Tag Archives: Işık Barış Fidaner

Identity and Disparity — compilation

UntitledThe texts can be read from the individual links or from the compilation’s tag page (Identity and Disparity).

Işık Barış Fidaner

Contents

— Identity and Disparity of Same and Different

— The Superego Centrifuge

— PR and HR in Capitalist Discourse

— From Hogwarts to Slogwarts

— The Topology of Symptom

— Jesse and Celine Shall Bring Us the Horns of Wilmington’s Cow

— The Psychorevolt Liberration Manifesto: Žižek With A Human Face Or Scrubbing Intersectional Politics With The Psychoanalytic Detergent

Other compilations

距 : distance

Yorum bırakın

Filed under Kitap

Efesli Artemis: Mamilla Hasetine Kapılarak Sanal Ağa’nın Veri Memesi Olmak — Işık Barış Fidaner

Yunan mitolojisinde Artemis yabanın ve avcılığın tanrıçası olarak bilinir. Türkiye’de 65 yıl önce bulunan Efesli Artemis heykeli ise daha farklı bir tanrıça figürü sunar (Şekil 1). Efesli Artemis’in göğsünü kaplayan yumruların genelde meme olduğu varsayılır ama meyve veya yumurta olma ihtimali de vardır. Her halükarda arkeologlar Efesli Artemis’in bolluk ve bereket tanrıçası olduğu konusunda uzlaşırlar. Çok memeli (polymastros) bir Artemis fıskiyesi de 16’ncı yüzyıla ait Villa d’Este’de (İtalya) bulunur (Şekil 2).

Kleincı psikanalizde meme en temel haset/şükran nesnesidir. Bebek eğer onu sütüyle besleyen annenin memesine şükran duymayı beceremezse, “kötü anne”nin memeyi ve sütü kasten ondan esirgediği düşüncesiyle öfkeye kapılırsa, meme haseti başgösterir: Sinirlenen bebek annenin yaratıcılığını bozup tahrip etmek için eyleme geçer, nankörleşir. Melanie Klein, en üretken insanlara en yıkıcı eleştirilerin yapılmasının kaynağında meme haseti olduğunu açıklar. “Meyve veren ağaç taşlanır” atasözü bunu anlatır [1]. Okumaya devam et →

26 Yorum

Filed under Şey

Tikelsiz Tekil: Tekir — Işık Barış Fidaner

800px-Cat_November_2010-1aGerçek evrenselliğe ulaşmanın yolu tekili tikelden ayırt etmektir. Bu işlem üç adım izler:

1) Tikel tekil: Birey, kişi, ego’dur. Kar tanesi gibi biricik ve eşsizdir ama “Dünya” karşısında zayıf ve korumasızdır çünkü tikele gömülen tekil kar tanesi gibi kolayca eriyip yok oluverir.

2) Tekilsiz tikel: Sosyete, topluluk, cemaattir. Tekil birey tikel cemaatin potasında eriyip “entegre” (asimile) olmuştur. Cemaat bireye “Dünya”lık taslayan sahte evrenseldir. Tekilliği yitirilen “Dünya” çoğullaşır ve alternatiflere bölünür. Tikelliğe düşüp boğulan tekillik kurtarılamaz.

3) Tikelsiz tekil: Dünya’nın biricik olmasıdır, gerçek evrenseldir. Oraya giden tek yol tikeli devreden çıkarıp tekile en baştan başlamaktır. Bu çıkış noktası imleyenin öznesidir.

Tikelsiz tekil, Tekil Dünya’dır. Ona bir ad verelim: Tekir. Okumaya devam et →

22 Yorum

Filed under Şey

Düşmüş Meleği Yeniden Ayağa Kaldırmak — Işık Barış Fidaner

Melekler kural olarak Cennet’e aittir ama meleklerden özel bir tanesi Cehennem’e aittir. Malik adlı bu melek, meleklerle ilgili genel kuralı hem bozan hem de temellendiren istisna noktasını oluşturur.

Melek ve malik kelimeleri şeklen birbirine benzemesine rağmen iki ayrı etimolojik kaynaktan gelmiştir: Melek İbranice “elçi” anlamına gelir, malik ise Arapça “sahip” anlamına gelir. Bu kavramları iki temel dil mekanizmasıyla eşleştirelim [1]:

Melek (Cennet) ~ Sahiliğe elçilik eden mecaz-ı mürsel (metonimi)
Malik (Cehennem) ~ Hakikate sahip çıkan mecaz (metafor) Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Şey

Evrende Kızıllaşma ve Morlaşma: Marksizm ve Feminizm: Fallokristalden Başkası Değildir — Işık Barış Fidaner

Uzaydan gelen bir ışık dalgası eğer size ulaştığında kızıllaşmışsa (redshift) bunun üç farklı nedeni olabilir:
1) Yerçekimsel kızıllaşma (Einstein etkisi): Işığın ötesindeki büyük kütlelerin yerçekimi ışığın enerjisini azaltır.
2) İzafi kızıllaşma (Doppler etkisi): Işığın kaynaklandığı cismin hızla sizden uzaklaşması ışığın dalga boyunu genişletir.
3) Kozmolojik kızıllaşma (Hubble etkisi): Işık uzaktan geliyorsa evrenin genişlemesi ışığın dalga boyunu genişletir. Okumaya devam et →

20 Yorum

Filed under Şey

Alın Teri, Ecel Teri, His-teri — Işık Barış Fidaner

Çalışarak insanca bir ücret almanız mümkünse buna alın teri denir. Yok eğer bu mümkün değilse alın terinin yerini ecel terleri alır.

Ecel teri dökmeyen kimse yoktur. Ecel terinin kaynağı hem o devrin egemenidir hem de onun temsil ettiği ölüm gerçeğidir. Alın teriyle çalışan işçi, egemenle iş sözleşmesi yaparak ecel terini uzaklaştırmaya çalışır. Okumaya devam et →

15 Yorum

Filed under Şey

Oyar Beni — derleme

AdsızYazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Oyar Beni) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— O Yar Benim Yahut Oyar Beni

— Gelmiş ve Geçecek

— Melankoli: Adile’ye Dünyanın Yasını Tutturabilmek

— Aşka Dayanmak: Semptom Ego’nun Ötekisidir, Semptom Düşerse Ego da Düşer

— Küçük Prens’in Fanustaki Gülü, Sanal Ağa’nın Terraryum’u, Zuckerberg’in Meta’sı

— Muhtaçlaşma ve Arzu: Politik Muhalefet ve Siyasi Muhalefet

— Sahiplik Sahiliğin Sanallığa Fedasıdır

Diğer derlemeler

栔 : oymak

Yorum bırakın

Filed under Kitap

O Yar Benim Yahut Oyar Beni — Işık Barış Fidaner

Nesimi’ye sormuşlar: O yâr ilen hoş musun?
Hoş olayım olmayayım, o yâr benim, kime ne?
(Kul Nesimi)

İlk bakışta bu dizelerde şair Nesimi’nin sevdiği kadınla ilişkisini tahkik eden münasebetsiz arkadaşına had bildirdiği düşünülebilir. Bu esprili izlenim epey yanıltıcı da olsa birkaç yüz yaşındaki bu dizelerin günümüzde şarkılarla türkülerle can bulmasına katkı yapan “hoş” bir algı yarattığı inkar edilemez. İsabetli bir yoruma ulaşmak için bu ilk izlenim üzerinde birkaç düzeltme yapmalıyız. Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Şey

Gelmiş ve Geçecek — Işık Barış Fidaner

Zaman, iki parçadır: Şimdi ve şimdi değil.

Şimdi değil, iki parçadır: Geçmiş ve gelecek. Bunu hepimiz biliriz. Ama şu da var:

Şimdi de iki parçadır: Gelmiş ve geçecek. Bu son iki terim arasındaki ayrım ve koşutluk birçok farklı eksende yinelenir ve yenilenir.

gelmis Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Şey

Muhtaçlaşma ve Arzu: Politik Muhalefet ve Siyasi Muhalefet — Işık Barış Fidaner

Žižek’e göre bir ülkede devrimci durum oluşabilmesi veya en azından politik muhalefetin etkili olabilmesi için muktedirin halka uyguladığı siyasi baskının bir ölçüde frenlenmesi şarttır:

devrimlerin patlak vermesi zulüm zirve yaptığında değil, “uygun” veya “makul” bir düzeye indiği zaman olur, bu azalma baskıları kabul edilir kılan haleyi dağıtır. (Hiçten Az)

İktidarın zulmüne “siyaset” terimi, muhalefetin mücadelesine “politika” terimi uygun düşer, çünkü etimolojik olarak “siyaset” seyislik yani at veya eşek bakıcılığı kavramı ile akrabadır, “politika” ise yurttaşlık ve hemşehrilik kavramlarıyla akrabadır [1]. Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey