Nihayet açılan kapı
Işık sel olup
Yere dökülür
Hiç olmamış nüve
Eskiden olanların
Kemikleri olacak şimdi
Her adım, her atım
Her düşünce, her soluk
Herşey özlüyor
Her rüzgar, her dalga
Her gök, her bulut
Her mezar özlüyor
Seni çekip çıkarır göklerden
Sevgi de öyle yapar
Category Archives: Çeviri
Kurtlar Büyütmüş — Ben Frost, Mariam Wallentin
Yazık değil mi — Nina Simone
Yazık değil mi
Daha bilmiyorsun ne diyeceğimi
Ama birazdan anlatacağım
Yazık
Yazık değil mi
Ayıp değil mi
Nasıl kırarız birinin kalbini
Ve yakarız birinin canını
Nasıl onun aşkını alırız da
Artık onu düşünmeyiz
Geri vermeyi unuturuz
Hatırlamayı unuturuz
Unutuveririz teşekkür etmeyi
Yazık değil mi Okumaya devam et
Uçur Beni Aya — Claire Littley
Uçur beni aya
Oynayayım yıldızlar arasında
Bahar nasıl geçermiş Jüpiter ve Mars’ta
Başka bir deyişle, tut elimi
Başka bir deyişle, canım, öp beni
Psikanaliz yolundan şaşan şeylerle ilgilenir — Jacques Lacan
Farkında mısınız bilmiyorum ama psikanaliz özellikle yolundan şaşan şeylerle ilgilenir. Bu yüzden onun konusunu adıyla anmamız gerekir (hâlâ onu bu adla anan tek kişi olduğumu belirtmeliyim): Gerçek.
Gerçek yolunda giden ile yolundan şaşan arasındaki farktır. Yolunda giden şey dünyadır. Gerçek yolundan şaşan şeydir. Dünya dönmeye devam eder, dünya olarak onun işlevi budur. Dünya diye bir şey olmadığını (yani dünyada olduklarına sadece embesillerin inandıkları şeyler olduğunu) algılamak için dünyayı (monde) tiksindiren (immonde) şeylerin varlığını fark etmek yeterlidir. Analistler bunlarla uğraşır, aksi düşünülse bile aslında analistler gerçekle bilimcilerden daha fazla yüzleşirler. Analistler yalnızca onunla uğraşırlar. Ona maruz kalmaya mecburdurlar, her an hazırlıklı olmaları gerekir. Bunun için kendilerini kaygıdan koruyacak çok iyi bir zırhları olmalıdır. Kaygıdan sadece söz edebilmeleri bile büyük bir şeydir.
Jacques Lacan, Dinin Galibiyeti’nden
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
Ayrıca bkz “Rast Şaşar Şaşa Rastlar”
Hayali baba üzerine — Jacques Lacan
Hayali babayla sürekli uğraşırız. Hayali baba, saldırganlık diyalektiğinin hepsinin, özdeşim diyalektiğinin hepsinin ve öznenin “babayla özdeşleşme” denen şeye erişmesine yol açan idealleştirme diyalektiğinin hepsinin ortak atıf noktasıdır. Bütün bunlar hayali baba seviyesinde gerçekleşir. Bu baba hayalidir deriz çünkü o “benim gibi”lerle (semblable) olan münasebetlere psikolojik destek sağlayan hayali ilişkiye entegredir; bunlar tam olarak türe dayalı münasebetlerdir, her libidinal fitnenin [1] ve her saldırgan açmazın kökeninde yatan münasebetler bunlardır. Hayali baba tipik karakter özellikleri ile ister istemez bunlara katılır. Bu hayali baba tanışık olduğumuz korkunç ve ürkünç babadır, birçok nevrotik deneyimin arkasında onu buluruz ve o çocuğun gerçek babasıyla ilişkili olmayabilir. Çocuğun düşlemlerinde bir baba figürünün filizlenmesine sıkça rastlarız – bu figür bir yüz gibi buruşur, çocuğun o anki gerçek babasından çok ayrı bir yerdedir. (…) Hayali babanın tümgüçlü baba olduğunu fark etmek kolaydır. Tanrı’nın evrensel düzenin güvencesi olduğuna dair bilindik kavrayışla dünyanın temellendirilmesidir bu. Gerçek ve fiziki olan bütün herşeyi Tanrı Ağa yaratmıştır.
[1] ç.n. “Fitne” insanı “meftun” eden herhangi bir şeydir. İngilizce karşılığı “captivation”.
Jacques Lacan’ın dördüncü seminerinden
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
Anlama Aykırıdır — çeviri derlemesi
Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Anlama Aykırıdır) okunabilir.
İçindekiler
— O da iyidir (Mourid Barghouti)
— İmkan Dolu Bir Hayat (The Dismemberment Plan)
— Sağlıklı sağduyunun okullu mantığı horgörmesi üzerine (G. W. F. Hegel)
— Bir Avrupa Manifestosu (Slavoj Žižek)
— ‘Kendi içimde yokum’ (Slavoj Žižek)
— Küresel Salgından Sonra Uykuya Geri Dönmemeliyiz (David Graeber)
— Boşbeleş işler: neden bunlar var ve neden sizde de bunlardan olabilir (Sean Illing David Graeber ile görüştü)
— Bitmiştir (Jacques Lacan)
— İmleyişin matematiksel formelleştirmesi anlama aykırıdır (Jacques Lacan)
— Nazar (Jacques Lacan)
— Miselyum (Jacques Lacan)
— Miselyum (Sigmund Freud)
— Rüyalar ve Çince üzerine (Sigmund Freud)
— Çince karakter üzerine (Ezra Pound)
— Yersiz, Jenerik, İnşa edilemeyen (Alain Badiou)
— Gerçek her zaman yerindedir (Jacques Lacan)
— Bir Çocuk Dövülüyor (Slavoj Žižek)
— Öyle ya da böyle (Blondie)
反: aykırı
Bitmiştir — Jacques Lacan
Özne analize başladığında ya size hitap etmeden kendinden bahseder ya da kendinden bahsetmeden size hitap eder.
Size hitaben kendinden bahsedebildiği zaman analiz bitmiştir.
Écrits, s. 317
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
İmkan Dolu Bir Hayat — The Dismemberment Plan
Yeraltına doğru kazıyorsun şimdi
Topraktan ve serin kilden geçerken sen
Tependeki velvele yitip gider
Gidiyorsun, bir sırsın, yersizsin, hepsi iyi
Sana rehber olacak ışıklar yok
Sana yol gösterecek işaretler yok
Her yanında toprak var yalnızca
Sonu yok, harita yok, pusula yok, kutup yıldızı yok
Bir Çocuk Dövülüyor — Slavoj Žižek
Freud “Bir Çocuk Dövülüyor” yazısında fantazi sahnesinin (“bir çocuk dövülüyor”) nihai formunun daha önce gelen iki evreyi öngerektirdiğini söyler. İlk, “sadistçe” evre “babam çocuğu (ağabeyimi, benim rakip ikizim olan birini) dövüyor”dur: ikincisi bunun “mazoşistçe” tersine çevrilmesidir: “Babam tarafından dövülüyorum”; fantazinin üçüncü ve nihai formu ise, “bir çocuk dövülüyor”un edilgin çatısı içinde özneyi de (kim dövüyor?) nesneyi de (hangi çocuk dövülüyor?) belirsizleştirir, nötrleştirir. Okumaya devam et





























