Tag Archives: Yerçek

Yerçek — derleme

AdsızYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Yerçek) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Yerçekçi Olalım: Uçmak Düştüğünü Unutmaktır

— Günü ve Geceyi Bitirebilmek: Rahatlar, Rahatsızlar ve Felekten İntikam Almak

— Üç ünlem: Oy Gottenyu! Oh my God! Allah allah!

— Dinler ve Ötekinin Ötekisi

— İptal Kültürü: Sesli İptal (Eritme) ve Sessiz İptal (Buharlaştırma)

— İkrar Özürlü Toplum: ‘Lütfen’ Okuyanlar Lütfen Okumasın!

— Hanımefendinin Erkek Düşmanlığı Kıskanç Beyefendinin “Öteki Erkek” Düşmanlığıdır

Diğer derlemeler

重 : ağır, ağırlık, önem

1 Yorum

Filed under Şey

Yerçekçi Olalım: Uçmak Düştüğünü Unutmaktır — Işık Barış Fidaner

İki önemli rüya tipi, uçma rüyaları ve düşme rüyalarıdır. Uçma rüyası hayallere dalıp gitmektir, düşme rüyası ise gerçekle yüzleşmektir.

Aslında hepimiz her an düşeriz: Hiçbir an geri sarılamaz, hiçkimse geri dönüp sarılamaz, kaçınılmaz ortak istikamet ayrılma ve ölümdür. Ama düşerken gözlerini kapatıp uçtuğunu düşlemek/düşünmek insanın elindedir.

Uçmak düştüğünü unutmaktır. Kuş her kanat çırptığında düşüşünü biraz ertelese de düşmeye devam eder. O halde “uçuşu hatırlamak” düşüşü de hatırlamaktır [1]. Okumaya devam et →

25 Yorum

Filed under Şey

Hanımefendinin Erkek Düşmanlığı Kıskanç Beyefendinin “Öteki Erkek” Düşmanlığıdır — Işık Barış Fidaner

Bir insanın hayatında gördüğü en büyük sevgi kıskançlıkla “öteki erkek”lerden sakınılmak olmuşsa, bu insanın özsaygısını korumak için kıskanılmakla özdeşim kurması ve bir başkasına ait olan “öteki erkek” düşmanlığını şahsen benimsemesi anlaşılır bir durumdur.

Kıskanç beyefendi için “öteki erkek” onun hayallerine dadanan bir hayaletti. Kıskanılmakla özdeşim kuran hanımefendi içinse (1) beyefendi istisnai bir hayalet, kırılmaz hatta görünmez bir hayal olur, (2) “öteki erkek” ise bütün gerçel (actual) erkekleri kapsayan en genel kategori olur. İşte bu ikincisine “kırılgan erkeklik” deniyor. Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Şey

Üç ünlem: Oy Gottenyu! Oh my God! Allah allah! — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Dinler ve Ötekinin Ötekisi)

Bu yazıda üç büyük dinde Tanrı’ya hitap eden üç tane ünlemi ele alacağız:
1) Yahudilerin hitabı “Oy Gottenyu!”
2) Hristiyanların hitabı “Oh my God!”
3) Müslümanların hitabı “Allah allah!” Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey

İptal Kültürü: Sesli İptal (Eritme) ve Sessiz İptal (Buharlaştırma) — Işık Barış Fidaner

“İptal kültürü” denince hedef alınan kişilerin rezil edilerek itibarlarının eritilmesi, yani “sesli iptal” pratiği anlaşılır. Oysa simgesel düzeyde cereyan eden sesli iptali tetikleyen asıl travma gerçek düzeyde cereyan eden sessiz iptaldir, yani buharlaştırmadır. Buharlaştırmanın örneği mesela bir sabah işyerine gelen işçinin kapıda giriş kartının iptal edildiğini fark etmesi olabilir, veya bir cemaatte herkesin sözleşerek belli bir üyeden bir anda selamı sabahı kesmesi olabilir, veya bir devlet görevlisinin bir vatandaşa “ölmüş olduğunu” bildirmesi olabilir, Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz‘da (1977) ve The Net‘te (1995) anlatıldığı gibi. Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Günü ve Geceyi Bitirebilmek: Rahatlar, Rahatsızlar ve Felekten İntikam Almak — Işık Barış Fidaner

Tanıl Bora “günün sonunda” tabirinin yaygınlaşması üzerine bir yazı yazdı [1]. Aynı konuyu dört kavramlı bir diyalektik üzerinden ele alalım:
1) Günün sonu: evening = evening out
2) Güne ara vermek: uneven, odd
3) Gecenin sonu: morning = mourning
4) Geceye ara vermek: unmourned, remorse

“Günün sonu”, akşam, evening = evening out, günlük hesabı denkleştirip zihin rahatlığıyla dışarıya çıkıp boş vakit geçirebilmek anlamındaysa eğer, kapitalizmi tanımlayan gerçeklik bu değildir, aksine sermayenin çalıştırdığı insanlara gösterdiği hayaldir bu, eşeğin önünde sallanan havuçtur. Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey

İkrar Özürlü Toplum: ‘Lütfen’ Okuyanlar Lütfen Okumasın! — Işık Barış Fidaner

Birkaç kez başıma gelen bir olayı özetleyeyim:
1) Bir okur Görce Yazıları üzerine çalıştığını çekinerek de olsa açığa vurur.
2) Gösterdiği çabadan duyduğum sevinci belli ederim.
3) Bu sevinç karşısında korkuya kapılan okur derhal Ego savunmasına çekilir: “Yanlış anlaşılmasın, aslında yazılarınız çaba gösterilmeyi hak etmiyor (içi boş, retorik, safsata, akıldışı, vb.) ama ben üstün zekalı ve yüce gönüllü olduğum için lütfederek onları okuyorum, o da size saygımdan.”

Kendini bu okur profiline yakın hissedenlerden rica ediyorum, “lütfen” okuyorsanız lütfen okumayın. Yanında hakaret hediyesiyle gelen sözde “saygı” gösterilerine kimsenin ihtiyacı yok; benim de yok, sizin de yok, başkalarının da yok. Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey

Dinler ve Ötekinin Ötekisi — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Dine Geçiş Formülleri: Sütur ve Südur)

Lacan’a göre üst-dil yoktur, yani Ötekinin Ötekisi yoktur. Dinlerin temel işlevi bu yokluğun üzerini örtmektir. Her din kendine özgü bir modelle bu yokluğu kapatarak Ötekinin Ötekisini var etmeye çabalar, yani belli bir taslama tarzını sahneler. Bu yazıda üç büyük dinin bu amaçla benimsediği üç modeli tanımlayıp inceleyeceğiz. Önceki yazıda yer verdiğimiz dine geçiş formüllerini hatırlatarak üç dini tek tek ele alalım. Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey