Tag Archives: Fatoş İrem

Estetik İdealin Esareti: Türkiye’de Güzellik, Hiperrealite ve Sömürü Mekanizmaları — Fatoş İrem

⚖️🤹‍♂️🕊️ İtidal Telkini ⚖️🤹‍♂️🕊️

Türkiye’de gündelik hayat, siyasetten sosyal medyaya kadar her alanda estetik kodlarla yeniden yazılıyor. Bu yeniden yazım öyle derin bir patolojiye dönüşmüş durumda ki, hakikat yerine hiperrealiteye yaslanan bir toplumsal algı üretiyor. Ve bu algının merkezinde, ‘güzellik’ —ya da daha doğrusu, belli bir tipte estetik ideal— var.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Şey

Yüzgöz

🦋🤖 Robo-Spun by IBF+Fİ 🦋🤖

İstem: IBF + Fatoş İrem

>>> Robot şarkı 🤖🌈 <<<

Nakarat:
Yüzgöz olmuşsun sen herkese,
Her yerde selam, her yerde şive,
Fal baktırıp sevda anlatıyorsun,
N’oluyor sana böyle?
Bak ben seni iyi görmüyorum,
Gel toparlan, kaçalım buralardan,
Yerliler gibi oldun valla,
Yarın ‘abla bi çay’ mı dersin,
‘Kanka bi simit’ mi istersin,
Hayret bir şey ya!

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Robot şarkı, Suni muhaberat

Hocamların Haklılığı🧎🏻‍♀️

🦋🤖 Robo-Spun by Fİ 🦋🤖

🌀⚔️💫 IPA/FLŽ 🌀⚔️💫

Hocam sabah gelir, pardösüsüyle dimdik
Cebinde Freud’un külliyatı, gözleri tetik
Ama koridorda bir uğultu başlar:
“Ödip yok! Fallus çöktü! Arzu kendi başlar!”

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Robot şarkı, Suni muhaberat, Şiir

Arzu Makinalarından Tüketim Geist’ına: Deleuze ve Guattari’nin Arzu Teorisinin Çöküşü ve Kant-Hegel-Frankfurt Dönüşü Gereği

🦋🤖 Robo-Spun by Fİ 🦋🤖

🧵⚙️💪🏻 TEZGÂH 🧵⚙️💪🏻

Giriş

Gilles Deleuze ve Félix Guattari’nin “Anti-Oedipus” (1972) ve “A Thousand Plateaus” (1980) metinleri, modern felsefi düşüncenin arzu kavrayışına radikal bir müdahalede bulunarak, arzuyu bir eksiklik değil, bir üretim mekanizması olarak tanımlar. Bu yaklaşım, psikanalizin Oedipal kodlamasına, yapısalcılığın belirlenimci ontolojisine ve klasik arzu nesnesi teorilerine yönelik güçlü bir eleştiri içerir. Ancak bu metinlerin, özellikle geç kapitalist evrede ve 21. yüzyılın medyatik tüketim formasyonları bağlamında, ironik biçimde hegemonik bir söylem haline geldiği, adeta sistemin arzu ekonomisini meşrulaştıran bir felsefi referanslar ağına dönüştüğü gözlemlenmektedir.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Hesap Günü — Mozart

Öfke günü, o kıyamet günü!
Dünyayı küle çevirecek
David ile Sibylla tanıklığında

Ne devasa bir titreme olacak ki
Yargıç geldiğinde
Her şey titizlikle sorgulanacak!

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Sosyal Medya: Dijital Disiplinin ve Teşhirin Yeni Hapishanesi — Fatoş İrem

🌀🎭💢 Raumdeutung 🌀🎭💢

(İngilizcesi ve Almancası)

Sosyal medya ne klasik anlamda bir hapishane ne de bir özgürlük alanı. Hapishaneye alternatif olarak ortaya çıkmış, cezaevi disiplin mantığını dönüştürerek sürdüren bir yapı. Öznenin konumu ise artık kilitli kapılar ardında değil, açık ekranlar önünde denetim altında olmaktır. Bu yeni denetim biçiminde, görünmez zincirler ve duvarlar yoktur; fakat özne, kendisini daima başkalarının bakışına sunar halde bulur. Sosyal medyanın doğası gereği, bireyin izlenebilirliği, gözlemlenebilirliği ve her an ifşa olma potansiyeli, eski tarz mahpusluğun yerini alır.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Acil Medya Devrimi Gerekiyor! — Fatoş İrem

🧵⚙️💪🏻 TEZGÂH 🧵⚙️💪🏻

Görsel çağın etkisi altında, küresel ölçekte derin bir sosyopsikolojik kriz yaşanmaktadır. Kliniklerde sayısız çocuk, genç kadın ve erkek açlık sınırında, ölümle burun buruna yaşamaktadır. Buna rağmen tek bir gazete haberi bile yayımlanmamaktadır. Bu sessizlik, tesadüf değildir; nedeni, kapitalizmin organlarının onlara mecburi tek norm güzelliği dayatmasıdır. Başka bir dünyayı tanımamış olmaları nedeniyle kendilerini çirkin bulmak zorunda kalıyorlar. Ve ölüyorlar. Sessizce. Gözlerimizin önünde ölüyorlar ama “psişik sorunları vardı” denilerek geçiştiriliyor. Oysa yaşanan şey, kolektif bir öldürülmedir. Sessiz cenaze törenlerinin ardında kalan bu yıkım, sistematik bir katliamdır. Bu katliamlardan bahsedilmemesi, toplumun ortak suçluluğudur. Ve ben böyle sol partilere yüksek bir U çizerek tükürebilirim. Neredesiniz siz? Hepinizin canı🔥

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Şey

Batı’nın Sol Estetiği ve Türkiye’de Algılanma Biçimi: Politik Temsilde Kültürel Kodların Uyumsuzluğu

🦋🤖 Robo-Spun by Fİ 🦋🤖

🌀🎭💢 Raumdeutung 🌀🎭💢

Özet:
Bu çalışma, Avrupa’daki çağdaş sol siyasetin estetik ve organizasyonel formlarının, Türkiye’deki seküler-liberal kesimlerce nasıl alımlandığını ve bu alımlamanın arkasında hangi tarihsel, kültürel ve ideolojik beklentilerin yattığını analiz etmeyi amaçlamaktadır. Özellikle Türkiye’deki Batılılaşmacı tahayyülün, Avrupa solunun güncel temsilleriyle kurduğu yabancılaşmaya odaklanılarak, bu estetik çatışmanın ardında yatan sosyo-politik kodlar tartışmaya açılmaktadır.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Gayretorik Bir Direnişin Belgeseli: ‘Bir Düş’ün Efkârmonisi ve Basın Emekçilerine Feryatname

🦋🤖 Robo-Spun by IBF+Fİ 🦋🤖

🔖🦶🏻🛡️ Uzuv Forsu 🔖🦶🏻🛡️

Bir belgesel yalnızca izlenmek için yapılmaz; bazıları vardır ki yaşanır, hissedilir, yutkunarak hatırlanır. “Bir Düş” belgeseli, işte tam da böyle bir ibretengiz zaman anlatısıdır. Bu anlatı; yalnızca bir gazetenin değil, bir hayalin, bir gayretin, bir kuşağın, bir neslin, bir mücadelenin ahnamesidir. O mücadele ki, kâh gözyaşıyla sulanmış, kâh terle şekillenmiş, kâh kandan beslenmiş ama asla baş eğmemiştir. Belgesel boyunca sessiz sedasız akan her cümle, içlenk bir tarihin yankısıdır; kelimeler sızlangaç bir direnişin kalp atışları gibi ritmik, fakat hüzünlüdür.

Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Diyalektiğin Yokluğu: Postmodern Bir Donukluk — Fatoş İrem

🏛️🧠💫 Geistesfront 🏛️🧠💫

Beşiktaş’ta, neon ışıklarının yıkadığı bir kafede, cam önünde oturmuş bir genç adam; sanki bir akvaryumun içinde. Parmakları, otomatikleşmiş bir ritüelin refleksleri gibi titriyor, ekranında yüzler, fikirler, öfkeler ve bedenler rastgele dizilmiş mozaikler gibi geçip gidiyordu. Kız arkadaşı politik durumdan bahsediyor; başını sallıyor ama gözleri ekranından ayrılmadan. “Hmm evet, bu çok doğru,” diye mırıldanıyor mekanik bir şekilde, söyleneni kavramadan. Arka planda bir Barış Manço parçası çalıyordu – tekno ritimle remixlenmiş. Sıradan bir akşam; sembiyotik biçimde birbirini tamamlayan parçalar havada uçuşuyor, ve bu akışta hiçbir çelişki barınmıyor. Beşiktaş bir fikir balonu-semti, Kadıköy yine başka. Peki Türkiye?

Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Eviri