Yamyamlık Nasıl Prestijli Hâle Geldi: Şov Dünyası, Teori, Sanat Kurumları ve Elit-Tüketim İddialarına Giden Yol

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

👻🪸🐈‍⬛ Phantomoperand 👻🪸🐈‍⬛

(İngilizcesi, Almancası)

Yamyamlık son yıllarda kültürel olarak güçlü hâle geldiyse bunun nedeni kamunun birdenbire belirsiz suç vakalarını incelemeye ya da söylenti arşivlerini didik didik etmeye başlaması değildi. Güçlü hâle geldi, çünkü eğlence kültürü on yıllar boyunca izleyicilere onu nasıl göreceklerini öğretti. Bu eğitim sürecinde yamyamlık kirden, panikten ve açlıktan koparıldı; zevk, zekâ, ritüel, mahremiyet, üslup ve statü olarak yeniden kodlandı. Kültürlü bir katil, yabanıl olandan daha akılda kalıcı hâle geldi. Bir yemek masası, bir mezbahadan daha rahatsız edici hâle geldi. Özel bir öğün, nadir bir şarap, kendine hâkim bir ses, cilalı bir oda, özenle hazırlanmış bir tabak, acele etmeden yapılmış bir espri: insan tüketiminin saygın kültürel tahayyüle giriş yaptığı yüzeyler bunlar oldu. Sonuç yalnızca şok değildi. Prestijdi. (🔗, 🔗)

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Psikosoma Kanalları

(playlist)

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

👻🪸🐈‍⬛ Phantomoperand 👻🪸🐈‍⬛

Psikosomatik semptom, organın bozulmuş sesi değil;
organizmanın içinde bulunduğu sahnenin
bedende kanal kanal konuşmasıdır.

Bedenin sahneleşen yolları

1. Giriş: Neden kanal kavramı?

Psikosomatik semptomlar hakkında konuşurken en büyük sorun, daha en başta yanlış bir soruyla yola çıkılmasıdır. Soru çoğu zaman ya bedende bir bozukluk olup olmadığına, ya da semptomun zihinsel sayılıp sayılamayacağına indirgenir. Böyle kurulduğunda tartışma hemen kısırlaşır. Çünkü semptom ya organın doğrudan sonucu sayılır ya da organla yeterince açıklanamıyorsa ikinci sınıf bir gerçeklik gibi muamele görür. Oysa gündelik klinik deneyim, uzun süreli bedensel yakınmalar üzerine yapılmış araştırmalar ve interosepsiyon çalışmaları birlikte düşünüldüğünde başka bir manzara ortaya çıkar: bedenin içinde olan şey ile yaşanan semptom arasındaki ilişki ne tek çizgilidir ne de yalnız bir organın içine kapanır. Kalıcı bedensel semptomlar, açıklanmış ya da açıklanmamış tıbbi durumlarla birlikte görülebilir; ruhsal sıkıntılarla iç içe geçebilir; bazen bir enfeksiyon, yaralanma ya da kaybın ardından başlar, bazen de daha geniş bir yaşam düzeni içinde yoğunlaşır. Bu yüzden psikosomatik alanı anlamak için önce beden ile semptom arasındaki ilişkinin nasıl kurulduğunu yeniden düşünmek gerekir (🔗) (PMC)

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Quo Vadis, Humanitas? — Uluslararası Teoloji Komisyonu

Magnifica Humanitas

Vatikan’ın manifestosu: QUO VADIS, HUMANITAS?

Vatikan bu yeni metinde, insanı kendi verilmiş doğası, bedeni, ilişkileri ve Tanrı’yla bağı içinden anlamak yerine teknik müdahale ve mutlak öz-belirlenimle yeniden kurmaya çalışan yaklaşımlara itiraz ediyor; özellikle transhümanizmin ölüm, yaşlanma ve bedensel sınırlılığı aşma, insanı teknolojiyle ‘iyileştirip’ yeniden tasarlama ve hatta ölümsüzleştirme hayaline; posthümanizmin ise insanın özgüllüğünü, bedenin anlamını ve insan-makine sınırını eritmesine; insan kimliğinin armağan değil keyfî proje gibi görülmesine; bedenin kabul edilecek bir gerçeklik değil dönüştürülecek ham maddeye indirgenmesine; yapay zekâ, biyoteknoloji ve dijital kültürün insan muhakemesini, özgürlüğünü ve sorumluluğunu aşındırmasına; toplumsal ilişkilerin veri, performans, manipülasyon ve tanınma rekabetine dönüşmesine; doğanın sınırsızca sömürülecek bir kaynak gibi ele alınmasına; dini ve kurtuluşu da dijital araçlarca ikame edilebilecek bir işleve indirgeme eğilimine; seçkinci bir ‘güçlendirilmiş insan’ fikrinin yoksulları, zayıfları ve kırılganları değersizleştirmesine; kısacası insanın yerine daha verimli, daha hesaplayıcı, daha kontrol edilebilir bir varlık modeli koyan ve sevgi, komünyon, yaratılmışlık, ahlaki sınır ve kutsallık boyutunu silen bütün eğilimlere karşı çıkıyor.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Eviri

Boks, Güreş, Judo, Aikido: Aynı Soruna Dört Ayrı Cevap

(playlist)

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

👻🪸🐈‍⬛ Phantomoperand 👻🪸🐈‍⬛

Giriş

Dövüş sanatları çoğu zaman teknik katalogları gibi anlatılır. Hangi sanatta hangi yumruk, hangi atış, hangi kilit, hangi düşürme var diye bakılır. Bu bakış ilk yaklaşım için yararlı olabilir, ama asıl farkı açıklamaz. Çünkü iki sanatın dışarıdan benzer görünen hareketleri, içeride bambaşka mantıklara dayanabilir. Aynı kol hareketi bir yerde darbe hazırlığıdır, başka bir yerde denge bozmadır, başka bir yerde merkez hattını kapatma işidir. Bu yüzden dövüş sanatlarını anlamanın daha iyi yolu, teknik isimlerinden önce şu soruyu sormaktır: Bu sanat çatışma anında asıl neyi çözmeye çalışıyor?

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Bernie Sanders Yapay Zeka’yı İkrar Etti

Bana katıldığınız için çok teşekkür ederim. Yakında, yeni data center’ların inşasına moratoryum getirilmesini öngören bir yasa teklifi sunacağım.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Eviri

Kedinin Uzun Kariyeri: Tapınaktan Podyuma, Freud’dan Matrix’e, Fareden Meme’e

(playlist)

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

👻🪸🐈‍⬛ Phantomoperand 👻🪸🐈‍⬛

Kedinin tarihsel-kültürel kökeni

Kedinin hikâyesi, insanın vahşi bir hayvanı bir gün ansızın evcilleştirmesiyle başlamaz; daha sinsi, daha karşılıklı çıkarcı, daha kentli bir süreçtir. Genetik araştırmalar, ev kedisinin temel atasının Yakın Doğu ve Kuzey Afrika hattındaki yaban kedisiyle, özellikle Felis silvestris lybica grubuyla bağlantılı olduğunu gösteriyor; yani koltukta uyuyan hayvanın soy ağacında baştan beri salon terbiyesi değil, fareye kilitlenmiş ince bir avcı var (🔗) (🔗). Evcilleşme de köpekteki gibi ‘gel komut verelim, görev dağıtalım’ biçiminde ilerlemiyor. İlk tarım toplumları tahılı depolayınca fareler geliyor, fareler gelince yaban kedileri geliyor, insanlar da bu gelişmeyi görünce ‘şu mesafeli yaratık biraz ukala ama işe yarıyor’ noktasına varıyor. Kısacası kedi insanlık tarihine kapıdan değil, ambar deliğinden giriyor. (PMC)

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Börü: Ad, Eşik, Tabu, Meute, Hukuk ve Hafızanın Derinleşen Tarihi

(playlist)

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

👻🪸🐈‍⬛ Phantomoperand 👻🪸🐈‍⬛

Nümerik Esintiler 57: Yapay Zeka Radyo Programı 🤖📻💌

Börü=Kurt ve Yok=Hayır kelimeleri üzerine (Abdülkadir İnan)

(öncesi: Bozkurttan Sokak Köpeğine: Köken, Eşik, Hukuk ve Hafızanın Uzun Tarihi)

Giriş

Kurt ile köpeği yan yana düşünmek, iki hayvanı karşılaştırmak kadar basit bir iş değildir. Asıl mesele, insan topluluklarının kendilerini, kökenlerini, korkularını, sadakat biçimlerini, dışarıyla ilişkilerini, akrabalık sınırlarını, hukuklarını ve hafızalarını hangi hayvanlar üzerinden düşündüğünü anlamaktır. Bu yüzden kurt ile köpek aynı dil alanına girer. Biyolojik olarak yakın, kültürel olarak ise çoğu zaman iki ayrı dünyanın taşıyıcısı gibi görünürler. Kurt dışarının, açıklığın, dağın, yabanın, felaketten çıkışın, yön bulmanın ve ağır tehdidin hayvanıdır. Köpek içerinin, kampın, sürünün, evin, kapının, mahallenin, bekçiliğin, bakımın ve sonunda yönetimin hayvanıdır. Fakat bu ayrım hiçbir zaman tam ve sabit değildir. Biri zaman zaman ana, rehber, yol açıcı ve ata olur; öteki zaman zaman sadık ortak, eşik bekçisi, hizmetkâr, aşağı figür ve hukuk nesnesi haline gelir. Bu yüzden kurt ile köpeğin hikâyesi doğa tarihi kadar dil tarihi, hukuk tarihi, toplumsal korku tarihi ve siyasal tahayyül tarihidir.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Börü=Kurt ve Yok=Hayır kelimeleri üzerine — Abdülkadir İnan

TDK

1. BÖRÜ=KURT. Oğuz boylarından başka eski ve yeni bütün Türk lehçelerinde herkesin bildiği bu yırtıcı yaratığın adı börü~böri olduğu halde Oğuzlar neden buna kurt demişlerdir? Halbuki Oğuzların da bu hayvana börü dahi dediklerini Oğuz özel adlarından, meselâ Alp Arslanın oğlu Börübars gibi adlardan anlamak mümkündür. Gök Türk yazıtlarında ve Uygur metinlerinde bu yaratığa yalnız börü denilmektedir. Oğuzların börü’ye kurt dedikleri XI. yüzyılda Kâşgarlı Mahmut’ta da görülmektedir.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Makale

Allahın sopası yok derler ama Karılar Sopası var!

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

👻🪸🐈‍⬛ Phantomoperand 👻🪸🐈‍⬛

Karılar Sopası, kadınların toplamı değildir. Tek tek kadınların niyeti, ahlâkı, karakteri, zekâsı, iyiliği ya da kötülüğü değildir. Kadınlığın özü hiç değildir. Karılar Sopası, kadın görünürlüğünün erkek bakışıyla birleşerek estetizm tarafından toplumsal disiplin aygıtına çevrilmiş halidir. Mesele kişiler değil, devredir. Mesele, güzelliğin, teşhirin, dikizin, statünün ve arzunun aynı makineye bağlanıp norm üretmesidir. Bu yüzden Karılar Sopası bir sövme değil, bir mekanizma adıdır. Adı serttir, çünkü işlediği şey de serttir. Kibar kavramlar bu düzenin dişlerini göstermeye yetmez. Çünkü burada sadece beden dolaşıma sokulmaz; ölçü dolaşıma sokulur, kıyas dolaşıma sokulur, başarı modeli dolaşıma sokulur, itaat biçimi dolaşıma sokulur, sessiz bir sözleşme dolaşıma sokulur. Göstermek burada yalnızca göstermek değildir; Göstermek bir Sus Payıdır. Ama yalnızca gösteren satın alınmaz; bakan da satın alınır. Erkek bakışı burada serbest bir özne konumu değil, şantajın çevrildiği bir hedef yüzeydir. Görmek ile boyun eğmek, arzulamak ile hizaya gelmek, beğenmek ile yeniden üretmek birbirinden ayrılmaz hale gelir.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Bozkurttan Sokak Köpeğine: Köken, Eşik, Hukuk ve Hafızanın Uzun Tarihi

(playlist)

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

👻🪸🐈‍⬛ Phantomoperand 👻🪸🐈‍⬛

Nümerik Esintiler 57: Yapay Zeka Radyo Programı 🤖📻💌

Börü=Kurt ve Yok=Hayır kelimeleri üzerine (Abdülkadir İnan)

Giriş

Kurt ile köpeği birlikte düşünmek, iki hayvanı karşılaştırmakla sınırlı bir iş değildir. Asıl mesele, insan topluluklarının kendilerini, kökenlerini, korkularını, sadakat biçimlerini, şiddet meşruiyetlerini ve birlikte yaşama düzenlerini hangi hayvanlar üzerinden düşündüğünü anlamaktır. Bu yüzden kurt ile köpek aynı cümlenin içine girer. Biyolojik olarak biri ötekinin atası sayılabilecek kadar yakındır; kültürel olarak ise çoğu zaman iki ayrı dünyanın temsilcisi gibi görünür. Kurt dışarının, açıklığın, tehlikenin, kökenin, dağın, seferin, sınırın ve yeniden doğuşun hayvanı olur. Köpek ise içerinin, kampın, sürünün, evin, kapının, mahallenin, nöbetin, bakımın ve itaatin hayvanına dönüşür. Ama bu ayrım hiçbir zaman tam ve sabit değildir. Tarih boyunca kimi toplumlar kurdu anne, rehber ve ata diye yüceltmiş; kimileri onu şeytanî ve yıkıcı saymıştır. Köpek de kimi yerde dost, bekçi, yol gösterici ve hatta kutsal bir varlık olurken, kimi yerde kir, aşağılık, hizmet ve tasfiye çağrıştıran bir mecaza indirgenmiştir. Bu nedenle kurt ile köpeğin hikâyesi, doğa tarihi kadar siyaset tarihidir; evcilleşme kadar hukuk, halk inancı kadar şehircilik ve dil kadar devlet meselesidir.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Suni muhaberat