Tag Archives: Karl Marx

Siyasal İktisadın Eleştirisine Katkı: Önsöz — Karl Marx

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🤖🧠 Saikbilim Evirileri 🤖🧠

(Marx’ın İndirgeyici Tavrı: Önsözün Yazıldığı Koşulların Dönüştürücü Gücü)

Burjuva iktisadının sistemini şu sırayla ele alıyorum: Sermaye, toprak mülkiyeti, ücretli emek; devlet, dış ticaret, dünya pazarı. İlk üç başlık altında, modern burjuva toplumunun bölündüğü üç büyük sınıfın iktisadi yaşam koşullarını inceliyorum; diğer üç başlığın bağlantısı ise göze çarpar biçimde ortadadır. Sermayeden söz eden ilk kitabın ilk kısmı şu bölümlerden oluşur: 1. meta; 2. para ya da basit dolaşım; 3. genel olarak sermaye. İlk iki bölüm, eldeki bu kitabın içeriğini oluşturur. Tüm malzeme önümde, basım için değil, kişisel açıklığa kavuşmak amacıyla, çok farklı zaman dilimlerinde yazılmış monografiler biçiminde durmaktadır; bu monografilerin sözü edilen plana göre birbirine bağlanarak işlenmesi ise dışsal koşullara bağlı olacaktır.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Eviri

Alman İdeolojisi — Karl Marx, Friedrich Engels

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🤖🧠 Saikbilim Evirileri 🤖🧠

I. Cilt [Feuerbach, B. Bauer ve Stirner’in Temsilciliğinde En Yeni Alman Felsefesinin Eleştirisi]

Önsöz

İnsanlar bugüne kadar hep kendileri hakkında yanlış fikirler beslemişlerdir, ne oldukları ya da ne olmaları gerektiği konusunda. Tanrı, normal insan vb. hakkındaki tasarımlarına göre ilişkilerini düzenlemişlerdir. Kafalarının ürünü olan hayaller, onların başına geçmiştir. Yaratıcı olan onlar, kendi yarattıkları karşısında eğilmişlerdir. Onları, zayıf düşmelerine neden olan bu hayaletlerden, bu fikirlerden, bu dogmalardan, bu hayal ürünü varlıklardan kurtaralım. Bu düşüncelerin egemenliğine karşı isyan edelim. Onlara, bu hayalleri, insanın özüne uygun düşüncelerle değiştirmeyi öğretelim, diyor birisi; onlara eleştirel bir biçimde yaklaşmayı öğretelim, diyor bir diğeri; bu fikirleri kafalarından silip atmalarını sağlayalım, diyor üçüncüsü — ve mevcut gerçeklik yıkılıp gidecektir.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Eviri

Alman İdeolojisi: farelerin kemirgen eleştirisi ve gururlu felsefenin böbürgen yozgusu — Otto Rühle

Marx ve Engels bir yıl içinde (Eylül 1845’ten Ağustos 1846’ya kadar) yazdıkları iki kalın cildi Alman İdeolojisi (Die Deutsche Ideologie) adı altında yayınlatacaklardı. Orduda görev yaptıktan sonra Westphalia’da geometri çalışan Weydemeyer Marx’ın hem dostu hem hayranıydı ve kayınbiraderi Lüning’in Bielefeld’deki “Westfälisches Dampfboot” yayınevinde bu yeni kitabı bastırabileceğini ummuştu. Elyazması yayıncıya iletildi ama kitap hiç çıkmadı, yazarların çok sonra duydukları kadarıyla “değişen şartlar kitabın basılmasını imkansız kılmıştı.” Başka bir yayıncı da bulamayınca Marx’ın bildirdiği karara göre “elyazmamızı farelerin kemirgen eleştirisine terk etmekten katiyen gocunmadık zira asıl amacımıza ulaşmıştık: netleşmiştik.”

Kitabın özü ve karakteri başından beri hep netleşmekti. “Kurt olduğunu zanneden ve zannettiren kuzuları açığa vurmak” idi; “felsefenin gururlu böbürgenlerinin tek işlevinin Almanya’nın acınası vaziyetini perdelemek olduğunu” göstermekti, “mutlak Alman ruhuna sirayet eden yozgusal süreçleri” dünya aleme bildirmekti. Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Feuerbach üzerine tezler — Karl Marx

devr2

1 [♈︎]

Önceki bütün maddeciliklerin kusuru –Feuerbach da dahil– Şey’i, gerçekliği, duyulanları, yalnızca nesne veya sezgi şeklinde kavramalarıdır; onu öznellikle kavramak, duyarlı insan faaliyetiyle pratikte kavramak dururken…

Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Çeviri

Termodinamik üzerine — Jacques Lacan

Kölenin bilgisini ondan çıkartan şey –yakından bakarsak– Hegel’in evrelerini adım adım izlediği tarihin tamamıdır. Hegel’in bu tarihi istikametini görmeden izleyebilmesi olağandışıdır ve haklı bir nedenle: Hegel Newton’un keşifleri alanındaydı henüz, termodinamiğin doğuşuna tanık olmamıştı henüz. Termodinamik adını alarak bütünleşen bu alanı oluşturan formülleri Hegel eğer devreye sokabilseydi, belki orada imleyenin hükmünü tanıyabilecekti. Orada imleyen üst üste tekrarlanır: S1, gene S1. Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri

Marx Geri Döndü Tv Dizisi (Türkçe Altyazılı)

Kaynak: Fraksiyon.org

Marx Geri Döndü, tanıdık bir ifade. Binbir türlü krize boğulan kapitalizme karşın dimdik doğrulan Marx’ı ve daha doğrusu eleştirel kuramını anlatmaya yarıyor.

Bu ifade şimdi ise Arjantin’de yayınlanan bir tv dizisinde hayat buluyor. Komünist Manifesto’yu temel alan bu dizi için Fraksiyon çeviri grubunda yer alan dostlarımızın hazırladığı altyazılı bölümleri size sunuyoruz.

marx-geri-dondu-792x445

Okumaya devam et →

Yorum bırakın

Filed under Çeviri, Kurgu

Kapital’den bir cümle ve paragraf

In a first approach, commodity fetishism is “a definite social relation between men, that assumes, in their eyes, the fantastic form of a relation between things.”
[Karl Marx 1867 Capital Vol 1 p.77] — Slavoj Žižek 1989 Sublime Object of Ideology p.14

Bir ilk yaklaşım olarak denebilir ki meta fetişizmi “insanların gözünde fantastik bir biçime, şeyler arasındaki bir ilişki biçimine bürünen, insanlar arasındaki belirli bir toplumsal ilişkidir.”
[Karl Marx 1867 Kapital Cilt 1 p.77] — Slavoj Žižek 1989 İdeolojinin Yüce Nesnesi (TR: Tuncay Birkan) s.39

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri

Taşınma

Ve ensonu, işbölümünün bize derhal ilk örneğini sunduğu şey şudur: insanlar doğal toplum içinde bulundukları sürece, şu halde, özel çıkar ile ortak çıkar arasında bölünme olduğu sürece, demek ki, faaliyet gönüllü olarak değil de doğanın gereği olarak bölündüğü sürece, insan kendi işine hükmedeceğine, insanın bu kendi eylemi, insan için kendisine karşı duran ve kendisini köleleştiren yabancı bir güç haline dönüşür. Gerçekten de, iş paylaştırılmaya başlar başlamaz herkesin kendisine dayatılan onun dışına çıkamadığı, yalnızca kendine ait belirli bir faaliyet alanı olur; o kişi avcıdır, balıkçıdır ya da çobandır ya da eleştirici eleştirmendir ve eğer geçim araçlarını yitirmek istemiyorsa bunu sürdürmek zorundadır — oysa herkesin bir başka işe meydan vermeyen bir faaliyet alanının içine hapsolmadığı, herkesin hoşuna giden faaliyet dalında kendini geliştirebildiği komünist toplumda, toplum genel üretimi düzenler, bu da, benim için, bugün bu işi, yarın başka bir işi yapmak, canımın istediğince, hiçbir zaman avcı, balıkçı ya da eleştirici olmak durumunda kalmadan sabahleyin avlanmak, öğleden sonra balık tutmak, akşam hayvan yetiştiriciliği yapmak, yemekten sonra eleştiri yapmak olanağını yaratır. Toplumsal faaliyetin bu şekilde sabitleşmesi, kendi ürünümüzün, bize hükmeden, biçim denetimimizden kaçan, beklentilerimize karşı koyan, hesaplarımızı boşa çıkaran maddi bir güç halinde bu toplaşması, zamanımıza kadarki tarihsel gelişmenin bellibaşlı uğraklarından biridir.

Marks-Engels, Alman İdeolojisi (pdf)

~~~

Displacement

3 Yorum

Filed under Çeviri

Dağılım ve üretim

Ekonominin olağan işleri incelenirse her şeyin iki defa koyutlanması göze çarpar. Mesela zemin kirası, ücretler, faiz ve kâr, dağılım başlığı altındayken, arazi, emek ve kapital, üretimin failleri olarak üretim başlığı altındadır. Kapitali ele alırsak, iki defa koyutlandığı daha en baştan bellidir, (1) üretimin bir faili olarak, (2) gelir kaynağı olarak, özgül dağılım biçimlerinin bir belirleyeni olarak. Bunun gibi faiz ve kâr da, kapitalin artışının, büyümesinin biçimleri yani kapitalin öz-üretiminin momentleri oldukları ölçüde üretim altında bulunurlar. Dağılım biçimleri olarak faiz ve kâr, üretim faili olarak kapitali önvarsayarlar. Bunlar üretim faili olarak kapitali önvarsayım olarak alan dağılım biçimleridir. Ayrıca kapitalin yeniden-üretim tarzlarıdır.

Okumaya devam et →

Yorum bırakın

Filed under Çeviri

Postmodern Yabancılaşma Modeli — Işık Barış Fidaner

>>> 👨‍💻🤖 Sibernetik Geri Bildirim 👨‍💻🤖 <<<

(Mayıs 2013’te birinci Yeni Medya Çalışmaları Kongresi‘nde sunulmuştu –Kongre e-kitabı– ilk hali – ingilizcesi)

Işık Barış Fidaner

ÖZET
Sohn-Rethel’in Marks’ı yorumlayarak işaret ettiği “gerçek soyutlama” kavramı, kapitalizmin anlaşılabilmesi için önemli bir çıkış noktası sunmaktadır. Bu çalışmada, kapitalizmin işlerliğini sağlayan “gerçek soyutlama”nın şemasını çıkarmayı deniyoruz. Şemanın kavramsal bağlamını oluştururken bilimsel söyleme dayanan Sohn-Rethel’in aksine, kapitalizmin gündelik kavrayışını temel alıyoruz. ‘Postmodern yabancılaşma modeli’ olarak adlandırdığımız şema, dört öznel tavır (tüketici, kullanıcı, oyuncu, geliştirici), üç mesele (bağımlılık, istismar, bencillik), iki odaklanma noktası (komplocu, kader), ölçülebilir nesnelliği oluşturan iki yan (yetki, beden) ve bu iki yanlı nesnelliğe hem dayanak hem kaynak olan iki zeminden (irade, sistem) oluşuyor. Şemanın tamamı, ‘lüzum’ ve ‘keyfiyet’ olarak adlandırdığımız iki boyutun karşılıklı dolayımlanışları olarak biçimlenmektedir.

ANAHTAR KELİMELER: yetki, beden, irade, sistem

Okumaya devam et →

57 Yorum

Filed under Bildiri, Bilim, Makale, Oyun, Programlama