Tag Archives: Mine Goth

Hayal gücü hayaletin hayaletidir — Işık Barış Fidaner

Hayal gücü değerlidir çünkü enerji katan yani işe yarayabilen bir şeydir. Ama kendi başına ayakta kalamaz çünkü onu güdüleyen asıl etmen altta yatan ruh dalgalanmalarıdır. Bu içsel titreşimlerin hayal gücüne katkı yapmadıkları sürece işe yarar olup olmadıkları bilinemez çünkü her titreşim kendine özgü içkin bir yönelimi taramaktadır. Titreşen dalga darbe almadıkça aynen titreşmeye devam eder, yani hareket ile eylemsizliğin özdeşliğinden oluşur, hareket eden atalettir, yaşayan ölüdür (namevt, undead), yani hayalettir. Demek ki hayal gücü, hayaletvari titreşimlerle sürdürülen içsel momentumdan kaynağını alır.

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey

İmgesel Žižek, Simgesel Žižek, Gerçek Žižek, En Başa Dön… — Işık Barış Fidaner

ziztri

“Žižek’i katetme” [1] davetine yanıt veren Evren İnançoğlu Žižek’in eninde sonunda ortadan kalkacak bir kaybolan aracı olduğu fikrini önerdi [2]. Žižek’e dair bu görüş Žižek’in kendi sahici üstat fikri ile tutarlıdır. Žižek’e göre sahici üstat insanlara ne yapacaklarını söylemek yerine onları kendi özgürlüklerine doğru iter.

Bir Üstat sizi kendi kendinize iade eden bir kaybolan aracıdır, o sizi özgürlüğünüzün uçurumuna bırakır: Sahi bir önderin sözlerini dinlediğimiz zaman ne istediğimizi keşfederiz (belki de bilmeden hep-zaten ne istediğimizi keşfederiz). (Kendini Tutamayan Boşluk)

Bu görüşe katılıyorum ama Žižek’in kayboluş niteliğini sonraki yeniden belirmeleri ile karmaştırmak (complicate) istiyorum. Bir post-Žižek (Žižek sonrası) düşünce manzarası oluşacağından eminim ama bu durum Žižek’in mecazi son “ölümü” ile olmayacaktır; daha ziyade o çeşitli biçimler altında yeniden belirmeye devam edecektir, “namevt” (undead) bir nitelik sergileyerek aynı farkı ebediyen tekrar edecektir. Böyle bir devre Žižekçi öznenin evriminde tespit edilebilir [3].

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Yuva-havuç peşinde koşan tavşan ile ev-semptomu dinleyen kaplumbağa — Işık Barış Fidaner

Altın bulundu! ⭐
Altında hep bir kaplumbağa daha varmış (turtles all the way down) 🐢

‘Yuva’ imleyeni insanların umutlarını besleyen ütopik yankısını içinde barındığı ev-semptomu ‘dışarmasına’ (onu dışlayarak içermesine (ex-sistence), ona atıf yapmadan değinmesine, onu ima ederek itelemesine, kısacası onu inkar etmesine) borçludur [1]. Psikanalize göre ‘semptom’ bastırılan ama geri dönen bilinçdışı hakikati barındıran yerdir [2]. Bilinçdışı hakikat mevcut veya mümkün anlamlardan bir tanesi değildir, satır aralarında söylenenleri (Lacan: inter-dit) katettikçe belirginleşen bir yokluktur [3]. Bir imleyenin barındığı ev-semptomu tespit edebilmek için onun imleyişine (imleme tarzına) kulak vermeliyiz [4]. ‘Yuva’nın imleyişi şu iki anlamı birden duyurur:

1) Özlemin dineceği yer.
2) Fişin gireceği soket.

Okumaya devam et →

36 Yorum

Filed under Şey

Postmodern Yabancılaşma Modeli’nde Hayat ile Ölümün Namevt Etkileşimi — Işık Barış Fidaner

Žižek, Düşlemler Salgını‘nda [The Plague of Fantasies] hayat ile ölüm üzerine güzel bir dörtlü ayrım yapar, şu alıntının son kısmında:

Hareket eden heykellerin, canlanan ölü nesnelerin ve/ya taşlaşmış canlı nesnelerin paradoksu, ancak ölüm dürtüsünün uzamında mümkündür. Ölüm dürtüsü, Lacan’a göre, iki ölüm arasında, simgesel ölüm ile gerçek ölüm arasındaki uzamdır. Bir insanın ‘canlıyken ölü’ olması, ‘ölü’ simgesel düzenin onu sömürgeleştirmesidir; ‘ölüyken canlı’ olmak, simgesel sömürgeleştirmeden kaçan Hayat-Tözü kalıntısına (‘lamel’) beden vermektir. Buradaki konu A ile J arasındaki bölünmedir, bedeni hiçleştiren ‘ölü’ simgesel düzen ile keyfiyetin simgesel-olmayan Hayat-Tözü arasındaki bölünmedir.

Bu iki mefhum Freud ve Lacan’da gündelik ya da standart bilimsel söylemde oldukları gibi değildir: Psikanalizde, bunların ikisi de tam anlamıyla canavarca bir boyutu adlandırır. Hayat ‘lamel’in korkunç çarpıntısıdır, sıradan ölümün ötesinde ısrar eden öznel-olmayan (‘başsız’) ‘namevt’ (undead) dürtünün korkunç çarpıntısıdır; ölüm ise simgesel düzenin kendisidir, bir asalak olarak yaşayan varlığı sömürgeleştiren yapının kendisidir. Lacan’da ölüm dürtüsü bu ikili ayırı/çatlak ile tanımlanır: Hayat ile ölümün basit karşıtlığı değildir, hayatın ‘normal’ hayat ile korkutucu ‘namevt’ hayata bölünmesidir, ve ölümün ‘sıradan’ ölüm ile ‘namevt’ makineye bölünmesidir.

Şimdi gelin Žižek’in terimlerini Postmodern Yabancılaşma Modeli’nin (PYM) terimlerine çevirelim [1].

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Sahici Sadakat Yas Tutma Dürtüsüdür — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Her arzu melankolik arzudur)

Önceki yazımda (Žižek açısından) Hegelci diyalektik süreç matrisini melankoli ve yas terimleriyle yorumladım [1]. İmkansız ya da varolmayan bir nesnenin kaybını simüle ettiği ölçüde, diyalektik, melankolidir; en sonunda bu simülasyonu kapsayarak aşması ölçüsünde, diyalektik, aynı zamanda yastır: darbışakayla (punchline) arzuyu (libidoyu) serbest bırakır, böylece arzu kendi metonimisini takip ederek başka nesnelere yeniden bağlanabilir. Dolayısıyla, diyalektik sürecin “nükte”sinde, yasın (kapsayarak aşmanın) etkililiği, öncesinde kışkırtılan melankoliye (kayıp Köken) dayanır. Sinemadan gelen imgesel bir mecaz kullanırsak, diyalektik süreç, Sapık filminde Marion’un öldürülmesinin izlerini silen Norman Bates gibidir; melankoli onun kullandığı su ve sabundur, yas ise yerleri silmesidir.

Okumaya devam et →

15 Yorum

Filed under Şey

Žižek’in Tanrı ve Doğa’ya Yönelik Tavrı — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Tanrı ve Doğa’nın Modern Yası)

Önceki bir yazıda psikanalizi Tanrı ve Doğa’nın modern yasıyla ilişkilendirmiştim. Şimdi gelin Žižek’in bu yas işindeki konumunu inceleyelim.

Doğa ile başlayalım. New Scientist’e verdiği bir röportajda [1] Žižek şöyle diyor: “Tabiat Ana iyi değildir – çılgın bir fahişedir” ya da bunun yerine “kirli bir fahişedir” (bu düşünceyi birçok konuşmasında tekrar ettiği gibi) [2] Elbette bu bir mecaz ya da şaka olarak söylenmiştir, Doğa’nın harfiyen tarifi değildir, ama yine de Žižek’in Doğa’ya yönelik olumsuz aktarımını ya da nefretini ifade eder. Yas işi bakımından bunun anlamı nedir? Darian Leader nefretin yasa engel olduğunu belirtir: “Yasta zorluklar yaşamamız, sağduyunun zannettiği gibi birini çok sevdiğimiz için değildir, nefretimiz çok güçlü olduğu içindir.” (Yeni Siyah [The New Black])

Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Şey

Shoji Kawamori, Hollywood’un Kopyaladığı Ama Asla Şereflendirmediği Yaratıcı — Ollie Barder

shoji_kawamori_header-1200x675

Ollie Barder — 10 Aralık 2015 — forbes.com

Japon popüler kültüründe hakikaten üstün birkaç isim vardır, bunlardan birisi kesinlikle çok yetenekli mecha tasarımcısı ve yaratıcı Shoji Kawamori‘dir.

İkonavari mecha tasarımlarından öyküsü ve dünyasına kadar onun yarattığı ilk Macross, sonradan Robotech‘e temel alınmıştı. O ayrıca Transformers‘ın ilk mecha tasarımcılarından birisiydi.

Gelecek Macross Delta üzerine çalışırken onunla buluştum, yaratım süreci ve herkesin onu kopyalaması konusunda konuştum.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri

Sunî istihbaratla öğretilen bilgisayar grafiği canlandırmasına bir tepki — Hayao Miyazaki

Haricî ses: Bugün bir faaliyet vardı.

Hayao Miyazaki: Ne çok insan gelmiş. Üç kişi olur dememiş miydiniz?

Haricî ses: Bir bilişim teknoloji firmasının bilgisayar grafiği programcıları geldi.

Hayao Miyazaki: Burada mı yapıyorsunuz?

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Çeviri

Niceliğin Niteliğe Dönüşümü Kanunu Hakkında — Friedrich Engels

friedrich_engelsAma Hegel’in keşfettiği tabiat kanununun en önemli galibiyetlerini kutladığı yer, kimyadır. Kimya’nın nicel bileşimlerin değişmesi sonucunda bedenlerde olan nitel değişimlerin bilimi olduğu söylenebilir. Bunu Hegel kendisi zaten biliyordu [1]. Oksijen örneğindeki gibi: olağan hâldeki iki atom yerine bir molekülde üç atom birleşirse, ozon elde ederiz, o da sıradan oksijenden koku ve tepkime olarak gayet farklı bir bedendir. Yine, oksijenin nitrojen ya da kükürtle bileştiği çeşitli orantılar alınabilir, bu orantıların her birisi öbürlerinden nitelik anlamında farklı bir cevher üretir! Kahkaha gazı (nitrojen monoksit, N2O) nitrik anhidritten (nitrojen peroksit, N2O5) ne kadar farklıdır! Birincisi gazdır, ikincisi sıradan sıcaklıklarda katı kristal bir cevherdir. Fakat bileşimdeki bütün farklılık ikincinin birincinin beş katı kadar oksijen içermesidir, ve bu ikisinin arasında onlardan başka üç nitrojen oksit daha vardır (NO, N2O3, NO2) ki bu üç bileşiğin her birisi hem öbür ikisinden hem de birbirlerinden nitelik anlamında farklıdır.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri, Şey

Alarm — Life Is Strange

1 Yorum

Filed under Oyun