Tag Archives: Ferdinand de Saussure

Dilde İşaretin Tabiatı 2: Keyfilik İlkesi ve Doğrusallık İlkesi — Ferdinand de Saussure

(öncesi: Dilde İşaretin Tabiatı 1: Seda Kavramı İmletir)

Dilde tanımladığımız işarette gözlenen iki temel karakter aynı zamanda dil üzerine her çalışmada gerek duyulan iki temel ilkeyi oluşturur.

Birinci İlke: İşaretin Keyfi Tabiatı

İmleyen-imlenen bağı keyfidir. İmleyen ve imlenenin bağlaşım yapısına ‘işaret’ dediğime göre şunu da diyebilirim: Dilde işaret keyfidir. Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Çeviri

Dilde İşaretin Tabiatı 1: Seda Kavramı İmletir — Ferdinand de Saussure

1. İşaret, İmlenen, İmleyen

Kimileri dili bir adlandırma sürecine indirger, adlandırdıkları şeylere tekabül eden sözcüklerin listesi gibi görür. Mesela:

sign0

Bu kavrayış birçok yönden eleştirilebilir:
1) Daha sözcükler ortada yokken kavramların hazır bulunduğunu varsayar.
2) Adların sesli mi ruhsal mı olduğunu belirtmez (‘arbor’ iki türlü de okunabilir).
3) Ad-şey bağının basit bir işlem olduğunu varsayar, oysa hiç de öyle değildir.
Yine de bu naif yaklaşım bizi hakikate yaklaştırabilir zira dildeki birimlerin ikili yapısını ortaya çıkarır, onların iki terimin ilintisiyle kurulduklarını gösterir.

Konuşma devresinde gördük ki:
1) Dilde işareti oluşturan her iki terim de ruhsaldır.
2) Çağrışım bağıyla [bağlaşımla] beyinde birleşirler.
Bunları vurgulamak şart. Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Çeviri

Yerlişhanı: Kavramsal Açıdan Dilde Değer — Ferdinand de Saussure

Kelimelerin fikirleri ikame edebilme gücüne göre değerlenişinin anlatımıdır.
(Bağlam: Saussure Dil Lokantası)

signi1

Bir kelimenin değerinden bahsedilince ilk başta genelde o kelimenin bir fikri temsil edebilmesi akla gelir. Ama hal böyleyse değerin imletimden ne farkı kalır? Bu ikisi eşanlamlı mı yoksa? Hiç sanmam, gerçi ikisi kolayca birbirine karışır, ikisi birbirine benzediğinden değil ama aralarındaki ayrımın inceliğinden ötürü.

Kavramsal açıdan değer kuşkusuz imletime katılan öğelerden biridir ve imletimin değere bağlı kaldığı halde ondan ayrık durabilmesini anlamak zordur. Ama bu ayrımı netleştirmezsek dili basit bir adlandırma sürecine indirgeme tehlikesi doğacaktır. Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Çeviri

Ejderhane: Dil Sesle Eşleşen Örgütlü Düşüncedir — Ferdinand de Saussure

Kelimelerin hemseda maddesinden yoğurularak dilegetirme gücü kazanışıdır.
(Bağlam: Saussure Dil Lokantası)

Fikirler ve sesler. Dilin işleyişine katılan bu iki öğeye bakmak onun yalın değerler sistemi olduğunu kanıtlamaya yeter.

Düşüncemiz psikolojikman –dilegelmemişken– şekilsiz ve dağınık bir yığından ibarettir. İşaretlerden yararlanamadığımız hallerde bir fikri geri kalan efkardan net ve tutarlı bir tarzda ayıramadığımızı filozoflar ve dilbilimciler kolayca kabullenirler. Dil olmadığı takdirde düşünce bulanık ve yersiz bir buluttan ibarettir. Dil meydana çıkana dek ortada fikir mikir yoktur, efkardan ayırt edilemez.

Okumaya devam et →

14 Yorum

Filed under Çeviri