Category Archives: Çeviri

Kardeşlik üzerine — Jacques Lacan

Herkesin kardeş olmasına harcadığımız enerji, kardeş olmadığımızı açıkça kanıtlar. Doğuştan kardeşimizle bile kardeş olduğumuzun hiçbir kanıtı yoktur — tamamen ters kromozom gruplarını almış olabiliriz. Bu kardeşlik arayışı, geri kalanları – özgürlük ve eşitliği saymazsak, epey olağandışı bir şeydir, ve burada neyin örtüldüğünü fark etmek yerinde olur.

Kardeşliğin — yani insan/hüman, her zaman humus kardeşliğinin — bildiğim tek bir kaynağı var, tecrit. Tabii biz öyle bir çağdayız ki tecrit, ıyy! Artık hiçbir yerde asla tecrit yoktur, gazeteleri okursanız bu duyulmamış bir şeydir. Ama işte sosyetede — buna “insan/hüman” demek istemiyorum çünkü terimleri ihtiyatla kullanırım, ne dediğime dikkat ederim, solcu adamlardan değilim, gözlem yaparım — varolan herşey, öncelikle ve ilk olarak kardeşlik, tecrit üstüne kuruludur.

Başka hiçbir kardeşlik tasavvur bile edilemez, ufacık bir temeli yoktur, az önce dediğim gibi, ufacık bir bilimsel temeli yoktur, insanların beraberce tecrit edilmeleri, geri kalandan tecrit edilmeleri haricinde. İşlevinin kavranması ve niye böyle olduğunun bilinmesi meselesidir. Ama sonunda bunun böyle olduğu kafanıza dank eder, ve sanki bu böyle değilmiş gibi yapılması, mutlaka zorluklar getirecektir.

Jacques Lacan 1969-1970 Seminer 17: Psikanalizin İçyüzü, s. 114

1 Yorum

Filed under Çeviri

Olsa Olsa Yaya — Courtney Barnett

Seni seviyorum nefret ediyorum çitin üstündeyim herşey buna bağlı iyiyim kötüyüm iyileşiyorum trendleri belirliyorum gerçekten senden hoşlandım horgördüm hayranım ne yapacaz herşey hepsi dökülürken itiraf etmeliyim berbat ettim küçük bir başarı olmalıydı ama konudan saptım en azından elimden geleni yaptım galiba bu o öbürü neden dert edeyim ki ölüm döşeğimde yanımda olmayacak ama ben yine senin kafanda olacağım

Beni kaideye koy da umudunu boşa çıkarayım
İstisnai olduğumu söylersen seni sömüreceğim söz
Bütün paranı ver de biraz origami yapayım canım
Bence sen bir şakasın ama ben seni pek komik bulmadım

İçimde monolog doygun ve analog çizilmiş ve sürükleniyor ben bu fikre bağlandım bunlar hep değişken bir düş tatlı acı felsefe hiçbir fikrim yok ben buraya nasıl geldim içerliyorum varoluşsal zamansal kriz geçiriyorum saadetli yaz saati uygulaması tamir edemez bu az çalışan çok cinsel berbatlığı ilgisizliğimi dışavurmalıyım sıçanlar peşimde kafamın içinde ne derdi Freud olsaydı

Beni kaideye koy da umudunu boşa çıkarayım
İstisnai olduğumu söylersen seni sömüreceğim söz
Bütün paranı ver de biraz origami yapayım canım
Bence sen bir şakasın ama ben seni pek komik bulmadım

Kafamı temizlemek istiyorum terebentin siyanürle hoşlanmıyorum içeride geçen münakaşadan bakışını yakalamaya uğraştığımda nefret ediyorum mutfakta ağladığını görmekten bilmem beni neden böyle yapıyor oysa benim bile değilsin düşününce hatalı uyumlu iffet tasladığımı söyleyemem kirli çamaşır sanırım hepimiz fazla hızla büyüyoruz sahteyim ben düzmeceyim uyanığım yalnızım ben sadeyim Akrep burcuyum

Beni kaideye koy da umudunu boşa çıkarayım
İstisnai olduğumu söylersen seni sömüreceğim söz
Bütün paranı ver de biraz origami yapayım canım
Bence sen bir şakasın ama ben seni pek komik bulmadım

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şarkı

Termodinamik üzerine — Jacques Lacan

Kölenin bilgisini ondan çıkartan şey –yakından bakarsak– Hegel’in evrelerini adım adım izlediği tarihin tamamıdır. Hegel’in bu tarihi istikametini görmeden izleyebilmesi olağandışıdır ve haklı bir nedenle: Hegel Newton’un keşifleri alanındaydı henüz, termodinamiğin doğuşuna tanık olmamıştı henüz. Termodinamik adını alarak bütünleşen bu alanı oluşturan formülleri Hegel eğer devreye sokabilseydi, belki orada imleyenin hükmünü tanıyabilecekti. Orada imleyen üst üste tekrarlanır: S1, gene S1. Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri

Soyut cebiri icat eden kadın: Emmy Noether — Katie Mack

Katie Mack — 19 Ekim 2015 — cosmosmagazine.com

Matematikçi Emmy Noether fizikte yeni bir yaklaşımın temelini atan bir dahiydi.

