Tag Archives: Robodöküm

Kadınlığın Kurulması ve Kırılması

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🌊➰🧭 AKIŞ 🌊➰🧭

(İngilizcesi, Kaynaklar: Artık-Bilgi Üzerindeki Cinsel İktidarlar, Modası Geçmenin Eşiğindeki Kadın Dalgaları: Kâr, Panik ve Sarkaç, Feminizmin Dalgalarını Teknoloji Tarihine Dikişlemek, Kapitone Noktasından Sonra Düğümlenme: Lacan, Sibernetik ve Dört Feminist Dalga, İsevi Ateizm Tezgâh Olarak: Kadınların Dalgalarının Neden Žižek’in Arka Plan Koşuluna İhtiyaç Duyduğu, İkonofil Tezgâhta Kadınlığın Fabrikası: Dört Dalga, Dört İhanet ve Başarısız Barış)

Giriş

Modern tarih, iki farklı simgesel beceri setiyle örtüşen, birbirini izleyen iktidar rejimleriyle damgalanmıştır. Bir tarafta arzuları ve dikkati yönlendirme gücü vardır — başkalarının ne istediğini sezmeye ve sosyal durumları dengede tutmaya yönelik sezgisel, ilişkisel bir zanaat. Diğer tarafta ise resmî kuralları ve prosedürleri uygulama gücü vardır — dünyayı düzenlemek için standartlar, ölçütler ve algoritmalar yaratmanın analitik zanaati. Bu iki kip, sıklıkla kültürel olarak “kadınsı” ve “erkeksi” bilgi edinme yolları olarak kodlanır (gerçekte bireyler ve kuruluşlar bunları harmanlar). Bu rapor, her bir kipin nasıl sırayla egemenliğe yükseldiğini, bu kaymaları yeni teknolojilerin nasıl tetiklediğini ve kadınların rollerinin ve emeğinin bu süreçte nasıl yapılıp söküldüğünü inceler.

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Misak-ı Millî Temelinde Lozan’a İtiraz Eden Siyasi Hatların Kronolojik Tasnifi

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

⏳⛰️🛡️ Süreç Heval ⏳⛰️🛡️

Misak-ı Millî (Ulusal Yemin) olarak bilinen ve Ocak 1920’de son Osmanlı Mebusan Meclisi tarafından ilan edilen altı maddelik kararlar, Türkiye’nin milli mücadelesinde hedef alınan coğrafi sınırları tanımlıyordu[1]. Bu sınırlara göre Osmanlı devletinin Arap çoğunluklu vilayetlerinde halkoyuna gidilecek; Mondros Mütarekesi imzalandığında (30 Ekim 1918) işgal altında olmayan ve “din, ırk ve ülkü birliği bakımından birbirine bağlı, karşılıklı saygı ve fedakârlık duygularıyla dolu Osmanlı-İslam çoğunluğunun yerleşmiş olduğu kesimlerin tamamı… birbirinden ayrılamayacak bir bütündür” (Misak-ı Millî Kararları, 28 Ocak 1920, İstanbul)[1]. 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Barış Antlaşması ise Milli Mücadele sonunda Türkiye’nin yeni sınırlarını ve statüsünü uluslararası alanda tanıdı. Ancak Lozan’da Misak-ı Millî’de öngörülen bazı toprak hedeflerinden feragat edilmesi (örneğin Musul-Kerkük’ün Türkiye dışında kalması, Hatay’ın statüsünün belirsiz bırakılması) ve yeni Türkiye devletinin etnik-dini yapılanmaya dair tercihleri, sonraki on yıllarda çeşitli Türk, Kürt, Arap ve diğer siyasi hareketlerce eleştirildi. Bu çalışma, Misak-ı Millî temelinde Lozan Antlaşması’na geçmişten günümüze itiraz eden tüm siyasi hatların (Türk, Kürt, Arap ve diğer ilgili aktörler) yaklaşımlarını, her birinin kendi resmî veya teyitli metinlerinden alınmış birebir alıntılarla kronolojik olarak sunmaktadır. Alıntılar öncesinde, ilgili açıklamaların tarihsel bağlamı kısaca ve tarafsız bir şekilde belirtilmiştir. Böylece her siyasi çizginin coğrafi sınır anlayışı, millet (ulus) tanımı ve bu çerçevede Kürtler ile Arapları konumlandırma biçimi, doğrudan kendi ifadeleriyle ortaya konulacaktır.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Slavoj Žižek’in ‘Tüm Kürtler Türkiye Altında Birleşse Mükemmel Olmaz mı?’ Fikrinin Kapsamlı Analizi

