Tag Archives: Akrokantozor

Akrokantozor — derleme

untiYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Akrokantozor) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Akrokantozor

— Varsay Antlaşması ve Yoksay Antlaşması: Kayıp R’nin Gizemi

— Üzülen Ulus Çokomelliyetçiliği

— Mor ve Ötesi: Serseri analizi

— Mor ve Ötesi: Pis analizi

— Mor ve Ötesi: 23 analizi

— Mor ve Ötesi: Gül Kendine analizi

Diğer derlemeler

龙 : ejderha

Yorum bırakın

Filed under Kitap

Mor ve Ötesi: Gül Kendine analizi — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Mor ve Ötesi: 23 analizi)

Mor ve Ötesi’nin binyıl başında çıkardığı Gül Kendine şarkısı 23’te kırılgan tarzda kurdukları sanal bakışın kalıcı teknolojik yerleşimidir. Önce nakarat:

Aslında bütün resim güzeldir
Sadece/kendini hatırlaman gerek
Gül kendine
Bak ne kadar güzelsin

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Mor ve Ötesi: 23 analizi — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Mor ve Ötesi: Pis analizi)

Mor ve Ötesi’nin 23 şarkısı Pis şarkısının devamıdır, yenilgi sonrası baygınlık halidir. Önce nakarat:

Bir gün kendimi bırakıp
Sana anlatsam ne olduğunu
Neden sözleri yuttuğumu / unuttuğumu

Bu dizelerde şair:
1) Siyasi/politik cephede uğradığı yenilgiyi (“sözleri yutmak”) sakladığını belli eder.
2) “Ne olduğunu anlatma”nın “kendini bırakmak” kadar kolay bir iş olduğunu zannetmektedir. Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Mor ve Ötesi: Pis analizi — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Mor ve Ötesi: Serseri analizi)

Bu yazıda Mor ve Ötesi’nin Pis şarkısının sözlerine bakacağız. Önce nakarat:

Ah, onlara kızmayın
Onlar farkında değil

Bu dizeler İsa’nın sözünü yankılar:

Baba onları affet çünkü ne yaptıklarını bilmiyorlar.

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey

Mor ve Ötesi: Serseri analizi — Işık Barış Fidaner

🧵⚙️💪🏻 TEZGÂH 🧵⚙️💪🏻

Bu yazıda Mor ve Ötesi’nin Serseri şarkısının sözlerinin üzerinden geçeceğiz. İskeleti oluşturan ana kıtayla başlayalım:

Düşledim kayboldum, konuştum ziyan oldum
Eskinin huzurunda el pençe divan durdum
Ah, devrimim benim, nedir senden çektiğim
Sen gelmedin ama ben değiştim

İlk iki dize Lacancı imgesel/simgesel/gerçek üçlemesini verir:
1) Düş ayna imgesidir; söz karşısında yitip gider, kaybedilir.
2) Söz simgeye tutunur ama imkansız gerçek onu da ziyan eder.
3) Sona kalan gerçek el pençe divan durulan Nam-ı Pir‘dir [1].

Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Şey

Varsay Antlaşması ve Yoksay Antlaşması: Kayıp R’nin Gizemi — Işık Barış Fidaner

1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle…

Medeniyet tarihinin en büyük suçu olan Nazileşmenin izini sürersek ilk dünya savaşını sonlandıran ağır Alman yenilgisini belgeleyen Versay Barış Antlaşması‘na varırız.

Bizim tarihimizde bu antlaşmadan şöyle bahsedilir:

Almanlar yenildiği için biz de yenik sayıldık.

Buradaki “biz” şimdiki Türk devletinin öncülü ve Ödipal rakibi (babası) sayabileceğimiz Osmanlı devletidir [1].

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Akrokantozor

Nehirlerimizin en önemli su kaynağı güvendiğimiz dağlara kar yağmasıymış.

İklim krizi nedeniyle o dağlara karlar yağamamış ve nehirler kurumuş.

Kuruyan bazı nehirlerin tabanında da dinozorların ayakizlerini bulmuşlar!

113 milyon yıl öncesinden bir Akrokantozor‘un ayakizlerine bakın!

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Laf sal atası

Üzülen Ulus Çokomelliyetçiliği — Işık Barış Fidaner

cokomel

Bu kısa yazının konusu çokomelliyetçiliğin sakıncasıdır. Önce çokomelli nedir onu tanımlayalım, sonra çokomelliyetçiliği ayırt ederek konuyu genişletelim…

Çokomelli:
1) Çokomel kağıtlarını düzleyip tatlı anılar biriktirmektir.
2) Burası çok önemli/çokomelli: bir işin püf noktasını bulmaktır.
3) Hayatı iyileştirecek veya acınızı azaltacak bir şey daha öğrenmektir.
4) Malumat fazlasını keyif fazlasına çevirmektir: surplus-information → surplus-enjoyment

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey