Rodos Çıtası: Alay mı İroni mi? — Işık Barış Fidaner

Ezop’un Farfara öyküsünde seyahatten dönen bir palavracı şehir dışındayken Rodos’ta müthiş bir atlayış yapmakla övününce bir hemşehrisi ona şöyle karşılık verir [1]:

İşte Rodos, atla da görelim!

Acaba bunu diyen hemşehri palavracıyla alay mı etmektedir (takılmakta mıdır) yoksa ironi mi yapmaktadır (dalga mı geçmektedir)? [2] Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Şey

Farfara (palavracı) — Ezop

Pentatlonda yarışan bir adama komşu ve ahbapları:
— Yahu sen de biraz erkek adam gibi yarışsana!
deyip dururmuş, o da bir gün şehir dışına yolculuğa çıkmış. Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Çeviri

Eriyor olacağım! Sigmund Freud ve Nasreddin Hoca: Kazanmaya inanıyorsun da kaybetmeye neden inanmıyorsun? — Işık Barış Fidaner

🎵 Kazan delikse kabahat bende mi? 🎵

Sigmund Freud’un Şakalar ve Bilinçdışıyla İlişkileri (1905) kitabında anlattığı ‘kazan mantığı’nı anımsayalım (kettle logic):

Yalıtık tutulan kusurları bir araya getirmeyi reddetme tavrı insanları çok güldüren bir fıkrada (daha doğrusu safsatada) da geçer:

A B’nin bakır kazanını ödünç alır ama geri verdikten sonra B onu dava eder çünkü ortasında açılmış kocaman delik yüzünden kazan kullanılmaz haldedir. A kendini şöyle savunur:

— Birincisi, ondan kazan mazan ödünç almadım; ikincisi, kazanı ödünç aldığımda zaten ortası delinmişti; üçüncüsü, kazanını hiç hasar görmemiş halde ona iade ettim.

Her savunma kendi başına geçerli olabilse de bir araya gelince birbirlerini dışlarlar. A, bağlı bir bütün sayılması gereken şeyleri birbirinden yalıtık tutmuştur… Denebilir ki A “ya öyle ya böyle” demesi gerekirken “hem öyle hem böyle” demiştir.

Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Şey

Parousia ve Parrhesia, İnkar ve İkrar — Işık Barış Fidaner

Adaletle ilgili iki kavramı anımsayalım:
1) Parousia (varış): İsa’nın ikinci gelişi
2) Parrhesia (tümünü söyleme): Hiç korkmadan hakikati eksiksizce dile getirmek

Bu iki kavram basitçe sentezlenirse bir gün İsa’nın gelip herkese hakikati bildireceği hayal edilebilir. Karikatürize edersek: Bir yetkili gelip hepimize kimin iyi kimin kötü olduğunu (kimin masum kimin suçlu olduğunu, kimin gerekli kimin gereksiz olduğunu, kimin haklı kimin haksız olduğunu, vb.) bildirir ve hep birlikte rahatlarız. Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey

İşte gül, oyna bakalım — G. W. F. Hegel

Bu eser bir politik bilim içermesi bakımından mevcut halin/devletin kendine göre bir mantığı/akılcılığı olduğunu kavrayıp sunma girişiminden ötesi değildir. Felsefi bir yazı olduğuna göre olması gereken bir hal/devlet inşa etmekten itinayla kaçınması şarttır. Felsefe hale/devlete nasıl olması gerektiğini öğretemez, ancak etik evrenin nasıl bilineceğini öğretebilir.

Hic Rhodus, hic saltus!
İşte Rodos, atla da görelim!
İşte hendek işte deve! (Nah-ı Pir, Nahora)

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Çeviri

İçme İlkesi — Raymond Smullyan

image_2022-05-27_235141094

Modern mantıkta mühim rol oynayan bir ilkeye bazı yükseklisans öğrencilerim ironik bir ad taktı: İçme İlkesi. Bu ismi almasının nedeni muhtemelen onu hep şu fıkrayla anlatmamdır:

Bir adam bara girmiş ve masaya yumruğunu vurup demiş ki:
— Bana biiçki ver ve herkese biiçki ver çünkü beniçersem herkesiçer!
İçkiler memnuniyetle müşterilere dağıtılmış.

Bir süre sonra adam demiş ki:
— Bana biiçkidaa ver ve herkese biiçkidaa ver çünkü ben biiçkidaa içersem herkes biiçkidaa içer!
İkinci içkiler de memnuniyetle müşterilere dağıtılmış.

Sonunda adam barmene para fırlatıp şöyle demiş:
— Benödersem herkesöder!

Fıkra bu kadar. Şimdi mesele şu: “O içerse herkes içer” diyebileceğimiz birisi var mıdır sahiden? Cevap çoğunuzu şaşırtacak… Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Çeviri

Ammetöz — derleme

untiYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Ammetöz) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— annetöz/ammetöz

— Leyla Meyla Farketmez, Levla Mevla Farketmez

— Alay Tanrısı: Cool’a cool’luk edene yazıklar olsun

— İcazetin Yani’si Yavan Olur: Herıld Yani (Olsun Muştu!) ve Yani Herhalde (Olsunmuştu…)

— Saçmasapan ve Saldımsalak

— Luhmann: İkinci-derece Sibernetik Analitik Söylemdir

— Olabilecek en etkili bölünme: 1/e

Diğer derlemeler

公 : kamusal, adil, onurlu

Yorum bırakın

Filed under Kitap

Alay Tanrısı: Cool’a cool’luk edene yazıklar olsun — Işık Barış Fidaner

Astrolojide her canın yıldız haritası onun “doğum saati”ni saptayarak çıkarılır. Rüzgarların istikametsiz gemilere yardım etmemesi gibi, “doğum saati saptanmamış” canlara da yıldızların rehberlik edemeyeceği düşünülür. Saptamak eğer saat-dakika-saniye tespitiyse yıldızların bu sayısal detayları ne kadar umursadıkları tartışılır. Ama saptamak eğer bir sözün yankılarını dinlemekse belki o yıldızlara şöyle seslenmeyi deneyebiliriz:

doğ, um: sağ ati!
(dünyaya gelen her can sağlıklı bir gelecek umabilsin!)

Okumaya devam et →

16 Yorum

Filed under Şey

Hülyalarını köpeklere emanet etme, incilerini domuzların önüne dökme ~ İncil

Eleşmek istemiyorsan eleştirme, nasıl eleştiriyorsan aynen öyle eleşeceksin. Kıstasın her neyse aynen sana gerisingeri iade edilecek. Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Çeviri

Yabancılaştıran Velev Ki: Ölümcül Etmen — Jacques Lacan

paracan

Ya paranı ya canını!

Velev ki parayı seçtim, ikisini de kaybederim. Yok eğer canımı seçersem meteliksiz bir hayat sürerim, yoksunlaşmış bir ömrüm olur. Böyle söyleyince net oldu herhalde. Okumaya devam et →

12 Yorum

Filed under Çeviri