Category Archives: Şey

Herşeye Rağmen: Memeli Tekinsizlik — Işık Barış Fidaner

Korkma Evladım derlemesinde incelenen filmleri gözden geçiriyorum.

(öncesi: Gece Yolculuğu: Benim Nazım Size Hikmettir)

Nuray Oğuz’un yazıp Orhan Oğuz’un yönettiği Herşeye Rağmen (1987) filmine ‘kadın eli değdiği’ (!) her halinden bellidir: Standart fallik ego inşalarının tam aksi yönünde ilerleyen film daha afişinden itibaren jenerik memeli tekinsizliklerle kaplanmıştır. Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Gece Yolculuğu: Benim Nazım Size Hikmettir — Işık Barış Fidaner

Korkma Evladım derlemesinde incelenen filmleri gözden geçiriyorum.

(öncesi: Suyunun Suyunun Suyu ~ (Nazım Hikmet))

Şair Nazım Hikmet’le alakası netleşemese de yurdumuz solcularında kendi nazının hikmet olduğuna inananlara pek az rastlanmadığı bir gerçek.

Su da Yanar (1987) gibi Gece Yolculuğu‘nda (1986) da “senaryo falan gerekmez benim hayatım film zaten” diyen bir başka yönetmen vakasıyla karşı karşıyayız. Ömer Kavur’un anlattığı yönetmen “Ali” olduğuna göre Ali Özgentürk’ün ertesi yıl anlattığı isimsiz yönetmenin de “Ömer” olduğu varsayılabilir. Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

ORTA ASYA HATIЯASI

The Matrix filminin çıktığı 1999 yılında (♄ □ ♆) babamın Birleşmiş Milletler (UN) şemsiyesinde Tacikistan’da üstlendiği bir yıllık Dünya Sağlık Örgütü (WHO) görevi bahanesiyle annemle üçümüz bir Orta Asya gezisi yapmıştık.

Bin Kapılı Saray bahanesiyle o geziden kalan birkaç izi paylaşıyorum. Acenda No: 4‘ten çektiğim ilk iki resimde çizgiler benim, üçüncüsü annemin.

semerkant

Okumaya devam et →

Yorum bırakın

Filed under Şey

Moda Sahnesi 🎭

(Kaynak siteyi ziyaret ediniz: www.modasahnesi.com)

(Söyleşi: Bir Büyücülük Faaliyeti: Moda Sahnesi On Yaşında!)

Moda Sineması’ndan Moda Sahnesi’ne

Kadıköy’de 40 yıldır varlığını sürdüren Moda Sineması, Kadıköy yakasının en önemli sinema ve kültür merkezlerinden biri olarak İstanbulluların hafızasında yer etmiş bir sanat mekânıydı. 1969 yılında Kafkas Sineması adıyla kurulan sinema salonu 1984 yılından itibaren Moda Sineması olarak yaşamını sürdürmeye başlamış. Kadıköy yakasının kültür ve sanat alanında önemli bir ihtiyacını karşılayan Moda Sineması, konserlerden tiyatroya, sanat söyleşilerinden, film festivaline kadar değişik türden etkinliklere ev sahipliği yapmış. Özellikle 80’li ve 90’lı yıllarda İstanbul’daki sanat yaşamının önemli mekânlarından biriyken son yıllarda eski konumunu kaybetmiş ve bakıma muhtaç bir hale gelmiştir. Okumaya devam et →

Yorum bırakın

Filed under Şey

Sigmund Freud’un kayıp elyazması bulundu: Riyaların Yorumu — kurgu

Psikiyartiz Varyantları / Riyaların yorumu

Sigmund Freud’un Uygarlığın Huzursuzluğu kitabının devamı niteliğinde bir elyazması olduğu biliniyordu.

Ölüm dürtüsünün hezeyanlarla bağını açıkladığı düşünülen bu kitap Süperego’nun karanlık yüzünü açığa vurduğu için Ego inşacı Anna Freud’un gadrine uğrayıp önce arşivlerden esirgenmiş, sonra da tamamen ortadan kaybolmuştu.

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey

Öznenin Nesneye Yaklaşımında Uygarlaşma — Işık Barış Fidaner

Mantıksal bir önermenin Doğru veya Yanlış olduğu söylenir ama biz:
1) Doğru/Yanlış yerine Sevgi/İğrenti diyelim, öznenin olası tutumları olarak.
2) Belirsiz diye üçüncü bir hal daha ekleyelim, özne arada derede de kalabilir.

Sonuç olarak öznenin nesneye üç olası tutumu şunlardır:
S = Sevgi, B = Belirsiz, İ = İğrenti

Öznenin nesneye yaklaşımında standart gidişat şöyledir: SSSSSBBBİİİİİ
İlk başta sevilen bir şey zamanla belirsizleşir ve bir noktada iğrenti uyandırır. Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Suyunun Suyunun Suyu ~ Nazım Hikmet

Korkma Evladım derlemesinde incelenen filmleri gözden geçiriyorum.

(öncesi: Anayurt Oteli: Gebertçek Bey)

Su da Yanar (1987) filmi vesilesiyle:

Kamera başında durmuşlar,
Japon sponsor ve Türk yönetmen.
Filmde suretleri çıkıyor,
Japon sponsor ve Türk yönetmenin
Perdenin nazı çarpıyor gözlerine,
Japon sponsora ve Türk yönetmene Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Terapist Podcastı: Terra Pistinde Pot Kastı — Işık Barış Fidaner

Yazılı ve sözlü haberleşme kökten farklıdır: Yazıda noktalama yapabilirsiniz ama sözlerde ancak duraksama yapabilirsiniz.

Cümleyi bitirecek noktayı kalemle kağıda (veya klavyeyle belgeye) ‘lönk!’ diye kondurursunuz, oysa konuşurken sözün bittiği anlaşılsın diye durup beklemeniz veya eğitimli haber spikerleri gibi yüklemin son hecesini vurgulamanız gereKİR! Sözde nokta KİR statüsündedir.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Anayurt Oteli: Gebertçek Bey — Işık Barış Fidaner

Korkma Evladım derlemesinde incelenen filmleri gözden geçiriyorum.

(öncesi: Tılsımım Koru Beni: Sınav Yapıldı Zaten)

Anayurt Oteli‘ndeki Zebercet bey Aaahh Belinda‘daki Hulusi bey (Macit Koper) olmak hasebiyle kendisi aslen bıyıksız olmakla birlikte aynalara bakınca beliren hulusinatif bir bıyığın sahibidir [1]. Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi (1793) — Fransa Ulusal Meclisi

10 Haziran 1793’te sunulan Fransız anayasasında önsözdü, 1789’da yenilendi.

Dünyadaki bütün talihsizliklerin insanoğlunun tabii haklarının unutulması ve horgörülmesinden kaynaklandığına ikna olan Fransız halkı, bu kutsal ve devredilemez hakları vakur bir bildirgeyle öne sürmeye karar vermiştir. Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Şey