Claudia Willke ve Katharina Höcker’in Slavoj Žižek üzerine 1996 tarihli Kendin Gibi Sev Semptomunu belgeselidir (Love Thy Symptom as Thyself, Liebe Dein Symptom wie Dich selbst!). Altyazı: Işık Barış Fidaner
Son yıllarda dünyayı saran Yapay Zeka devrimi karşısında Türkiye kendi geçmişini gözden geçirerek kuşaklararası çıkmazlarını aşmalıdır. O halde şimdi gelin Cumhuriyet’in kuruluşuna dönelim ve kuşakların medya maruziyetleri üzerinden tarihimizi hızlıca tarayalım. Muasır Medeniyet lisanlarının aksine Türkçe gazetelerde olgunlaşmaya fırsat bulamadan Harf Devrimi ile birlikte radyoda okunmaya başladı. Duydukları spikerleri taklit eden Boomer kuşağıyla şekillenen “Güzel Türkçemiz” hakikati dile getiremeyen bir belagat dili oldu. Türkiye’de entelektüel hayat 60 darbesinden sonra Sosyalist Devrim fikriyle özdeşleşti ama analizler zayıftı, sadece edebiyat yapılabildi. 71 ve 80 darbeleriyle “Denizler” sembolleşirken Devrimci Hareketler hem ezildi hem de ölümsüz efsaneler halinde ülke tarihine kazındı. 90’larda televizyon kanallarında yaşam tarzı piyasaları oluşturan spikerlere özenen X kuşağı “Abi / Abla” adı altında efsanelerin dramatizasyonu görevini üstlendi. 2000’lerde İnternet’le dünyaya açılan Y kuşağı ise belagatli Boomer’ları sarmalayan gösterişçi X kuşağının kurduğu keyifçi mutabakatın kıyısında kaldı. 2010’ların Sosyal Medya dünyasında büyüyen Z kuşağı önceki kuşakların mutabakatına hepten yabancıydı, nezaket balonlarının kör noktasına düştü. Bugün Yapay Zeka devrimi karşısında Türkiye’yi felç eden bu kuşaklararası tarihsel mutabakatın kırılma vakti gelmiştir. Türkiye’de entelektüel hayatı yeniden diriltmenin başka bir yolu kalmamıştır, belagatçi nezaket balonu patlatılmalıdır.
Kamerayı tutanlar “Bora Enstitüsü” oldukları için Bora demiş, ben de Boran Fırtınası yapıverdim, reklam derdi olmamanın reaksiyoner olmayanı bu şekilde.
Slavoj Žižek ve Sophie Fiennes’in 2012 tarihli Sapkın Kılavuz İdeoloji filmidir (Pervert’s Guide to Ideology). Altyazı: Işık Barış Fidaner (Žižek bir standardı devirdiği için biz, ben cinsinden konuşuyor, ben o devrilişe jenerik ifade kazandırmak için siz cinsinden tercüme ettim)
ASS (EN), Sorular 📺, Cevaplar 🤖, Döküm 📜, Bir kısmı bilinen tabirler: ‘Güncel durum’ anlamında ahval. ‘Kendiliğinden ama otomatik değil’ anlamında spontan. ‘Paradoks’ anlamında saçmantık. ‘Zor bir şeyi kabullenme’ anlamında ikrar. ‘Jouissance/enjoyment’ anlamında keyfiyet. ‘Sinik’ anlamında alaycı. ‘İronik’ anlamında dalgacı. ‘Müstehçen’ anlamında ayıpçıl. ‘Namevcut’ anlamında yoğul. ‘Pozitif özellik’ anlamında müspet vasıf. ‘Turn to shit’ anlamında bokolmak. ‘Sweatshop’ anlamında terhane. ‘Kap’ anlamında konteyner. ‘Tarafsız çatı’ anlamında nötr dam. ‘Delinquent’ anlamında mücrim. ‘Constellation’ anlamında kümeleniş. ‘Gap’ anlamında ayırı. ‘Humanitarian’ anlamında insansever. ‘Cognitive mapping’ anlamında bilişsel harita. ‘Bedel ödemeden avantaj kazanmak’ anlamında hem kek olması hem karnın doyması. ‘Okyanus’ anlamında umman. ‘Grimace’ anlamında sırıtış. ‘Görüntü’ anlamında zevahir. ‘Virtüel’ anlamında görcül. ‘Sonsuza dek’ anlamında ilanihaye. ‘Tanrı baba’ anlamında pir. ‘True/false’ anlamında sahi/fol. ‘Uçurum’ anlamında obruk. ‘Kutsal Ruh’ anlamında Hülya Espri. ‘Hristiyanlık/Yahudilik’ anlamında İsevilik/Musevilik. ‘Transgressive’ anlamında çiğneyici. ‘Paternal’ anlamında pederane. ‘Süperego’ anlamında üstben. ‘Wishful thinking’ anlamında hüsnükuruntu. ‘Asteroid’ anlamında yıldıztaşı.
Gördüğümüz herşeyde üç konumu hesaba katmalıyız: Gören göz, görülen nesne ve onu aydınlatan ışık. Belki de gerçeklik henüz daha kimseyi aydınlatmamıştır.
Kirilov: Bize gereken politikanın sanatla birliğidir. İçeriğin biçimle birliğidir. Devrimci bir içeriğin birliğidir ve olabildiğince kusursuz bir sanatsal biçimdir. Bir eylem politik açıdan ne kadar ileri olursa olsun, sanatsal değerden yoksunsa etkisiz kalır. Hem literatürde hem sanatta, iki cephede birden savaşmalıyız.
Guillaume: (Önce Véronique’e bakar) İki cephede birden savaşmak (sonra başını önüne eğer) kafamı karıştırıyor. (Pikapta caz müzik başlar) Ben tek seferde tek bir şey yapabilirim. Müzik dinlerken nasıl yazı yazabildiğini anlayamıyorum. (Sigara yakar) İki cephe. Kafa karıştırıcı. Okumaya devam et →