Matematikçi Emmy Noether fiziğe yeni bir yaklaşımın temellerinin atılmasına yardımcı oldu. Manevi Kredi: Science Photo Library/Getty Images

Matematikçi Emmy Noether fizikte yeni bir yaklaşımın temellerinin atılmasına yardımcı oldu. Manevi Kredi: Science Photo Library/Getty Images

Doğal seçilim biyolojide neyse, Noether Savı da kuramsal fizikte odur. Kuramsal fizik hakkında bildiğimiz herşeyi kapsayan bir denklem yazsaydınız, Feynman’ın, Schrödinger’in, Maxwell’in, Dirac’ın katkısı olan terimleri o denklemde tek tek işaretleyebilirdiniz, ama denklemin üstüne “Noether” yazacak olsaydınız bütün o şeyi kaplaması gerekecekti.

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Çeviri

Entropi: İz’in İhtişamı — Jacques Lacan

(robot özet)

İmleyen bir özneyi bir başka imleyene temsil etmekle ifadelendiriliverir. Keyfiyete [jouissance] yönelen o başlatıcı yinelemeye bu yolla anlam veririz.

Böylece şunu kavrarız: Öyle bir düzey vardır ki bilgiye hükmeden, onu ifadelendiren, saf formel lüzumlardır, yazının lüzumlarıdır. Bunların güncel karşılığı da belli bir mantık tarzıdır ki mantık zaten yazının ele alınması demektir. Çağdaş mantık deneyimiyle desteklenen bu bilgi, analitik klinikte yinelemenin etkisini ölçerken işleyen bilginin aynısıdır. Bize en damıtık gözüken bilgi odur, ampirik gözlemden damıtıp çıkarılamayacağı besbelli olsa bile.

Okumaya devam et →

16 Yorum

Filed under Çeviri

İnsan Bilimlerinde Psikanalizin Yeri — Louis Althusser

Bu yazı, Althusser’in 1963-1964 yıllarında verdiği “Psikanaliz ve İnsan Bilimleri” konferansının birinci bölümüdür. Olivier Corpet ve François Matheron tarafından yayıma hazırlanan konuşmanın başlığı editörler tarafından seçilmiştir. Türkçesi Cogito 49’da yayınlanmıştır.

~~~

Lacan’ın yorumlanması aracılığıyla, psikanalizin bugün, 1963 yılında, insan bilimleri alanındaki gerçek yeriyle ilgileneceğiz. Psikanalizin günümüzde insan bilimlerindeki yeri gibi basit bir ifade kullanmamın kesinlikle iki temel gerekliliği vardır: birincisi psikanalizin kendisinin ne olduğunu, ikincisi insan bilimlerinin genel alanının ne olduğunu tam olarak bilme gerekliliğidir. Dolayısıyla sorduğumuz soru iki şeye bağlıdır: 1) Gerçek bir döküm: Bugün, 1963’te, psikanalizin insan bilimleri alanındaki empirik gerçek yeri ve bu alandaki pratik rolü nedir? 2) Bir kuramsallık sorusu: Bir yandan psikanalizin özünün, öte yandan da insan bilimlerinin özünün ne olduğu göz önünde bulundurulduğunda, psikanaliz ve insan bilimleri alanı arasındaki kuramsallık ilişkisi ne olmalıdır? Bugün bu kuramsallık sorusuna cevap verebilirsek —iddialı olduğu söylenebilecek bir amaçtır bu tabii ki ve buna inananların başında da ben geliyorum— kuramsal bir tartışma alanını tanımlama noktasına ulaşmış olabileceğiz ve bu alanda her türlü kuramsal, bilimsel, yöntemsel ve kesin düşünce psikanalizle ve insan bilimleriyle ilgili olmak zorundadır.

Okumaya devam et →

Yorum bırakın

Filed under Çeviri

Psikanaliz — Sigmund Freud

Cogito Sayı 49 (TR: Begüm Kovulmaz)

Psikanaliz terimi, yirminci yüzyılın ortalarına dek Britannica Ansiklopedisi’nde (en azından ansiklopedi dizininde) yer bulamamıştır. Sözcüğe, 1922 yılında yayımlanan On İkinci Basım’ın “Davranışçılık” ve “Psikoterapi” gibi maddelerinde rastlanır. Psikanaliz, ilk defa On Üçüncü Basım’da (1926) başlı başına bir konu olarak ele alınmıştır ve editör bu maddeyi yazması için, dönemin en yetkin otoritesi Sigmund Freud’a başvurmuştur.

PSİKANALİZ: Freudcu Okul. 1880-1882 yılları arasında, Viyanalı hekim Dr. Josef Breuer (1842-1925), şiddetli isteri nöbetleri geçiren bir kızı, keşfettiği yeni bir yöntem aracılığıyla tedavi ederek hastalığın çeşitli belirtilerinden kurtarmayı başardı. Semptomların, kızın hasta babasına baktığı sıkıntılı bir dönemde edindiği izlenimlerle bağlantılı olduğunu düşünmekteydi. Bu yüzden, kızı hipnozla uyutarak hafızasında bu bağlantıları araması ve “patojenik” sahneleri bu süreçte ortaya çıkan duyguları baskı altında tutmadan yeniden yaşaması için yönlendirdi. Sonuçta, söz konusu semptomun bir daha ortaya çıkmamak üzere yok olduğu anlaşıldı.

Okumaya devam et →

1 Yorum

Filed under Çeviri, Bilim, Makale

Herşeye ve Herkese Karşı Lacan — Elisabeth Roudinesco

İçeriğini hatırlamıyorum ama adı çok güzel:

herkese

Özgün adı: Lacan, envers et contre tout

Çeviri: Nami Başer
Yayına Hazırlayan: Savaş Kılıç
Kapak Tasarımı: Semih Sökmen

Kitabın Baskıları:
1. Basım: Kasım 2012

Yirminci yüzyılın en etkili düşünürlerinden olan psikanalist Jacques Lacan, güncelliğini korumaya ve tartışılmaya devam ediyor. Düşüncelerinin özgürlükçülerden ziyade baskıcıların amaçlarına hizmet ettiğini iddia edenler olduğu gibi, şahsı hakkında da olumlu ve olumsuz birçok mit ortaya atılıyor. Lacan’ı yakından tanıyan psikanalist ve tarihçi Elisabeth Roudinesco temelsiz iddiaları çürütmek ve bu önemli şahsiyeti gerek insan olarak gerek düşünceleriyle daha iyi tanımamızı sağlamak için söz alıyor.

Lacan’ın psikanalizi ve felsefesi hakkında yayımlayacağımız bir dizi kitabın ilki olan Herşeye ve Herkese Karşı Lacan, tanımak isteyenler için olduğu kadar tanıdığını düşünenler için de iyi bir kaynak: Canlı bir portre ve buna paralel bir analiz.

Yorum bırakın

Filed under Çeviri, Kitap

Marx Geri Döndü Tv Dizisi (Türkçe Altyazılı)

Kaynak: Fraksiyon.org

Marx Geri Döndü, tanıdık bir ifade. Binbir türlü krize boğulan kapitalizme karşın dimdik doğrulan Marx’ı ve daha doğrusu eleştirel kuramını anlatmaya yarıyor.

Bu ifade şimdi ise Arjantin’de yayınlanan bir tv dizisinde hayat buluyor. Komünist Manifesto’yu temel alan bu dizi için Fraksiyon çeviri grubunda yer alan dostlarımızın hazırladığı altyazılı bölümleri size sunuyoruz.

marx-geri-dondu-792x445

Okumaya devam et →

Yorum bırakın

Filed under Çeviri, Kurgu

Aşk üzerine — Jacques Lacan

(öncesi: Değildir)

Aşk [l’amour] (adamı) işaret eder (imler) ve her zaman karşılıklıdır/müşterektir/karşıldır, eskiden beri dediğim gibi.

Nazikçe söyledim, “hisleriniz hep karşılıklı” dedim, şöyle sorasınız diye:
— Peki ya, peki ya, aşk nasıl, aşk nasıl, o da hep karşılıklı mı?
— Hiç olmaz mı, hiç olmaz mı!
Bilinçdışı zaten bu iş için icat edilmedi mi? İnsan kendi arzusunun Başkasının arzusu olduğunu fark etsin diye. Sevgi tutkusu bu arzuyu bilmezden gelse de onu tamamen kapsar. Yakından bakılırsa bunun tahribatı görülür.

Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Çeviri