek makamlardan
dualarını seslendirirken.
Ama çağırmış da oldular
fırtına bulutunu çağırmış oldular
ve benim sesim onlara ulaşacak.

İmkanı olan çanları titretsin
Kusursuz teklifini sal gitsin
Bir çatlak var
Çatlak var herşeyde
Işık işte böyle girer içeriye

Parçaları biriktirebilirsin
ama elde etmiş olmazsın toplamı
Yürüyüşü başlatabilirsin
davulun olmasa da
Her bir kalp, her bir kalp
gelecektir sevdaya
ama mülteciler gibi

İmkanı olan çanları titretsin
Kusursuz teklifini sal gitsin
Bir çatlak var
Çatlak var herşeyde
Işık işte böyle girer içeriye

İmkanı olan çanları titretsin
Kusursuz teklifini sal gitsin
Bir çatlak var
Çatlak var herşeyde
Işık işte böyle girer içeriye
Işık işte böyle girer içeriye
Işık işte böyle girer içeriye

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Little girl — Nazım Hikmet Ran

1956

I am the one knocking the doors
One by one knocking the doors
I am not seen to your eyes
Dead are not seen to your eyes

Since dying in Hiroshima
Has almost been ten years
I am a seven year old girl
Dead children do not grow

My hair caught fire at first
My eyes got burned away
Soon I was a handful of ash
My ash dispersed in the air

I have for myself from you
I have nothing that I want
Can not she even eat candy
This child burnt like paper

I am knocking on your door
Aunt, uncle, give a signature
Let the children not be killed
Let them be able to eat candy

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı, Şiir

Will you play with me — Bülent Ortaçgil

If I were water, if I were fire
If I were the sun in the sky
If I wouldn’t talk, be a rock
Would you still play with me

If I were in silence, be a flaw
If I were the curse in one’s mouth
If I were born as a captive
Would you still play with me

If I wouldn’t be counted, be how many
If I were the power in the soil
If I were a guilt like a dummy
Would you still play with me

Will you play with me
Will you play with me

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Little Things — Bülent Ortaçgil

It’s all little things that wear us out
Little things that shy us away
It’s all little things, little things that pit us against
Little things that reconcile us
Little things, all are littlest things
That orient, that please, that preoccupy us
It’s all short moments, blisses
It’s a hallucination to imagine it to be long
It’s all short moments that we decide
And then that we ruminate as to why for days
Short moments, all are shortest moments
That orient, that please, that preoccupy us
All great dreams, all great dreams that we pursue
And then that we get lost as to where we are
All great dreams that I cannot hold in my hand
That I have never seen, never went through
Great dreams, all are littlest things
That orient, that please, that preoccupy us
It’s all little things that make us fight
Little things that make us agree
It’s all little things that I love you
Little things that I hurt you
Little things, all are smallest things
That orient, that please, that preoccupy us

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Doksanların rüyası Portland’da hayatta!

Doksanların rüyası Portland’da hayatta!
(Portland…)
Doksanların rüyası Portland’da hayatta!
Asla kurumaz dövmenin mürekkebi!

Doksanların rüyası Portland’da hayatta!
Gözlük takar çekici kızların hepsi (evet!)

Doksanların rüyası Portland’da hayatta!
Uyu 11’e kadar,
Cennette olacaksın.

Doksanların rüyası Portland’da hayatta!
(O rüya ha-yat-ta…)

Doksanların rüyası Portland’da hayatta!
Bez gömleğim harika durur hala.

Doksanların rüyası Portland’da hayatta!
Doksanların rüyası Portland’da hayatta!
Doksanların rüyası Portland’da hayatta!

Doksanların rüyası Portland’da hayatta!
Doksanların rüyası Portland’da hayatta!

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Sana Ayna Olacağım — Velvet Underground

Sana ayna olacağım
Yansıtacağım ne olduğunu şayet bilmiyorsan
Rüzgar, yağmur ve günbatımı olacağım
Kapına vurup evdesin diyen ışık olacağım

Sen aklını geceye teslim ettiğini zannederken
İçten içe çarpık ve kaba olduğunu zannederken
İşte burada durayım da kör olduğunu gör
Lütfen bırak ellerini
Çünkü görüyorum seni

İnanması güç, bilmiyor musun
Ne kadar güzel olduğunu
Ama izin vermezsen gözlerin olmama
Karanlıkta bir el, korkmayasın diye

Sen aklını geceye teslim ettiğini zannederken
İçten içe çarpık ve kaba olduğunu zannederken
İşte burada durayım da kör olduğunu gör
Lütfen bırak ellerini
Çünkü görüyorum seni

Sana ayna olacağım

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Şarkı

İnandır beni — Amerie

Adam yok ki piyasada
Sen boş konuşmuyorsun belli
Unutma ki ben fena dolmuşum
Sorular soracaksan eğer
Şapşal bir genç kız değilim
Yani çık o dil döktüğün dünyandan
Rezil rüsva olursun
Dolaplar çevirdiğini görürsem Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı