Category Archives: Çeviri

Bu Hayatın Ötesine — Dream Theater

Manşet: Cinayet, genç kız öldürüldü
Yankılar tepesindeki feci olayın
Dehşetli sonu, katil öldü
Belli ki intihar etti

Tanık korkunç bir ses duymuş
Koşup gittiğinde bir kadın ölmüş
Yerde yatıyormuş

Onun yanında ayakta duran adam
Elinde silah, sinirli, titriyormuş
Tanık ona yardım etmek istemiş
Ama o silahı kendi kendisine çevirmiş

Bedeni genç kızcağızın karşısına düşüvermiş
Boş yere bağırıp çağırdıktan sonra
Tanık koşarak yardım çağırmaya gitmiş
Kırık bir aşk öyküsünün üzücü sonu

Amellerimiz uzaklara ulaştı
Olmuş olduğumuz neyse biz oyuz

Kadın ebediyen aşk istedi
Adamın başka bir planı vardı
Ve kötücül bir yola düştü
Kadın ayrılmak zorunda kaldı
“Aksi bir adamı sevemem” dedi

Kadın adamı affedecek bir neden bulabilirdi
Keşke adam değişmeye uğraşsaydı
Ölümcül buluşmaları önceden mi ayarlandı?

Sert bir boğuşma yaşanmış mıydı?
Bunu düşündürecek birçok işaret bulundu
Tanık yere düşmüş bir çakı buldu
Yoksa kurban bilmiyor muydu?
Araştırmaya devam ettiler
Katilin cebine konmuş bir not buldular
Bu bir intihar mektubu olabilirdi
Belki de kadının aşkını yitirmişti

“Hissediyorum. Yapacağım tek bir şey kaldı.
Seni yitirerek yaşamaktansa kendi canımı alırım.”

Amellerimiz uzaklara ulaştı
Olmuş olduğumuz neyse biz oyuz

Bu sefer öğrendiğimiz herşey
(Olmuş olduğumuz neyse biz oyuz)
Bu hayatın ötesine taşınır

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

Öbür Acil Durum: İklimde Acil Durum — Bruno Latour

Bruno Latour, 20 Kasım 2015

Teröristlerin eylemine dair cesaret kırıcı bir şey de, güdülerine yönelik tartışmayı hareketlerindeki kadar mantıksız bir seviyeye çekmeye eğilimli olunmasıdır. Her saldırıyla birlikte büyük savaş dramını yeniden sahneliyoruz: tehlike altındaki ulus ve barbarlığa karşı donanır gözüken koruyucu-devlet oyunu. Bu şüphesiz ki gerçek fakat korkunç derecede regresif/gerileyici. Böylece “güvenlik sağlanmalı ve devlete bunu sağlayacağı araçlar verilmeli” demiş oluyoruz. İşte o kadar.

Güncel durumu daha da cesaret kırıcı kılan 13 Kasım’da işlenen suçların, başka trajediler içeren ve IŞİD’in yaptığı katliamların zıddına bambaşka tehditlere bambaşka cevaplar bulmamızı gerektiren başka bir milada birkaç gün kala gerçekleşmiş olması. Tabii ki Dünya İklim Değişimi Konferansı COP21’den bahsediyorum. Aşırı silahlanmış ipi çürüklerin düzenlediği kan gölüne polisin verdiği tepkiye kıyasla korkarım bunu artık pek ciddi ve acil saymama eğilimindeyiz.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim

Hadi Gidelim — Broadcast

Kendi başına bulamazsın
Yardım gerekecek sana
Yanılmazsın ki ben varken
Hadi gidelim

Değişirsen söylerim sana
Kim konuşmuş ki arkandan?
Burda kim gerçek ayırmak zor
Hadi gidelim

Kime döneceğini biliyorsun
Artık değişti herşey
Hadi gidelim
Cevaplar aramayı bırak
Herkesin yüzlerinde
Hadi gidelim

Ne yararı var vakit harcamanın
Hiç tanıyamayacağın insanlarla
Hadi gidelim

Bir arkadaş aradığında ama
Bomboş kaldığında sonunda
Herkes arazi olduğunda
Yalnız olmayacaksın

Telafi ederim istersen
Gözünde büyütürsen
Yani korkacak hiçbirşey kalmadı
Yalnız olmayacaksın

Kime döneceğini biliyorsun
Artık değişti herşey
Hadi gidelim
Cevaplar aramayı bırak
Herkesin yüzlerinde
Hadi gidelim

Ne yararı var vakit harcamanın
Hiç tanıyamayacağın insanlarla
Hadi gidelim

Kime döneceğini biliyorsun
Artık değişti herşey
Hadi gidelim
Cevaplar aramayı bırak
Herkesin yüzlerinde
Hadi gidelim

Ne yararı var vakit harcamanın
Hiç tanıyamayacağın insanlarla
Artık kime döneceğini biliyorsan
Ve herşey değişmişse

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şarkı

Öngörü/yetersizlik yasası — Gabriela van den Hoven

İmgenin birliği ile hareket yetersizliği arasında bir gerilim olduğunu söyledim. Bu gerilim imgeyle bir çekişmeyi, saldırgan bir gerilimi imletir. Ama bizce daha önemlisi bebeklerin bu çekişmeyi bedenin parçalanması tehdidi olarak tecrübe etmeleridir, ve bebeklerde özdeşime zemin hazırlayan şey bu korkudur. Sanki çocuk şöyle demiş gibidir, “Parçalanmış bir beden olacağıma bir serap olmayı yeğlerim.” Bebek kendi bedenini imgesi karşısında parçalanmış olarak tecrübe eder. O halde ayna evresi bedensel parçalanma düşlemleriyle ilişkili olarak okunabilir. Mantığını burada buluruz: öngörü/yetersizlik yasasıdır.

Gabriela van den Hoven “Aynadan bir çocuk” (The Later Lacan, 2007)

2 Yorum

Filed under Çeviri

Renk nedir? — çeviri derlemesi

renk-nedir-kapak(42 sayfa — PDF — LaTeX)

İçindekiler

— Renk nedir?

— Çocuk Zamanla (Deep Purple)

— Nişan Altında Bedenler: Canlı Kalkanları Anlama Çabası (Léopold Lambert)

— Biyo-ahlak üzerine (Alenka Zupančič)

— Ayrılma (Slavoj Žižek)

— Aşk üzerine (Jacques Lacan)

— Entropi: İz’in İhtişamı (Jacques Lacan)

— Termodinamik üzerine (Jacques Lacan)

— Soyut cebiri icat eden kadın: Emmy Noether (Katie Mack)

— Düşlemi savunarak: Slavoj Žižek’e bir yanıt daha (Sam Kriss)

— Olsa Olsa Yaya (Courtney Barnett)

— Kod Maymunu (Jonathan Coulton)

— Hiç (Depeche Mode)

— 10 Ekim Ankara açıklaması (SYRIZA)

— Kardeşlik üzerine (Jacques Lacan)

— İmleyen, İmlenen, İmleten, İmlendiren

Diğer kitaplar

15 Yorum

Filed under Çeviri, Kitap

#KüçükPanteon Çevirmen Versiyonunun Hazırlanması

1) Bir kitapçıya gidip Alain Badiou’nun Küçük Panteon kitabını isteyiniz. Size kırmızı ciltli bir kitapçık verilecek. Elinizdeki kitap #KüçükPanteon Editör Versiyonu’dur:

2) Şu sayfalarda geçen ‘toplum’ sözcüklerini daksille silerek yerine ‘sosyete’ yazınız: ve ‘toplumsal’ sözcüklerinin üstüne küçük stickerlar yapıştırıp ‘sosyete’ ve ‘sosyal’ yazınız:

19, 23, 32, 102, 108, 109, 110, 134

3) Şu notu küçük bir kağıda yazıp kitabın iç yüzüne yapıştırınız:

Fransızca société ve İngilizce society sözleri Türkçede “toplum” sözcüğü ile karşılanıyor. Türkçede ayrıca “toplum”la zıtlaşan “sosyete” diye bir kavram var. İlk bakışta birbirlerinden uzak gibi gözükseler de “toplum” ile “sosyete” arasındaki zıtlık iki yönden ele alınırsa derin bir çağrışım açığa çıkar: Sosyete, toplum değildir. Yani biz onları anlamayız. Toplum, sosyete değildir. Yani biz onlara benzemeyiz. Böylece iki terim arasındaki zıtlık, biz ve onlar zamirleri arasında gelişen bir zıtlaşmaya dönüşür. Kısacası Fransızca société sözü “toplum” diye çevrilmeyi reddetmiştir ve dilimizde enformel bir kalıntı bırakmıştır. “Toplum” sözü böylece iki temel desteğe yaslanmıştır: Sosyeteyi anlamıyoruz. Sosyeteye benzemiyoruz. Bu destekler ve getirdikleri yüklerden kaçınabilmek için bu kitapta sociétéyi sosyete olarak bırakmayı tercih ettik.

Evet bu kadar. Artık kitabı güvenle okuyabilirsiniz. İyi okumalar!

Not: Bu işlemleri hayata geçirmeniz esnasında size şaşkınlıkla bakıp ne yaptığınızı anlamaya çalışıyormuş gibi tavırlar takınan Türklerle karşılaşma ihtimalinize karşı şöyle bir yanıt vermenizi tavsiye edeceğiz:

“Ne var birader, üstdil mi gördün?”

~~~ Yersiz Kitaplar ~~~

1 Yorum

Filed under Çeviri, Kitap

Düşlemi savunarak: Slavoj Žižek’e bir yanıt daha — Sam Kriss

Kaynak: ViraVerita, Türkçesi: Işık Barış Fidaner; ayrıca bkz yanıta yanıt.

boat

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Çeviri

Hack Kültürü ve Hacktivizm — Alternatif Bilişim

Alternatif Bilişim Derneği
Temmuz 2013, ekitap.alternatifbilisim.org

PDF İndir | LaTeX İndir

hack_kulturu_ve_hacktivizm

Bir yıl önce gerçekleştirdiğimiz HackCon I etkinliği oldukça verimli tartışmalara vesile oldu. Her toplantıda olduğu gibi, süre kısıtı nedeniyle sözler biraz eksik kaldı. Bu kitap yarım kalan sözlerin kısmen tamamlanması ya da derli toplu bir özeti anlamına geliyor. Toplantımıza katılan, bu derlemeye yazılarını veren tüm dostlarımıza teşekkür ediyoruz.

Kitabın birbirinden değerli yazarları sayesinde konuyu hemen her boyutu ile ele almaya çalıştık. Hack kültürü ve hackerların ülkemizde ve dünyada çarpıtılmış bir kavram içine sıkıştırılmasını eleştirmeye ve toplumda oluşan negatif algıyı değiştirmeye yardımcı olacak bir içerik hazırlamaya özen gösterdik. Konuyu tarihsel, sosyolojik, güncel, politik ve kültürel yönleri ile tartışan yazılar seçtik. Hackerlığı bilgisayar korsanlığına indirgeyen düzeysiz tartışmaları bir tarafa atıp, Türkiye’de de bu olgunun hakettiği gibi tartışılması hedefledik.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri, Kitap, Programlama, Şey

Verneinung — Slavoj Žižek

Freudcu-Spinozacı ver (clinamen ile diğer türden yer değiştirmeler) ile daha radikal Hegelci nein‘dan (kesik, olumsuzlama, boşluk) meydana gelen Almanca Verneinung kelimesinde birleşen iki negatiflik uğrağını bir arada nasıl düşüneceğiz peki? Bu iki boyut, öznenin boşluğu ya da negatifliği ile gerçekliği bulanıklaştıran lekeyi birbirine bağlayan Lacancı $-a formülünde bir araya getirilseler nasıl olur acaba? Ver gerçekliğin anamorfik tahrifatına, özneyi gerçekliğe kazıyan lekeye karşılık gelir; nein ise gerçeklikteki yarık, deliktir. Bunlar aynı madalyonun iki ayrı yüzü, daha doğrusu, bir Möbius şeridinin karşıt taraflarıdır: boş yer ile aşırı nesnenin bağlılaşımı. Uzatma ya da gerçeklik tahrifatı olmadan bir yarık yoktur (nesnesel karşılığı olmadan özne olmaz) ve bunun tersi de geçerlidir, gerçekliğin her anamorfik tahrifatı bir özneye tanıklık eder.

Slavoj Žižek, Hiçten Az, çev. Erkal Ünal, İstanbul: Encore, 2015, s. 377

Yorum bırakın

Filed under Çeviri, Şey

Çevirmen önsözü — Işık Barış Fidaner

Küçük Panteon, Tanıtıcı Yazı

Alain Badiou bu kitabında bize büyük bir yoğunluk sunuyor. Müthiş bir yoğunluk, ayrıca üstün ve yüksek bir yoğunluk. Badiou’nun bu nitelikleri ifade ettiği “grand” terimini elinizdeki çeviride işte bu dört sözcükle ifade ettik: büyük, müthiş, üstün, yüksek. Bu yoğunluğun Türkçeye aktarılması gerçekten zor, zorlu ve zorunlu bir görev. Ayrıca mecburi ve gerekli de bir görev. Önemli, mühim bir iş. Tek seferde bunu burada belirtmiş olalım. Olmuş bitmiş bir şeymiş gibi söylemiyoruz zira kitabın okunması da bu aktarma işine dahildir.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri, Kitap