Tag Archives: Mine Goth

Gündoğumu Hanesi — The Animals

Bir hane var New Orleans’ta
Gündoğumu hanesi derler ona
Bahtsız gençler mahvolur orada
Biri de benim, sor Tanrı’ya

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Avcının erdemi/görcesi edilgenlik — Jacques Lacan

Erkek sahiden ava çıkar! Gülünecek bir şey yok gençler. Çok önemli bir konu bu.

Tahrikinize uyup eğlenmeye devam edeyim. Yazık olacak çünkü bugün size Birerlik konusunda anlatacaklarım vardı. Bu av meselesi sizi güldürdüğüne göre, avcılıkta erkeğin erdemi/görcesini (virtue) bulmamız çok da fuzuli olmayabilir. Ava çıkan erkek en hoş yanını erdemle/görceyle sergiler, yani edilgen oluşunu [1]. Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Çeviri

Dürtüde fol hedef ve sahi amaç — Slavoj Žižek

Yaratılışın ilk eylemi uzayı boşaltmaktır, Hiçliğin yaratılmasıdır (Freudcu ifadeyle: yaratıcı yüceltimin ölüm dürtüsüyle çetrefil bağları vardır). Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Çeviri

Büyükolizm: Baştan alalım ama bu kez daha duygulu olsun — Işık Barış Fidaner

Vampir Avcısı Buffy‘nin müzikal bölümünün (S06E07) adı şöyledir:

Baştan alalım ama bu kez daha duygulu olsun (Once more with feeling)

Bu bölümde renkten renge girerek dans eden Tatlı (Sweet) adındaki iblis Sunnydale’e gelir ve kasabada yaşanan herşeyi görkemli müzikal gösterilere dönüştürür. Senaryoya göre bu iblis bir muskayla çağırılmış olsa da (ve onu kimin neden ve nasıl çağırdığı muğlak olsa da) müzikal gösteri dünyasının Sunnydale’e gelişini önceden haber veren dramatik alamet başka bir yerdedir: büyükolizm ve unutturma büyüsü. Okumaya devam et →

19 Yorum

Filed under Şey

Cehalet-i Ruhiye — Işık Barış Fidaner

İnsanda halet-i ruhiye renkten renge girer. Sık sık dönüşüm geçiren insan ruhu (pek belli etmek istemese de) karşısına çıkan her yenilikte sanki ona “ce-ee!” yapılmış gibi şaşırır. Hepimizde bulunan bu ruhsal özelliğe cehalet-i ruhiye adını verelim. Cehalet-i ruhiyenin dört seviyesi vardır:
1) Ben kendimi bilemem.
2) Ben onu bilemem.
3) O beni bilemez.
4) O kendini bilemez.
Şimdi bunları tek tek ele alalım. Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey

Güden Beyan: Duvarış ve İlanihaye — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Ören Beyan)

Ören beyanın eşleniği güden beyandır, ikisi birlikte örgüt olurlar: ör-güt. Ören beyanla kurulan sözlü dolayımların hiçbiri güden beyanın dolaysız etkisinden geçmeden edemez. Güden beyan dürter, iter veya çeker, çarpar ve büyüler, seslenir ve çağırır, özendirir veya kovar, toplar veya dağıtır, kart gibi karar, nefes keser veya nefes açar, soluk anıdır (slogandır), ses tonudur, hemsedadır, Kulning’dir [1]. Dört tarzda olabilir:
1) Tözgüdüm
2) Özgüdüm
3) Sözgüdüm
4) Közgüdüm
Şimdi bunları tek tek ele alalım. Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey

Ay yarıktır: Kapsam, Saklam, Bağlam — Işık Barış Fidaner

ay

Kuran’da anlatılan çarpıcı bir mucize Ay’ın yarılmasıdır:

Vakit yaklaştı ve Ay yarıldı. Onlar bir alamet görseler hemen yüz çevirip, “Klişe bir efsun!” derler. Hep inkâr ettiler ve keyfî davrandılar. Herşey kararlaşır. (Kamer 1-3)

Bir NASA görevlisi bu mucizenin hayalî olduğunu şöyle izah etmiştir:

Ay’ın geçmiş herhangi bir tarihte iki (veya daha fazla) parçaya ayrılıp yeniden monte edildiğini düşündüren hiçbir bilimsel delil bulunmamaktadır. (Brad Bailey, NASA Ay Bilimi Enstitüsü, 2010)

Okumaya devam et →

29 Yorum

Filed under Şey

Erkeksi ve Kadınsı Karizma: Sanal Ağa ve Sanrıça: Jonathan ve Jasmine — Işık Barış Fidaner

Karizmanın kendisi sanal olmakla birlikte erkeksi ve kadınsı karizma arasındaki cinsel fark gerçektir. Sanal Ağa ve Sanrıça (sanrısal tanrıça) figürleriyle bu iki etkiyi ayırt edelim. Eleştiri Sanal Ağalar arasında cereyan eden Ödipal/eril kapışmaların sanatıdır, şiddet içeren bu boyutu hepten “zehirli” sayıp iptal eden Ödip-karşıtı üst-eleştiri konumu ise Fallik Kadın yani Sanrıça’ya aittir. Analiz bu iki figürün de ötesine geçer, insanların Sanal Ağalar ve Sanrıçaları tepelerine çıkararak kendi kendilerini baltaladığının açığa vurulmasından oluşur [1].

Bu karizmatik figürleri Joss Whedon’ın iki dizisinde buluruz:
1) Kadın kahramanlı Vampir Avcısı Buffy‘nin (1997-2003) S04E17 bölümündeki Jonathan tam bir Sanal Ağa’dır.
2) Erkek kahramanlı Angel‘ın (1999-2004) S04E18 bölümündeki Jasmine tam bir Sanrıça’dır.
Sıra numaraları benzeyen bu iki bölümün yayınlanması arasında tam üç yıl geçmiştir. Hem Jonathan hem Jasmine karizmalarıyla kurgusal dünyadaki herkesi büyülerler ama birçok fark onları birbirinden ayırmaktadır. Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Zombi — The Cranberries

Bir baş daha eğildi
Çocuk yavaşça alındı
Ve şiddete sessiz kalındı
Kimdir biz, nerede yanıldı? Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

‘Kendi içimde yokum’ — Slavoj Žižek

🪞⚔️👁️ Post-Feminizm 🪞⚔️👁️

solaris-3

İd-Makinesi üzerine nihai çeşitleme muhtemelen Andrei Tarkovsky’nin (Stanislaw Lem’in romanına dayanan) Solaris filmidir, orada bu Şey aynı zamanda cinsel ilişkinin çıkmazları ile de ilişkilenir [1]. Solaris, uzay ajansı psikologu Kelvin’in hikayesidir: Yeni keşfedilmiş Solaris gezegeninin üzerinde garip şeylerin yaşandığı yarı terk edilmiş bir uzay gemisine gönderilir; oradaki bilimciler delirmiştir, sanrı görüp intihar etmektedirler. Solaris gezegeni durmadan hareket eden okyanusvari akışkan bir maddeden oluşur, zaman zaman bu madde tanıdık biçimleri taklit eder – karmaşık geometrik yapıların yanısıra devasa çocuk bedenleri veya insanlara ait binalar gibi şekillere bürünür. Gezegenle haberleşme girişimleri tamamen sonuçsuz kalsa da bilimciler Solaris’in zihnimizi okuyan devasa bir beyin olduğu hipotezini ortaya atmışlardır [2].

Okumaya devam et →

12 Yorum

Filed under Çeviri