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

⏳⛰️🛡️ Süreç Heval ⏳⛰️🛡️

(Uçurumun Kenarında: TKP’nin Vertigo Bildirisi, Žižek’in Provokasyonu ve Türkiye’nin Barış-Yeni Osmanlı Düğümü, PKK’nın Feshi Sonrasında Barış Süreci Stratejisi: Çok Aktörlü, Güven Odaklı ve Kapsayıcı Bir Yol Haritası, CHP Neden DEM’le Hiç İttifak Yapamadı? Türkiye Siyasetinde Tabular, Korkular ve Sürpriz Ortaklıklar)

Giriş: Žižek’in Tartışmalı Önerisine Genel Bakış

Slavoj Žižek, 2012 yılında Hürriyet’e verdiği bir röportajda son derece dikkat çekici ve provokatif bir fikir ortaya attı: “Uzun vadede bütün diğer ülkelerdeki Kürtler, Türkiye’nin altında birleşse mükemmel olmaz mı?” ifadesiyle, Türkiye’nin Osmanlı İmparatorluğu’nu andıran çok-etnisiteli bir model altında tüm Kürtleri birleştirmesinin ideal bir çözüm olabileceğini öne sürdü. Žižek bunu dile getirirken bunun “savaşsız çok da mümkün olmadığının” farkında olduğunu vurgulayarak, bu fikri şimdilik ütopik bir “Osmanlıvari” çözüm olarak nitelendirdi (Hürriyet, 2012). Nitekim dönemin entelektüel çevrelerinde bu fikir “Yeni Osmanlıcı” bir hayal olarak değerlendirildi ve yoğun tartışmalara yol açtı[1][2].

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Batı Anadolu Yörük-Zeybek-Efe Kültürünün Derin Yapısı

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🌀🎭💢 Raumdeutung 🌀🎭💢

Batı Anadolu’nun dağlık bölgelerinde tarih boyunca hüküm sürmüş olan Yörük-Zeybek-Efe kültürü, yöre halkının hafızasında derin izler bırakmış, efsaneleşmiş bir gelenektir. Bu kültür, temelde haksızlığa başkaldıran, dağa çıkıp adalet arayan yiğitlerin (zeybeklerin) ve onların lideri konumundaki efelerin etrafında şekillenmiştir. Zeybeklik olgusu, özellikle Osmanlı’nın son dönemleri ile Milli Mücadele yıllarında somut bir güç olarak ortaya çıkmış; sonrasında ise gerçek hayattan folklorik mirasa evrilmiştir. Bu raporda, Ege bölgesinin “efeleri” ve “zeybekleri” etrafında gelişen bu kültürün derin yapısını, somut örneklerle ve tarihsel-antropolojik bir bakışla inceleyeceğiz.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Maraş Depremi Sonrası Sembolizasyon Arızası: Toplumsal Enkazın Analizi

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🌀🎭💢 Raumdeutung 🌀🎭💢

gecmis-olsun

(link, robotcast)

Giriş

2023 yılının 6 Şubat’ında Maraş merkezli peş peşe depremler, on bir ilde yıkıma yol açarak on binlerce can aldı. Fiziksel felaketin ardından ülkede beliren sosyal, politik ve kültürel enkaz, bu raporun odak noktasıdır. Yaşanan travmanın ardından Türkiye toplumu, acıyı kolektif bir anlam çerçevesine oturtmakta zorlandı – adeta bir “sembolizasyon arızası” yaşandı. Bu kavram, büyük bir toplumsal travmanın ortak sembollere, ortak söyleme ve eyleme dökülememesini; acının kolektif hafızada anlamlı bir yere yerleştirilememesini ifade ediyor.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Suni muhaberat

PKK’nın Feshi Sonrasında Barış Süreci Stratejisi: Çok Aktörlü, Güven Odaklı ve Kapsayıcı Bir Yol Haritası

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

⏳⛰️🛡️ Süreç Heval ⏳⛰️🛡️

(link, robotcast, Uçurumun Kenarında: TKP’nin Vertigo Bildirisi, Žižek’in Provokasyonu ve Türkiye’nin Barış-Yeni Osmanlı Düğümü, Slavoj Žižek’in ‘Tüm Kürtler Türkiye Altında Birleşse Mükemmel Olmaz mı?’ Fikrinin Kapsamlı Analizi, CHP Neden DEM’le Hiç İttifak Yapamadı? Türkiye Siyasetinde Tabular, Korkular ve Sürpriz Ortaklıklar)

PKK’nın 40 yılı aşkın bir çatışma geçmişinin ardından 2025’te kendini feshederek silahlı faaliyetlere son vermesi, Türkiye’de tarihî bir dönüm noktası yaratmıştır. Bu gelişme, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda kalıcı barışın tesis edilmesi için eşi görülmemiş fırsatlar sunmaktadır. Elinizdeki rapor, PKK’nın feshi sonrası barış sürecinin nasıl yapılandırılabileceğine dair kapsamlı bir strateji sunmaktadır. Rapor; toplumun tüm kesimlerini içine alan, yapıcı, çözüm odaklı ve karşılıklı güvene dayalı bir barış inşası süreci için somut öneriler geliştirmektedir.

Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Suni muhaberat

IPA/FLŽ: Medyatik Sendromlarla Mücadele Strateji Raporu

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🌀⚔️💫 IPA/FLŽ 🌀⚔️💫

International Psychoanalysis Association / Freudian-Lacanian-Žižekian
IPA/FLŽ — Yeni Bir Psikanalitik Cephe

(İngilizcesi, Almancası, IPA/FLŽ: Medyatik Sendromlarla Mücadele Stratejisi)

Bu strateji raporu, psikoterapistlere dijital çağın ortaya çıkan psikolojik zorluklarını ele almak için zengin, kültürel olarak bilgilendirilmiş bir çerçeve sunar. Medyatik sendromlar kavramını tanıtarak, ekran kültürü, algoritmik etki ve sinematik imgelerin şekillendirdiği rahatsızlıkların nasıl ortaya çıktığını inceler ve klinisyenleri, medya ortamlarının bilinçdışına nasıl sızdığını dikkate almaya çağırır. Psikanalitik kuramdan yola çıkarak, arzu, kimlik ve semptom oluşumunun giderek daha fazla görsel gösteri ve dijital anlatılarla nasıl iç içe geçtiğini ortaya koyar. Rapor, hem derin teorik içgörüler hem de terapötik müdahale için pratik araçlar sunar ve uygulayıcıların, aşırı uyarılmış bir kültür içinde simgesel düşünceye, kırılganlığa ve özgün arzuya alan açmalarına yardımcı olmayı amaçlar.

Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Türkiye Sinemasında 68 Kuşağı Temsilleri: Yeşilçam ve Kızılçam Dönemleri

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🌀🎭💢 Raumdeutung 🌀🎭💢

(link, robotcast)

Giriş: 1968 hareketi, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de gençlik ve toplumsal muhalefet tarihine damga vurmuş bir kuşaktır. “68 kuşağı” denilen bu nesil, öğrenci ve işçi eylemleriyle, anti-emperyalist ve devrimci fikirlerle özdeşleşmiştir. Türkiye sinemasında ve televizyon yapımlarında, bu kuşağın ideallerini ve çatışmalarını taşıyan kurgusal karakterler zamanla ortaya çıkmış; bazen doğrudan bazen de dolaylı ve sembolik anlatımlarla izleyiciye sunulmuştur. Bu kapsamlı incelemede, 68 kuşağını temsil eden semptomatik karakterlerin iki ana dönemde – Yeşilçam Sineması (1980 öncesi) ve “Kızılçam” Sineması (1980 sonrası) – nasıl kurgulandığı ve anlatı stratejilerinin nasıl farklılaştığı ele alınacaktır. Raporda, her iki dönemin tarihsel bağlamı ve estetik yaklaşımları değerlendirilecek; filmler, televizyon dizileri ve dijital platform yapımlarından örneklerle karakter analizleri yapılacaktır. Ayrıca dönemlere göre öne çıkan karakterler tablolar ve listelerle özetlenecektir. Belgesel veya biyografik yapımlar dışarıda tutularak sadece kurmaca evren içinde yaratılmış temsili karakterler incelenecektir.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Mecliste Reform, Dağda Devrim: 1965-1972 Arasında TİP ve Dev-Genç’in Fikir Ayrılıkları

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🌀🎭💢 Raumdeutung 🌀🎭💢

(link, robotcast)

Tarihsel Arka Plan: 1960’ların Devrimci Atmosferi

1960’lı yıllar, Türkiye’de sosyalist fikirlerin ilk kez kitlesel bir zeminde filizlendiği, aynı zamanda radikal gençlik hareketlerinin boy verdiği çalkantılı bir dönemdir. 1961 Anayasası’nın görece özgürlükçü ortamında kurulan Türkiye İşçi Partisi (TİP), işçi sınıfının ve aydınların desteğiyle sosyalizmi yasal siyaset sahnesine taşıdı. 1965 seçimlerinde %3 oy ve 15 milletvekiliyle Meclis’e giren TİP, parlamento kürsüsünden kapitalizmi ilk kez alenen eleştirdi. Bu başarı, emekçiler ve gençlik içinde büyük heyecan yarattı; “Sosyalist Türkiye” sloganları köy kahvelerinden üniversite anfilerine kadar yankılanır oldu. Aynı yıllarda üniversitelerde filizlenen Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF), TİP’in gençlik kolları işleviyle sosyalist fikirleri kampüslere taşıyordu. Ne var ki, 1965-1970 arasındaki dönem “çalkantı, çatışma, tasfiye ve kopuş” kelimeleriyle özetlenecek denli hareketliydi. Sosyalizm ideali etrafında birleşen kuşaklar, yöntem ve strateji konusunda hızla ayrışmaya başladı.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Yapay Zekâ ve Türkiye ile Avusturya’da Z Kuşağının İnisiyasyon Krizi: Žižekçi-Freudyen Bir Analiz

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

⚠️⏳🚪 GEÇİŞ KRİZİ ⚠️⏳🚪

(İngilizcesi, Almancası, Ekrembot’un Gölgesinde: Geçiş Krizindeki Gençlik, Sermaye Boykotları ve Yeni Bir Bilincin İnşası, Z Kuşağı ve Yapay Zeka İkilemi: Türkiye ve Avusturya’da Bir Yetişkinliğe Geçiş Krizi)

Giriş

Geç kapitalizm koşullarında yapay zekânın (AI) hızla yükselişi (Z Kuşağı: Araştırmalar Depresyon Oranlarının Daha Yüksek Olduğunu Gösteriyor) Z Kuşağı için bir tür “inisiyasyon krizi”ne – gençlerin yetişkin sosyal ve ekonomik rollere geçişinde alışılagelmiş yolların köklü bir şekilde sekteye uğramasına – yol açmaktadır. Hem Türkiye’de hem Avusturya’da Z Kuşağı, AI destekli otomasyon ve algoritmik yönetimle dönüşen bir işgücü piyasasıyla karşı karşıya kalmakta, bu da emek ve sermayenin örgütlenme biçiminde sistemsel değişikliklere neden olmaktadır. Geçmişte gençlerin kimlik oluşturmasına ve kariyer ivmesi kazanmasına katkı sağlayan giriş seviyesi işler ve yaratıcı entelektüel roller ortadan kalkmakta, kalan fırsatlar ise çoğunlukla güvencesiz ya da erişilemez hale gelmektedir. Bu rapor, söz konusu dönüşümün ekonomik yalıtım, psikolojik tükenmişlik, motivasyon erozyonu, artan kaygı, duraklamış sosyal hareketlilik ve gençler arasında yaygınlaşan bir geleceksizlik ve yabancılaşma hissi gibi sonuçlarını incelemektedir. Analiz, Lacan’ın yüceltim kuramı ve Seminer VII: Psikanalizin Etiği adlı eserinde ele alınan das Ding (“şey”) kavramı üzerinden, Žižekçi-Freudyen bir mercekten yapılmaktadır. Lacancı terimlerle ifade edersek, gençlerin dürtülerini anlamlı yetişkin projelerine (emek, sanat, bilgi – klasik yüceltim yolları) yönlendirmesine yardımcı olan simgesel yapılar, AI tarafından sömürülmekte ya da içi boşaltılmaktadır. Bunun sonucu olarak, yetişkinliğe simgesel geçiş bozulmakta; birçok Z Kuşağı bireyi, makinaların giderek insan yaratıcılığı ve karar alma alanlarını işgal ettiği bir dünyada amaç bulmakta zorlanan, uzatılmış bir bağımlılık ve kopukluk hâlinde askıda kalmaktadır.

Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Suni muhaberat