Monthly Archives: Temmuz 2016

Rezalet Seferler Hakkında Bilgilendirme — Steven Alexander

Steven Alexander — 18 Temmuz 2016 — infamous-quests.com [Rezalet Seferler]

Ey halkım,

Önceki bilgilendirmeden beri uzun zaman geçti biliyorum; bu yüzden özür dilemek isterim, ama verecek haber yokken de bir şey yazmak istemedim.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri, Oyun

Gurbetçi Yeraltı Uzaylısı — Radiohead

Sabah esintisini
Hep unutuyorum
Sıcak yaz havasındaki kokuyu

Yaşadığım şehirde
Hiçbirşeyi koklayamazsın
Ayaklarını sakınırsın
Kaldırımdaki çatlaklardan

Tepemizde
Uzaylılar gezinir
Amatör film yaparlar
Yurttaki halklarına

Konusu tüm bu garip yaratıklardır
Ruhlarını hapse atan
Kendinde delikler açan
Ve sırları adına yaşayan

Hepsi gerilmiş
Gerilmiş.. Gerilmiş.. Gerilmiş..
Gerilmiş.. Gerilmiş.. Gerilmiş.. Gerilmiş..

Keşke kır yolunda baskın yapsalardı
Gece geç saatte arabamla geçerken
Güzel gemilerinin güvertesine beni alsalardı
Dünyayı bana seveceğim gibi gösterselerdi

Dostlarımın hepsine anlatırdım
Ama onlar asla inanmazlardı
Bu nihayet üşüttü herhalde derlerdi

Onlara yıldızları gösterirdim
Ve hayatın anlamını
Onlar beni ötelerlerdi
Ama ben rahat olurdum
Rahat olurdum..

Gerilmişim sadece
Gerilmiş.. Gerilmiş.. Gerilmiş..
Gerilmiş.. Gerilmiş.. Gerilmiş.. Gerilmiş..

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

O-ikisi

b-tas1
b-tas2
b-tas3
25 Nisan 2015 fırtına ertesi. Beşiktaş’ta Üsküdar iskelesi yanı. Motorola Xoom

3 Yorum

Filed under Şey

Bizim olmayacaksa kapat gitsin! — çeviri derlemesi

bizim-olmayacaksa-kapak(84 sayfa — PDF — LaTeX)

İçindekiler

— Bizim olmayacaksa kapat gitsin!

— Benimle kal (Lavish Reynolds)

— Geriye sürüklenir (Balayı bitti) (Radiohead)

— Biz ve Onlar (Pink Floyd)

— Texaslı adam armadilloya ateş etti, mermi sekip yüzüne geldi

— MRI yazılım böcekleri yılların araştırmasını boşa çıkarabilir (Richard Chirgwin)

— Nur İçinde Yat Güllü Böcek

— Neden Syriza’dan Koptuk (Syriza Gençlik)

— Bıçaklar çıksın (Radiohead)

— Kendine (Radiohead)

— Komünist arkadaşınızla nasıl sorun yaşamazsınız

— Türkiye’de okuyan öğrenciler emniyette, Kuzeydoğu Türkiyeli öğrencilere ulaşmaya gayret etmekte

— ‘Son kararım bu’

— Türk başbakanı darbe kalkışmasını teyit etti, lira yere yuvarlandı

— Çevirmenler: Bu bizim savaşımız değil

— Suret olması gerekmeyen bir söylem (Jacques Lacan)

— Altı sanat projesi

— Pokémon Gone

— Rahatlıkla uyuştum (Pink Floyd)

— Sen (Radiohead)

— Günbahar (Yapay Zeka)

— Çakma Ev (Radiohead)

— (Hoş rüya) (Radiohead)

— Değildir (Jacques Lacan)

Diğer kitaplar

4 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim, Kitap

Texaslı adam armadilloya ateş etti, mermi sekip yüzüne geldi

31 Temmuz 2015 — cbc.ca

armadillo

Texaslı adam vurmak istediği armadillonun kabuğundan geri sekip onu çenesinden vuran mermiyle yaralandı. (Silvia Izquierdo/Associated Press)

Hayvanın durumu bilinmiyor çünkü yetkeler onu bulamadılar.

Texaslı bir adam bahçesindeki bir armadilloya tabancayla ateş ettikten sonra merminin geri sekip onu yüzünden vurmasıyla yaralandı, dedi Cuma günü county şerifi.

Cass County Şerifi Larry Rowe’un dediğine göre, kimliği bilinmeyen adam, Marietta, Texas’ta Perşembe sabahı yerel saatle 3 a.m. civarında evinin dışına çıktı. Mülkünde dolaşan armadilloyu gördü ve ateş açtı.

