Lacan’ın sözünü anımsayalım [1]:
Hakikat yanılgıdan ortaya çıkar. (Seminer 1, 21’inci bölüm başlığı)
O halde ortaklaşa hakikat de karşılıklı yanılgıların analizinden türeyecektir:
Okumaya devam etAnlaşma anlaşmazlıktan türer.
Talep ve hayalkırıklığı diyalektiğinde ikincil özdeşim tarzını Freud şöyle kurar: Sevgi nesnesi [seçilen nesne, Objectwahl] çıkageldikten itibaren hayalkırıklığı yoluyla bizzat sevgi nesnesiyle özdeşim kurmanın mümkünatı da belirmiş olur.
Freud’un bize verdiği ilk özdeşim formülü olan hazmetme (Einverleibung, incorporation) çarpıcıydı çünkü orada muammalı bir ilinti vardı. İşte ikinci özdeşimin muamması da Freud’u duraksatır: Besbelli ki orada nesneden özdeşime geçiş yapan medcezir (alternasyon) mantığına atıf yapılmaktadır, Freud’a sorarsanız hayalkırıklığı yaratan nesnenin bizi götüreceği tek yer “ona sahip olmak” ile “o olmak” arasındaki medcezirdir (bu terimleri dolaşıma sokan ben değilim).
Seçilen nesneye sahip olamayış demek ki özneyi ortaya çıkarır, Okumaya devam et
Mecaz ile mecaz-ı mürselin imletim oyunu – imleyenin reddine veya oluş noksanlığına arzumu raptiyeleyen faal ucuna varıncaya kadar, kaderimi yazgı meselesine bağlayan sapına/epitopuna kadar…
İşte bu oyun kaçınılmaz incelikleriyle bitinceye değin oynanır: kendimi konduramadıkça olmadığım yerde. Okumaya devam et
Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Bir başka doyum) okunabilir.
İçindekiler
— Kimmiş? (anonim fıkra)
— Yazgı (Zen meseli)
— Bir başka doyum (Jacques Lacan)
— Ürkünç uzak tesir (Fenix TX)
— Kahrıman utkusu (Taylor Swift)
— Tabi muhakkak öyledir peki senin hamster’ın nerede? (Slavoj Žižek)
— Dürtüler söyleyişin bedendeki yankısıdır (Jacques Lacan)
— Üstadın ‘keyfi’ beyanları (Slavoj Žižek)
— Histerik semptomlar aşırı-belirlenmiştir (overdetermined, Überdeterminiert) (Sigmund Freud)
— Öznelleştirme ve Öznel Yoksunlaşma (Slavoj Žižek)
— Ex-pert: Modern Çağın Öznelliği (Slavoj Žižek)
— Ormana hoşgeldin (Guns N’ Roses)
— Doyum (Benny Benassi)
恹 : mutmain
İttirsene
Sonra da dokun işte
Yeter ki şu doyumu alayım Okumaya devam et
(öncesi: Yorumlama ancak hemseslenme ile işleyebilir)
Yorumlama yalnızca hemseslenme yoluyla işler. İmleyende yankılanan bir şeyler olmalıdır.
Bunu Britanyalı filozofların ruhunun duymaması şaşırtıcıdır. Onlara filozof diyorum çünkü psikanalist değiller. Konuşmanın hiçbir etki yapmadığından fazlaca eminler. Yanlışları var. Dürtülerin varolduğunu kabullenmeleri olsa olsa Trieb‘i instinct diye çevirmeyecek kadardır. Dürtülerin söyleyişin bedendeki yankısı olduğu fikrini benimsememişler. Okumaya devam et
Lacan’ın psikanalitik devanın neticesiyle ilgili formülü yıllar içinde öznelleştirmeden öznel yoksunlaşmaya doğru kaymıştır.
Devayı neticelendiren öznelleştirme jesti, öznenin statüsü ona belli bir suç veya borç getirdiği ölçüde –1950’lerde Lacan’ın benimsediği felsefi topos Kierkegaard’dan Heidegger’e böyleydi–, öznenin ‘sahici olmayan’ gündelik varoluşuyla perdelenen temel suçunu veya borcunu tam olarak üstlenmesi demektir.
Oysa deva neticesinde öznel yoksunlaşma olacaksa öznenin suçu ve/ya borcu ortadan kalkmalıdır. Okumaya devam et
Paris’i ziyaret eden Amerikalı bir turist kaldığı otelin çevresinde gezerken bir kiliseye rastlamış, içeride vaftiz töreni yapıldığını görünce oradaki bir vatandaşa sormuş:
— Kimmiş vaftiz edilen?
— Şepa
— Demek öyle! Şepa! Okumaya devam et