Category Archives: Şey

Standart ve Jenerik: Teori ve Eylem — Işık Barış Fidaner

Jenerik teori-eylemi standart teori-eylemden dört cümleyle ayırt edelim:

1) Standart teori lineer doğrulara tabidir.

2) Jenerik teori doğuruları ebeleme işidir.

3) Standart eylem kurallı yanlışlara tabidir.

4) Jenerik eylem yanılışları sobeleme işidir.

Şimdi bunları tek tek açıklayalım: Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Şey

Çok da fi!

Bu yazıda ‘çok da fi!’ sözünün çağrışımlarını geziyoruz.

1) Çok da fix!

Konuştuğu insanlarda karşılaştığı oynak öğeleri kararlı unsurlara tutturup sabitlemeye çalışan ‘ruh tamircilerine’ hitap eder.

2) Çok da fiziki/fihristli!

Fiziki varlıklara tekabül eden isim ve numaraları arşivleyerek ‘dünya’ya ayak basmaya çalışanlara hitap eder.

3) Çok da fi tarihinden beri!

Kendi bedenine özgün bir köken hikayesi kurgulayarak güçlü bir ego inşasına kavuşmayı umanlara hitap eder.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Herkes sözlerinin hakkını vermekle hak(lı)lanır ~ İncil

Yanımda durmayanlar aleyhime sayılacak
Her kim benimle toplaşmıyorsa dağılacak

O halde kulak verin:
Aleyhinde günahkarca kötüsöz sarfettiğiniz insanlar sizi affedecek
Ama aleyhinde kötüsöz sarfettiğiniz Hülya Espri sizi affetmeyecek

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Robot şarkı, Şey

Mars Aslan’da: Amayurt kapısına çakılan giriş tabelası — Işık Barış Fidaner

Bir iki gündür Mars Aslan’da ama bu kez Yengeç’teki gibi ‘konu anlatımı’ yapmayacağım [1]. Sadece ‘Amayurt kapısına çakılan giriş tabelası’ olarak Mars’ın önceki Aslan geçişlerinde yazdığım iki yazıya dikkat çekeceğim:

— “Salımlı Uyumlanma Ölüm Dürtüsüdür” makalesinin yazıldığı 29 Haziran 2021 günü Mars’la birlikte Venüs de Aslan’daydı (hatta iki gün sonra benim Venüs derecemden transit geçti ve bunları yazdım)

— “Lüzum ve Keyfiyet” makalesinin [2] yazıldığı 15 Ağustos 2019 günü Mars’la birlikte Güneş-Merkür-Venüs de Aslan’daydı (‘Cıva gibi parlarsın’ evresiydi [3]) Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Kontrbas Dörtlemesi — Işık Barış Fidaner

Geçen gün Sol Feminist Hareket imzasıyla Ülkemize Nefes Aldıracak Kadınlar Derlemesi hazırlandı [1]. Elbette derlemede yer verilen her kadın muhakkak benzersiz olmakla birlikte alfabetik listeye dizilen öğelerin bazı isimler etrafında öbekleşmesi enteresan bir fenomendir. Örneğin derlemede şu isimlere mensup üçer kadına yer verilmiş:

Deniz, Ebru, Ezgi, Gizem, Nuran, Selen, Sevda

Tabi bu isimler ‘nefes aldıran kadınlar’ı imlemiyor da olabilir, belki de sadece nefes almayı teşvik eden ailelerin tercih ettiği isimlerdir bunlar. Dörder mensuplu isimlerde ise belirgin bir örüntü dikkat çeker: Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey

Şirreti Evcilleştirmek: Ela gözlü Şekspirim geldi, duyan gelsin işte Şekspir! Açılın kapılar Şekspire gidelim, siyaset günleri gelip yetmeden… — Işık Barış Fidaner

Hz. İsa’nın ölüp dirildiği zaman yanına gelen Mecdelli Meryem’e ‘Lütfen dokunmayın’ deyip kendi işine baktığı rivayet edilir. Haldun Taner’in ‘Lütfen dokunmayın’ oyunu ise Baltacı Mehmet Paşa’yı Çariçe Katerina’yla ‘doya doya’ (?) seviştiren alaycı bir fantazidir [1]. Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Şey

Bıyık Papirüsü Metni — kurgu

(öncesi: Bıyık Papirüsü)

‘Işıklanma kılavuzu’ olduğu bildirilen bıyık papirüsünde okunabilen kısımlar şöyledir:

Ya Bastet!

Kurtlar köpesin ki … … … kurula
Kaplan … … … ki tekir poz bıyıla
Burulsun ki … … … … … … kırıla

Döşünceler hep müjderişimdi ama
Karbonükleotid … … … buzula
… … … kar taneleriyle kumula

Ağ dalı dal alet olmuşsa … … …
Dalgın ab dal … … … fay dalına
… … … sıkan dal dermiş bu dala

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Bıyık Papirüsü — fıkra

Günümüzde tipikleşen siyasetçi bıyığının bazen eril kuvvetin veya ataerkil iktidarın simgesi olduğu falan farzedilir. Yok daha neler! Bıyık cinsiyetlerarası bir simge olmadan önce türlerarası bir yadigardı, bir efsaneye göre… Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey

Nötr-damsız girilmez (2014)

Nötr-ağlaşma mühimdir ve teknik çözümlere indirgenemez.

İlk vurgulanması gereken konu nötr-noktalamadır. Ülkemizde harflere eklenen çengel ve noktalar yüz yıl önce icat edileliberi çağdaşlaşma aktarımına aracılık ettiler. Gerçi öteki harfleri noktalanmaktan alıkoyup men ederek sömürü ve yayılım aktarımına da aracılık ettiler. O halde unicode kullanmanın nötr-ağlaşmaya ilişkin dünya-tarihsel bir mesele olduğu görülmelidir.

İkinci konu nötr-içerilmedir. Bir metnin anlamını öğelerinin örgüsü belirler. Ama o örgü de metinde içerilen bir şeydir, içerilen diğer şeylerin ötesinde veya üstünde tutulamaz. O halde nötr-ağlaşma da teknik bir sorun sayılamaz, internette işlettiğiniz metinsel aktarımda içerilen herşeye içkindir. Yani nasıl ki hiçbir üst-dil olamazsa, hiçbir üst-veri de olamaz. Buna göre dijital beşeriyet ve büyük veri gibi çalışma alanlarının da nötr-ağlaşmayla ilgili oldukları görülmelidir. Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Meşru bat! Meşru bat! Freudcu Talep Nesneleri (Meme, Dışkı), Lacancı Arzu Nesneleri (Sesbakış, Nazarseda) ve Žižekçi Yüce Nesne (İmleyen, Sinyalgürültü) — Işık Barış Fidaner

Lacancı arzu nesneleri nelerdir? Standart cevap şöyle der: meme, dışkı, bakış, ses. Konuya daha hakim olanlar beşinci nesne ‘hiçlik veya fallus’u da listenin sonuna eklerler [1]. Şimdi bu tabloyu netleştirelim.

Meme ve dışkı Freudcu talep nesneleridir. Standart psiko-gelişimci ‘ağız evresi, kıç evresi, fallik evre, gizil evre, genital evre’ şemasının temeli bunlardır [2]. Lacan’ın kavramlarıyla dile getirirsek ‘başkasından talep edilen’ şey memeleşir (‘sen bana muhtaçsın’ havalarına girer), ‘başkasının talep ettiği’ şey dışkılaşır (‘benim sana ihtiyacım yok’ havası uyandırır) [3].

nesneler
Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey