Tag Archives: Lacan Dersleri

Muhataplık ve Dört Söylem — Işık Barış Fidaner

浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞

(Lacan: Muhataplık ve Dört Söylem)

Birinin bize söylediği bir şeyi iyi duyamadığımızda “Ne?” diyerek tekrarlanmasını istersek kabalık etmiş oluruz, nezaket icabı “Efendim?” diyerek tekrarlanmasını istememiz gerekir. Türkçeye özgü bu detay, muhataplığın yetkilenme ile ilişkisini gösteriyor. “Muhatap” kavramının Türkçede özel bir yeri olması da bununla ilgilidir.

Okumaya devam et →

28 Yorum

Filed under Şey

Hep Sonradan: Entropi ve Feda — Işık Barış Fidaner

浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞

(Robot şarkı)

tdworld_20573_lightbulb_getty

Bir ampul düşünün. Ampule verdiğiniz elektrik enerjisinin bir kısmı aydınlanma için kullanılır. Bu kısım, enerjinin “işe yarar” bölümüdür. Verilen enerjinin başka bir kısmı ise ısı halinde ampulün çevresine yayılarak kaybedilir. Bu ikinci kısım, enerjinin “işe yaramaz” bölümüdür. Her ampulde ve her sistemde bu ikinci kısmın ister istemez kaybedilmesi, “entropi” kelimesi ile belirtilir.

Okumaya devam et →

27 Yorum

Filed under Şey

Ignorance’a Cehalet Değil Bilmezlik Denmelidir — Işık Barış Fidaner

浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞

(Bilmezlik (ignorance))

Lacan’da Bilmezlik Tutkusu Üzerine (Nümerik Söylemler) 🎙️

Lacan üç tutkudan bahseder: sevgi, nefret ve bilmezlik tutkuları [1]. Bu üçüncü tutku Türkçe literatürde “cehalet tutkusu” adıyla yer etmiştir. Muhtemelen dramatik etkisi nedeniyle tercih edilen bu adlandırma fol [2] ve yanlıştır.

Lacan’a göre cehalet “kaba bilmezlik”tir (crass ignorance, l’ignorance cràsse) ve “öğrenilmiş-eğitilmiş bilmezlik”ten (learned-trained ignorance, docte ignorance) ayırt edilmelidir. Lacan cehaletin ayırt edici özelliğini şöyle tanımlar: Kaynaklarına yönelik eleştirilerin dişleri, cehaletin (kaba bilmezliğin) yüzeyini bile çizmemiştir (Écrits, sf. 409). Öğrenilmiş bilmezlik ise cehaletten çok farklıdır ve psikanaliz için büyük önem taşır: “Analiz kendi ölçüsünü yalnızca öğrenilmiş bilmezliğin yollarında bulur.” (Écrits, sf. 300)

Okumaya devam et →

21 Yorum

Filed under Şey

Fallusun İmletimi — Jacques Lacan

浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞

“Fallusun İmletimi” makalesinin McGowan alıntısında geçen paragraflarını çevirdim:

“Öteki’nde o konuşur” dediğimde, “Öteki” sözcüğü ile, konuşmaya başvurunun rol oynadığı herhangi bir ilişkide bu başvurunun uyandırdığı yeri adlandırıyorum. Öteki’nde onun konuşmasının nedeni, özne onu kulağıyla işitse de işitmese de, öznenin kendi imletici yerini, herhangi bir imlenenin uyanışının mantıken öncesinde, burada bulmasıdır. Onun o yerde (yani bilinçdışında) ifade verdiği şeyin keşfi, onun nasıl bir bölünme (Spaltung) pahasına teşkil edildiğini kavrayabilmemizi sağlar.

Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Çeviri

Fallusun İmletimi: İhtiyaç, Talep, Arzu — Todd McGowan

浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞

🎵 Tod MacGowan had a talk 🤠👻

Lacan’ın “Fallusun İmletimi” makalesi üzerine Todd McGowan’ın yazısından:

İmleyenin imlenen üzerindeki önceliği, öznenin anlamın merceğinde kendisini görmeden önce büyük Öteki’nde bir yer sahibi olmasında tezahür eder (579, 1). İmletim özneyi böler: Konuşan ben, hakkında konuşulan ben’den ayrıktır. Yahut, Lacan’ın kendi deyişiyle, söyleyişin öznesi, söylenenin öznesi ile aynı değildir. Bu bölünme özneyi kendisinden ayırarak bilinçdışına biçim verir. İmleyenin vurgulanması Lacan’ın özneyi bölünmüş olarak tanımasını sağlar, bu da iğdişi tarif etmenin bir başka yoludur.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Signifier Neden Gösteren Değil İmleyen Olarak Çevrilmeli — Işık Barış Fidaner

浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞

(İmleyen (signifier))

Lacan’da İmleyen Üzerine (Nümerik Söylemler) 🎙️

Uzun zamandır Lacancı çevre-çevirilerde signifiant-signifier için çoğunlukla “gösteren” kelimesi kullanılıyor. Ben de ilk başta bunu böyle öğrenmiştim ve Yersiz Şeyler’deki ilk çevirilerimde “gösteren” kelimesini kullandım. Ama daha sonra bazı kitap çevirilerinde (mesela Cinsiyet Belası‘nda) kullanılan “imleyen” kelimesinin signifier’ı daha iyi karşıladığına karar verdim ve signifier’a “imleyen” demeye başladım. Nedenini açıklayayım.

Okumaya devam et →

28 Yorum

Filed under Çeviri, Şey

Cinsiyet ve Aklın Ötanazisi — Joan Copjec

浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Benim derdim bu: Cinsiyeti kuramlaştırırken bir tür “saf aklın ötanazisi”ne düştüğümüze dair büyüyen bir his [1]. Bu son tabiri Kant’tan aldım; aklın antinomilerine (aklın kendi kendisiyle olan iç çatışmalarına) verilebilecek iki mümkün yanıttan birine Kant bu adı vermişti. Akıl, Kant’a göre, kozmolojik fikirlere kendisini uygulamak istediğinde, yani tecrübemizin nesneleri olamayacak şeylere kendisini uygulamak istediğinde, ister istemez çelişkiye düşer. Bu çelişkilerin çözülmez görünmesi karşısında, akıl ya kendi dogmatik varsayımlarına daha sıkıca tutunur, ya da çaresiz bir şüpheciliğe gark olur, ki Kant tutkulu horgörüsünü bu ikinci seçeneğe ayırmıştır. Bana göre cinsiyet üzerine düşünme girişimi de aklı kendi kendisiyle çatışmaya düşürür, ve ben bu çatışma sonucunda karşılaştığımız alternatiflere karşıyım, özellikle de ikincisine, çünkü şu anda dikkatimizi üzerinde toplayan alternatif –en azından eleştirel çevrelerde– budur.

Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Çeviri

Freud ve Siyasallık — Mladen Dolar

浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞

Hiçbir babanın, hükümdarın ya da tanrının kendi işlevine layık olamaması değildir mesele, bizzat simgesel işlevin liyakat gücünü yitirmesidir. Modernliğin yükselişini tarif etmenin birçok yolu ve terminolojisi vardır, bu da ekonomik bir öneri olabilir: Simgesel yetkinin referans noktası olan ölü baba, ebediyete intikal etmiştir. Fakat, yetkinin ufalanması karşısında sevinme zamanı değildir, bu da Grup Psikolojisi‘nin dertlerinden biridir, çünkü kralların devrilmesi ve simgesel yetkinin düşüşünün ardından gelen şey demokrasinin mutlu zaferinin yayılması değil, aksine simgesel babanın alt yüzünün yükselişidir, bunun da psikanalitik adı Üstben’dir (süperego). Bu hüküm daha inatçıdır, onunla baş etmek çok daha zordur. Lacan slogan icat etmekte çok becerikliydi, bu da onlardan bir tanesi: Père ou pire, “Baba yahut daha kötüsü”. Ataerkil egemenlik yeterince kötüydü, ama onun ölümünden sonra karşılaştığımız şey daha bile kötüdür.

UNBOUND Vol. 4: 15, 2008, Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Freud’da siyasallık, masumiyet havası altında en zor, hatta imkansız bir konuyu saklar. İki terim de tekanlamlı olmaktan uzaktır – öyle görünmese de, Freud adıyla ne kastedildiği, ismini saran haleye ve ünlenmesinden çıkan genel yaygaraya rağmen ya da bunlar yüzünden, hiç net değildir … siyasallıkla ne kastedildiği de, insanın sürekli her cepheden her şekil ve boyda siyasete boğulmasına rağmen ya da bu yüzden, hiç ama hiç net değildir. En ince zorluk, ikisinin mümkün kesişimindedir. Konudan söz etmek yerine konu hakkında konuşmanın imkansızlığından söz ederek yapısökümcü bir belagate girişme ayartısı güçlüdür. Bu ayartıya elimden geldiğince direneceğim.

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Çeviri

Hiatus irrationalis — Jacques Lacan

浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞

Terin ve özsuyundan akan bu şeyler,
Fırın ya da kanda doğurduğun biçimler;
Senin selin benim rüyam kadar yoğun değil,
Ve bu bitimsiz arzuyla kavga etmezsem eğer,

Senin suyunu aşar, gölge-düşerim çarpmaya
Nereye çektiyse beni şeytanî zihnimin yükü.
Yalnız biri düşer, tepesinde uçtuğu sert zeminin üstüne,
Kara bahtlı, kör ve sağır, hususi anlam tanrısı.

Ama sözlerin hepsi yok oluverir boğazımda,
Fırın ya da kanda doğurduğun şeyler,
Doğa, – öğenin akışı içinde kendimi kaybederim:

İçimde yanarlarken, kışkırtan şeyler seni,
Terin ya da özsuyunda yoğurulan biçimler,
İşte bu alevle ölümsüz aşığın olurum senin.

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

>>> Robot şarkı 🤖🌈 <<<

ç.n.: Simon McNamee’nin yaptığı yamultucu çeviriyi beğenmeyerek Žižek and the Slovenian School grubunda kendi çevirimizi yaptık:

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şiir