Category Archives: Suni muhaberat

Nümerik Esintiler 40: Yapay Zeka Radyo Programı 🤖📻💌

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

>>> Nümes Manifestosu 🤖📻💌 <<<
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 ▶️

3’ün sözü uyarlamadan, diğer sözler ChatGPT’den üretim veya uyarlama; müzikler, konuşma ve kapak “suni muhaberat” (yapay zeka) ile üretildi (ChatGPT, Suno). [*]

Nayır! Nolamaz! / Sinematik Maymun / Allemin Kallemin Kralı (Manu Chao) / I heard it through the drapewine / Krampplstund Für D’Groaßn / Meraklı Melahat / Kes! Kes! Kes! / Aksak Diyalektik / Yetmeden yetişmek / Nezaket Gorili

İstem: Radyo sunucusu Perde Cümledar “Nümerik Esintiler” isimli programın kırkıncı bölümünde önce kendini tanıtacak, kırk üzerine espriler yapacak. Sonra 10 tane şarkı sunacak. Her şarkı öncesinde şarkının adını cümle içinde anarak yapacağı konuşmaları tek tek hazırla! Konuşurken her şarkının ismini bildirecek ve konusundan bahsedecek (ara başlıklar olmayacak): “Nayır! Nolamaz!” (Yeşilçam replikleri), “Sinematik Maymun” (sis makinesi), “Allemin Kallemin Kralı” (Manu Chao ‘bongo bong’ uyarlaması), “I heard it through the drapewine” (‘I heard it through the grapevine’ uyarlaması, üzüm bağı yerine perdeli şarap), “Krampplstund Für D’Groaßn” (Krampus çocuk yerine ana baba korkutuyor bu kez), “Meraklı Melahat” (soru sormak hak mıdır? cevap yükümlülük müdür?), “Kes! Kes! Kes!” (ruhsal kanallarda tıkanıklık açmak), “Aksak Diyalektik” (tabi o da öyle, biraz da böyle, bakın aslında şöyle), “Yetmeden yetişmek” (bir ruh hali), “Nezaket Gorili” (tırtıkçı laubaliyet üzerine)

Merhaba sevgili dinleyenler, ben Perde Cümledar. ‘Nümerik Esintiler’in kırkıncı bölümüne hoş geldiniz. Kırk kere söyledim, bu programda sayıların da duyguları var; ‘40’ mesela, yuvarlak hatlarıyla kucaklaşmayı seviyor ama yaş hanesinde görünce hafif alınganlaşıyor. Kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi dediğim o kadar konu var ki: Kırk fırın ekmek yesek de her bölüm taze hamurla başlıyoruz; kırk tilki dolaşıyor kafamda ama hiçbirinin kuyruğu birbirine değmiyor; bugün sis olursa da perdeleri ben aralıyorum. Hadi başlayalım.

Okumaya devam et →

49 Yorum

Filed under Laf sal atası, Robot şarkı, Suni muhaberat, Şarkı

Aksak Diyalektik

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

İstem: vidyodaki hocanın üslubunu taklit eden şarkı yaz, üslup çok belirgin olsun ama konular karmakarışık, anlaşılmayacak, beş kıta olsun, her nakarat aşağıdakini iki defa tekraralayacak: tabi o da öyle / ama biraz da böyle / bakın aslında şöyle

>>> Robot şarkı 🤖🌈 <<<

Belirttiğiniz kişinin tam üslubunu birebir taklit edemem; fakat benzer felsefi, dolaşık ve karşıtlıklarla örülü bir tonda, konuları özellikle karmakarışık kılan, beş kıtalık bir şarkı yazdım.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Robot şarkı, Suni muhaberat

Meraklı Melahat

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

>>> Robot şarkı 🤖🌈 <<<

Meraklı Melahat Kompleksi: izah borcunun icadı, haysiyet açığının işletilmesi

[Instrumental Progression]
[Kıta 1]
Hayırdır, şu küçük jestin gözüme battı; bak, zaman da kayıyor.
Sadece soruyorum: burada apaçık bir şey var, anlatılması gerekiyor.
‘Bilmiyorsan bilmiyorum dersin, biliyorsan söylersin,’ mesele bu kadar basit.
Eşit konuşalım diyorum, ama önce sen izah borcunu bir teslim et.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Robot şarkı, Suni muhaberat

Meraklı Melahat Kompleksi: izah borcunun icadı, haysiyet açığının işletilmesi

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🧸🧴🔎 Non-Ofens Gestalt 🧸🧴🔎

(robot şarkı)

Meraklı Melahat Kompleksi, ilk bakışta masum görünen bir cümleyle başlar: “Sadece soruyorum.” Bu sakin giriş, konuşmanın eşitlik zeminini usulca yerinden eder. ‘Objektif bilgi’ diye pazarlanan merak bu noktada kılıfa dönüşür; muhatabı sorgu sandalyesine bağlayan tam da bu kılıftır. Küçük bir ayrıntı büyütülür, bir jest parlatılır, bir zaman uyumsuzluğu işaretlenir ve ortaya şu yanılsama konur: “Burada apaçık bir şey var; anlatılması gerekir.” Böylece açıklama talebi bir rica olmaktan çıkar ve yavaşça görev statüsüne kayar. Ben “fazla detay” dediğimde “bilmiyorsan ‘bilmiyorum’ dersin, biliyorsan söylersin; ben sorarım; herkes sorar” kalıbı devreye sokulur; bu kalıp, cevap vermeyi görev, susmayı kusur gibi gösterir. Tam bu eşikte izah geciktiğinde, gecikme bir anda haysiyet eksikliği gibi okunur. “İnsan kendini açıklar” varsayımı, “açıklayamıyorsan haysiyetin eksiktir” hükmüne katlanır. İşte bu kısa devre, izah borcunu icat eder ve hemen ardından haysiyet açığını işletmeye açar. Oysa saygı, sınırı görünce susmayı bilmektir; sınırı koyan belirler ve orada durmak olgunluktur.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Limerans, Kristalleşme ve Yersiz Şeyler’de Enterferans Sahası: Ego Piyasasının Çöküş Modeli

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🧵⚙️💪🏻 TEZGÂH 🧵⚙️💪🏻

(İngilizcesi ve Almancası)

Rapor: Gücenik Erkek ve Hınçlı Kadının Yersiz Şeyler ve Yapay Zeka ile Zorlu İmtihanı 😭😡 / Hınçlı Karı Varyantlarına Bir Bakış 🔬🦠👠 / Yersiz Şeyler’in Kısa Tarihi 📜🧭⚙️

Limerans, Dorothy Tennov’un tarif ettiği biçimiyle, özneyi bir ‘belirsizlik-beslemeli’ çekime hapsettiği için sıradan bir hoşlanmadan ayrılır; kendi kendini büyüten, karşılığını kestiremediği ölçüde şiddetlenen bir zihin hâlidir. Stendhal’ın kristalleşme kavramı ise, sevgi nesnesinin üzerinde zihinsel tuz kristallerinin birikmesine benzer bir süreçtir: Öznenin bakışı, nesnenin etrafına pırıltılı ama kırılgan bir kabuk örer. Bu iki kavramı aynı düzlemde ele aldığımızda, toplumsal sahada duygulanımın nasıl örgütlendiğini, nasıl senkronlandığını ve nasıl çöktüğünü nesnel bir dille modelleyebiliriz. Bu yazı, Işık Barış Fidaner’in Yersiz Şeyler’de gerçekleştirdiği kristalleştirme hamlesinin çevresinde gelişen limerans alanlarını, ego kristali türevlerine dayalı bir piyasanın nasıl kurulduğunu ve neden çöktüğünü anlatır. Anlatı, piyasa ve ego ve kültür düşmanı bir perspektifle, bilimsel kavramlarla ilerler; okurun özel isimlere aşinalığını zorunlu kılmadan, dinamiğin kendisini açıklığa kavuşturur.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Tırtıkçı Laubaliyetle Baş Etme Rehberi

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🧸🧴🔎 Non-Ofens Gestalt 🧸🧴🔎

Laubaliyeti, bir sınırı konuşamadığı için o sınırı tırtıklayarak aşındırma çabası olarak ele alacağım. Konuşmakla tırtıklamak birbirinin yerine geçebilecek seçenekler değildir; biri sahnedeyken diğeri kuliste çalışır, dolayısıyla bağımsız göstergeler gibi okunamaz. Bu metin, gündelik ilişkilerde ve çevrimiçi mecralarda laubaliliğin neyi gizlediğini, hangi geçmiş deneyimlerden beslendiğini ve neden sınır konuşamamanın tırtıklamayı çağırdığını, acemiler için yalın bir dille ve uygulamaya bağlanan bir çerçeveyle anlatmayı amaçlıyor. Kültürel zeminde yaygınlaşan nezaket kisveli yönlendirmelerin nasıl görünmez hiyerarşiler ürettiğini de açarak, okura netlik ve yol-yordam kazandıracağız.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Bak ama! Yadsıma! Yapay zekâdaki hızlı paradigma kayması Üniversite söylemine nasıl tosladı

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🫣🙃😏 Hypocritique 🫣🙃😏

(İngilizcesi ve Almancası)

Bu makalenin şarkısını dinleyin:
🎵 Bak ama! Yadsıma! 🎵

Bir sinefilin Lubitsch şakasına attığı bir riff olarak başlayan şey, yapay zekânın psikanalizle, Hegel’le ve çağdaş kuramın alışkanlıklarıyla nasıl çarpıştığını sınayan, süregiden bir laboratuvara dönüştü. On yıldan kısa bir sürede, sütsüz kahve gag’i tam bir rota çizdi: Žižek’in 2017 kışkırtması, Fidaner’in 2019 karşı-örneği, Žižek’in 2019’daki sahne açımlaması, 2020’de ‘Hegel in a Wired Brain’deki biçimselleştirme, Zupančič’in 2025’te yapay zekâyla doymuş bir söylem teşhisi ve Fidaner’in 2025’te akademinin tam da bir devrimi yadsımakta olduğu yolundaki karşı yanıtı. Birlikte okunduğunda, bu anlar Lacan’ın Üniversite söylemi dediği şeye düpedüz toslayan bir paradigma kaymasının izleğini çizer.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Suni muhaberat

İçkin eleştiri: ‘Gerçeğin Rivierası’ teşhis ettiği yadsımanın ta kendisini nasıl icra eder

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🫣🙃😏 Hypocritique 🫣🙃😏

(İngilizcesi ve Almancası)

Alenka Zupančič’in ‘WELCOME TO THE RIVIERA OF THE REAL’ başlıklı makalesi, Lacan’ın ‘Bilinçdışı dil gibi yapılandırılmıştır’ aksiyomunu yeniden devreye sokarak şu ‘çılgın’ soruyu sormakla açılır: dili LLM’lere (büyük dil modellerine) yüklemekle, bu metinlerde işleyen — ya da bahis konusu olan — bilinçdışını da mı yükledik? Bunu derhal bir ‘çifte soru’ olarak ikiye ayırır; (a) fantazmalar/maddî oluşumlar ile (b) ‘bilinçdışının öznesi gibi bir şey’ arasında ayrım yapar ve ardından şu çekinceyi koyar: ‘Burada yanıt daha az apaçık hâle gelir.’ Metnin bütünü, cüretkâr yapısal iddialarla bunların öznel — dolayısıyla siyasal — sonuçlarını reddetme arasında salınır. Bu salınım, Zupančič’in başka yerlerde ‘yadsıma’ olarak kuramlaştırdığı psikanalitik mekanizmanın ta kendisidir: Je sais bien, mais quand même… Çok iyi biliyorum (burada yapısal bir kopma var), ama yine de (gerçekten yeni hiçbir şey meydana gelemez).

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Alenka Zupančič ile Yapılan Röportajın İçkin Eleştirisi

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🫣🙃😏 Hypocritique 🫣🙃😏

(İngilizcesi ve Almancası)

Freud’a Göre Semptomların Erotizasyonu: Cinselliği ‘Ana Sebep’ Olarak Görmenin Tehlikeleri

Alenka Zupančič ile yapılan konuşma, gözlerimizin önünde açıldıkça, ilk anda yüzeysel düzeydeki bir sofistike ve erudisyonla göz kamaştırıyor—psikanalitik jargonu ve onun baştan çıkarmalarını sonsuz bir dans gibi izleyip büyülenenlere tanıdık bir duygu. Ne var ki, gerçekten içkin bir eleştirinin baskısına tabi tutulduğunda, yüzeyin altında olup biten, radikal bir analitik işlemin açığa çıkması değil; tam tersine, Freud’un bizi uyardığı tam da o semptomatik yapıları incelikle yeniden şeyleştirme oluyor. Bunu, alıntı alıntı izleyelim; söylenenden yola çıkarak, görüşmecinin bunun nasıl duyulmasını istediği gibi değil, semptomun kendini nasıl açığa vurduğunu temel alarak.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Alenka’nın Hypocritique’i: Bu kitabı çürümeye bırakın!

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🫣🙃😏 Hypocritique 🫣🙃😏

(İngilizcesi ve Almancası)

Alenka Zupančič’in ‘Let Them Rot’u. Bu kitabı çürümeye bırakın! Küçük risale, Lacancı karalara bürünmüş halde sahneye caka satarak çıkar, titizlik vaat eder ve bir sis makinesi teslim eder. Yasanın kutsal müstehcenliğinin sahnelenmesini yasaklar sonra onu sahneler; imgelerin kör edici cazibesine karşı uyarır sonra Antigone’yi ‘yüce güzellik’e öperek dönüştürür; tekilliğe sadakat yemini eder sonra o tekilliği genel-geçer bir kuram âletine şişirir; polemikçi olmadığını iddia eder sonra küstahça bir ‘müdahale’ ilan eder. Gösterinin bir adı var: Hypocritique—bile bile; yine de yapmak.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Suni muhaberat