“Karısı evin içindeymiş. Dışarı çıkmış ve .38 revolverini alarak armadilloya üç el ateş etmiş,” dedi Rowe.

Hayvanın sert kabuğu üç mermiden en azından birini saptırmış, o da gidip adamın çenesini vurmuş, dedi.

Rowe’un dediğine göre adam yakın bir hastaneye uçakla taşındı ve çenesi tellerle kapatıldı.

Hayvanın durumu bilinmiyor.

“Armadillo ortalarda gözükmedi,” dedi şerif.

2 Yorum

Filed under Çeviri

Türk başbakanı darbe kalkışmasını teyit etti, lira yere yuvarlandı

15 Temmuz 2016 — Financial Times

Türk ordusu bir darbe sahnelemeye kalkıştı, dedi ülke başbakanı Cuma günü fakat hayata geçirilmesine müsaade edilmeyeceğine de yemin etti.

Associated Press haberine göre Binali Yıldırım’ın Habertürk Televizyonu’nda orduda bir grubun ayaklanmaya kalkıştığını söylemesini takiben lirada yüzde 3.5’tan fazla düşüş oldu ve Türkiye’yle alakalı ticari münasebetlerle ilgili fon hisseleri akşama doğru New York’taki münasebetle birlikte dalışa geçti. Hükümetin halen iş başında olduğunu belirten Bay Yıldırım böyle “delice” eylemlere müsaade etmeyeceğini ifade etti.

Bay Yıldırım konuşurken Ankara göklerinde uçan askeri jet ve helikopterlere ve patlayan silahlara dair haberler gelmekteydi. Boğazda iki köprünün de kapatıldığı, havaalanı civarında ise tankların konuşlandığı bildirildi.

Lira yüzde 4 kadar düşerek dolar başına 2.99 olurken pazar kapanmadan hemen önce iShare MSCI Turkey ETF yüzde 2.5 düştü.

Hikaye sürüyor. Devamı gelecek.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri

Ona Annenden Bahset — Casey Schwartz

Casey Schwartz — 24 Haziran 2015 — nytimes.com

28analysis1-articleLarge-v2

Beyin taraması Freudcu psikanalizi kurtarmaya yardım edebilir mi?

1900 yılında Sigmund Freud, Viyanalı nöral bozukluklar uzmanı, zengin bir tanıdığının 18 yaşındaki kızıyla tedaviye başladı. 44 yaşındaki Freud, “konuşarak iyileşme” [talking cure] diye adını duyuracak psikanaliz pratiğine daha yeni başlamaktaydı. Freud’un sonradan “Dora” adını verdiği bu kız, açıklanamayan bir belirtiler öbeği taşıyordu: Keyifsizdi, bilincini yitirmeye meyilliydi ve bazen haftalarca en fazla fısıldayarak konuşabiliyordu. Freud ona histeri teşhisi koydu, bu terim fin de siècle Avrupa’sında psikolojik stresi fiziki belirtilerle dışavuran bir bozukluğu adlandırır. Dora’nın durumunun izini süren Freud, babasının cinsel şımarıklıklarına [infidelities] ulaştı, Dora ergenliği boyunca bu işlerin ayarlanmasına [orchestrate] yardım etme mecburiyeti duymuştu. Dora analiz sırasında Freud’a, babasının arkadaşının — Herr K., ondan onlarca yaş büyük evli bir adam — boş ofis binasında ona yavşadığını [accost], dudaklarını öpmeye kalktığını söylediği zaman, biyoloji eğitimiyle kendi bilimsel işlerine dalmış Freud, bu rahatsızlığına dair onunla empati kuramadı. Dora bir gün, daha 11 hafta tedavi görmüşken ve henüz hiç iyileşmemişken, görüşme biterken ayağa kalktı, Freud’a mutlu yıllar diledi ve bir daha geri dönmedi.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim, Görüşme

(Hoş rüya) — Radiohead

Onlar beni kardeşmişim gibi severler
Onlar beni korurlar, beni dinlerler
Benim kendi bahçemi onlar kazdılar
Bana günışığı verdiler, beni mutlu ettiler

Hoş rüya, hoş rüya, hoş rüya

Arkadaşımı arıyorum, iyilik meleğini
Ama telsiz telefonuyla dışarıdaymış
Gelip yardım etmeyi çok istermiş ama
Deniz hepimizi elektriklermiş

Hoş rüya, hoş rüya, hoş rüya, hoş rüya, hoş rüya, hoş rüya, hoş rüya

Yeterince güçlü olduğunu düşünüyorsan
Yeterince ait olduğunu düşünüyorsan
Yeterince güçlü olduğunu düşünüyorsan
Yeterince ait olduğunu düşünüyorsan

Hoş rüya, hoş rüya, hoş rüya, hoş rüya

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

‘Son kararım bu’ — Franz Kafka

Avukat sözünü bitirdiğinde, K. tamamen kendine hakimdi. Hatta avukatın son sözlerine karşı başını birçok kez oynatarak eski kanaatini doğrulamıştı: Avukat yine hep yaptığı gibi alakasız genellemelerle onun dikkatini dağıtıyor ve böylece esas konudan, yani K.’nin davasında fiilen yaptığı işin ne olduğundan sapıyordu. Avukat bu kez K.’nin her zamankinden daha şiddetle direndiğini fark etmiş olmalıydı zira sessiz kalarak K.’ye kendi adına konuşma fırsatı verdi, K. konuşmadığında, “Bugün aklınızda belli bir şeyle mi geldiniz?” dedi. “Evet,” dedi K., avukatı daha iyi görmek için gözlerini mumdan biraz koruyarak, “Size söylemek istediğim şu: Bugünden itibaren davamda beni temsil etmiyorsunuz.” “Doğru mu anlıyorum sizi?” dedi avukat, yatağa oturup bir eliyle yastıklardan kendine destek alarak. “Öyle zannediyorum,” dedi K., dimdik oturarak, uyarılmış gibi. “Peki bu planı konuşabiliriz,” dedi avukat kısa süre sonra. “Bu artık bir plan değil,” dedi K. “Öyle olabilir,” dedi avukat, “ama yine de acele etmek istemeyiz.” “Biz” adına konuşurken sanki K.’yi bırakmaya hiç niyeti yokmuş, onu temsil etmeyi sürdüremese de danışmanlık etmeye kararlıymış gibiydi. “Hiç acele edilmedi,” dedi K., yavaşça ayağa kalkıp sandalyesinin arkasına geçerek, “dikkatle düşünüldü, hatta belki fazla bile düşünüldü. Son kararım bu.” “O halde, birkaç şey dememe müsaade ediniz,” dedi avukat, yorganı kaldırıp yatağın kenarına oturarak. Çıplak, beyaz kıllı bacakları soğuktan titriyordu. K.’nin ona koltuktaki battaniyeyi vermesini istedi. K. ona battaniyeyi getirdi ve şöyle dedi: “Soğuk algınlığı kapma riskine girmeniz gayet gereksiz.” “Durum yeterince önemli,” dedi avukat, yorganı üst yarısına sarıp battaniyeyi bacaklarına örterek.

(Kafka’nın Der Prozeß’inden çevrilmiş The Trial’dan küçük bir kısmı çevirdim)

2 Yorum

Filed under Çeviri

Famillionaire: bana dengi gibi davrandı, gayet samilyonerce beni dostanatına kabul etti — Jacques Lacan

Geçen sefer bıraktığımız yerden anlatımıza devam edelim, yani Hirsch-Hyacinth’in Lucca kaplıcasında gördüğü Reisebilder yazarıyla konuşurken şunu dediği andan:

Ve Allah’ın bana tüm iyilikleri vereceği ne kadar doğruysa öyle, Salomon Rothschild’le oturdum ve bana dengi gibi davrandı, gayet samilyonerce beni dostanatına kabul etti. [*]

İşte başlayacağımız yer burasıdır, böylece kendi bahtı da açılmış samilyoner/dostanat (famillionaire) sözüdür. Bu söz Freud’un çıkış noktası olmakla bilinir. Ben de size bu yolla Freud’un şakalara nasıl yaklaştığını göstereyim.

Bu analiz amaçlarımız bakımından önemlidir –ve maalesef buna muhtacız– çünkü Freud’la birlikte bilinçdışı mekanizmalar diyeceğimiz yerde imleyenin taşıdığı tartışılmaz önemi bize göstermektedir.

[*] “And, as true as God shall grant me all good things, Doctor, I sat beside Salomon Rothschild and he treated me quite as his equal, quite famillionairely.” “Und so wahr mir Gott alles Gute geben soll, Herr Doktor, ich saß neben Salomon Rothschild und er behandelte mich ganz wie seinesgleichen, ganz famillionär.”

samimice + milyoner = samilyonerce
dostane + saltanat = dostanat

Seminer 5’ten

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

4 Yorum

Filed under Çeviri