Tag Archives: Görce Yazıları

Jaklakanya Seyrüseferi 2: Sizi Öcüleştiren Domuzcuklara (Yerliş Eleştirmenlere) Yem Olmayın — Işık Barış Fidaner

浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞

(öncesi: Jaklakanya Seyrüseferi 1: Jak’la kan kızılı)

19’uncu “…yahut daha beteri” seminerini önceleyen “tuğladan duvarlara konuşmasında” Lacan şöyle der:

Bir bilgi zemini var ki sanki psikanalist oraya hiç tesir edememiş gibidir. Sonuçta düzen böyledir. Bilgi zeminleri öyle akşamdan sabaha değişmez ki! Gelecek Tanrı’nındır, dedikleri gibi, yani şansı yaver gidenlerindir, onlara köşeyi döndüren bir ilhamla beni takip edenlerindir. İşte onlar bir yere varacak, yeter ki domuzcuklara yem olmasınlar. İyi talih dediğim budur (bonne chance). Geri kalanlarınsa talihle hiçbir alakası yok. Onların işlerini otomatizm kararlaştıracak, o da talihin tam tersidir, iyi olsun kötü olsun.

Fransızca bir halk deyimi olan “yeter ki domuzcuklara yem olmasınlar” ifadesi İngilizce çeviride “yeter ki öcülere yem olmasınlar” yapılmış:

si les petits cochons ne les mangent pas
so long as the bogeyman doesn’t get them

Bu ifadeye başvuran Fransız halkı belki sahiden de öcüleri kastediyordur ama konuşan Lacan olunca bu “domuzcuk” imleyenini hafife alamayız. Üç domuzcuk masalını hatırlayın: Orada öcüleşen taraf domuzcuklar değildir, onların evlerini yıkan kurttur (“…yahut daha beteri”).

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey

siz baharsanız biz bahamayız

baharız!
bahtınız mı?

baha masanda bah ama!

haybeden: hey beden!
hype eden heybeden

bahtı yarım baktı yarım:
bak diyarım! bahtiyarım Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Anti-şiir

Jaklakanya — derleme

untiYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Jaklakanya) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Öz ne? Çocuk gösterir, Baba imletir

— Matematik: İki Kere İki Dört Ulan!

— Jaklakanya Seyrüseferi 1: Jak’la kan kızılı

— Turist broşürü: Her anlama bir yanlış anlamadır

— Anlatılamayan Şey Sahnelenir: Kelimeler Tamamen Kifayetsiz Değildir

— Babalizan ve Onun Telkinci Babalisti: Güçlü İstek Dışavurumlarına İhtiyaç Mı? Ha? Ne?

— Çift Kabuklu Yavşakça Familyası Nedir?

Diğer derlemeler

栓 : tıkaç

Yorum bırakın

Filed under Kitap

Öz ne? Çocuk gösterir, Baba imletir — Işık Barış Fidaner

Bir çocuk gösterdiği şeyin adını soruyor, babası da cevap veriyor:

Bu ne? / Ağaç. Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Jaklakanya Seyrüseferi 1: Jak’la kan kızılı — Işık Barış Fidaner

浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞

Lacan ülkesinin adını koyalım:

Jaklakanya

Her adlandırmanın modeli bir fişin soketine girişmesidir: Eğer muhatap verilen ismi benimserse (eril) jak (dişil) prize/yuvaya girecektir [1]. O halde her adlandırma şöyle yakarıyordur:

Jak’la kan ya!

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Turist broşürü: Her anlama bir yanlış anlamadır — Işık Barış Fidaner

Atakan Yorulmaz’ın öngörülü bir kararla her anlama bir yanlış anlamadır adını verdiği turistik broşürü okuyanlar sahiden de her teorik bölümde ayrı bir yanılgıyla karşılaşırlar, bu yanılgılar da kimi hakikatleri ortaya çıkarabilir, zira hakikat yanılgıdan ortaya çıkar (la vérité surgit de la méprise) [1]. Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Şey

Yanlı Şanlama — özel sayı

浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞

unti

Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Yanlı Şanlama) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Ve jak prize girer…

— Lütfen Beni Yanlış Anlama (The Animals)

— İhtişam Kutusu (Portishead)

— Psikotarabya (Melanie Safka)

— Sapık Katil (Talking Heads)

— Karma polisi (Radiohead)

— Öz ne? Çocuk gösterir, Baba imletir

— Ünlenmek İmlenmek Değildir: Çoğul Gösteren ve Çoğul İmleyen

— Hemseslenme: İmleme, İmleyiş, İmletim, İmlendirme

— ‘Gösteren’de Yoğunlaşan İmletici Hemseslenme

— Tatlısu Lacancılarının üçkağıdına gelmeyin: Anlamlar hayalidir, Anlama eylemi simgeseldir

— Anlatılamayan Şey Sahnelenir: Kelimeler Tamamen Kifayetsiz Değildir

— Babalizan ve Onun Telkinci Babalisti: Güçlü İstek Dışavurumlarına İhtiyaç Mı? Ha? Ne?

— Yanlış Anlama ve Yanlı Şanlama

— Anlama, Anlaşma, Antlaşma, Anıtlaşma

— Her anlama bir yanılışı anlamadır, Hakikat yanılıştan doğar, Doğru yanılışın doğurusudur, Yanlış doğurunun yanılışıdır

— Yanlışsız hiçbir anlama yoktur

— Her anlama bir anılışa yanlamadır

— Hakikat yanılgıdan ortaya çıkar

— Çift Kabuklu Yavşakça Familyası Nedir?

— Kopya çekme evladım!

— Skandal! Hep kendini atıflayan yazar yapmışlar!

— Turist broşürü: Her anlama bir yanlış anlamadır

— Saçmasapan ve Saldımsalak

— Az Ötede Oynayın! Tatlısu Lacancılarını ve Žižek Bahçesinde Koşturan Köpecikleri Tanıyalım

— Gösterilmekle Özne Olunmaz

— Parmakla gösterme bir işarettir

— Signifier Neden Gösteren Değil İmleyen Olarak Çevrilmeli

— Neden, Sebep, Gösteren, İmleyen

— Başgösteren ve Esas-İmleyen: Köstebek ve Mürekkepbalığı

— Sahilik Arayışı İmleyen İşçilerine Emanettir

— İmleyen olarak hiyeroglif (Jacques Lacan)

— Ignorance’a Cehalet Değil Bilmezlik Denmelidir

— Bu malumat beni çarptı: Dr Forsyth, Herr von Vorsicht, Feraset Efendi (Sigmund Freud, Maria Pierri)

— Arzumman adalarını Segoy derinlerden su yüzüne çıkardığı zaman herşey kendi sahi adını taşırdı (Ursula Le Guin)

— Zhuangzi düşünde kelebekken kimseye hitap etmez (Jacques Lacan)

— Tezahürriayet: İhtizaz ve İhtisar

— İhtizazın İhtisarı: İhtişaman Tırtılı ve Kelebeği: İhtiyaratılış ve İhtiyaçılış

— Koç (hayvancık): Tosbağa, Kıstas, Şofar

— Saçmantıklı Bilmece

— Aslan (hayvancık) vs. Zan Davulcusu

— Entropi: İz’in İhtişamı (Jacques Lacan)

Diğer derlemeler

荣 : şan, ihtişam

7 Yorum

Filed under Çeviri, Kitap

Babalizan ve Onun Telkinci Babalisti: Güçlü İstek Dışavurumlarına İhtiyaç Mı? Ha? Ne? — Işık Barış Fidaner

Özgür Öğütcen Lacancı Başlangıçlar‘da analistlere “ölçülü telkin” telkin eder:

[Analizan] ne söylediğini bilmediğini gitgide daha fazla oranda gördükçe henüz bilmediği şeyler olduğunun da gitgide daha fazla farkına varır. Bu noktada ya bunları daha fazla bilmek için ilerler ya da buradan ileri gitmez, bazı kişiler bu noktada analizi bırakabilir. İşte burada analistin analizanın bu noktadan geri dönme eğilimi karşısında ona destek çıkması, analizine devam etmesini istediğini belirtmesi daha da çok gerekir. Çoğu analizanın analistin onların psikanalize devam etmesi yönündeki isteğinin güçlü dışavurumlarına ihtiyacı vardır. O zaman analitik eylem hem analizanın hemde analistin tarafında birtakım öğeler içerir. Analizan kendi bilinçdışıyla ilgili bilmediği bir sürü şey olduğunu görünce bunları bilmek ister. Böylece başka bir konuma ulaşır: arzulayan-bir-özne olur. (s. 151-152)

Burada anlatılan durumu iki kelime oyunuyla kolayca dile getirebiliriz:

Psi kanal iz: Analizanın psikolojisi yani halet-i ruhiyesi aktarım kanalından geçerek gizemli izler bırakmış ve onu şaşkınlığa sevk etmiştir.

Psi kanal itik: Aktarım kanalı üzerinden semptomun iteklemesiyle beliren bu malumat fazlaları (surplus-information) yorumlanmaya uygundur. Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Şey

Anlatılamayan Şey Sahnelenir: Kelimeler Tamamen Kifayetsiz Değildir — Işık Barış Fidaner

hylas

Ben her zaman hakikati dile getiririm. Hakikatin tamamını değil, çünkü tamamını söylemenin bir yolu yoktur. Tamamını söylemek harfiyen imkansızdır: kelimeler kifayetsizdir. Yine de bu imkansızlık yoluyla hakikat gerçeğe tutunur. (Lacan, Televizyon)

Bir Lacancı eğer bu alıntının son cümlesine henüz varamamışken ‘Aman tanrım kelimeler nasıl da kifayetsiz!’ diye takılıp kaldıysa muğlaklık havuzunda oynaşan bir tatlısu Lacancısı olmuş demektir, yani kendi çapında takılan bir su perisi veya ‘güzel can’ (beautiful soul, belle âme, schöne Seele) kılığında şöylemesine şarkılar mırıldanarak (di)yosunlu sularda dans eder:

İstediğim her ne varsa / İhtiyacım olan ne varsa / Burada kollarımda / Kelimeler çok gereksizdir / Zarar verirler olsa olsa / Verilen sözler / Bozulmak içindir / Hissiyat yeğindir / Kelimeler hafif / Kalıcıdır hazlar / Bir de acılar / Kelimeler anlamsızdır / Ve unutulabilirler
(Depeche Mode, Sessizlik Ne Güzel / Enjoy the Silence)

Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Şey

Matematik: İki Kere İki Dört Ulan! — Işık Barış Fidaner

— İki kere iki dört ulan!
— Madem öyleyse neden ‘ulan’ buyurdunuz?

Bir önerme size cebren iteleniyorsa onun ardında bir iğdiş kompleksi olduğunu sezmeniz doğaldır:

— İyi de neden inanayım ki buna?
— İşte ben söylüyorum ya! (fallus bende işte baksana!)

Cebren itelenen önermeler Ego inşası ve erkeklik ispatıyla iç içe geçmiştir: Konu ne olursa olsun kabul ettirmek için öne sürülen her savda örtük bir savaş tehlikesi sezilebilir.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey