Lokantada tanıştığımız anda
Yerliş olmadığımı anladın ya
Baktın da neyden keyif aldığıma
Seyirdi belki, nazım mıydı yoksa?
Şu kahveyi içeyim de anlatayım sana
Hülyalarım, hülyalarım bedelsizdir
Hülyalarım, hülyalarım bedelsizdir
Lokantada tanıştığımız anda
Yerliş olmadığımı anladın ya
Baktın da neyden keyif aldığıma
Seyirdi belki, nazım mıydı yoksa?
Şu kahveyi içeyim de anlatayım sana
Hülyalarım, hülyalarım bedelsizdir
Hülyalarım, hülyalarım bedelsizdir
Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şarkı
Halüsinatif rüyada olan bitenler ancak şöyle tarif edilir: Uyarılma geriye doğru taşınır. Ruhsal aygıtın motor uçlarına iletilmek yerine uyaranlar duyargalara doğru taşınarak nihayet algı sistemine varırlar. Uyanıkken bilinçdışından kaynaklanan ruhsal süreçlere ‘ilerlemeci’ diyorsak o halde rüyaların ‘gerilemeci’ karakterinden söz etmeliyiz.
Bu gerileme elbette ki rüya sürecini oluşturan psikolojik öğeler arasındadır ama unutmayalım ki o hareket sadece rüyalarda vuku bulmaz. Hatırlama gayreti gibi bazı normal düşünce süreçleri de ruhsal aygıtta yürüttükleri karmaşık fikrediş eylemlerini rafa kaldırıp onların altında yatan bellek-izlerinin hammaddesine doğru geri geri gidebilirler. Gerçi eğer uyanıksanız bu gerileme hareketi hiçbir zaman bellek imgelerinin ötesine uzanmayacaktır, algı imgelerinin halüsinatif dirilişine yol açamayacaktır. Okumaya devam et
Ve Allah bana altın kapıyı nasıl açacaksa öyle, Hekimim, Süleyman Rahatçıgil’in yanına oturdum ve bana dengi gibi davrandı, gayet yerlişçe. (Ceylan Sümbüle) [*]
Bu şakanın ‘tekniği’ nasıldır? İletilen düşünce hangi işlemden geçmiştir de bizi böylesine yürekten güldürebilir? İki işlemden geçmiştir. Öncelikle ciddi bir kısaltma olur. Şakanın ilettiği düşüncenin tam ifadesi için ‘R bana dengi gibi davrandı, gayet yerlice’ dedikten sonra en azından şunu da eklemeliyiz: ‘tabi bir işadamına yakışacak şekilde’. Gerçi bunlar da şakayı açıklamaya yetmez.
Şair mesajı çok daha kısa tutar: ‘R bana dengi gibi davrandı, gayet yerlişçe.’ Şakada birinci cümledeki yerlice davranışa ikinci cümlenin getirdiği kısıtlama gözden kaybolmuştur. Okumaya devam et
Doğduğun saniye küçümseneceksin derhal
Sana ayırmadıkları vakit pek az değil herhal
Acı baştan aşkın kayıp açısız bakışlı bir hal
Emekçi kahrıman, olunacak şeydir ha
Emekçi kahrıman, olunacak şeydir ha
Filed under Çeviri, Robot şarkı, Şarkı
Baş-kası olmak en-thanol
Beyne çöktü her güzergah
He-gel böne sar feci sarf içi
Hayde-ger-şeyi güdersin Okumaya devam et
Filed under Anti-şiir, Laf sal atası, Şarkı
Ar-kası kermes derslerimin, bitti milyon laf
Biri iterken öbürü telaştır, ver Mesih araf
Boy levelmiş, boy legit ancak kırpmasın ahlaf?
Yaktım çırasını dostlar; fesli papağana anlat! Okumaya devam et
Filed under Anti-şiir, Laf sal atası, Şarkı
Zenon, Çokluk ve hareket varsayımlarını çürütmek için savladığı paradokslarda, hareket olumlandıkça beliren saçma neticeler yoluyla Bir-oluşu ve değişmez-oluşu ispatlamayı amaçlamıştı. Bu paradokslar/saçmantıklar bizim açımızdan da epey ilginçtir.
Jean-Claude Milner muhteşem ‘kurgusal hafiyeliğiyle’ (détections fictives) göstermiştir ki Zenon kendi dört savına (Aşil ve tosbağa, atılan ok, Dikotomi, stadyum) saf formel mantıkla yaklaşmamıştı [argümantasyon yapmadı], bir nevi edebiyat tekniğiyle onlara varmıştı [erguvantasyon yaptı].
Şimdi gelin Zenon’un atıf noktalarını oluşturan edebiyat örneklerinin tabiatını inceleyelim. En ünlü paradoksa bir bakalım: Aşil tosbağaya (veya Hektor’a) yetişme gayretiyle kendini paralıyor. Milner’e göre bu paradoks İlyada’daki şu sözlerden türemişti:
Rüyasında kovaladığı birine elini süremeyen –ne onu kaçırabilen ne de ona yetişebilen– biri gibi aynı, ne Aşil Hektor’a varabiliyordu, ne de Hektor Aşil’den sıvışabiliyordu. (Homeros, İlyada)
Öznenin nesneyle paradoksal ilişkisine baktığımızda, insanın katiyen erişemediği bir nesneye mütemadiyen yakınlaştığı bilindik rüyayı anmadan edebilir miyiz? Lacan’ın da belirttiği gibi, nesnenin erişilmezliği Aşil’in tosbağayı geçememesi anlamına gelmez (Aşil tosbağaya yetişip onun önüne geçebilir), Aşil’in tosbağaya varamayışı anlamına gelir. Okumaya devam et
Okumaya devam etDört söylem söyleşti:
1) Ham fendi söylemi (yutarlılık)
2) Ünü ver site söylemi (elleştirellik)
3) İçerik söylem (dol oluk)
4) En âlâ tik söylem (es tetik)
Filed under Anti-şiir, Laf sal atası, Robot şarkı, Şarkı