Category Archives: Şey

Totoloji hâlinde topoloji — IBF

Topoloji uzamsallığın kendi içine bükülmesidir.

Ama topolojide ifade verilen kısıtlamalar uzamsal kısıtlamalar değildir.

Topoloji, uzamsallıkla ilgili bileşimsel kısıtlamalara ifade verir.

Aslında genel olarak topoloji, uzamsal olanın bileşimsel olan karşısındaki kısıtlı hâlini belirtir. [*]

Bu anlamda topoloji, bir ‘totoloji’dir. [■]

IBF

(İngilizcesi)

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey

“Müslüman Yasağı”ndan Etkilenen İnsanlarla Dayanışma İçinde: BE’de yapılan Uluslararası Konferanslara Akademik Boykot Çağrısı

27 Ocak 2017 günü Başkan Donald Trump bir Kanun Hükmünde Kararname imzalayarak Müslüman ağırlıklı yedi ülkeden vatandaşların, Irak, İran, Suriye, Yemen, Sudan, Libya ve Somali vatandaşlarının BE’ye girmesini yasakladı. Şu ana kadar yasak çifte vatandaşları, vize ve yeşil kart sahiplerini de içerdi, ve o ülkelerde doğmuşken oranın vatandaşı olmayanları da etkiliyor. Kararname ayrıca 120 gün süreyle BE’ye tüm mültecî kabullerini askıya alıyor ve Suriye’den gelecek tüm mülteci kabullerine süresiz olarak son veriyor. Kararnamenin başka Müslüman ağırlıklı ülkeleri de içermek üzere genişletilebileceğine dair işaretler var.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Bildiri, Bilim, Şey

Come to the mountains — Grup Yorum

In case something happens to you, my dear
To the mountains, come to the mountains
They’ll hide and won’t reveal you, my dear
To the mountains, come to the mountains

Since my soul has fallen in love, my dear
It’s been boiling in a fire of love
Pansies over the green mountains, my dear
To the mountains, come to the mountains

Gevheri I’ve become notorious, my dear
I’ve gotten stuck in foreign lands
I shall never give in to foreign hands, my dear
To the mountains, come to the mountains

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri, Şey

Establishing of the fact: “It’s unclear.”

Association of American Universities: “The order is stranding students who have been approved to study here and are trying to get back to campus, and threatens to disrupt the education and research of many others.”

Okumaya devam et →

Yorum bırakın

Filed under Şey

İmletim Savaşları

tmp_13998-imletim_savaslari-2022919125

İmleyen, İmlenen, İmleten ve İmlendiren

Renk nedir?

1 Yorum

Filed under Şey

Otobüs (1974)

Otobüs, 1974 yılında, Tunç Okan tarafından çevirilen ve uzun yıllar Türkiye’de gösterimi yasak olan Türk filmi. Bu film o güne kadar oyuncu olan Tunç Okan’ın ilk yönetmenlik denemesidir. Film İsveç’e kaçak işçi olarak götürülen, bir otobüs dolusu köylerinden başka bir şehir görmemiş insanın, Stockholm’e vardıktan sonra başlarından geçenleri (şaşkınlığı, çaresizliği, imkânsızlığı, şokları) Doğu-Batı ekseninde anlatmaktadır. Film müziği Zülfü Livaneli tarafından yapılmıştır.

(Vikipedi)

Okumaya devam et →

Yorum bırakın

Filed under Şarkı, Şey

Açükleme Muafiyet Talebi Prosedürü ve Yordamı: 2. Neden Başvuru değil?

Açükleme Muafiyetinin Talep edilmesi mümkündür, ama Açükleme Muafiyeti için Başvurmak imkânsızdır, neden? Bu bölümün konusu bu.

Açükleme Muafiyet Talebi Prosedürü ve Yordamı

1) Neden Talep?

2) Neden Başvuru değil?

3) Neden Müracaat değil?

4) Prosedürle Yordam arasındaki fark

5) Anahtar, Kapı, Köprü, Zemin

Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Şey

Ayrımcılık: Enformel, Fizikî, Formel, Elektronik

5+ yıl önce yazılmış kısa metin bu. Tek bir tabloda kocaman bir resme işaret edilmiş. Sansür örneğine gelinememiş. Bkz. Kanıtlanmış bir olguyu ikrar edemeyişin, bir yetkiliye müracaat ederek birisini (bu olayda beni) “ne yazık ki” gözardı etmeye çevrilmesi.

Bu ayrımcılıkların hepsinin genel özelliği, Üstben inşalarına alan açmalarıdır. Yani hayat şartlarındaki fizikîleşme, formelleşme ve elektronikleşme, Üstben inşalarında da fizikîleşme, formelleşme ve elektronikleşmeyi getirir, ve sonuç olarak “ilerleyip gelişen” toplumlar aynı kendileri gibi “ilerleyip gelişen” sınırhattı kişilik [borderline personality] yapıları üretirler.

(Narsisizm de aynı sınırhattına dayanır, tek farkı sınırhattıyla çizgileri çizilen temel zamirin ‘Ben’ yerine ‘Sen’ olmasıdır. Bkz. TODAP’ın cinsiyetçilik açıklaması. Bu iki halin de çözümü Dijital Oyunlardır çünkü orada sınırhattı bedenlenme mekanizmaları “avatar” aracılığıyla tasarlanabilir yani “socially constructed” olur. Bkz. Dialectics of Game Design. Oyuncu avatar ile aynı anda hem ben olur hem de sen olur, böylece “ayna evresi” sürdürülmüş olur, tasarlanmış bağlamlarda “ayna evresi” tekrarlanmış olur. “Twitch” sitesinin adını asgarî nöral parapraksisten almış olması “tesadüf değildir” ve “manidardır”. Hatta “ender kuş görme” anlamı da Cıvıltı diye başlayıp Yaygara’ya dönen Twitter’la ilişkilendirilebilir.)

Bu sınırhattının bilimsel paradigmadaki mecazı, hipotez testidir. Bkz. Bilirmiş gibi yapmak, 2’nci madde.

Aslı Erdoğan’ın “laboratuvar”la ilgili anlattıkları, bu 2’nci maddedeki hipotetik sınırhattının gerçek mecazı (yani sınırhattı kişilik üzerinde hipotez testi mecazını ayakta tutan bedenlenme) olan “Geniş Hadron Çarpıştırıcısı”nın sosyoteknik altyapısına değiniyor. Günümüz Fizik paradigmasının bu binasını bir tür çağdaş kilise gibi düşünebilirsiniz. Kiliselerdeki bronz çanlar yerine orada Gaussian çanlar çalınır; ve maddî ve manevî borçları hatırlatmak yerine orada Bilirmiş gibi yapmak, 5’inci maddedeki kuantize edici kulaklar çınlatılır.

Kuantum Fiziğine farklı yaklaşımları kiliseler gibi ele alan Christopher A. Fuchs’un makalesini okuyunuz: Quantum Mechanics as Quantum Information (and only a little more).

Kuantumda kuantize edilen şey son tahlilde anlayışın sonluluğudur. Demek ki kuantum fiziğinin nesnellik mefhumu, akıl yürütmenin engellenmesine dayanır. Bkz. “İlişki tersine çevrilmiştir” (Hegel)

IBF

Ayrımcılığın dört biçimine dikkat çekmek istiyorum: enformel, fiziksel, formel ve elektronik ayrımcılık. Biz “ayrımcılık” deyince genelde ilkini anlıyoruz ve en çok tepkiyi ona karşı gösteriyoruz. Fakat şartlar değiştikçe ayrımcılık diğer biçimlere dönüşerek aynı işlevi görmeye devam edebiliyor, yani “farklı araçlarla sürdürülmüş” oluyor. Eğer kesin ve tam bir hak eşitliğini önümüze koyduysak, kafalardaki duvarlar kadar, sınırlarda bizi ayıran duvarlara, yasalar-kurallar ve veritabanlarında bizleri bölüp parçalayan kategorilere de karşı çıkabilmemiz gerekiyor. Bu dört biçimin her birini birbiri üzerine eklenerek işlev gösteren mekanizmalar olarak inceleyeceğiz. Daha sonra, Türkiye’de erişilen web siteleri üzerinde bir ayrımcılık olarak kurulmuş sansür mekanizmalarında bu biçimlerden üç tanesinin birbirini izlediğini tespit edeceğiz.

Öncelikle bütün bu biçimlerin ortak işlevi, yani “genel olarak ayrımcılık” nedir? Ayrımcılık, hak eşitsizliğidir. Olanaklar üzerine konmuş keyfi bir kısıtlamadır. Bazı insanların bir şeyleri yapabilirken diğerlerinin yapamamasıdır. Bu kısıtlama ister karşılaşılacak bir tepki olsun, ister fiziki engel, kuralların elvermemesi veya otomatik bir reddedilme olsun, sonuçta gördüğü aynı ayrımcı işlevdir. Fakat eğer bu işlevi ortadan kaldırabilmek istiyorsak, birbirine dönüşebilen bütün bu biçimleri bir arada gözönünde bulundurmak durumundayız.

Enformel ayrımcılık Fizikî ayrımcılık Formel ayrımcılık Elektronik ayrımcılık
Kaynak, Uygulayan: İnsan Nesne Görevli Makine
Nesnesi: İnsan-Simge İnsan-Nesne İnsan-Kişi İnsan-İşaret
Ortamı: İdeoloji Bina, Şehir Yasallık Sistem, İnternet
Statü belirleyen: Kanı Yerleşim Belgeler Veriler
Ayrımın bilgisi: Önyargı Yapı Kural, Uygulama Kategoriler
Ayrımın yeri: Kafa Mekân Mevzuat, Kılavuz Kod, Veritabanı
Ayrımın işleyişi: Davranış Varlık Süreç İşleyiş
Yeniden üretim yolu: Dil Plan Kurum, Şirket, Örgüt Yazılım, Donanım
Yeniden üretim alanı: Medya İnşa Yasama, Kararlaşma Tasarım, Kodlama

6 Yorum

Filed under Şey

IKEA daha beter dolaplar çeviriyor

Kaynak: #WomensMarch

~~~

DOLAP

~~~

Yorum bırakın

Filed under Şey

On what-is and what-ought-to-be

The surest way to lose sight of the unseverable link between us and what-is is to attempt to place a what-ought-to-be up against and independent of what-is. This effort conceals our link with what-is under a negation.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Şey