Tag Archives: Friedrich Engels

Alman İdeolojisi — Karl Marx, Friedrich Engels

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🤖🧠 Saikbilim Evirileri 🤖🧠

I. Cilt [Feuerbach, B. Bauer ve Stirner’in Temsilciliğinde En Yeni Alman Felsefesinin Eleştirisi]

Önsöz

İnsanlar bugüne kadar hep kendileri hakkında yanlış fikirler beslemişlerdir, ne oldukları ya da ne olmaları gerektiği konusunda. Tanrı, normal insan vb. hakkındaki tasarımlarına göre ilişkilerini düzenlemişlerdir. Kafalarının ürünü olan hayaller, onların başına geçmiştir. Yaratıcı olan onlar, kendi yarattıkları karşısında eğilmişlerdir. Onları, zayıf düşmelerine neden olan bu hayaletlerden, bu fikirlerden, bu dogmalardan, bu hayal ürünü varlıklardan kurtaralım. Bu düşüncelerin egemenliğine karşı isyan edelim. Onlara, bu hayalleri, insanın özüne uygun düşüncelerle değiştirmeyi öğretelim, diyor birisi; onlara eleştirel bir biçimde yaklaşmayı öğretelim, diyor bir diğeri; bu fikirleri kafalarından silip atmalarını sağlayalım, diyor üçüncüsü — ve mevcut gerçeklik yıkılıp gidecektir.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Eviri

Alman İdeolojisi: farelerin kemirgen eleştirisi ve gururlu felsefenin böbürgen yozgusu — Otto Rühle

Marx ve Engels bir yıl içinde (Eylül 1845’ten Ağustos 1846’ya kadar) yazdıkları iki kalın cildi Alman İdeolojisi (Die Deutsche Ideologie) adı altında yayınlatacaklardı. Orduda görev yaptıktan sonra Westphalia’da geometri çalışan Weydemeyer Marx’ın hem dostu hem hayranıydı ve kayınbiraderi Lüning’in Bielefeld’deki “Westfälisches Dampfboot” yayınevinde bu yeni kitabı bastırabileceğini ummuştu. Elyazması yayıncıya iletildi ama kitap hiç çıkmadı, yazarların çok sonra duydukları kadarıyla “değişen şartlar kitabın basılmasını imkansız kılmıştı.” Başka bir yayıncı da bulamayınca Marx’ın bildirdiği karara göre “elyazmamızı farelerin kemirgen eleştirisine terk etmekten katiyen gocunmadık zira asıl amacımıza ulaşmıştık: netleşmiştik.”

Kitabın özü ve karakteri başından beri hep netleşmekti. “Kurt olduğunu zanneden ve zannettiren kuzuları açığa vurmak” idi; “felsefenin gururlu böbürgenlerinin tek işlevinin Almanya’nın acınası vaziyetini perdelemek olduğunu” göstermekti, “mutlak Alman ruhuna sirayet eden yozgusal süreçleri” dünya aleme bildirmekti. Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Niceliğin Niteliğe Dönüşümü Kanunu Hakkında — Friedrich Engels

friedrich_engelsAma Hegel’in keşfettiği tabiat kanununun en önemli galibiyetlerini kutladığı yer, kimyadır. Kimya’nın nicel bileşimlerin değişmesi sonucunda bedenlerde olan nitel değişimlerin bilimi olduğu söylenebilir. Bunu Hegel kendisi zaten biliyordu [1]. Oksijen örneğindeki gibi: olağan hâldeki iki atom yerine bir molekülde üç atom birleşirse, ozon elde ederiz, o da sıradan oksijenden koku ve tepkime olarak gayet farklı bir bedendir. Yine, oksijenin nitrojen ya da kükürtle bileştiği çeşitli orantılar alınabilir, bu orantıların her birisi öbürlerinden nitelik anlamında farklı bir cevher üretir! Kahkaha gazı (nitrojen monoksit, N2O) nitrik anhidritten (nitrojen peroksit, N2O5) ne kadar farklıdır! Birincisi gazdır, ikincisi sıradan sıcaklıklarda katı kristal bir cevherdir. Fakat bileşimdeki bütün farklılık ikincinin birincinin beş katı kadar oksijen içermesidir, ve bu ikisinin arasında onlardan başka üç nitrojen oksit daha vardır (NO, N2O3, NO2) ki bu üç bileşiğin her birisi hem öbür ikisinden hem de birbirlerinden nitelik anlamında farklıdır.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri, Şey

Fol bilinç — Friedrich Engels

İdeoloji, düşünür denen kişinin bilinçle gerçekleştirdiği bir süreçtir aslında, ama fol bir bilinçle. Onu sevk eden gerçek güdüler ona bilinmez kalır, yoksa bu hiç de ideolojik bir süreç olmamış olurdu. İşte o böylece fol ya da görünüşte kalan güdülerin hayalini kurar. Bu bir düşünce süreci olduğu için, düşünür bu sürecin hem biçimini hem de içeriğini arı düşünceden türetir, ya kendi arı düşüncesinden ya da öncüllerinin arı düşüncesinden. Üstüne çalıştığı salt düşünce maddesini, inceleme yapmaksızın, düşünceden üremiştir diye kabul eder, daha uzakta düşünceden bağımsız bir sürecin peşine düşmez; bu maddenin kaynağı aslında ona aşikar gözükür, çünkü her eylemin düşünce ortamı yoluyla üremiş olması gibi ona göre bu madde de nihayetinde düşünceyi temel almış gibidir. Tarihle uğraşan ideolog (tarihle burada kastedilen, doğadan ayrıca topluma da ait – politik, yargısal, felsefi, teolojik – tüm çeperlerden ibarettir), demek ki tarihle uğraşan ideologun tüm bilim çeperlerinde sahip olduğu madde, önceki nesillerin düşüncesinden bağımsız olarak kendi biçimini almış bir maddedir, birbirini izleyen bu nesillerin beyinlerinde bağımsız bir dizi gelişmeyi başından geçirmiş bir maddedir. Doğrudur, kendi çeperinden veya diğer çeperlerden gelen dış olgular bir araya gelerek bu gelişme üzerine belirleyici bir nüfuz uygulamış olabilirler, ama dile getirilmeyen önvarsayım, bizzat bu olguların da bir düşünce sürecinin meyvelerinden ibaret olduğunu söyler, yani biz gene, en zorlu olguları başarıyla sindirmiş olan bu arı düşüncenin diyarı dahilinde kalmış oluruz.

Franz Mehring’e mektuptan, 14 Temmuz 1893, Londra, marxists.org

Bkz “Çevirmenler, False’a Yanlış demeyelim, Fol diyelim”

2 Yorum

Filed under Çeviri

Taşınma

Ve ensonu, işbölümünün bize derhal ilk örneğini sunduğu şey şudur: insanlar doğal toplum içinde bulundukları sürece, şu halde, özel çıkar ile ortak çıkar arasında bölünme olduğu sürece, demek ki, faaliyet gönüllü olarak değil de doğanın gereği olarak bölündüğü sürece, insan kendi işine hükmedeceğine, insanın bu kendi eylemi, insan için kendisine karşı duran ve kendisini köleleştiren yabancı bir güç haline dönüşür. Gerçekten de, iş paylaştırılmaya başlar başlamaz herkesin kendisine dayatılan onun dışına çıkamadığı, yalnızca kendine ait belirli bir faaliyet alanı olur; o kişi avcıdır, balıkçıdır ya da çobandır ya da eleştirici eleştirmendir ve eğer geçim araçlarını yitirmek istemiyorsa bunu sürdürmek zorundadır — oysa herkesin bir başka işe meydan vermeyen bir faaliyet alanının içine hapsolmadığı, herkesin hoşuna giden faaliyet dalında kendini geliştirebildiği komünist toplumda, toplum genel üretimi düzenler, bu da, benim için, bugün bu işi, yarın başka bir işi yapmak, canımın istediğince, hiçbir zaman avcı, balıkçı ya da eleştirici olmak durumunda kalmadan sabahleyin avlanmak, öğleden sonra balık tutmak, akşam hayvan yetiştiriciliği yapmak, yemekten sonra eleştiri yapmak olanağını yaratır. Toplumsal faaliyetin bu şekilde sabitleşmesi, kendi ürünümüzün, bize hükmeden, biçim denetimimizden kaçan, beklentilerimize karşı koyan, hesaplarımızı boşa çıkaran maddi bir güç halinde bu toplaşması, zamanımıza kadarki tarihsel gelişmenin bellibaşlı uğraklarından biridir.

Marks-Engels, Alman İdeolojisi (pdf)

~~~

Displacement

3 Yorum

Filed under Çeviri