Tag Archives: Muhaberat

Güzel/Çirkin Kilidi: Bönlüğün Hidrofobik İkilenmesi

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🌊➰🧭 AKIŞ 🌊➰🧭

(öncesi: Tatlısu Lacancısı ve Tuzlusu Lacancısı: Denizin Köpüğünden Dağın Karına)

Bönlük, yalnızca cehaletin kaba hali değildir; suyun toprağa değdiğinde içeri giremeyip boncuklanarak kaçması gibi, bilginin zihne değdiğinde tutunamayıp akıp gitmesidir. Bu akıp gidişin derin sebebi, nemsiz dokunun hidrofobik ikilenmesidir: üstte suyu iten parlak bir kabuk, altta suyu matrisin yanından hızla kaçıran gizli baypas yolları. Güzel/çirkin ikilemine kilitlenen toplumlarda zihin dokusu aynı fiziğe bürünür. Parıltılı olan hemen kabul edilir, ‘çirkin’ diye damgalanan baştan reddedilir; arada kalan nüans, pürüz, gözenek, bekleme süresi ortadan kalkar. Oysa suyu tutan da bilgiyi emdiren de tam bu ara kademelerdir.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Tatlısu Lacancısı ve Tuzlusu Lacancısı: Denizin Köpüğünden Dağın Karına

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🌊➰🧭 AKIŞ 🌊➰🧭

(öncesi: Su Yolunda Susuz Kalan Toplum)

Suyu enformasyon, karı bilgi bankası olarak düşündüğümüzde iki tip hemen belirir: tatlısuda oyalanıp tuzluya karıştırmayı marifet sanan gösteri meraklısı ile, açık denizin gürültüsünde çalışıp bardağa tatlı su koyabilen işçi. Birincisi Tatlısu Lacancısı’dır; ikincisi Tuzlusu Lacancısı. Tatlısu Lacancısı’nın dünyasında kar, yani yıllar içinde birikmiş yöntem ve doğruluk, medyatik ısıya tutulup yağmura çevrilir; sel köpürür, alkış yükselir, ovada bir damla su kalmaz. Tuzlusu Lacancısı’nın dünyasında ise denizin tuzu parıltı değil ham maddedir; önce ayrıştırılır, sonra dağların gölgesinde yeniden kristal kar olarak stoklanır ki yaz ortasında bile kaynaklar şakır şakır aksın.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Su Yolunda Susuz Kalan Toplum

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🌊➰🧭 AKIŞ 🌊➰🧭

(öncesi: Güvendiğimiz Dağlara Kar Yağmazsa Ne Olur?)

Suyu enformasyon, dağ başındaki karı bilgi bankası gibi düşündüğümüzde manzara berraklaşıyor. Kar, soğukla ve gölgeyle korunur; birikmesi sabır ister, erimesi ise baharın ritmine bağlıdır. Medyatik yoğunlaşmanın çağımıza özgü ‘son teknoloji yağmur duası’ tam burada devreye giriyor. Anonim kalabalıklar aynı anda aynı göğe bakıp aynı sözleri tekrarladığında, ortaya çıkan ısı ve titreşim karı yağmura çeviriyor. Kar tanelerinin yıllarca biriktirdiği düzen, birkaç gün süren yaygın bir coşkunlukla eriyip dere yataklarına, oradan da denizin tuzlu bedenine karışıyor. Birikim olmadan akış çoğalıyor; akış çoğaldıkça bilgi değil enformasyon büyüyor; enformasyon büyüdükçe, işe yarar düzen dağınık veri gürültüsünde kayboluyor. Sonuç, suyu tutamayan bir zeminin kaçınılmaz kaderi: bönlük.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Hadi ya! 🙂☹️🙂

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🌍☀️ İklim Çöküşü ☀️🌍

Önce küçük bir düzeltme ile başlayalım: iklim çöküşü bir sonraki kuşağı beklemeyi nezaket saymadı, erken geldi ve kapıyı içerden açtı; şehir azıcık kızardı, gök hafifçe pas tuttu, su da çok değil, yalnızca nazlılaştı. Boomer kuşağı balkonda üçüncü dalga kahvesini tartarken dumanın menzili kupaya kadar uzanınca, yüzlerde mütebessim bir şaşkınlık peyda oldu. Hadi ya! tüh, dediler, mevsimler perakende olmuş meğer. Tam bu sırada televizyonun içinden eski bir güven cümlesi yükseldi: ‘Houston, bir sorunumuz var.’ Ne var ki sorun, yalnızca kahvenin kreması kesilmiş kadar hafifti; en azından masadaki anlatı öyle kuruluydu. Arka planda ufak tefek bir orman, evet, yalnızca ufak tefek, kendini ateşe emanet ediyordu; ön planda ise kavuşmuş bir çift birbirinin gözlerine bakıp ‘Her zaman Paris’imiz olacak.’ diyordu. Bu cümle, gerçeklerin hücumunu savuşturan bir tılsım gibi işledi; ne iyi, Paris kalıcıydı, hatta istenirse damakta kalıcı tatlı bir parfüm notası olarak da temin edilebilirdi.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Güvendiğimiz Dağlara Kar Yağmazsa Ne Olur?

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🌊➰🧭 AKIŞ 🌊➰🧭

(öncesi: Dağdan İnip Denize Dökülen Tatlısu)

Dağların sırtına serilen kar örtüsü, insanlığın en eski su kasasıydı. Kışın sessizce biriken bu beyaz sermaye, baharda azar azar eriyerek ovalara can verirdi; nehirler taşmadan beslenir, sulak alanlar nefes alır, göllerin seviyesi korunur, yaz ortasında bile kaynaklar şakırtıyla akardı. Küresel ısınma bu doğal muhasebenin defterini baştan yazıyor. Hava ısındıkça atmosfer daha fazla nem taşıyor, yağışın biçimi kar yerine yağmura dönüyor, yağmur ise biriktiren değil, aceleyle akıtan bir muhasebeci gibi davranıyor. Böylece ‘kışın depola, yazın harca’ düzeni kırılıyor; su bir anda fazlasıyla geliyor, sonra aylar süren bir sessizlik başlıyor. Bu, tatlı suyu tuzlu bedenle karıştırmaya doğru hızlanan entropik bir kayma; ama aynı zamanda gündelik hayatın çok somut sorunlarına dönüşen bir bozulma zinciri.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Dağdan İnip Denize Dökülen Tatlısu

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🌊➰🧭 AKIŞ 🌊➰🧭

Enerjinin her biçimi ama özellikle de işe yarar olanları, zamanla düzensizliğe ve karışmaya doğru akar. Entropi yasasının yalın cümlesi budur. Suyun hikâyesi de aynı yönde ilerler: az tuzlu, duru, dingin ve yer çekimine karşı biriktirilmiş tatlı su; yola çıktığında aşağı havzalara iner, tuzları çözer, karışır, köpürür, sonunda okyanusların coşkun tuzlu suyuna katılır. Bu akış, gezegenin su makinesinin yalnızca fiziksel bir manzarası değildir; aynı zamanda metabolik madde düzeyinde bir ‘karışarak serbest enerji kaybetme’ sürecidir. Aşağıda önce tatlı suyu saklayan bütün coğrafi formları tek tek anlatıyorum, ardından bu tatlı suyu tuzlu suya dönüştüren coğrafi mekanizmaların her birini, yine tek tek ve birbirine bağlanarak açıklıyorum. Maddelemeye gerek yok; su zaten kendi cümlesiyle akar.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Barajın Aynasında Gerçek: Eylül–Ekim Yağışsız, Şehirler Uşak’ın Eşiğinde

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🌍☀️ İklim Çöküşü ☀️🌍

Su birikmesi dediğiniz şey gökten düşen damlaların bir ‘havza’ içinde izlediği yol ve bu yol boyunca hangi ceplerde tutulduğudur: yağmurun bir kısmı toprağa sızarak kök bölgesinde ve yeraltı akiferlerinde depolanır, bir kısmı yüzey akışıyla dere–çay–nehir hattına ulaşır ve barajlarda toplanır, kalan kısmı da yapraklar ve su yüzeyleri üzerinden buharlaşarak ya da bitkilerin terlemesiyle atmosfere geri döner. Toprak bir sünger gibidir; nemliyse daha çok suyu içeri alır, kuruduğunda ilk damlaları geri seker ve su hızla akar gider. Birikmenin özü, yağışın zamanlaması ile depolama kapasitesinin uyumudur: doğru zamanda, yeterince uzun ve sızmaya fırsat veren yağış varsa toprak–akifer–baraj üçlüsü dolmaya başlar; yağış kısa, sert ve aralıklıysa yüzey akışı artar, depolama zayıf kalır. Şehirlerde bu mekanizma şebekeyle birleşir: barajdan çıkan su arıtılır, borulardan evlere gider, borulardaki kaçaklar ve buharlaşma–terleme kayıpları ‘birikmiş’ suyu eritir; yağış yetersizse sistem kendi yağını yiyerek çalışır ve sonunda musluk basıncı düşer.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Hypocritique, Evrensel Olarak Ele Alındığında: Kültürün Çatışmayı Nasıl Bir Belirtiye Dönüştürdüğüne Dair Freudyen Bir Açıklama

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🫣🙃😏 Hypocritique 🫣🙃😏

(İngilizcesi ve Almancası)

(öncesi: Nezaketin Parazitizmi Olarak Slovenly Hypocritique)

Freud’a Göre Semptomların Erotizasyonu: Cinselliği ‘Ana Sebep’ Olarak Görmenin Tehlikeleri

Tez

‘Hypocritique’i herhangi bir yerel çekişmeden soyutlarsak, geriye özgül olarak Freudyen bir yapı kalır: ahlaki incelik bayrağı altında yedek bir tatmin ve ikincil kazanç sağlayan bir belirti. Bu bir öğreti değil; bir oluşumdur. Freud’un terimleriyle, kültürün vazgeçişleri, belirtinin serpilip geliştiği ortamı temin eder; bizlerin ‘anlam’ına duyduğu hayranlıksa onu farkında olmadan besler. Ona, çözümlemenin belirtilere davrandığı gibi davranın: yüceltilmiş nedeni saf dışı bırakın, oluşumu canlı tutan avantajları saptayın ve onu kolektif yaşama bağlayan belirlenimler zincirini çalışarak aşın.

Örnek — Bir kampüs paneli “Karmakarışık bağlama girmeyeceğiz” diye açılır, alkış ışığı yanar ve herkes iyileşmeden ama gururla bez çantalarını sımsıkı tutarak evine gider.

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Nezaketin Parazitizmi Olarak Slovenly Hypocritique

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🫣🙃😏 Hypocritique 🫣🙃😏

(İngilizcesi ve Almancası)

— Why psychoanalysis?
— Rumors cast the shortest shadow as disavowal lets them rot.

— What IS sex?
— The odd one in the ethics of the real.

— What’s in a name?
— A voice and nothing more.

Açık konuşacağım, çünkü bu kavgaya yeni gelenler duman makinesiyle karşılaşmadan önce açıklığı hak eder. Žižek, antagonizmi canlı tutan filozoftur, Frankfurt’ta yaptığı gibi [*]. Bu bir slogan değil; düşünmenin toplumsal olarak yasaklandığı aynı can yakan düğüme tekrar tekrar döndüğü anlamına gelir. Bir üniversite, bir platform ya da bir ahlaki panik ‘bağlam yok, analiz yok’ dediğinde her seferinde analizi yeniden masaya koyar. Bu canlı tekrar ‘aynı kitap’ değildir [*]; dünyanın canını yakan aynı çatlağa sadakattir. Bunun etrafında ise bir küçük işletme sektörü büyüdü, buna Slovenly Hypocritique diyeceğim [*]. Psikanaliz ve eleştirel kuramın dilini konuşur. Kendi inceliğini över. Hatta isimleri teker teker anar: Hegel, Lacan, ‘Gerçek’. Sonra, küratöryel bir gülümsemeyle antagonizmi etkisizleştirir ve bu etkisizleştirmeyi derinlik diye satar.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Çürümüş bir şey var Danimarka krallığında

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🧸🧴🔎 Non-Ofens Gestalt 🧸🧴🔎

Nöbetçi Bernardo: Rüzgâr surları sarsıyor, şuleler titriyor; az evvel yine göründü o meçhul sûret!

Horatio: Şâyan-ı hayret! Gördüm; miğferli, meş’um ve suskun. Dilinin ucunda bir kıvılcım vardı, lâkin… A!

Hayalet: Kul— … —lak… ben— … —gele— … (uzaktan bir düğün borusu, güvercin sürüsü kanat sesi)

Marcellus: Düğün boruları mı? Şimdi mi? Bu saat-i muğlakta?

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Suni muhaberat