Tag Archives: Lacancı

Greta Thunberg bir dahi değil – o bir havari — Slavoj Žižek

greta

Slavoj Žižek — 4 Ekim 2019 — spectator.us
Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Greta Thunberg son aylarda değişti; artık “kral çıplak” diyen naif ve masum kız değil, şimdi gülümseyen-saldırgan sivri dilli bir iblis. Ama basit ve tekrar eden mesajı aynı kaldı. Burada Kierkegaard’ın harika kısa metni “Deha ile Havari Arasındaki Fark Üzerine” anımsanmalı; oradaki tanımlamaya göre dahi “kendi içinde kendinden fazla” olan şeye, kendi ruhani cevherine ifade verebilen bireydir, havari ise “kendi içinde” önemsizdir: havari, kendini aşan kişisel olmayan bir hakikate tanıklık etmeye hayatını adayan kişinin formel işlevidir. O (Tanrı’nın lütfuyla) seçilmiş bir elçidir: Onu bu rolde vasıflı kılan hiçbir içsel özelliğe sahip değildir.

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Çeviri

Lüzum ve Keyfiyet — Işık Barış Fidaner

(Lüzum ve Keyfiyet: Üstben’in Tiyatrosu)

Žižek Lacan’ın üstben buyruğu “Keyif al!”dan sıklıkla söz eder, ama hiçbir zaman ondaki paradoksu çözmez. “Keyif al!” paradoksal bir buyruktur çünkü keyif tanımı gereği amaçsızdır ama üstben buyruğu ona bir lüzum (mecburiyet, görev) biçimi verir, amaçlılığın biçimini verir. Eğer Žižek’in dediği gibi keyif psikanalizin tanıdığı tek töz ise, o zaman bu lüzum nereden gelir? Bu lüzum nedir ve keyf(iyet)imizi nasıl örgütler?

Okumaya devam et →

12 Yorum

Filed under Şey

Transgender dogma naif ve Freud’la uyumsuzdur — Slavoj Žižek

iStock-955807442

30 Mayıs 2019

life.spectator.co.uk

LGBT+ partizanları psikanalize eski moda deyip geçmeyi sevseler de, birçoğu temel Freudcu içgörülerin süregiden bastırılmasına tamamen katılırlar.* Psikanalizin bize öğrettiği bir şey varsa o da insan cinselliğinin içkin olarak sapkın olduğudur, sadomazoşist dönüşler ve iktidar oyunlarıyla sarılı olduğudur, orada hazzın acı ile ayrılmazca bağlandığıdır. Birçok LGBT+ ideologunda bulduğumuz fikir bu içgörünün tam tersidir, buna göre cinsellik ataerkil ya da ikici baskı ile bozulmazsa, hakikî benliklerimizin sahici ifadesinin mutlu bir alanına döner.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri

Postmodern Yabancılaşmaya Göre Dört Söylem

Postmodern yabancılaşma modelinin [1] penceresinden bakıldığında Žižekçi-Lacancı dört söylem neye benzer? Terimleri eşleştirelim:

S1 => Yetki

Özneyi temsil eden Esas-İmleyen S1, bir yetkilenmenin ifadesidir.

S2 => Sistem

Özne S2 (bilgi, imleyenler zinciri) için temsil edilir. S1 yetkisine kaynaklık eden sistem, S2‘dir.

$ => İrade

Özne ($), S1 yetkisinin dayandığı iradedir.

a => Beden

Öznenin irade olarak kaynaklık ettiği beden, a’dır. S1 yetkisi ile eşleşen beden, a’dır. S2 sistemine dayanan beden, a’dır.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Bir Çayın Çaylığında Dört Söylem — Işık Barış Fidaner

(Bir Çayın Çaylığı İçinde Dört Söylem)

download

Žižek’ten bildiğimiz gibi, özne ($), imleyenler zinciri (S2) karşısında Esas-İmleyen (S1) ile temsil edilir ve objet petit a bu imleme işleminin kalanıdır. Lacan’ın dört söylemi bu dört terim etrafında döner. Şimdi bu terimleri basit bir örnekle açıklayalım: bir çayın çaylığı.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri

Özgürlük ve sınıf özdeşimi — Işık Barış Fidaner

(Özgürlük ve Sınıf Özdeşimi: Yabancılaşma ile Ayrılma, Sınıf ile Öbek Arasında)

Parallax View‘daki [1] mükemmel bir pasajda, Žižek “özgürlük”ü “tanınmış/üstlenilmiş gereklilik” olarak tanımlar. Bu özgürlük tanımı sınıf özdeşimi ile nasıl ilişkilenir?

Burjuva özdeşimi işçi sınıfı özdeşiminden ayırt etmenin bir yolu, tanınmış/üstlenilmiş gerekliliklerin karakterine bakmaktır: Hayatın aslî gerekliliği, bir burjuva için, sermayeye eklenen değer fazlasıdır; ama bir işçi için, kendi emek-gücünü satma gereğidir. Marksist proleter özdeşim mefhumu da işçi sınıfı özdeşiminden ayırt edilebilir: Proleter özdeşim “siyasî” bir gerekliliği tanır/üstlenir, mesela “egemen sınıf olarak örgütlenme ve sonunda kendisini sınıf olarak ortadan kaldırma” gerekliliğini. Bu proletarya mefhumu hem topluma egemen olmayı hem de kendini ortadan kaldırmayı amaçlayan bir toplumsal sınıfın paradoksudur/saçmantığıdır. Böyle tanımlanıp ayırt edildiğinde proletarya ile işçi sınıfı arasındaki çelişki açıkça görülebilir: Egemen olan bir sınıfın artık emek-gücünü satması gerekmez, ve işçi sınıfı bir özdeşim olarak “ortadan kaldırılamaz”. Bunun alternatifi proletaryayı devrimci parti bakımından tanımlamaktır.

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Çeviri

La Casa De Papel’de Kanun & Suç için Lüzum & Keyfiyet — Işık Barış Fidaner

lcdp1

Raquel Murillo ve Sergio Marquina

Uyarı: Bu metni okumadan önce La Casa De Papel’in iki sezonunu izlemenizi öneririm, yoksa spoiler olur.

La Casa De Papel, büyük bir suç ile kanunun nasıl baş ettiğini anlatan bir TV dizisidir. Dizinin başat ekseni, Kanun ile Suç arasındaki ilişkinin iki figür arasındaki cinsel ilişki yoluyla sahnelenmesidir: Raquel Murillo (Itziar Ituño) Kanun figürüdür, Sergio Marquina (Álvaro Morte) Suç figürüdür. Kanun ile Suç arasındaki özsel fark, bu iki figürün jouissance modaliteleri ile ifade edilmiştir. Önceden söylediğim gibi, kuramımda, bir öznenin jouissance‘ı, Lüzum & Keyfiyet olarak bölünmüş bir cevherdir [1]. Bu bölünmeyi iki figüre uygulayarak, bu öyküde Kanun & Suç için jouissance‘ın nasıl örgütlendiğini görebiliriz.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Žižekçi Analiz Küratörü ile röportaj — Işık Barış Fidaner

Geçen hafta Žižekian Analysis adında İngilizce bir yayın başlattım. Ben de Yersiz Şeyler adına yayını başlatan kendimle bir röportaj yapmaya karar verdim (İngilizcesi). İyi okumalar…

— Žižekian Analysis ya da Türkçe adıyla Žižekçi Analiz bir dergi midir, nedir?

— Žižekçi Analiz, Žižekçi insanların blog yazılarını yayınlayan çevrimiçi bir yayındır. Yazıların derlendiği bir yer oluşturduğuna göre, çevrimiçi bir “dergi” olduğu da söylenebilir. İlk hafta dört yazar adayı bizimle irtibat kurdu, üç tanesinin toplam beş yazısı websitesinde yayınlandı.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Görüşme

Hiçbir Zaman Yeterince İstihdam Edilebilir Olmamak: Patronun Arzusunu Tatmin Etmenin İmkân(sızlığ)ı — Colin Cremin

ç.n. bkz: Çevirmenler, False’a Yanlış demeyelim, Fol diyelim

Türkçesi: Ebru Işıklı, Işık Barış Fidaner

Colin Cremin, Auckland Üniversitesi, Yeni Zelanda

Özet. Lacan öznenin, dünya üstündeki yabancılaşmasını aşmaya ve onunla bir olmaya yönelik aşırı veya çılgınca arzusundan, onun varoluşunu koşullayan dürtü olarak bahseder. Sermayedarın kazanç fazlası için çılgınca arzusu da onun varoluşunun koşulu olan dürtüsüdür. Bu makalede öznenin arzusu ile sermayenin arzusunun diyalektik bir senteze girdiği iddia edilmiştir: istihdam edilebilirliği iyileştirmekten çıkarılan bir keyif. Bu, asla tatmin edilemeyecek istihdam edilebilirlik şartının analizi için kavramsal çerçevedir. Bu argüman Slavoj Žižek’in fol kimlik bozumu fikrinden yola çıkarak geliştirilmiştir. Bu kavram, sermayeye tabiiyetin (emeğin maddî olgusu) patrondan bağımsız olma (emek eylemiyle ilişkili olmayan kimlik) hissimizle görünmez kılındığını göstermek için kullanılmıştır. İstihdam edilebilirlik “iş dışındaki hayattan” (mekânsal kimlik bozumu) çıkardığımız kullanım değerleri ile ayarlanır, istihdam olasılığını artıracağı için bunlar gönüllü olarak işverene sunulur (zamansal kimlik bozumu). Değer fazlası, keyif fazlası ve fol kimlik bozumunun bu eleştirel gösteriminin arkaplanında, Boltanski ve Chiapello’nun istihdam edilebilirlik ideolojisi üzerine öncü analizi vardır. Anahtar kelimeler. Kimlik bozumu, istihdam edilebilirlik, keyif, değer fazlası

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim

Makale Çağrısı: Žižek Konusunda Yanlış Giden Neydi? — Uluslararası Žižek Çalışmaları Dergisi IJŽS

IJŽS-Uluslararası Žižek Çalışmaları Dergisi

Makale Çağrısı: Žižek Konusunda Yanlış Giden Neydi?

Konuk Editör: Slavoj Žižek

Gönderimler:
Kaynakçalı özetler, 16 Mart; Tam makaleler, 15 Haziran 2018.

Son birkaç yıldır Slavoj Žižek’e yönelen saldırılar ve kaynakları giderek çoğaldı. Siyasette Donald Trump’la ilgili konumu yüzünden, mültecilere dönük insanî yaklaşımı eleştirmesi yüzünden, LGBT+ hareketine dönük daha nüanslı yaklaşımı vb. yüzünden kınandı. Psikanaliz alanında Jacques-Alain Miller etrafındaki Lacancılar Žižek aleyhine şiddetli bir kampanya başlattılar, onu düzenbazlıkla itham ettiler. Felsefe alanında yeni gerçekçilik biçimleri (“nesne-yönelimli ontoloji”) Žižek’in düşüncesini hâlâ aşkınsal öznelliğe dayandığı için reddediyor. Žižek’e dönük saldırılarda çoğu zaman neredeyse hiç duyulmamış şahsî acımasızlık karakteri var (Chomsky; Žižek’i kamusal uzamdan “silme” kampanyası), ayrıca bu saldırılara Žižek’in kamusal medyadan giderek daha çok dışlanması eşlik ediyor – artık onun yorumları ve yazıları LRB’de, Guardian’da, In These Times’da vb. okunamıyor.

Küçük şahsî atışmalara kaptırıp gitmek yerine, şu soru sorulmalı: Bu süren çatışmada gerçek mesele nedir? Felsefî ve siyasî olarak bu çatışma neyi imletir? Fikir, Žižek’in sorunlu ve bölücü bir figür olarak ortaya çıkışının farklı yönleriyle iştigal etmeye Žižek’in meslektaş ve eleştirmenlerini davet etmek, sonra da Žižek’in kendisinin bu toplanan metinlere yanıt vermesine izin vermektir. Böyle bir IJŽS sayısı çok önemli bir rol oynayabilir çünkü günümüz felsefesi ve Solcu düşüncesini kateden esas çatışkıları görünür kılacaktır.

Şayet bir makale göndermeyi düşünürseniz lütfen “CFP: WHAT WENT WRONG WITH ŽIŽEK?” yazarak IJŽS’ye bir Özet gönderiniz.

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

FB_IMG_1517670247574

1 Yorum

Filed under Çeviri, Bildiri, Bilim, Dergi