Tag Archives: Dualarımız Sizinledir

Hillary Clinton Mutabakatı Demokrasiye Zararlı — Slavoj Žižek

Slavoj Žižek — 12 Ağustos 2016 — newsweek.com

Alfred Hitchcock “Filmler kötü adamları kadar iyi olurlar” demişti — yani buna göre neredeyse ideal “kötü adam” (Donald Trump) sayesinde önümüzdeki ABE seçimleri iyi mi geçecek? Evet, ama çok sorunlu bir anlamda. Liberal çoğunluğa göre 2016 seçimleri açık ve net bir tercihi temsil ediyor: Trump figürü gülünç ve aşırıdır, görgüsüzdür. En kötü ırkçı ve cinsiyetçi önyargılarımızı sömürür, nezaketten öylesine yoksun bir erkek şovenisttir ki önde gelen Cumhuriyetçiler bile onu topluca terk ederler. Eğer Cumhuriyetçi aday Trump olacaksa bu hakikaten “mutlandırıcı bir seçim” olacaktır – bütün sorunlarımıza ve küçük dalaşmalarımıza rağmen, gerçek bir tehdit karşısında hepimiz temel demokratik değerlerimizi savunmak üzere omuz omuza verebiliriz, Ocak 2015’de Charlie Hebdo’ya yapılan saldırılardan sonra Fransa’da olduğu gibi.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri, Makale

Yukarı bakın! Perseid Göktaşı Yağmuru 11-12 Ağustos’ta Zirve Yapıyor — NASA

Jennifer Harbaugh — 2 Ağustos 2016 — nasa.gov

Önümüzdeki hafta gökyüzünde kozmik “kayan yıldız” gösterisini izlemek üzere geceleyin uyumama ya da alarmınızı kurma planını şimdiden yapın. Hızlı ve parlak göktaşlarıyla bilinen yıllık Perseid göktaşı yağmuru [meteor shower] bu yılki en iyi göktaşı seyretme fırsatlarından birisi olacak.

Her yıl Ağustos’ta, eski bir kuyrukluyıldızdan arta kalmış birikintinin içinden Dünya’nın geçmesiyle birlikte Perseidler ortaya çıkarlar. Göktaşı yağmurunu getiren kuyrukluyıldız izleriyle Dünya arasında bu yıl her zamankinden daha yakın bir karşılaşma yaşanabilir, böylece muhteşem bir gösterinin sahnesi hazırlanabilir.

geminid20091209-full

Akın oluşturan Perseid göktaşları Ağustos 2009’ta kaydedilmiş bu hızlı çekimde gökyüzünü aydınlatıyor. Yıldız gözetenler, gelecek hafta 11-12 Ağustos günlerini bağlayan gece olacak Perseid göktaşı yağmurunda da buna benzer bir akın bekliyor. Krediler: NASA/JPL

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim

Putoğan Hayaleti — Slavoj Žižek

🎭♟️🕹️ Kukla Rejimi 🎭♟️🕹️

Rusya’daki Vladimir Putin ile Türkiye’deki Recep Tayyip Erdoğan şimdi resmen düşmanlar, ama giderek aynı politik rejimin iki versiyonuna daha fazla benzemiyorlar mı?

putogan

Slavoj Žižek — 3 Şubat 2016 — newstatesman.com

Türkiye’nin benim aleyhimde yürüttüğü eş-güdümlü resmi kampanyası konuyu bağlayacak kısa bir sözü hak ediyor. Türk tarafındaki bazıları düzmece röportaja atıf yapılmasından dolayı New Statesman’in özür dilemesini sanki metnimdeki tüm esas iddialardan dolayı özür dilenmişçesine (yani sanki bu iddialar geri çekilmişçesine) yamulttular. Ne ki, NS’de yayınlanan metnim düzmece Andalou röportajına “dayanmıyordu”, daha önce başka bir yerde (Almanya’da) yazılıp yayınlanmıştı, o düzmece röportaja atıf olmaksızın; içerdiği iddialar da Türkiye politikasına dair yüzlerce eleştirel metni yankılamaktadır. Benim tek “yalanım” internetten erişilebilen düzmece bir röportaja atıf yapmaktı — böyle bir hataya da bugünlerde herkes düşebilir.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri, Makale

Freud sonrası yazarlara göre histeri — Paul Verhaeghe

Gelin şimdi başlangıç noktamıza dönelim, histeri üzerine Freud sonrası yazılanlara. Sonuç üç ayaklıdır.

1. Histerinin özü denen şeye dair hiçbir uzlaşı yoktur. Hep çelişkili beyanlar vardır.

2. Çok çarpıcı bir görüngü: Yazarlar, nesnel gözlemci konumlarına rağmen, neredeyse hep manevi değer muhakemelerine müracaat ederler. Ve bu muhakemeler hiç de düz değildir, tarif edilen belirtiler kadar çeşitlenmiştir! Çok olumlu, zeki ve çekici histerikten —günümüzde ona jarvis denir, histerik nitelemesi fazla olumsuz geldiğinden— en olumsuz ve iğrenç histeriğe kadar. Aradaki tüm renk ve bileşimler mümkündür. Bazen birisinin lehinde ya da aleyhinde bir müdafaa okuyormuş izlenimi edinmemek neredeyse imkansızdır, son hükmü vermesi beklenen İmgesel bir hakime yazılmış gibidirler… Çeşitli alıntılarla bunu bol bol örnekleyebilirdik, ama o zaman bunlar çok fazla yer kaplayacaktı. O yüzden, yukarıda bahsedilen ikinci gruptaki çeşitlenmeye okuyucuyu yönlendirelim, bu da neredeyse her seferinde ‘iyi, gerçek, yetişkin’ ile ‘kötü, sahte, çocukça’ arası bir karşıtlığa indirgenebilir. Fakat belli bir alıntı var ki onu geri çekmek istemiyoruz. İlgili literatür üstüne kapsamlı bir çalışmaya dayanarak, Chodoff ve Lyons histerik kişiliğin ortak böleni olan şu nitelik grubuna ulaştılar: Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim

O Parçacık Hiç Olmadı — Dennis Overbye

Dennis Overbye — 5 Ağustos 2016 — nytimes.com

06cern-superjumbo

CERN’deki Geniş Hadron Çarpıştırıcısı, 2014. Kaynak: Pierre Albouy/Reuters

Evrene dair koca bir ‘ya öyle olsa’ Cuma günü yok oldu, en azından evreni çalışanlar açısından. [*]

Geçen Aralık ayı, CERN‘in Geniş Hadron Çarpıştırıcısı‘nda çalışan iki grup fizikçi, görmüş oldukları izlerin, doğadaki yeni bir asli unsura ait olabileceğini, elli yıldır parçacık fiziğine hakim olan Standart Model’e ait olmayan temel bir parçacığa ait olabileceğini bildirdiler.

Grafikte fazladan gama ışını çiftleri olduğuna işaret eden bu çıkıntının istatistiksel bir tesadüf olması ihtimalinin baskın olduğu söylenmişti. Ama fizikçiler o günden beri nefeslerini tutmuşlardı.

Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim

Hiatus irrationalis — Jacques Lacan

浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞

Terin ve özsuyundan akan bu şeyler,
Fırın ya da kanda doğurduğun biçimler;
Senin selin benim rüyam kadar yoğun değil,
Ve bu bitimsiz arzuyla kavga etmezsem eğer,

Senin suyunu aşar, gölge-düşerim çarpmaya
Nereye çektiyse beni şeytanî zihnimin yükü.
Yalnız biri düşer, tepesinde uçtuğu sert zeminin üstüne,
Kara bahtlı, kör ve sağır, hususi anlam tanrısı.

Ama sözlerin hepsi yok oluverir boğazımda,
Fırın ya da kanda doğurduğun şeyler,
Doğa, – öğenin akışı içinde kendimi kaybederim:

İçimde yanarlarken, kışkırtan şeyler seni,
Terin ya da özsuyunda yoğurulan biçimler,
İşte bu alevle ölümsüz aşığın olurum senin.

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

>>> Robot şarkı 🤖🌈 <<<

ç.n.: Simon McNamee’nin yaptığı yamultucu çeviriyi beğenmeyerek Žižek and the Slovenian School grubunda kendi çevirimizi yaptık:

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şiir

Somurtuk — Radiohead

Koca duvarı ısırırsın, duvar da seni ısırır
Anca durduğun yerde somurtursun, orada bağırırsın
Oysa ne güzelsin diz çöktüğünde
Dezenfekte, memnun etmek için

Bazen somurtursun, bazen yanarsın
Allah toprağını bol tutsun
Sevesin gelinceye biz gitmiş oluruz
Aynı baban gibi hiç değişeceğin yok

Her seferinde beni canlı canlı yutar
İyi olmak isterim ama canlı canlı yutar
Ben de tatil ilan ederim
Uykuya dalıp uzaklaşırım

Bazen somurtursun, bazen yanarsın
Allah toprağını bol tutsun
Sevesin gelinceye biz gitmiş oluruz
Aynı baban gibi hiç değişeceğin yok

Bazen somurtursun, bazen yanarsın
Allah toprağını bol tutsun
Sevesin gelinceye biz gitmiş oluruz
Aynı baban gibi hiç değişeceğin yok

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Dinginlik Baladı — Sonny Rhodes

Al benden aşkımı, al toprağımı
Al beni tahammül edilmez yere koy
Umurumda değil, ben yine özgürüm
Gökyüzünü elimden alamazsın

Al beni götür karanlığa
“Geri gelmeyecek” de onlara
Yak toprağı kaynat denizi
Gökyüzünü elimden alamazsın

Hiçbir yerde olamam ben
Çünkü dinginliği bulmuşum

Ve gökyüzünü elimden alamazsın

(The Ballad of Serenity)

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

serenity1

Ateşböceği [Firefly] dizisinin giriş şarkısıdır.

2 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Bu Çocuk Dünyayı Değiştirebilirdi: Aaron Swartz’ın Yazıları — Aaron Swartz

boy_who_could_change_the_world-0b8f30e84fac041265feb8725876b68f

Lawrence Lessig’in giriş yazısıyla

**KUZEY AMERİKA’DA BU KİTAP MÜSAİT DEĞİLDİR**

Trajik intiharıyla dünyayı sarsan bilgisayar dehası ve İnternet hacktivistinin yazıları

Ocak 2013’te, tutuklanan ve 35 yıl hapsedilmekle tehdit edilen Aaron Swartz, intihar etti. 26 yaşındaydı. Ama bu kısa ömründe dünyayı değiştirmişti: İnterneti şekillendirmiş, entelektüel mülkiyete dair varsayımlarımızı sorgulamış, ve gündelik çevrimiçi hayatlarımızda kullandığımız araçların bir kısmını yaratmıştı. Ayrıca Ağdaki siyasetin önde gelen bir eleştirmeni oldu.

On yıllık süreyi kapsayan bu yazılar derlemesinde Swartz entelektüel mülkiyete, teğlifaka ve İnternet’in mimarisine dair kendi tutkusunu ve derin bilgisini göstermekte. Bu Çocuk Dünyayı Değiştirebilirdi zamanımızın en original zihinlerinden birinin hayat çalışmasını içeriyor.

versobooks.com

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

~~~

Savaşmaya Değer — Aaron Swartz derlemesi

İnternet’in Öz Evladı: Aaron Swartz’ın Hikayesi

Hack Kültürü ve Hacktivizm — Alternatif Bilişim

İnternetler — çeviri derlemesi

Başkan Reif Aaron Swartz üzerine MIT topluluğuna yazdı – Rafael Reif

Aaron öldü – Tim Berners-Lee

Gerilla Açık Erişim Manifestosu – Aaron Swartz

5 Yorum

Filed under Çeviri, Kitap

İşte bu kendinden emin ruh – G.W.F. Hegel

668. İşte bu kendinden emin ruh, ‘güzel can’ [ç.n. “güzel insan”] oldukça, kendine dair kendine sakladığı bilgiden feragat etme gücüne sahip olmadıkça, kovduğu bilinçle özdeşliğe ulaşamaz, dolayısıyla da kendi birliğini başkasında göremez ve nesnel bir varoluşa ulaşamaz. Neticede özdeşlik ancak olumsuzca ortaya çıkar, Ruhtan yoksun kalır. ‘Güzel can’ gerçel varoluştan yoksun halde, kendi saf benliği ile o benliğin dışlaşarak gerçel varoluş kazanma gereği arasındaki çelişkiye takılarak, ve sıkıca tutunduğu bu karşıtlığın [antithesis] dolaysızlığına yerleşmiş halde —karşıtlığı barıştıran bu tek aracıya, saf soyutlama halinde yoğuşmuş, saf oluş ya da boş hiçlik olan bu dolaysızlığa yerleşmiş halde— bu ‘güzel can’ o halde, barıştırılmamış dolaysız çelişkisinin bilinciyle, delilik kadar düzensizdir, hasret içinde kendini boşa harcar, tükenerek eriyip gider. O kadar inatla tutunduğu benliğe-göre-oluşu aslında böylece elden çıkarmış olur; ruhsal olmayan birliği ortaya koymuştur olsa olsa.

669. Sahi [true], yani özbilinçli ve varolan, bu iki yanın eşitlenmesi, önceden zaten içerilmiş ve gerektirilmişti. Katı kalbin kırılarak evrenselliğe yükselmesi, özeleştiri yapan bilinçte ifade bulmuş hareketin aynısıdır. Ruhun yarası iyileşir ve ardında hiç iz kalmaz. Amel yok edilemez değildir; Ruh onu kendisine geri çeker ve onda niyet gibi ya da varolan bir olumsuzluk ve sınırlama gibi duran bireysel yan hemen gözden kaybolur. Eylemi icra eden benlik, ediminin biçimi, bütün içinde bir uğraktan ibarettir, eylemdeki bireysel yanla evrensel yanı ayırt eden tespit edici yargıyı koyan bilgi de böyledir. Yukarıda bahsedilen kötü kalpli [evil] bilinç, kendi dışlaşmasını ya da kendisini, bir uğrak gibi koyar, başkası onda ne görüyorsa ona göre özeleştiri yapmaya ayartılır. Ama nasıl ki bunların birincisi kendi belirli benliğe-göre-oluşunun tek taraflı ve kabul görmemiş varoluşundan vazgeçmeliyse, ikincisi de kendi tek taraflı ve kabul görmemiş yargısını bir kenara koymalıdır. Ve nasıl ki bunların birincisi kendi gerçel varoluşuna Ruhun gücünü verecekse, ikincisi de kendine dair özgül Mefhuma Ruhun gücünü verecektir.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri