Since I was born it’s as if I’m here and this place’s like this and I’m this My eyes are always on the indicators, my hands are always on the keys
Since I’ve become with a conscience immature I wonder if I’m not boiled My eyes are always on the indicators, my hands are always on the keys
I would like to meet with you but this is a very important job My eyes are always on the indicators, my hands are always on the keys
Since I was dead it’s as if nothing has changed in this place My eyes are always on the indicators, my hands are always on the keys
Note: “Indicators” was thematically inspired by the “Calutron Girls” who worked in Manhattan Project where they (unknowingly) contributed to the making of the atomic bombs.
Hatırlıyor musun adımı benim
Akıp geçerken hayatından
Bin tane okyanus aşmışım
Ve soğuk buz ruhlarını
Ömrüm boyunca
Geçmişinin yankısıyım ben
Zamanda bir anın yankısını geri getiriyorum
Parlıyor uzaktan yüzler
Bin tane savaşçı tanımışım
Ve gülüyorum ruhlar belirdikçe
Ömrün boyunca
Başka bir günün gölgeleri
Ve şayet rüzgarda konuştuğumu işitirsen benim
Anlaman gerekir ki
Böyle kalmalıyız biz
Kusursuz yabancılar
Bu sessiz acı kuyusunun içinde kalmam gerektiğini biliyorum
Bir tel gümüş gökyüzünden sarkıyor
Gördüğünden fazlasına dokunuyor
Zihninde çağların sesi
Gecenin körüyle ağrıyor
Canı kıymetli
Gözyaşların kayboluyor yağan yağmurda
Ve şayet rüzgarda konuştuğumu işitirsen benim
Anlaman gerekir ki
Böyle kalmalıyız biz
Kusursuz yabancılar
Kuşlar ötüştüler
şafak sökerken
Baştan başla
dediklerini duydum
Takılıp kalma
geçmiş olana ya da
henüz olmayana.
Ah o savaşlar
gene verilecektir
Kutsal kumruyu
gene yakalayacaklar
alıp satacaklar
ve gene alacaklar
o kumru hiç özgür olmadı.
İmkanı olan çanları titretsin
Kusursuz teklifini sal gitsin
Bir çatlak var
Çatlak var herşeyde
Işık işte böyle girer içeriye
İşaretler istedik
işaretler gönderildi:
ele verdi doğum
tükendi evlilik
Ve elbette dulluk
her bir hükümette —
herkes görebilir işaretleri.
Koşturamam artık
bu kanunsuz kalabalıkla
katiller yüksek makamlardan
dualarını seslendirirken.
Ama çağırmış da oldular
fırtına bulutunu çağırmış oldular
ve benim sesim onlara ulaşacak.
İmkanı olan çanları titretsin
Kusursuz teklifini sal gitsin
Bir çatlak var
Çatlak var herşeyde
Işık işte böyle girer içeriye
Parçaları biriktirebilirsin
ama elde etmiş olmazsın toplamı
Yürüyüşü başlatabilirsin
davulun olmasa da
Her bir kalp, her bir kalp
gelecektir sevdaya
ama mülteciler gibi
İmkanı olan çanları titretsin
Kusursuz teklifini sal gitsin
Bir çatlak var
Çatlak var herşeyde
Işık işte böyle girer içeriye
İmkanı olan çanları titretsin
Kusursuz teklifini sal gitsin
Bir çatlak var
Çatlak var herşeyde
Işık işte böyle girer içeriye
Işık işte böyle girer içeriye
Işık işte böyle girer içeriye
It’s all little things that wear us out
Little things that shy us away
It’s all little things, little things that pit us against
Little things that reconcile us
Little things, all are littlest things
That orient, that please, that preoccupy us
It’s all short moments, blisses
It’s a hallucination to imagine it to be long
It’s all short moments that we decide
And then that we ruminate as to why for days
Short moments, all are shortest moments
That orient, that please, that preoccupy us
All great dreams, all great dreams that we pursue
And then that we get lost as to where we are
All great dreams that I cannot hold in my hand
That I have never seen, never went through
Great dreams, all are littlest things
That orient, that please, that preoccupy us
It’s all little things that make us fight
Little things that make us agree
It’s all little things that I love you
Little things that I hurt you
Little things, all are smallest things
That orient, that please, that preoccupy us
Günaydın sayın Solucan bey
Krallık açıkça gösterecektir ki
Halen karşınızda duran bu mahpus
Suçüstü yakalanmıştır dışavururken hislerini
Adeta insan tabiatında dışavururken hislerini
Olmayacak böyle!
Okul müdürünü çağırın!
Ben söylemiştim böyle hayırsız olacağını
En sonunda sayın yargıç bey
Bildiğimi yapmama izin verilseydi
Onu şekle sokabilirdim ama
Elim kolum bağlanmıştı
Kanayan kalpler ve sanatçılar
Cinayet işlemesine müsaade etmekteler
Bırakın bugün onu hackleyeyim
Delidir oyuncaklar tavanarasında deliyim ben
Valla balığa çıkmışım
Bilyelerimi alıp götürmüş olmalılar
Delidir oyuncaklar tavanarasında delidir o
Bok herif işte içerdesin artık
Umarım çöpe atarlar anahtarını
Benimle daha çok konuşmalıydın
Öyle az değil, ama yok sen illa
Kendi yolundan gittin. Var mı son günlerde bozduğun yuvalar?
“Sadece beş dakika onu benimle yalnız bırakın sayın Solucan bey”
Bebeğimmmm
Anneye gel bebek seni kollarımla sarayım
Başının derde girmesini asla istemedim İsa
Neden beni terk etmesi gerekti ki
Sayın Solucan bey onu eve götüreyim
Delidir gökkuşağı üzerinde deliyim ben
Pencerede parmaklıklar
Duvarda bir yerlerde bir kapı olmalıydı
İçeri geldiğim zaman
Delidir gökkuşağı üzerinde delidir o
Mahkemeye sunulan deliller
İnkar edilemezdir, gerek yoktur
Jürinin kenara çekilmesine
Yargıçlık ettiğim bunca yıldır
Daha önce hiç görmemiştim
Kanunların tam yaptırımını
Böylesine hak eden birisini
Onlara böyle acı çektirmen
Seçkin karına ve annene
Dışkılama itkisiyle doldurmakta beni
En derin korkunu açığa çıkardığın için dostum seni
Akranlarına karşı sergilenmeye mahkum ediyorum seni