
İnandığım tek ölümsüzlük
seninkisi, yengeç arkadaş.
İnsanlar seni ezerler,
Kaynar suya atarlar,
Boğarlar seni evinde.
Ama baskı ve işkence
Hiç işlemez sana, hiç.

İnandığım tek ölümsüzlük
seninkisi, yengeç arkadaş.
İnsanlar seni ezerler,
Kaynar suya atarlar,
Boğarlar seni evinde.
Ama baskı ve işkence
Hiç işlemez sana, hiç.
Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şiir
🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
Times Evoke — 13 Temmuz 2024 — timesofindia.indiatimes.com

Leah Aronowsky iklim krizini inceleyen bir bilim tarihçisidir, özellikle de iklim bilimi tarihine, fosil yakıtların gidişatına ve iklim inkarcılığı arşivine odaklanmıştır. Aronowsky gazetemize şöyle dedi: “Bu konuları niye önemsediğim sık sık soruluyor. Bu alanların nasıl evrildiğini öğrenmek bence mühim çünkü iklim politikası üzerine gelecek eylemlerde ne yapacağınızı kararlaştırabilmeniz için geçmişte neler yaşandığını bilmeniz şart. İklim krizinin tarihini veya uluslararası iklim kuruluşlarının evrimini anlattığımda bütün bu konular güncelliğini korumaktadır çünkü ‘kapitalizm’ ve ‘modernite’ gibi devasa üstbaşlıkların berisini de düşünmenizi mümkün kılarlar. Çoğumuz iklim krizini böylesi büyük kategorilerin bir sonucu sayıyoruz. Oysa bu başlıkların altında yatan şeyleri de hesaba katabilsek iklim değişimini insanların ve örgütlerin fiilen aldıkları kararların bir sonucu olarak görebileceğiz. Bu da bize bir sözcülük duyusunu geri kazandırabilir, eğer geçmişte yaşananları insanların ve örgütlerin kararları cinsinden düşünebilirsek ‘iş işten geçti’ hissine teslim olmayız, iklim sorununu bizim yetilerimizi aşan beyhude bir gayret olarak algılamayabiliriz.”

Kurban kesilecek bayram günü geldi. İsa’nın “Gidin Cem’i hazırlayın” diyerek önden gönderdiği Petrus ve Yuhanna “Nerede hazırlık yapmamızı istersin?” diye sordu.
İsa onlara “Bakın” dedi, “Şehre girince sizi bir Saka karşılayacak. Onu takip ederek ulaşacağınız evin sahibine ‘Hocamız öğrencileriyle Cem yemeği için misafir odasını soruyor’ deyin. Evsahibi size üst katta dayalı döşeli kocaman bir Yer gösterecek. Orada Cem’i hazırlayın.”
Okumaya devam etOpie’lerin Nursery Rhymes kitabından, 1800’lerden bir Avrupa ninnisi:
Bebek, yavru, yaramaz yavru,
Sus be ciyakladığın yetti yahu.
Sakinleş derhal, sus, aksi halde
Bonapart’ın yolu düşer evimize.
Filed under Çeviri, Robot şarkı
Bertolt Brecht’in Alınan Tedbir oyununda kimilerince en sorunlu şarkı sayılan ‘Partiye Övgü’ zannedildiğinden çok daha isabetli ve eşsiz bir önermedir. Brecht sanki bu şarkıda Parti’yi ‘bildiği varsayılan özne’ timsali yapıyor gibidir, onu sanki tarihsel durum hakkında eksiksiz ve kusursuz içgörüye sahip Mutlak Bilgi’nin tecessümü katına çıkarıyor gibidir: “İki tane gözün varsa senin, binlerce gözü var partinin!” [*] Ama bu şiirin yakın bir okuması çok farklı bir işleyişi su yüzüne çıkarır; genç Komüniste sitem eden Koro Parti’nin herşeyi bilmediğini söyler, genç Komünist Parti’nin hakim düşünce hattına itirazında belki de haklıdır [*]:
Okumaya devam etIf you’re cringy and you know it, palm your face
If you’re cringy and you know it, palm your face
If you’re cringy and you know it
Then your face will surely show it
If you’re cringy and you know it, palm your face
Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şarkı
Tatlım bırak uykulardan kalk
Bizler geleceğe ulaşmış olarak
Bütün dünya bundan böyle
Elektronik süpersonik
Süpersonik elektronik

5 Mayıs 2024 — Slavoj Žižek — english.hani.co.kr
Çağımızın asıl meselesi şu: Başgösteren krizleri bildiğimiz halde gelişmiş Batı olarak hâlâ bunların gereğini yapmıyoruz.
Vaziyetimiz aynı Liu Cixin’in bilimkurgu şaheseri “Üç Cisim Problemi”nde anlattıkları gibi: Bir bilimciyi cezbeden sanal gerçeklik oyunu “Üç Cisim”de oyuncuların içine düştükleri Trisolaris adlı yabancı gezegenin semasında üç güneş tuhaf ve kestirilemez aralıklarla doğup batmaktadır, bu güneşler bazen fazla uzaklaşıp korkunç bir soğuk bırakmakta, bazen fazla yaklaşıp yıkıcı bir sıcak getirmekte, bazen de uzun süreler boyunca gözden kaybolmaktadır. Oyuncular beterin beteri dönemleri atlatabilmek için bir şekilde kendilerini ve nüfusun geri kalanını dehidre edebilirler [1] ama hayat asla tahmin edilemeyen öğelere karşı sürekli mücadele etmekten oluşur, öyle ki oyuncular bir medeniyet kurmayı becerip tuhaf sıcak-soğuk döngülerini öngörmeyi deneseler bile yıkıma yazgılıdırlar.
Okumaya devam etAmma konuştuk ama
Bilmem ne desem sana
Diyeyim bunu yine de
Bugün de buldum seni işte
Çekincelerinle burada
Aşkının peşindeyim ha!